Genel bir bilgi olsun, ben websitesi kurulum, tasarım v.s. işlerinde aktif olarak para kazanıyorum, ayrıca bir projede danışmanlık hizmeti sunuyorum, kendime ait bir projem daha var. Ayrıca internet haberciliği konusunda bir projem daha var. Bir çok projeyi izledim, kurulumundan sona ermesine kadar. Evet yanlış okumadınız internette satış işine yeterince bilgi sahibi olmadan dalan arkadaşların %99'u beklediğini bulama**** battı.
Ben olsam, şuanda kafamın içinde dönen kod bilgim, tasarım ve reklam yeteneğim olmasa, şuanda silah çekseler internet sitesi işine girmem. Sizin internet aleminden satış yapma hayaliniz benim 10 yıllık hayalim. Bir gün internette gezinirken, youtube.com yeni ozamanlar, gittigidiyor.com'un viral reklamını izledim. Hani şu bir ablanın çıkıp eski erkek arkadaşının fotoğraf makinesini ve özel eşyalarını satışa çıkardığını söylediği reklam. Haliyle bunun bir viral reklam olduğuna o gün ayıkmamıştım :) TV kanalları da ayıkmamış olsa gerek ki o dönemde bu reklam filmi haber bültenlerinde gösterildi. Reklam amacına ulaşmıştı yani. O zaman internetten birşeyler satma fikrinin çok yenilikçi ve güzel olduğunu fark ettim.
Bir site kurmalıyım ve birşeyler satmalıyım dediğimde 16 yaşındaydım, aradan 10 yıl geçti ve ben 26 yaşındayım. Evet aktif bir sitem var satış yapan ama bu hayalimde ki sistem değil, bu daha çok günü kurtarmak için hazırlanmış bir proje. Bu nedenle hedefime ulaştım diyemiyorum. Ama başarılı olduğum açık. Sizinle başarı hikayemi paylaşacağım, zaman ayırırsanız belki kendinize biraz pay çıkarabilirsiniz.
Askere gidene kadar herhangi bir gelişme olmadı internet işi için, Arçelik Yetkili Servisi, Beko Elektronik A.Ş., Vestel Yetkili Servisi gibi bir kaç işte Teknisyen olarak çalıştım. Bilgisayar bilgim vardı. Çözemeyeceğim sorun yoktu desem yeridir. Ama bilgisayar konusunda, Server, Ağ, HTML, PHP, Sql, gibi konularda hiç bilgim yoktu. Zaten o dönemlerde bunları öğrenebileceğiniz kimse de yoktu. Rize'deydim ben yani gidip bi tasarımcının yanında pişme gibi bir lüksümüz yok, yıl 2014 ancak şuan da da kimsenin böyle bir lüksü yok. Bu iş iki şekilde öğreniliyor, birincisi okuldan, ikincisi pratikten, ve pratik kısmı çok zor, çünkü döküman yok, kodlar çok karmaşık ve tamamen yanlızsınız. Çok inatçı olmanız lazım.
Askerde MEBS Bakım Onarım görevindeydim, burada ağlar, ağ kurulumu, serverlar, routerlar v.s. konularında ciddi bilgiler edindim. CAT5'den adam yap deseniz yaparım ağ kurmayı bir kenara bırak. Burada kısaca Stave JOBS'un bir makalesinde duyduğum birşeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Diyordu ki;
"Ailemin parasını boşa harcadığımı düşünerek üniversiteyi bıraktım. Merak duyduğum için kaligrafi derslerine girmeye başladım. Bunun bir nedeni olduğundan emindim ama beni çok zengin edeceğini bilmiyordum. Mac'ı geliştirirken bu kaligrafi derslerinde edindiğim bilgileri kullandım ve Microsoft'da MAC'dan kopya çektiğine göre başardığımı söyleyebilirim."
Bende şuan biraz böyle düşünüyorum, ağ konusunda iyi bilgiye sahibim ama henüz kullanmadım bunu, ama bir nedeni olduğunu inanıyorum. Bir gün işime yarayacağından eminim. Her neyse askerden geldik. 5 bin lira sermayem vardı. Site kurmaya kararlıydım, hemen kuracak ve çok para kazanacaktım, ancak bir sorun vardı. Bir kaç script satıcısı ile internet ortamında karşılaştım ve sonunda birini almaya karar verdim, yazılımın fiyatı 3 bin liraydı, sektör lideri idi o dönem şimdi o kadar etkili bir firma değil. Sorun şu ki 5 bin lira ile hem internet sitesi kurup hem şirket kurulumunu yapamıyordum. Yapsam bile elimde çok az para kalacaktı. O dönem şuan danışmanlık yaptığım ve yakında tasarımını da devralacağım
http://rikaret.com.tr'nin sahibi ile tanıştım. Aslını isterseniz beni içinde olduğum derin uykudan uyandıran da bu abi oldu.
