Ana içeriğe geç

İş Kurma Ve Girişimcilik

Büyük Bir Pazar: Uçucu Yağlar

Başlatanturan284Tarih17/11/2014 15:48:50Yorum14

İlk mesaj
Yeni Üye35 yazı
Merhaba arkadaşlar,

İnternette gördüğüm haber üzerine bir araştırma yaptım ve konu ilgimi çekti. Haber aynen şöyle "Uçucu yağlar dünyada 150 milyar dolarlık büyük bir pazar. Türkiye her yıl yaklaşık 12 milyon dolarlık uçucu yağ ithal ediyor. Oysa, tıbbi ve aromatik bitki varlığı açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alıyor ve pek çok bitkinin de gen merkezi olma özelliğini sürdürüyor" Biraz araştırmadan sonra 2010 yılı verilerine göre, 17.493.000 USD (9.157.000USD sadece Gül Yağı) uçucu yağ ihracatı, 12.155.000 USD tutarında ise uçucu yağ ithalatı yapılmış.

Uçucu yağlar, alternatif tıp ve kozmetik alanında yaygın olarak kullanılıyor. Bu konuda daha detaylı bilgisi olan arkadaşlar bilgi paylaşımı yaparlarsa daha iyi olur düşüncesindeyim.

Özellikle uçucu yağ üretim tesisi kurulumu, hammedde temini konusunda tecrübeli arkadaşların paylaşımlarını bekliyorum.

Saygılarımla,


Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Bankacılık-Finans
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
14 yorum
Üye151 yazı
tesis kurana kadar üretenlerden al pazarla.istanbul zeytinburnu belediyesine bağlı tıbbi bitkiler bahçesinde.pr.dr kerim alpınar ın kursları var.yağ elde etmesi dahil birçok konu öğrenirsin

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ö?retmen
Yeni Üye66 yazı

Uçucu yağların çıkarılmasında en yaygın olarak su buharı destilasyonu ve presleme yöntemi kullanılır. Bunların dışında daha farklı yöntemler de mevcuttur. Özetle aşagıdaki yöntemler kullanılır.

Destilasyon yöntemleri, su destilasyonu, buhar destilasyonu ve vakum destilasyonu olmak üzere 3’e ayrılmaktadır.

Bir başka ayrıştırma yöntemi de ekstraksiyondur. Ekstraksiyon işlemini geleneksel ve yeni metotlar olmak üzere iki gruba ayırabiliriz. Sokselet ekstraksiyonu ve maserasyon işlemi geleneksel yöntemle arasında olup işlem süresi uzundur ve büyük miktarlarda çevreyi kirletici çözücüler kullanılmaktadır. Süperkritik sıvı ekstraksiyonu, mikrodalga ekstraksiyonu ise son yıllarda geliştirilen hızlı, etkin ve modern yöntemler arasındadır

Mekanik Yöntem (Presleme (Pressing)) Limon ve portakal gibi bazı turunçgillerin kabuklarındaki uçucu bileşikle, destilasyon yöntemi uygulandığında
bozunmaktadır. Bu gibi meyvelerin kabukları bez bir torbaya koyularak soğuk hidrolik preslerde sıkılarak uçucu yağlar elde edilebilmektedir
chemistabban

Yerleşim Türkiye / AntalyaMeslek Kimyager
Yeni Üye77 yazı


Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - turan284
Merhaba arkadaşlar,

İnternette gördüğüm haber üzerine bir araştırma yaptım ve konu ilgimi çekti. Haber aynen şöyle "Uçucu yağlar dünyada 150 milyar dolarlık büyük bir pazar. Türkiye her yıl yaklaşık 12 milyon dolarlık uçucu yağ ithal ediyor. Oysa, tıbbi ve aromatik bitki varlığı açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alıyor ve pek çok bitkinin de gen merkezi olma özelliğini sürdürüyor" Biraz araştırmadan sonra 2010 yılı verilerine göre, 17.493.000 USD (9.157.000USD sadece Gül Yağı) uçucu yağ ihracatı, 12.155.000 USD tutarında ise uçucu yağ ithalatı yapılmış.

