Ana içeriğe geç

Gelecek İçin Yeniden Yapılanma

Ne kadar değişiyoruz?

BaşlatanDevrim ErsözTarih05/05/2004 09:46:53Yorum1

İlk mesaj
Yeni Üye34 yazı
Bundan yaklaşık 15-20 yıl önce PTT, 2000 yılına mektup isimli bir uygulama başlatmıştı. Ben o zaman 10-12 yaşlarındaydım. Bu proje ile özel olarak hazırlanmış bir zarf içine yerleştirdiğiniz mektubunuz 20 yıl sonra alıcısına iletilmek üzere PTT tarafından saklanacak ve 2000 yılının ilk günlerinde adresine görütülecekti. Ben de Ankara'daki teyzeme böyle bir mektup yazdım. Daha sonra adresi değiştiği için ulaşmamış olabilir. Ama 2000 yılında televizyonda izlemiştim bazı mektuplar sahiplerine ulaşmıştı.

Bu uygulama başladığında evimizde sadece akşam saatlerinde yayın yapan TRT 1'in olduğu siyah beyaz bir televizyon, saat 12 de istiklal marşı çalınıp "televizyonunuzu kapatmayı unutmayın" mesajını görmeden yatmayan dikine çizgili pijama giyen bir sürü adam vardı.

2000 yılı bana o zaman çok uzak görünüyordu. 30 lu yaşlarda nasıl biri olacağımı merak ediyor teknolojideki gelişmeleri tahmin etmeye çalışıyordum. Kafamdan geçen fikirler uçan arabaların olabileceği, Amerika ve Avrupa gibi ülkelerdekine benzer şekilde yüzlerce kanallı televizyonların bize de bir gün gelebileceğiydi.

Sonraki bir kaç yılda kibrit çöpleriyle ve tornavidayla TRT 2 yi bulmak için televizyonlarını kurcalayan bir kuşak yetişti.

Cep telefonu, bilgisayar, internet gibi ürün ve hizmetleri bu 20 yılda alabildiğine ilerledi.

Şimdi yeğenlerime bunları anlattığımda inanamıyorlar.

Yaşım 31. Uçan arabaları henüz göremedim, ama değişmeyen bir çok şeyi gözlemleyebiliyorum. Türkiye'de halen su ve eletrik gitmemiş köyler, doktor ve hastahane bulunmayan ilçeler var. Bazı eski teknolojileri hala kulanıyoruz.

Bunun yanında değişime de olabildiğince açığız. Kişi başına düşen cep telefonunun bu kadar çok olduğu bir ülke yok herhalde.

Şimdi 20 yıl sonrasını hayal ettiğimde, parmaklarımıza bir stiker gibi yapıştırıp kullanabileceğimiz telefonları, mikro düzeyde taşınabilir bilgisayarları ve hala uçan arabaları görebiliyorum.

Çizgili pijamalarımı giymiş uzanıp düşünürken merak ettiğim bir şey de 20 yıl sonra nelerin değişmeyeceği...


Devrim Ersöz

Mayıs 2004-İstanbul


Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Yöneticilik
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
1 yorum
Yeni Üye10 yazı
Merhabalar.Tekonolojik degisim tabii ki degisimin bir boyutudur.Ancak bu tarz bir degisim diger alanlardaki degisimin bir sonucu ya da yansimasidir diye dusunuyorum.Sistemeler ve onun yaraticisi olan insanlarin hayata bakislari degismedikce radikal degisimlerden de bahsetmek pek mumkun degil.Toplum olarak bu konudaki gayretimiz ne yonde diye sorgularsak iste bu konuda bir ilerleme goremiyorum.Evet teknolojiyi kullanmasini cok seviyoruz.Bugun kucucuk cocuklarin bilgasayarlarla cok hasir-nesir oldugunu ,cep telefonlarini ayrilmaz bir parcalari kabul ettigini rahatlikla gorebilmekteyiz.Genclerde durum boyle oldugu gibi cok yslilarda da durum cok farkli degil.Rahat olan ,kolay olan herseye "evet" diyoruz.Ancak o teknolojinin altindaki gercegi cozecek kapasitemiz olmasina karsin bu konuda en ufak bir cabamiz yok.Iste bu yuzden teknolojiyi ureten degil de ancak transfer edebilen bir ulkeyiz.Tıpkı uretim yapmaksizin paradan para kazananlarin durumuna benziyor degil mi?repo,faiz,doviz,tahvil..Kolay,rahat ve zahmetsiz.Bu dusunceyi degistirmeyi basaramadikca onumuze ne getirilirse onunla yetinen,degisimi yoneten degil de onun girdabinda sallamaktan kurtulamayan bir saman copu olmaktan asla kurtulamayacagimizi dusunuyorum.

Selcuk DAL

Yerleşim Türkiye