Ona yazılım alacağım malum firmadan söz ettiğimde, gözleri fal taşı gibi açıldı. Biraz insan sarrafıyımdır, kötü bir niyeti olmadığını ve hayal kırıklığına uğramamı engellemeye çalıştığını net olarak görebiliyordum. Bana o firmanın sözleşmesindeki bazı bölümlerden söz etti;
1) Yazılım için ilk etapta ödeyeceğim 3000 Lira'ya ek olarak, her yıl 1500 lira daha ödeyecektim.
2) Yazılım bana ait olmayacaktı, FTP ve PhpMyAdmin erişimi verilmeyecekti.
3) "Veri tabanımı verin ben gidiyorum" dediğimde gidemeyecektim.
4) Müşteri bilgilerime bahse konu firma erişebilecekti. (Satabilir ve kendi çıkarları için kullanabilir)
5) Bahse konu firmanın reklamı her zaman sitemin footer bölümünde (en alt kısım) duracaktı, kaldıramayacaktım.
6) Yazılımda değişiklik yapamayacaktım.
Bu teknolojik kölelikten başka bir şey değil. Ve şuan ki yazılım sağlayıcıların neredeyse tamamı buna benzer koşullar sunuyor. İnternet bölümünde "49 Liraya E-Ticaret" gibi bir başlıkla açılmış konuya bir yorum yaptım, hala cevap veren olmadı, onlara bu soruları yönelttim aslına bakarsanız ve bir cevapları yok. Olamazda zaten.
Neyse, şuan danışmanlık yaptığım bu abi, gözümü açtıktan sonra bana bir teklifte bulundu. "Ben sana site kurarım ama bin liranı alırım, ama sana daha iyi bir teklifim var, eğer istersen seni kendi web siteni kuracak hale getiririm" dedi. Heycanlandım tabi, bu şu demekti, eğer beni öğretirse, 3000 lirayı gözden çıkardığım yazılım konusunu bedavaya halledebilecektim.
3000 lirayı vermeye hazır şekilde uyu**** geldiğim bu abinin ofisinden kendi sitesini yapmayı öğrenmeye kararlı bir adam olarak ayrılacaktım. Bana dedi ki; "Benim bir haber sitem var.
http://rizeolay.com biz bunu 3 arkadaş kurduk. Bana destek olacaklarına ve birlikte haber ekleyip siteyi ayakta tutacağımıza söz verdiler ama sözlerini tutmadılar. Benim bu siteyle ilgilencek zamanım yok. Bunu sana vereyim, karşılığında da birşey istemiyorum. Sen bunu kurcalaya kurcalaya zaman zaman takıldığın yerleri bana sorarak, bu işlerin nasıl döndüğünü öğrenirsin."
Mantıklı geldi ve kabul ettim. Ondan sonra bu abiyle çok sık görüşmeye başladık ve hala çok sık görüşüyoruz. İlişkimizin başlarında ben ondan akıl alırken şuan işler tam tersine dönmüş durumda, ona danışmanlık yapıyorum ve çözemediği bir sorun olduğunda beni arar yada gelir evden alır ben çözerim sorunu.
Haa, bu iş öyle kolay da olmadı. Siteyi devraldığımda tam bir rezaletti, tam manasıyla. Çok yavaştı, sonsuz döngülere giriyordu, zaman zaman offline oluyordu. PR değeri 0 Alexa değeri 36 milyon'du. Aldım ve çalıştım, ama öyle böyle değil geceleri sabahlara kadar, tasarımı düzeltmeye, yeni özellikler eklemeye v.s. çalıştım. Ahmet abiyi bilgi olarak yetiştiğimde sorularıma cevap verememeye başlamıştı, şu nasıl oluyor diyordum bilmiyorum diyordu. Olayın dönüm noktası da orası oldu. Bana bir numara verdi, Bak dedi "Bu adamın adı sevban, bizim siteyi ondan aldık. Ona sor o sana cevap verebilir" dedi.
Aradım Sevban beyi bende birgün, bir iki bişey sordum, adam cağız bir cevap verdi ama ben anlamadım, o teknik dile henüz hakim değildim çünkü, ve bana şöyle dedi, "Fatih bey siz kapatın biz Ahmetle görüşürüz" :) Anaaaam adam şöyle dedi yani, "Baba tamam heveslisin ama çaylaklarla konuşmuyoruz." Bu arada Sevban demişken öyle gıcık biri falan sanmayın çok kaliteli bir insandır. Ve gerçekten Türkiye için bir fırsattır. O yukarıda ki maddelerin hiç biri konusunda size dayatmada bulunmaz. Ve yazılımı gerçekten çok iyi. Bu nedenle
http://shopphp.net şiddetle tavsiyemdir. Yazılım size ait, sunucu bağımsız ve her zaman yardımcı olacaktır size. Biz onla çalışıyoruz ve yıllardır tek sorun yaşamadık. İşi de biraz biliyorsanız büyük para harcamadan olayın üstesinden gelirsiniz.
