Öncelikle size de merhaba, başarılarınızın devamını dilerim.
Size düşüncelerimi söylemeye başlamadan önce, bunca zorluğa dayanmanızı ve pes etmemenizi takdir ediyorum. Gerçekten tebrikler. Tabii ki, bir fidan ne kadar zorluklarla ekilirse, meyvesi o denli tatlı olur o eken için. İş dalınız gerçekten çok iyi bir dal ve gerçekten parası olan bir dal ama siz yanlış şehri seçmişsiniz. Bu işi gidin Amerika'da yapın, para basarsınız ama Sivas yada benzeri şehirde yapın aç kalırsınız. Neden mi? Bizim Türk milleti ile Amerikan milletinin temel bir farklılığı var. Bizim insanlar kim olduğundan çok kimin arkadaşısın, kimin akrabasısın diye bakar. Amerika tam tersidir. İstisnalar dışında genellikle hak edersen yeri kazanırsın. Bu yüzden, Sivas'ta çok büyük işletmelerin olmaması nedeniyle bir temizleme işi olduğunda Hasan'ın karısını, Hüseyin'in yengesini çağırırlar yada oraya giren temizlikçi ile bir bağ kurulmuştur. Her gün yüzüne bakarlar ve daha çok kâr için seni işten çıkaracağız diyemez, koyar adama. Bu olayı tam açıklamak gerekirse size bunu bir masalla anlatmak istiyorum. Bir gün, bir deve annesine sormuş. "Anne bizim hörgüçlerimiz neden var?" annesi durmadan cevap vermiş. " Bak yavrum, biz çölde uzun yollar su içmeden yol alabilmemiz için bu hörgüçlerimiz var." Sonra yavrusu yine sormuş. " Anne bizim boynumuz neden böyle?" Annesi yine cevap vermiş. " Bak yavrum, çölde çok uzaktan gelen tehlikeleri çok rahat görürüz." Sonra yine sormuş yavrucak " peki anne bizim toynaklar neden böyle?" annesi ise ona " Bak yavrum çölde yakıcı sıçaktan kum çok sıcaktır, neredeyse yakar. bu yüzden toynaklarımız böyle." Sonra çocuk durmuş ve etrafına biraz bakmış yine dönmüş annesine " Vay be anne biz süperiz o zaman! Ama bizim hayvanat bahçesinde ne işimiz var?"
Bu hikaye gerçekten biraz düşünün tam olarak sizin durumunuz. Şimdi size, İstanbul, İzmir yada Ankara'ya gidin demeyeceğim. Ama size bir seçme kriteri vereceğim. Siz, size en uygun olanı bu kriterle seçebilirsiniz. Ne kadar üzülerek söylesemde, büyük şehirlerin kaderi aynıdır. Yan komşunu tanımaz olursun onlarca insan görürsün kimseyi tanımazsın ve sadece belirli kalıplara uydurulmuş bir ilişki içinde herkes. Sizin seçmeniz gereken, şehir en çok büyük şirketlere, holdinglere, işletmelere ait şehir. Şimdi Ben İzmir derim ama sizin bir kaç tanıdığınızda vardır İstanbul'da o zaman en uygun olanı İstanbul'dur. Çünkü cidden, büyük işletmeler yan çalışanı sadece sayıcı olarak düşünür. Hasan'ın ailesi vardır ona göz yumalım yoktur. Hasan aldığı kadar vermiyor, o zaman işine son verelim der. Bu yüzden, siz böyle firmaları bulmanız gerekiyor ve o temizlikçiden daha aza mal olacağını yada aynı fiyata daha çok şeyler elde edeceğini inandırmanız gerekir.
Şimdi, Türkiye'nin durumu ekonomiden az çok anlayanın bildiği gibi bu durumda biraz karamsar. Pek iç açmıyor, dolar ve euro hep yukarı aşağı oynuyor. Bakın şimdi , dolar 2.60 yerine her iki üç günde 2.40-2.55 oynarsa daha çok zarar verir. Şuan durum bu. Bu yüzden ihracat/ithalat sektöründe bir çok firma küçülmeye gidebilir ve devam ederse bir çok firma kesinlikle gidecektir. Siz bu fırsatı yakalayıp, onlara temizliğin var olmasını gerektiğini ama gercekten daha ucuza da elde edebileceklerini göstermenizdir.
Ayrıca, taşınırken bir ipucu daha vermek istiyorum. Cidden işinize yarayacaktır. Sivas'tan tek defada tamamen taşınmayın. 2. şube diye bir balon şişirirsiniz diğer firmaların önünde - bu size güven uyandırır. 0 dan başlayan biri yerine sizi aynı fiyata yada biraz daha pahalıya seçtirecektir.- ve sağlam müşteri tuttuğunuzda kapatırsınız. Zaten şişirdiğiniz balon inene kadar siz başka şehre de açarsınız.
Umarım anlatabilmişimdir istediklerimi...