Öncelikle hedefe giden yolun basamaklardan oluştuğunu belirtmek gerekiyor. Her basamak sizi başarıya biraz daha yaklaştıracak. Doğru bir iş planı da basamaklarda sağlam ilerlemenize yardımcı olacak. İş planının ilk basamağında ise hangi işi kurmaya karar vereceğiniz yer alıyor. Uygun bir iş fikri ve iş fırsatları size bu yolu açabilir. Pazar araştırması yapıp hangi alanlarda boşluk bulunduğunu keşfeden girişimci iş planında adım adım ilerleyebilir. İş planın ilk maddesi firmanın adı, adresi, telefon ve faks numaraları, elektronik posta adresi, web sitesinden oluşuyor. Girişimcilerin bu hazırlıkları, kuracağı işin de temelini oluşturuyor.

Bunların ardında gelen ise iş tanımı... İşin gerek yasal yapısı gerekse faaliyetleri konusuna açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Şahıs mı yoksa limited şirket mi? Buna karar vererek şirketini kuran girişimci, şirketi içindeki organizasyon şemasını da vakit kaybetmeden oluşturmalı. Bundan sonrası ise şirketin finansal kaynağıyla ilgili sürece geliyor. İş planının en kritik bölümünü, finansal konular oluşturuyor. Bu bölüm için yapılacak hazırlık çalışmaları, girişimcinin aynı zamanda en zor yıllarını oluşturacak 'başlangıç yıllarını' aşmasına yardımcı oluyor. Ancak işini üretken biçimde yönetebilmek için finansal detaylardan önce girişimci için bazı temel muhasebe bilgileri önemli bir gereklilik. Alım-satım için yalnızca nakit kullanıldığında, hesapları takip etmek daha kolay. Tüm giriş ve çıkışları kasa defterine kayıt etmek, hesap durumunu takip etmek için yeterli. İşler büyüyüp vadeli alım ve satımlar başladığında, uzman bir muhasebeci ise bir ihtiyaç halini alıyor.
Sürecin finans basamağına gelince... İşler büyüdükçe girişimcilerin kredi ihtiyacı da doğabiliyor.
TEB Bireysel ve İsletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kişmir, Türk Ekonomi Bankası (TEB) bünyesinde küçük isletmeleri anlayacak ve onları sadece bilânço ve gelir tablosu üzerinden değerlendirmeyecek bir İşletme Bankacılığı Kredi Tahsis Departmanı kurduklarını belirtiyor. Kişmir, kendileri için resmi evraklar kadar müşterilerin tecrübeleri, piyasadaki saygınlıkları, faaliyet gösterilen sektörün genel özellikleri, gelir gider dengeleri ve nakit akısının da önemli olduğunu belirtiyor. Kişmir'e göre. Küçük işletmelerdeki en büyük sıkıntılardan biri kayıt dışı oranının, büyük firmalara göre daha yüksek olması. Söz konusu kayıt dışı oranın, bilânço ve gelir tablolarında firmanın gerçek gücünü göstermesine de engel olduğunu ve kredibilitelerinin düşük çıkmasına yol açtığını vurgulayan Kişmir, "Ayrıca genellikle bankaya gösterebileceği teminatı olmayan küçük isletmeler ya kredi kullanamıyor ya da daha yüksek maliyetlerle kredi kullanmak durumunda kalıyor" diye konuşuyor.
BAŞARI YOLUNU AÇAN 9 KURAL
- Başarıyı çok çalışmak değil etkili çalışmak getirir. Ne kadar ürettiğiniz değil, neyi hangi kalitede ürettiğiniz önemli
- Sert rekabetin yaşanmadığı bir alan bulun: o alanda uzmanlaşın ve piyasaya o alanda o güne kadar üretilmiş en iyi ürünleri sunun.
- Markanızı kalite ve değer sunma ilkeleri ışığında oluşturun. Müşteri karşısında bir kere olumsuz bir imaj oluşturduktan sonra, düzeltmek çok zor. Kaliteden asla taviz vermeyin.
- Her zaman daha iyisini yapmak mümkün ürünlerinizin kalitesini sürekli geliştirin.
- Yaratıcı olun. Faaliyet gösterdiğiniz alana ilişkin yeni teknolojileri takip edin ve uygulayın.
- Müşterileri dinleyin ve ihtiyaçlarına yanıt verin. Başarı müşterilerine istediklerini vermenizle birlikte gelir. Müşterileri sık sık ziyaret edin ve sunduğunuz ürünün kalitesini artırmak için ne yapmanız gerektiğini sorun. Ürün değil çözüm satın.
- Başarıyı planlayın. Hedefleriniz ve o hedeflere sizi ***ürecek planınız olsun. Günlük işlerin koşuşturması içinde kaybolmamak için uzun vadeli hedefler belirleyin. Şirketinizin 1 yıl 3 yıl ve 5 yıl sonra nerede olması gerektiğini düşünün ve bu hedeflere sizi ulaştıracak yol haritasını çizin.
- Pazarda değişim kaçınılmazdır. Değişim dönemlerini avantaja dönüştürün. Değişim takipçisi değil lideri olun.
- Her zaman büyük vaatlerde bulunun vaat ettiğinizden de fazlasını verin. Müşterileriniz beklediklerinden de fazlasını almış olmalarını unutmayacak ve gelecekte sizi ödüllendirecek.
