Sayın #volkan_oz projeyi inceledim..biraz daha detaylı çıkarmanızda fayda görüyorum..
En alt toplamda ne çıktıysa %50 daha üzerine koyun hesaplayın mutlaka..mesela projede tesis gideri verilmemiş.kaç metrekare yer olacak kiramı yoksa kendi mülkümü olacak.Bu tesise kaç kW elektrik ve elektrik motoru gerekecek..bu üretimde kullanacağınız sıcak su veya buharı nasıl elde edeceksiniz?ayrıca 2 dolarlık laboratuarda sadece etüv ve boş cm kaplar olur..
Ayrıca "Neden hammedeyi parçalıyorsunuz?" hammedeyle ne kadar oynarsanız o kadar uçucu yağ kaybınız olur.
#mduran arkadaşın verdiği bilgilerde çok güzel,ellerine sağlık.
Madem Kekik ten bahsedildi şöyle özetleyelim.
Ülkemizde yaklaşık 35 çeşit Kekik (Thymus) var.
Bilyalı kekik diye tabir eden kekiğin hem dağda yetişen türü var hemde Denizli yöresinde tarlada tarımı yapılanı var.Arı kekiği ,dağ kekiği sivri kekik vs vs. varda var.
Kekik uçucu yağında kaliteyi belirleyen en önemli kriter,içindeki etken madde olan "carvacrol" dur..Ülkemizde %80 carvacrol oranına kadar yaklaşılabiliyor.Bölgesine göre ve Kekiğin türüne göre değişiklik gösterir.
Carvacrol doğal bir insektisitisittir.Antimikrobiyel özelliği vardır. (
http://www.mikrobiyoloji.org/pdf/702050702.pdf)
Yıllar önce ,bileşiminde yüksek carvacrollü kekik uçucu yağı olan bir ürünü araştırırken İngilterede bir firma ile yazışma imkanım olduBu ürün tavuk çiftliklerinde kullanılıyor.İşi yapan asıl etken madde carvacrol.Bana mesaj yazan İngiliz dayanamayıp en sonunda kekik uçucu yağını Türkiyeden aldıklarını itiraf etmişti.Sonra o firmayıda buldum gerçekmiş.
Tavuklara bir miktar kekik yedirirseniz sağlığı açısından gereklidir.fazla yedirirseniz tavuğun vücudundaki yağları eritir.Fakat büyük başta tam tersidir.Et lifleri arasındaki yağ dokusu farklılığından dolayı kekik yiyen büyük baş hayvanın etide kekikli olur.
Küçük bir dipnot düşeyim.yüksek kolestrol sorunu olan arkadaşlara kekik suyu veya kekik çayı öneririm..fazla kaçırmayın mideye cok zarar.
Cok üzücü bir olayda varki zeytinyağı,domates gibi kekikte dünya piyasasında "Greek Thyme" yani Yunan kekiği diye alıp-satılıyor.
sayın #turan_28, desteklemeler farklı farklı..kimi destekleme "sen firmayı kur biz bakıp göreceğiz ona göre destek vereceğiz diyor" kimi destekleme "oo sen firmayı kurmuşsun ben seni daha ne diye destekleyeyim diyor"..o konu çok çetrefilli geliyor bana.
Üretme al sat para kazan diyen bir arkadaşım vardı.Doğrudur, ilk etapta parayı hemen ve tek başına kazanmak adına alıp satmak karlı gibi görünebiliyor.
Fakat üretim dediğiniz faktör ülkenin işçisinden çiftcisine kadar,mühendisinden teknik elemanına kadar herkese bir istihdam kapısı olduğu kadar ülkeyede artı bir katma değer eklemektedir.
En can alıcı nokta yurt dışındaki firmadan malı alıp sattınız.2 yıl 3 yıl herneyse..Firma sizin burdaki potansiyelinizin yükseldiğini gördüğü anda Türkiyede kendi bürosunu açıyor..siz 2-3 yıl müşteri buluyor müşterinin sorunlarını çözüyor ve üretici firmanın reklamını yapıyorsunuz..Sonra bir sabah mail kutunuza düşen "bye bye" maili ile yıkılıyorsunuz.Bunun örnekleri çok şuan ülkemizde..
Saygılarımla