Ben, 1 ve 3. soruların haricinde cevap verebilirim değerli hemşehrim.
Öncelikle ulaşımda yol sorunu var mı? Bu olmamalı. Uzak olabilir, sorun değil. Kozmopolit hayatın içinde, şehir merkezlerinde iyi para kazanan, bir gelir elde eden kişiler hafta sonları atıyor kendilerini aileleri ile birlikte merkezden biraz uzak yerlere. Ama düzgün yol şart.
Araziniz 3000 m2 demişsiniz, sığdırmayı hayalinizde canlandırın ve aşağıdaki olayı siz kendinize uyarlayın...Ve asla gözünüzde büyütmeyin!
- Yapacağınız aslında mesire yeri işletmeciliği, yıllar önce yapmak isteyipte yapamadığım şey... Arazinizin her metrekaresini değerlendireceksiniz. Beton yapıdan uzak durun. Güvenilir bir otoparkınız mutlaka olsun! Kötü hava şartları için gerekirse otantik görünümlü prefabrik bir yapı (Örneğin 70-100 kişi kapasiteli), diğer alanları açık alana yatırım yapın. Örneğin bu alanın önünde devasa bir yeşil bahçe, kare taşlardan yürüme yolları, çevresinde süs havuzları, içinde ördekler, birkaç tane tavşan olan minik kafes çiftliği yeşilliğin bir kenarında, alanın bir kenarında bir voleybol filesi, mini bir voleybol sahası, bir tarafta 2 adet mini kaleden oluşan bir futbol alanı, yeteri kadar top... Boş bir alanda da uçurtma uçurma imkanı...Hatta uçurtmayıda int den alıp orada belli bir fiyata satın. Bir langırt masası, bir takım badminton... (Bunları kullanmak tamamen ücretsiz olmalı! Sadece hizmet. Hizmet derken ne amaçlı olduğunu aşağıda anlayacaksınız)
- Yiyecek içecek olayına gelince de, sabah erkenden serpme köy kahvaltısı hizmeti sunabilirsiniz, menünüzü planlarsınız. Deli gibi çokk çeşit koyacaksınız diye bir kural da yok. Biraz bol olsun yeter. El yapımı ürünlere ağırlık verin, gerekirse köylerle anlaşın, hem onlar hem siz kazanın. Sabah kahvaltı ile başlayan konukları belkide gün boyu orada tutmanın fonksiyonlarını yukarıda yazdım. Ebeveynler artık çocuklarına çok çok önem vermekte. Gerek piknik havasında gerekse değişik bir atmosferde başlayan bu konukseverliği öğleden sonra sunacağınız et/mangal tarzı yiyeceklere devam ettirin. Akşam yemeği de aradan çıkar...
Vaktin nasıl geçtiğini bile hissetmeyen konukları gün boyu kendinize bağlayın. İnsanlar boş durmaz, mutlaka birşeyler yer, içerler. Çay servisi, kahve servisini, mevsime göre dondurmayı eksik etmeyin. İyi adisyon tutun. Orada teksiniz unutmayın! Yiyecek ve içecek namına ne isterseniz rekabetsizsiniz! Sattığınız herşey tutar...
Ekip sayısını belirlersiniz iş yaptıkça, bu sektörde çalışan extra personel de vardır, çağrı üzerine yevmiyeli çalışmaya gelen. Haftasonu onlardan destek alırsınız günlük. Böylece fazla kadro yükünden de kurtulursunuz.
Genel olarak unutmaya başladığım fikrimi ancak bu şekilde toparlayabildim kısa an'da... Unutmayın; artık insanlara piknik yapacak yer kalmadı. İnsanlar doğal alan istiyor, yeşil istiyor, mavi istiyor, hatta yöresel şive bile istiyor. 6 gün sıkıldığı ve alıştığı şeyleri yıkan rahat bir ortam istiyor. Güvenilir otopark, güvenilir çocuk sahası ortamı istiyor. MAddi kazancının (aracı, vb.) emniyeti, manevi değerinin emniyetine (Ailesi, cocugu vb.) garanti istiyor eğlenirken. Bizler pek akıl edemesek de çok uluslu şirketlere bağlı olan kapitalist avm ler bunu çoktan uyguladı. Bkz Avm'lere, beton yığının içinde cocukları avutacak, arabalara rahatca park edecek, ebeveynleri 3-5 tur rahat attıracak ve cebindeki parayı sömürecek sistemi yıllar önce kurdular. Sanmayın ki herkes Avm gezmeyi seviyor. Birçok kişi mecburiyetten...
Not: Bursa'da olduğunuzu gördüm infonuzdan, şuna inanın ki; deneyenlere rağmen şu yukarıda yazdığım hizmeti yaratabilen halen yok bu şehirde. Yapmaya çalışanlarda ya eksik, yada kısıtlı bir şekilde yapıyor. Böyle konsept yaratmayı hedefleyip standart restoran'a dönüveriyor. Eğer yaparsanız ve devam ettirirseniz de bir İLK olacaksınız unutmayın. (Kışın işsiz kalırım diye de çekinmeyin, hele bi isim yapın, web siteniz, sosyal medyanız olsun, biraz da reklam bütçesi ayırın, kışın açabilecek ilk güneşte hep bir işiniz olur. Sıcak havaya endeksli olmasa da tabi...)