Her neyse ben buna çok bozuldum haliyle kapattım, o ara bana otomatik güncellenen bir site map lazımdı ve yapamıyordum. Laz inadı da var tabi. Oturdum bi gece hiç unutmuyorum, şöyle böyle derken 46 saat sonra map kodunu yazdım. Deneme yanılma ile toplam 19 satırlık bir kod. Sevban bey kardeşimin 2 dakikasını alır sanırım. Yazdım ve çalıştığını gördüğümde klavyeyi elimle ileri itip ellerimi yastık niyetine kullanarak masada uyudum. Bu olay dönüm noktasıydı, bu tarihten sonra çok sıkışmadıkça kimseye bir şey sormadım. İnternette aradım benzer uygulamalara baktım. Şuan iyi derecede PHP dilini biliyorum. Mysql konusunda çok harikayım diyemem ama çözemediğim sorun henüz olmadı kendi adıma. CSS ve tasarımda da sonuca gidebiliyorum.
Sıfırdan bir script yazamam, çünkü yazılmış bir scripte işlem yaptım hep, ama bir scripti kurar kaldırır, ister win ister linux olsun. Kafama göre a'dan z'ye yeniden düzenleyebilirim, herşeyini değiştirebilirim.
Bunu ister zaman kaybı olarak kabul edin ister sıradan bir şey. Bu benim için büyük bir başarı. Evet hala hayalimi gerçekleştiremedim ama bu aşamadan sonra faka basmayacağım kesin.
Buraya kadar zahmet ettiniz. Eğer bir site kuracaksanız, genelde gittigidiyor ve hepsiburada.com'un örnek verildiğini görürsünüz. "Onlar yaptı başardı sen neden yapmayasın" derler ama işler öyle değil.
Birincisi her iki sitenin kurucuları da kod bilen adamlardı.
İkincisi bu projeler sektörde öncü idi. Benzerleri yoktu.
Ciddi gelir elde edeceğin bir işe gireceksen kardeşim, kod bilen bir adamın olacak bu olmazsa olmaz, hazır sitelere google'ın bakış açısı pek iyi değil. SEO bileceksin yapacaksın, reklam bileceksin yapacaksın. Bu kabiliyetlerin yoksa kardeşim hiç girme bu işlere neden diyecek olursan, girmen sadece başkalarının cebini doldurmaya yarar. Filan e-ticaret firmasını kazandırırsın sen kazanmazsın.
Bu gün benim kaygılarım ne biliyormusun, site v.s. değil alasını kurar en iyisini yaparım biliyorum çünkü.
Benim kaygım şunlar;
1) Finansman, öyle 5 bin 10 binliralarla bu iş olmaz. En az 500 Bin Lira sermaye lazım. En küçük proje için ve bu parayı gömmeye hazır olman lazım. Çünkü tutmama olasılığı %70
2) Bankalar, Sanal Pos, Ödeme Alt Yapısı, Taksit ve Komisyon seçenekleri.
3) Kargo firmaları. (rikaret.com.tr 15 tirilyon değerinde bir şirket ve bu kapsamda iş yapıyor. Yurt İçi Kargo'dan biri geldiğinde önü ilikli vaziyette bekler. Ve bize her yere sabit fiyat 5 lira yaparmısınız dediğimizde adam sadece "Emriniz olur" diyebildi. Ciddi bir bütçen yoksa bunu yapamazsın. O adamlar kazanır 17 lira kargo ödersin.)
4) Reklam, reklam, reklam, reklam, reklam...... öyle bin lira iki bin liradan bahsetmiyorum günde 20 bin lira reklam verebileceksin.
5) Tedarikçiler. Her malı tedarik edeceksin. ve herkesten ucuza tedarik edeceksin ki bu çok zor. Örnek olarak bilgisayar ve cep telefonu işinde BİMEX, Media Markt, Hepsiburada, Gold, gibi firmalarla rekabet etmek öyle kolay değil. Hatta imkansız.
Sana da tavsiyem şu, çin den getireceğim diyorsan, öyle bir şey getirki bu şuan Türkiye'de satılıyor olmasın, ve her insan bundan bir tane almak istesin. Tek ürün üzerine çalış. Benim gibi günü kurtarma eğiliminde bir proje geliştir. Çünkü tecrübe şart.
Benim satış yapan projemde şu reklam politikasını benimsedim. Bu ay 2 bin lira kazandıysam, önümüzde ki ay bin liralık reklam yaparım. Bu şekilde kaybedecek birşeyin olmaz, ama proje günü kurtarma projesinden ileriye gitmez. Ciddi projeler için ciddi finansman ve ciddi risk lazım. Hepsinden önemlisi işi bilmeniz lazım.
Teşekkür ederim.
Umut hep vardır, iyi ki de vardır.