Her ikiside kendi toplumları için reformcu kişiliklerdi.
Her ikiside fikirlerini belli bir zaman gizli yaymışlar, daha sonrada açıkca..
Her ikiside sosyal adalete inan, insanların özgürce yaşayabilecekleri bir ortam (yurt) kurmaya çalışmışlar.
Her ikiside gerekmedikçe savaşmamışlardı.
Her ikiside sosyal hayatta, adli hayatta, ticari hayatta ve eğitim hayatında yenilikler getirmişdi.
Her ikiside İnsan haklarına azami önem vermişdi..
vs.vs.
Şöyle bir baktığımızda dahi sayabileceğimiz bir çok ortak özellikleri var.
Yanlış anlamalar olmaması için bir noktaya değinmek istiyorum. Kesinlikle Atatürk'ü peygamber ilan edenlerden değilim...
Yalnızca Liderlik vasıfları üzerine kafa yordum,çeşitli kitaplardan araştırdım. Sizlerle paylaşmak istedim.
"Liderlik vasfıyla doğulmaz, eğitim ve yetiştirilme metodları ile Lider olunur" diyen uzmanlar, bence yanılıyorlar...
Örneğin; Milli Görüş teşkilatında bir çok genç yetiştirildi, eğitildi. Hepsi de Lider olabildimi? Elbette hayır..Sadece bir kişi..Diğerleri destek unsurlar. Peki hepsi aynı eğitimi aldığı halde nasıl olduda biri parladı aralarından..Çünkü Lider özellikleriyle doğmuşdu. Ecevit de, Demirel de, Özal da, hatta Hitler de...
Lider vasfında olmak ,illaki iyi Lider olacağı anlamına gelmiyor..Kimi devlet kurar, kimi batırır...
Ama dikkat edersek, iyi Liderlerin benzerlikleri çok fazladır. Aynı şeklide kötü Liderlerinde...
BEN odaklı çalışan Liderler (Hitler, Musolini, Mao vs.) öldüklerinde geride yıkıntıdan başka bir şey bırakmazlar.
Herkese iyi çalışmalar