Uçucu yağlar, alternatif tıp ve kozmetik alanında yaygın olarak kullanılıyor. Bu konuda daha detaylı bilgisi olan arkadaşlar bilgi paylaşımı yaparlarsa daha iyi olur düşüncesindeyim.

Özellikle uçucu yağ üretim tesisi kurulumu, hammedde temini konusunda tecrübeli arkadaşların paylaşımlarını bekliyorum.

Saygılarımla,




Siz konuyu bahsettikten sonra araştırdım en açıklayıcı alttaki linkteki yazıyı buldum umarım yardımcı olur.
http://www.nisaulaksa.org/ucucu_yag_uretim_projesi.html

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Yleti?im
Yeni Üye98 yazı
Ozellikle lavanta yeni furya bu sektorde. Denizlide hizla artan lavanta tarlalari var.
kaan

Yerleşim Türkiye / Ystanbul
Yeni Üye2 yazı
Parasal veriler çok güzel.Fakat "Essensial Oil" olarak üretilip satılan ürün sayısı 500 ise ,bizim ülkemizde yetişen rakam 50-60 arasıdır..Bu 50-60 bitkiden 3-5 tanesinin uçucu yağı bolca üretilip satılıyor.Bitki florası yonunden geniş bir yelpazemiz var ama bir Hindistan kadar değil mesela.
Ülkemizde Gül en başta, Kekik,Lavanta,Defne en fazla uçucu yağı üretilip satılan ürünler.bunların yanında okaliptus,anason,rezene vs takip ediyor..Türkiyedeki üretim genellikle piyasadaki duruma göre değişiklik gösteriyor.Her zaman her istediğiniz ürünü bulmakta zorlanabilirsinizde.
Ülkemizde geniş bitki gamı var diyoruz ama daha yetiştirmediğimiz ve yetişebilecek birçok bitkiyi bilmiyoruz,olanlarında ıslahı yapılmamış. Türkiyedeki uçucu yağ yurt dışındaki üretimin yanında cok amatörce kalıyor.
Tabi asıl önemlisi işin ekonomik yönü .Ülke içinde girdi maliyetlerinden dolayı Hindistan veya Çin üreticileri ile rekabet etmek imkansız.
Örneklemek gerekirse(bilgileri kısaca yazıyorum) Mentha piperita veya arvensis (Nane) yağı dünyada en cok üretilen alınan satılan urunlerden biridir.Turkiyedeki naneden %1 uçucu yağ elde ederken Hindistandaki naneden %3 -3,5 uçucu yağ elde edebilirsiniz.Hindistandaki nane fiyatı 1 dolar ülkemizde şuan 7 tl yani 3.1 dolar.
Varın artık siz hesaplayın.
Tesisi kurmak kolay,sorun devamlılığını sağlayabilmekte.
Saygılarımla
kirLiab

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Yeni Üye77 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - kirliab
Parasal veriler çok güzel.Fakat "Essensial Oil" olarak üretilip satılan ürün sayısı 500 ise ,bizim ülkemizde yetişen rakam 50-60 arasıdır..Bu 50-60 bitkiden 3-5 tanesinin uçucu yağı bolca üretilip satılıyor.Bitki florası yonunden geniş bir yelpazemiz var ama bir Hindistan kadar değil mesela.
Ülkemizde Gül en başta, Kekik,Lavanta,Defne en fazla uçucu yağı üretilip satılan ürünler.bunların yanında okaliptus,anason,rezene vs takip ediyor..Türkiyedeki üretim genellikle piyasadaki duruma göre değişiklik gösteriyor.Her zaman her istediğiniz ürünü bulmakta zorlanabilirsinizde.
Ülkemizde geniş bitki gamı var diyoruz ama daha yetiştirmediğimiz ve yetişebilecek birçok bitkiyi bilmiyoruz,olanlarında ıslahı yapılmamış. Türkiyedeki uçucu yağ yurt dışındaki üretimin yanında cok amatörce kalıyor.
Tabi asıl önemlisi işin ekonomik yönü .Ülke içinde girdi maliyetlerinden dolayı Hindistan veya Çin üreticileri ile rekabet etmek imkansız.
Örneklemek gerekirse(bilgileri kısaca yazıyorum) Mentha piperita veya arvensis (Nane) yağı dünyada en cok üretilen alınan satılan urunlerden biridir.Turkiyedeki naneden %1 uçucu yağ elde ederken Hindistandaki naneden %3 -3,5 uçucu yağ elde edebilirsiniz.Hindistandaki nane fiyatı 1 dolar ülkemizde şuan 7 tl yani 3.1 dolar.
Varın artık siz hesaplayın.
Tesisi kurmak kolay,sorun devamlılığını sağlayabilmekte.
Saygılarımla



