Peki bir beyin fırtınası toplantısında neler olur?
En az iki, en fazla bir oda dolusu insan bir masa etrafında toplanırlar. Katılımcılar için rahat bir ortam yaratılır. Toplantının amacı, belirli bir sorun için çözüm üretmektir. Bir beyin fırtınası toplantısında, üst düzey yöneticilerin olamaması tercih nedenidir. Zira bu kişilerin varlığı, diğer katılımcıları olumsuz yönde etkileyebilir ve kendilerini açıkça ifade etmekten kaçınmalarına, içlerine kapanmalarına, yeni ve orijinal fikir üretememelerine neden olabilir.
Bir beyin fırtınası toplantısında önce sorun net bir biçimde ifade edilir. Sonra da katılımcılardan, bu sorunun çözümünü sağlayabilecek her türlü fikri üretmeleri, bunu yaparken de kendilerini mantık ve olabilirlik parametreleri ile kısıtlamamaları istenir.
Katılımcıların söyleyeceği hiçbir fikir "kötü, yanlış, ya da saçma" olarak nitelenmez. En acayibinden en olanaksızına kadar her türlü fikri üretmeye teşvik edilirler.
Burada toplantıyı yöneten kişinin ve katılımcıların tavrı çok önemlidir. Hiçkimse, söylenen saçma fikirleri aşağılayıcı ya da küçümseyici bir tavır takınmaz. Hatta yönetici önce kendisi saçma bazı fikirler üreterek katılımcıların rahatlamasına vesile olur - eğer katılımcılar ilk kez böyle bir toplantıya katılıyorsa. Zira en ufak bir tersleme bile katılımcıların kapanıp yaratıcı fikir üretiminden vazgeçmesine neden olur.
Bu aşamada amaç, olabildiğince çok sayıda fikir üretmektir. Niteliklerine, uygulanabilirliklerine, maliyetlerine, vb. bakılmadan fikirler üretilir. Yani burada önemli olan sayısal çokluktur. Bu fikirler bir tahtaya yazılır ya da bir deftere kaydedilir.
Bu arada bu fikirler arasında etkileşim de olabilir. Birinin söylediği ilginç ama saçma bir düşünce, başkasının zihninde farklı bir açılıma neden olabilir ve bu ikinci kişi, ilkinin fikrini alıp başka bir boyuta taşıyabilir. Bu, beyin fırtınasında olabilecek, hatta olması beklenen ve istenen bir durumdur.
Belirli bir noktadan sonra serbest fikir üretimine son verilir. Fikirler organize edilir. Bariz bir biçimde saçma olanlar ya da uygulanması imkansız olanlar ayıklanır. Sonra geri kalan fikirler üzerinde tartışmaya geçilir. Bazı fikirlerde değişiklik yapılır, bazı farklı fikirler birleştirilir. Ve en sonunda nihai bir fikir listesi oluşturulur.
Toplantının yöneticisi katılımlara teşekkür eder ve toplantıyı bitirir. Bu bir karar alma toplantısı olmadığı için üretilen fikirler daha sonra ilgili ve yetkili kişiler tarafından tekrar ele alınır.
* * *
Beyin fırtınası yöntemi yeni değildir. Ta 1930'larda ortaya çıkmıştır. Dünyanın her yerinde, özellikle de şirketlerde kullanılan bir yöntemdir. Ama senaryo yazarlarının kullanmaması için de hiçbir neden yoktur.
Bu yöntemin senaryo yazarları açısından önemi büyüktür. Zira senaryo yazmak, sürekli olarak sorunlara çözüm bulmaktan ibaret bir süreçtir. Buradaki en büyük sorun da "yaratıcılık"tır. Yani senaryo yazarı sürekli olarak ilginç karakterler, ilginç olaylar, ilginç durumlar, ilginç diyaloglar yaratmak zorundadır. Bu başlangıçta büyük bir sorun teşkil etmez. Zira senarist(ler), kafalarında belirli karakterler ve olaylar olduğu halde yazmaya otururlar. Ama bir süre sonra bunlar tükenir, yazar(lar)ın yaratıcılığı sanki bitmiş gibidir.