Kişmir, küçük isletmelerin bu sorunlarını aşması için öncelikle malı verilerini daha sağlıklı hale getirmesini ve kayıt dışı çalışmaktan kaçınmalarını tavsiye ediyor. Kayıt dışının azalması, firmaların gerçek gücünü göstermesine ve böylece firmalardan istenecek teminatın da azalmasına katkı sağlayacak Kişmir'e göre. Bununla birlikte küçük isletmeleri kredilendirirken özellikle Basel II çerçevesinden daha ön plana çıkarılan düzenli, güvenilir ve gerçeği yansıtan şeffaf mali tabloları değerlendirmenin çok önemli olaca¬ğını vurgulayan Kişmir, bu aşamada firmaların henüz yapılarını bu sürece hazırlamadıklarına dikkat çekiyor.
Küçük isletmelerin, kredi talep etmeleri halinde bankalara resmi finansal tablolarını, kuruluş belgeleri gibi bir takım temel verileri ve varsa teminat durumları hakkında bilgilendirici evrakları vermeleri gerekiyor. Ancak sadece mali veriler ve resmi evraklar küçük işletmelerin doğru anlaşılması için yeterli olmuyor. Bu nedenle firma sahiplerinin is tecrübesi, piyasadaki bilinirlik ve saygınlığı ve faaliyet gösterdiği sektörün özellikleri de bankalar için önem taşıyor. Bunlar isletmenin üzerine düşenler. Diğer yandan, bankaların yaptığı incelemeler de söz konusu. Kişmir, kredi verirken genel olarak firmanın ticari faaliyetlerinden krediyi ödemeye yeterli bir kazancının olup olmadığına bakıldığını anlatıyor. Şirketin öz kaynakları ticari faaliyetlerinde elde ettiği gelirleri nasıl değerlendirdiği ve hangi kaynaklara aktardığı, içinde bulunduğu sektörün karlılık ve devamlılığı gibi kriterler dikkat edilen diğer unsurlar arasında yer alıyor. Kişmir, "Ticari kredi verirken her sektörün farklı bir nakit akısına sahip olduğu ve farklı ihtiyaçları olduğu gerçeğinden hareketle, sektöre özel çözümler sunuyoruz. Bu çözüm önerileri, müşterilerimizin de nakit akısı ve çalıştığı sektörün özellikleri dikkate alınarak şekillendirilmekte ve geri ödeme koşulları da bu anlayışla hazırlanmakta. Takip sürecindeki veriler de firma ile mutabık kalınan kredi ve geri ödeme alternatiflerine göre değişiklik göstermekte" bilgisini veriyor.
TEB İsletme Bankacılığı olarak müşterilere sadece kredi vermekle yetinmediklerini anlatan Kişmir, onları is ortağı olarak gördüklerini ve her türlü bankacılık ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflediklerini anlatıyor. Bu doğrultuda müşterilerine nakit akışı hizmeti sunduklarını belirten Kismir, hizmetlerini söyle sıralıyor: "Bugün itibariyle 250"nin üzerinden şubemiz ve 400'ün üzerinde portföy temsilcimizle küçük isletmelerin nakit akışlarına yardımcı oluyoruz. Bu ra¬kamlara ilave olarak 20 bin müşterimizin TEB POS'unu kullanıyor." Küçük isletmelerin genelde bünyesinde yeterli sayıda profesyonel çalışan bulunduramadığına dikkat çeken Kişmir, bu konuda da onla¬ra yardımcı olduklarını ifade ediyor. Kredi özelinde talebine olumlu cevap veremedikleri küçük isletme sahipleri ile finansal danışmanlık yapabildiklerini kaydeden Kişmir, geniş çaplı, yoğun ilişki ve ilgi gerektiren kaliteli ve yüksek katma değer içeren bir hizmet ilişkisini kurduklarını ifade ediyor.
Finans basamağını gecen girişimciler için basamaklardan biri de pazarlama... Pazarlama planı, işin gerçekleşebilirliğini en iyi anlatacak bölüm olma özelliği taşıyor. Satışların sürekli artabilmesi için, kuruluşun ve kişinin pazarda tanınır olması gerekiyor. Ayrıca başarılı bir pazarlama aktivitesi için girişimcinin doğrudan ve dolaylı rakiplerini belirlemesi de gerekiyor. Benzer veya muadil ürün veya hizmet veren firmaları yakından tanımak, girişimcinin de bu yolda ilk isi olmalı. Bu sayede farklı pazarlama teknikleriyle pazarda kendine iyi bir yer de açabilir.
İŞİ KURMADAN HEDEFİ KOYUN
Girişimci yola çıkarken önce kişisel hedeflerini ortaya koymalı. Bunun size neler kazandıracağını şöyle sıralayabiliriz:
Kuracağınız iş ister istemez hayatınızın bütün alanlarını etkileyeceği için girişimci olarak yola çıkarken kişisel hedeflerinizi belirlemeniz çok önemli
Bu noktada kendinize sormanız gereken soru şu:
“Kuracağım iş kişisel hedeflerimi gerçekleştirmemi ne oranda sağlayacak ya da engelleyecek?”
Birden fazla amacınız olduğunu bilerek, tek bir amacın peşinden koşmanın yaratacağı sıkıntıdan engellerisiniz.
Organize olursunuz.
Kendiniz ve başkaları için daha fazla şey yaparsınız
Motive olursunuz.
Kim olduğunuzun ve neden bunu yaptığınızın farkında olursunuz.
İç barışınızı sağlarsınız.
Kaynak: Leyla Karakoç - Platform Dergisi - Kasım 2007