Merhabalar #kirliab verdiğiniz bilgileri zevkle okudum sizce aşağıdaki linkte olan proje hesaplaması nasıl ? verilen üretim değerleri doğrumudur ? Şimdiden teşekkürler.

http://www.nisaulaksa.org/ucucu_yag_uretim_projesi.html

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Yleti?im
Yeni Üye35 yazı
Verdiğiniz bilgiler için tesekkur ederim. Sayin volkan-oz belirttiğiniz projeyi bende incelemistim. Bu tür bir projenin TKDK hibesiyle gerceklestirilebilecegini düşünüyorum . asil sorun projenin surdurulebirligi acisindan, sayin kirliab' in da belirttiği gibi hammadde temini ve üretilen urunun pazarlanması olduğunu düşünüyorum.

Bizim yaylarimizda kekik kendiliğinden yetişir. Ama bu kekik ne kadar kaliteli veya ekonomik olarak işlenebilecek düzeyde mi? Kekik sadece ornek olarak verdim. Bu tür bir çok bitki var. Bu bitkileri kültür altına nasil alabiliriz mesela...


Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Bankacylyk-Finans
Üye195 yazı
benim doğup büyüdüğüm köy kekik ve defnenin ana vatanı diyebiliriz o kadar bol miktarda var ki sırf kekik ve defne satarak geçinen insanlar var ama yağının çıkarıldığını bilmiyordum

geçenlerde trt de ben yaparım adlı programı seyrettim orada küçük bir atölyede gül yağı üretmişlerdi sanırım kekik ve defnede aynı yöntem uygulanıyor su buharı ile elde etmişlerdi

söylenen rakam doğru ise yılda 10 kilogram uçucu yağ üretsen müthiş bir gelir
TURŞUCU ŞEVO

Yerleşim Türkiye / Mu?laMeslek Gyda
Üye195 yazı
Defne ağacı Akdeniz bölgesine ait bir bitki olup daha çok doğal makilik alanlarda yetişir ve yıl boyu yeşil kalır. Yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Mart ayında çiçeklenir ve tohumları ekim ayında tam olgunluğa ulaşır. Tohumları elips biçiminde ve koyu parlak siyahtır. Tohum büyüklüğü yaklaşık nohut iriliğindedir. Tohum danelerinin dış kısmı ince etli olmasına rağmen oldukça yağlıdır. Tohum çekirdeği iki parçadan oluşur.

Defne yağının elde edilmesi için uzun süreli yüksek ısıya ihtiyaç duyulur. Ekim ayında toplanan tohumlar büyük kazanlarda bir miktar su ile kaynatılır. Kaynayan tohumlar kabuklarından ayrılır ve büyük topuzlarla dövülür. Tohumlardaki yağı almak için ateş üzerinde yaklaşık 20 saat bırakılır. Soğuma işleminden sonra yüzeye çıkan koyu yeşil renkli olan DEFNE YAĞI kazanın yüzeyinden el yordamı ile alınarak saklanır. Tadı oldukça acı olan bu yağ geleneksel defne sabununun hammaddesidir. Yaklaşık 10 kg ham tohumdan 1 kg defne yağı elde edilebilmektedir.