İşte böyle bir durumda, (ve aslında da en başta, yani senaryonun çatısı kurulurken bile) beyin fırtınası uygulanabilir. Yazar(lar), senaryonun getirdiği kısıtlamaları bir kenara bırakıp beyin fırtınası uyguladıkları zaman, daha önce çıkışsız gibi görünen durumlar için çözüm üretilebilir.
* * *
Burada anlattığım beyin fırtınası, şirketlerde kullanılan yöntem olduğu için birden fazla kişinin katılımını gerektiriyor. Senaryo yazım grupları da bu yöntemi kullanabilirler.
Ama eğer tek başına yazıyorsanız, bu beyin fırtınası yapamayacağınız anlamına gelmez. Siz de kendi başınıza bir beyin fırtınası seansı başarılı bir biçimde uygulayabilirsiniz:
- Kendinize rahat, ses ve benzeri dikkat dağıtıcılardan uzak bir ortam yaratın. Masa başına geçin. Çay kahve serbest. Ama televizyon, radyo, internet, telefon yok.
- Önünüze bol miktarda boş kağıt alın. Bunlar rahat rahat harcayabileceğiniz türde ve miktada kağıtlar olsun. Acımayın yani.
- Yapmak istediğiniz şeyi, çözmek istediğiniz sorunu bir kağıda açık bir biçimde yazın: "Yeni bir film/dizi projesi için fikir" ya da "X karakterinin başına filmin 2. perdesinde gelebilecek olaylar" gibi.
- Konuyla ilgili olarak aklınıza gelen her türlü fikri yazmaya başlayın. Bu aşamada hiçbir ama HİÇBİR fikri "saçma, anlamsız, komik, uygulanamaz" deyip daha zihninizdeyken engellemeyin. Eğer engellerseniz, bilinçaltınız size başka fikir göndermeyi keser. Eğer engellemezseniz, bir süre sonra çok ilginç ve işe yarar fikirler bulmaya başladığınızı göreceksiniz.
- Sayfalar sayfalar sayfalar dolusu yazın. (Yazarken de kendinizi kasmayın. Ödev hazırlamıyorsunuz!).
- Artık makul bir süre sonra (kahve ya da siz bittiğinizde ya da yeni bir fikir bulamadığınızda) beyin fırtınası seansına son verin. Ama hemen bulduklarınızı değerlendirmeye geçmeyin. Bir iki saatlik bir ara iyi olur.
- Arada da dinlenin.
- Tekrar masa başına geçin ve fikirleri incelemeye başlayın. Burada da asla ve asla kendinize karşı aşağılayıcı, küçümseyici bir tavır takınmayın. Bulmuş olduğunuz fikirleri, kategorize etmeye çalışın. Daha da önemlisi, fikirler arasında işe yarar olanları, içinde bir "cevher", bir "elektrik", bir "enerji" barındıranları, yani potansiyeli ("gizilgücü") olanları ayırın, ayrı bir kağıda yazın.
- Bu fikirler arasında bazı sentezler yapabilirsiniz. Yani farklı birkaç fikri birleştirip ortaya yeni bir fikir çıkartabilirsiniz.
- Hemen oturup bu fikirleri hayata geçirmeye, geliştirmeye başlamayın. Beyin fırtınası rahat bir ortamda ve şekilde yapılmasına karşın yorucu bir süreçtir. Biraz (belki bir gün kadar) ara verin. Böylece o fikirlere karşı yeni bir perspektif edinebilirsiniz.
- Sonra da bu fikirlerin size en uygun olanını seçip onları geliştirmeye ve yazmaya başlayabilirsiniz.
Kaynak: TRYorum
Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır, kendini büyük değil küçük, zayıf, vasıtasız, hiç telâkki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere de güleceksin.( 1908 )
Bir adam ki büyük olmaktan bahseder, benim hoşuma gitmez. Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvelâ büyük adam olmak lâzımdır; der ve bunun için bir de örnek seçer, onun gibi olmayınca memleketin kurtulamayacağı inancında bulunur, bu, adam değildir. ( 1908 )
Mustafa Kemal Atatürk
Bir adam ki büyük olmaktan bahseder, benim hoşuma gitmez. Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvelâ büyük adam olmak lâzımdır; der ve bunun için bir de örnek seçer, onun gibi olmayınca memleketin kurtulamayacağı inancında bulunur, bu, adam değildir. ( 1908 )
Mustafa Kemal Atatürk