internette bunu buldum
TURŞUCU ŞEVO

Yerleşim Türkiye / Mu?laMeslek Gyda
Üye195 yazı
Çocukluğumda elimizi, parmağımızı bıçak kesince hemen temiz bir beze kekik yağı damlatıp kesik yerin üzerini sarardık. Kesik yer, iltihap kapmadan kısa zamanda iyileşirdi. Bizim köyde soğuk algınlığına karşı sırt ve göğüs saf kekik yağı ile ovulur, bir de kekikli çay içilir, hastalık kolay atlatılır. Bu sırta ve göğüse sürülen kekik yağı deriyi biraz acıtır, (yakar) ama zarar vermez. (Aşırı duyarlı olan ciltler kullanmamalıdır.) Kekik yağına defne yağı da karıştırılırsa daha etkili olur. Ancak kekik yağı, göz, ağız, boğaz gibi hassas yerlere sürülmemelidir. Buralarda zararlı olabilir. Dil ile tadına bakmak da doğru değildir.
Kekik, etlere, balıklara, köftelere, çorbalara hoş lezzet veren güzel kokulu bir baharattır. Kekik çayı, soğuk algınlığına, boğaz ağrısına çok iyi gelir. Kekikte bulunan «timol» tabii antibiyotiktir. Kekik çayı emzikli anneler için de çok faydalıdır. 1. Kekik arsız ve dayanıklı çok yıllık bir bitkidir. Resimde görüldüğü gibi kökleri açığa çıksa bile yaşamak için direnir2. Ülkemizde çok çeşitli kekik bitkileri vardır. Bizim bölgemizdeki resimde görülen sahil kekiğinden kekik yağı sıkılmaktadır. Kekik olgunlaşıp çiçek açınca kesilir ve yağ sıkma zamanına kadar kurutularak beklenir. Ayrıca kekik yaprakları kurutulunca etlere, köftelere, balıklara, çorbalara hoş lezzet veren güzel kokulu bir baharattır. Kekik çayı, soğuk algınlığına, boğaz ağrısına çok iyi gelir. Kekikte bulunan «timol» tabii bir antibiyotiktir. Kekik çayı emzikli anneler için de çok faydalıdır3. O kadar dayanıklıdır ki Kayalıkların arasında bir avuç toprak olan bir delik bulursa orada kök salıp senelerce yaşar. Kekikler çok yıllık bitkilerdir. Resimde görülen taş kekiğinin çok yaşadığı gövdesinin ve köklerinin kalınlığından anlaşılmaktadır.4. Bu kekiklere bizim köyde "eşek kekiği" denir. Tek gövde yukarı çıkar ve taç şeklinde çiçek açar. Yağı çıkmaz ya da az çıkar. Onun için kesip toplayan olmaz. Kendi kendine kurur gider. 5. Yazın olgunlaşıp çiçek açmış yağ kekikleri orakla veya makasla kesilir ve kurutulur. Kapalı ve gölge bir yerde saklanır. Yağ kekiğinin yanlarda da dalı vardır ve bu dallarda çiçekler vardır.6. Bizim köyde kekik sıkma işi Tevfik Dayı (Tevfik Güzel) tarafından yapılırdı. Yazın kesilip biçilen kekikler yağ sıkma zamanı Tevfik Dayının evinin önündeki bahçesine getirilir.7. Tevfik Dayı ve çocukları biriken kekikleri ilkin kazanlara doldurup içine de su dökerek ısıtırlar.8. İçi kekik ve ısınmış su dolu kazanın üzerine özel olarak yaptırılmış olan kapağı (imbik) konur. Kazanla kapağın birleştiği yer un hamuru ile veya özel çamurlarla sıvanır. İçeride kaynama sonucu oluşacak buharın buralardan çıkması önlenir.9. Kazan kapağının (imbiğin) üzerine devamlı soğuk su akacak şekilde bir düzenek kurulur.10. Kazan kaynamaya başlayınca üstten de soğuk su akmaktadır. Böylece kazan kapağı yani imbik devamlı soğutulmaktadır. Kaynama sonucu oluşan su buharı soğuk kapağa değince yoğunlaşırlar ve kapağın iç yüzeyinden (iç çeperinden) damlalar halinde aşağıya akarlar. 11. İmbik bir kazan ve kapağından oluşur. Kapak diğer kapaklardan farklıdır ve özel olarak yapılmıştır. Kazan kaynayınca içerisi buharla dolar. Buhar soğutulmuş kapağın iç yüzüne değince yoğunlaşır ve damlalar haline gelir. Damlalar kapağın iç yüzünden aşağı doğru kayar ve kapağın iç alt kısmındaki yukarı doğru kıvrılmış olukta birikir. Kapağın altı içten fırdolayı bu olukla çevrilmiş ve dışarıya bir boru ile çıkış verilmiştir. Damlalardan oluşan damıtılmış su bu borudan dışarıya akar. Aktığı yere kekik yağı ile karışık damıtılmış kekik suyunun birikmesi içn bir kap konur.12. İçeride yoğunlaşan damıtık su kapağın iç altındaki kıvrımlı toplama bölgesinden bir boru ile dışarıdaki kekik suyu toplama kabına akıtılır. Üstteki kapağı soğutma suyu birikip başka bir borudan dışarıya akıtılır. Oradan da ağaç bir olukla ya da bir fortumla uzaklaştırılır.13. Kazan kapağının yani imbiğin soğutma işleminin yakından görünüşü.14. Soğutma suyu bir fortumla getirilip kazan kapağına akıtılmakta, soğutma işlemini tamamlayan ılık su bir borudan dışarıya akıtılmakta ve bir ağaç olukla uzaklaştırılmaktadır.15. İmbik önündeki kapta biriken kekik yağı ile karışık kekik suyunun yağ kısmı yukarıda, su kısmı aşağıda birikir. Kap dolup taşınca ilkin dışarıya yağ kısmı akar.16. Taşarak bu kapta biriken kekik yağının içinde gene de su vardır. Bu yağı çok, suyu az karışım ters çavrilmiş şişelerde altta kalan suyu boşaltılarak saf kekik yağı haline getirilir. Birbirinden ayrılan kekik yağı ve kekik suyu kendi kaplarına doldurularak kullanım için saklanır.


Köyümüzde kekik yağı sıkan Mahmut Güzel’in verdiği bazı rakamlar:

Resimlerde görülen içi kalaylı bakır imbik kazanını doldurmak için 15 – 20 kg. kekik yaprağı, çiçeği ve gövdesi ile beraber kazana çiğneyerek sıkışık olarak basılmaktadır. Kazan içerisine ayrıca 30 – 40 litre su konmaktadır. Bu kadar kekik ve sudan 150 gr. Kekik yağı ve 10 litre kekik suyu elde edilmektedir. Yani suyun büyük kısmı buhar olarak uçmaktadır. Yuvarlak olarak bir ton kekikten 10 kg. kekik yağı çıkar diyebiliriz.

******************************
TURŞUCU ŞEVO

Yerleşim Türkiye / Mu?laMeslek Gyda
Yeni Üye2 yazı
Sayın #volkan_oz projeyi inceledim..biraz daha detaylı çıkarmanızda fayda görüyorum..
En alt toplamda ne çıktıysa %50 daha üzerine koyun hesaplayın mutlaka..mesela projede tesis gideri verilmemiş.kaç metrekare yer olacak kiramı yoksa kendi mülkümü olacak.Bu tesise kaç kW elektrik ve elektrik motoru gerekecek..bu üretimde kullanacağınız sıcak su veya buharı nasıl elde edeceksiniz?ayrıca 2 dolarlık laboratuarda sadece etüv ve boş cm kaplar olur..
Ayrıca "Neden hammedeyi parçalıyorsunuz?" hammedeyle ne kadar oynarsanız o kadar uçucu yağ kaybınız olur.
#mduran arkadaşın verdiği bilgilerde çok güzel,ellerine sağlık.
Madem Kekik ten bahsedildi şöyle özetleyelim.
Ülkemizde yaklaşık 35 çeşit Kekik (Thymus) var.
Bilyalı kekik diye tabir eden kekiğin hem dağda yetişen türü var hemde Denizli yöresinde tarlada tarımı yapılanı var.Arı kekiği ,dağ kekiği sivri kekik vs vs. varda var.

Kekik uçucu yağında kaliteyi belirleyen en önemli kriter,içindeki etken madde olan "carvacrol" dur..Ülkemizde %80 carvacrol oranına kadar yaklaşılabiliyor.Bölgesine göre ve Kekiğin türüne göre değişiklik gösterir.
Carvacrol doğal bir insektisitisittir.Antimikrobiyel özelliği vardır. (http://www.mikrobiyoloji.org/pdf/702050702.pdf)
Yıllar önce ,bileşiminde yüksek carvacrollü kekik uçucu yağı olan bir ürünü araştırırken İngilterede bir firma ile yazışma imkanım olduBu ürün tavuk çiftliklerinde kullanılıyor.İşi yapan asıl etken madde carvacrol.Bana mesaj yazan İngiliz dayanamayıp en sonunda kekik uçucu yağını Türkiyeden aldıklarını itiraf etmişti.Sonra o firmayıda buldum gerçekmiş.

Tavuklara bir miktar kekik yedirirseniz sağlığı açısından gereklidir.fazla yedirirseniz tavuğun vücudundaki yağları eritir.Fakat büyük başta tam tersidir.Et lifleri arasındaki yağ dokusu farklılığından dolayı kekik yiyen büyük baş hayvanın etide kekikli olur.
Küçük bir dipnot düşeyim.yüksek kolestrol sorunu olan arkadaşlara kekik suyu veya kekik çayı öneririm..fazla kaçırmayın mideye cok zarar.

Cok üzücü bir olayda varki zeytinyağı,domates gibi kekikte dünya piyasasında "Greek Thyme" yani Yunan kekiği diye alıp-satılıyor.

sayın #turan_28, desteklemeler farklı farklı..kimi destekleme "sen firmayı kur biz bakıp göreceğiz ona göre destek vereceğiz diyor" kimi destekleme "oo sen firmayı kurmuşsun ben seni daha ne diye destekleyeyim diyor"..o konu çok çetrefilli geliyor bana.

Üretme al sat para kazan diyen bir arkadaşım vardı.Doğrudur, ilk etapta parayı hemen ve tek başına kazanmak adına alıp satmak karlı gibi görünebiliyor.
Fakat üretim dediğiniz faktör ülkenin işçisinden çiftcisine kadar,mühendisinden teknik elemanına kadar herkese bir istihdam kapısı olduğu kadar ülkeyede artı bir katma değer eklemektedir.
En can alıcı nokta yurt dışındaki firmadan malı alıp sattınız.2 yıl 3 yıl herneyse..Firma sizin burdaki potansiyelinizin yükseldiğini gördüğü anda Türkiyede kendi bürosunu açıyor..siz 2-3 yıl müşteri buluyor müşterinin sorunlarını çözüyor ve üretici firmanın reklamını yapıyorsunuz..Sonra bir sabah mail kutunuza düşen "bye bye" maili ile yıkılıyorsunuz.Bunun örnekleri çok şuan ülkemizde..
Saygılarımla
kirLiab

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Yeni Üye35 yazı
güncel

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Bankacylyk-Finans
Yeni Üye5 yazı
ıstedıgınız kadar defne yapragı ve agacı bulabılırım bu konuda yardım ve ıhtıyacı olanlar bana ulasabılırler

Yerleşim Türkiye / ZonguldakMeslek Ymalat