| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - grande sayın akınselcuk abi yorumun için teşekürler sizi agaçlar nettende tanıyorum. genelde yaptıgınız yorumlar aydınlatıcı ve fikir vericidir. denizci olmam bu işi yapabilmem açısından dezavantaj ama benim için biri komisyon karşılıgında del bu işi beraber yapalım dermi aceba diye yazdım buraya. sonuçta herşey al gülüm ver gülüm olacak ama alınacak ve verilecek olan şeyi bulmada zorlanıyorum. 2 sene evvel iskenderunda bir dişçi bana 10 kalemlik malzeme yazmış ve bunları avrupadan bana getir senden alayım türkiyede çok pahalı demişti. ama ben o zaman pek dikkate almamıştım. aklımda kalan diş fırçası büyüklügünde metal bir alet ve diş kiliti , ama digerleri neydi hangi markayı istemişti unuttum , heralde en iyisi istanbulda karagül iş merkezinde piyasa araştırmak olacak benim için istersen seninle çalışalım abi sen konyada araştırmanı yap iste ben getireyim kargoyla göndereyim sana. para benden satış bitince ödeme yap sanaldan özelliklede agaçlar netten seni tanıyorum. benim güvenim var size karşı bu arada borusanın boruları hala çilek agacı vazifesi yapıyormu ? saygılar.
|
Teşekkür Ederim Sevgili Grande . . .
Evet borular hala çilek ağacı vazifesi görüyor.
Üniversite mezuniyetinden sonra ilk dükkanımı İstanbul' da açtım. Medikal elektronik üzerine bir makine üretip satarak işe başladım. Sonra işin içine başka üretimler, tamir ve sarf malzemelerini dağıtmak da girdi.
İstanbul farklı bir piyasadır. Türkiyenin yarısıdır ve bir bütün halde durur. Ekonomi açısından orada yakalacak performas başka şehirlerde özel durumlar olmadan yakalanamaz. Sağlam çevre büyük girilen iş gibi farklı bir lşeylerin olması lazımdır. Gebzeyi çıkınca İstanbulun aktivitesi biter ticaret tatsızlaşır.
Orada patenti bana ait makine ve kimyasalları Daha önce İstanbuldan mal gönderdiğim Konyalı depolara Konyadan satamamıştım !! Üretimin sahibin ben olduğuna ikna olsalar bile malın İstanbuldan geliyor olması onlar için başka bir şeydi.
Bu yüzden bir süre mal İstanbuldan geliyormuş da Konyadaki ambarda stoklanmış maldan teslim ediliyormuş gibi çalışmıştık. Oysa bütün üretim Konya da idi.
Konya çok değişse de hekimlerin insanı tatmin edecek bir sarf malzemesi tedariği yoktur, burada. Bir sürü diş hekimi arkadaşı akrabası olan ben bile özel hekime gitmiyorum artık.
İstanbulda bir diş hekimi alt üst bir takım tedavi için bir kaç bin lirayı kolayca konuşabilir. Bazen dört beş bin. Bu tip hastalar İstanbulda sıradan insanlardır. Karı koca memur mesela. fazla şansı yoktur zaten hastane gezemez sıra bekleyemez.
Ama Konya da az sayıda bu tip hekim vardır. Bu paralarıda sadece yüksek gelirli hastalar verir. Hastanın hekim hekim gezip fiyat öğrenme şansı vardır. Diş sağlığı merkezlerine ulaşmak çok daha kolaydır. Bir kaç saatini bekleyerek geçirmek batmaz çünkü Konyanın öbür ucuna arabasına atladımı en çok 20 dakikada ulaşır.
İstanbul için konuşursam, çok büyük paraların dönebileceğini biliyorum ama her zaman bir iki malzemeden voli vuracağını sanan insanlar vardır. Bunlar etrafda dolaşır güzel hikayeler anlatırlar. Diş fırçası büyüklüğündeki malzeme aerotor kafası olabilir. içindeki 10 $ lık 100bin devirli dış çapı 1 cm olan rulmanlar bir kaç yüz $ dan alıcı bulurdu toptanda. Diş hekiminin her işte mutlaka kullandığı çok hassas ve zor şartlarda çalışıp kolay bozulan bir malzemedir. Ben olsam bu malzemenin bile peşinden gitmezdim.
Medikal piyasası da ya da daha doğrusu diş hekimi sarf malzemesi piyasası da diğer tüm piyasalarda olduğu gibi bir kaç malzemenin temini ile büyük paralar kazandıramaz. Artık tek tıkla herkes dünyanın her yerindeki malzeme ve fiyatına ulaşabilir oldu. orada 10 lira bizde 100 lira bir malzeme olduğuna inancım yok.
Kısa vadeli bir iki satış yapılır. Hepsi bu.
Ayrıca hekimler çok müşkülpesent alıcıdırlar, dünyanın en harika malzemesini dünyanın en ucuz fiyatına getirdiğinde bile kolayca satabileceğin anlamına gelmez.
Ben olsam sürprizli afaki işlerle uğraşmazdım.
Böyle spesifik malzemelerle kumar oynayacağına satılacağı kesin fiyatları belli markası üreticisi bilinen malzemelere yönelip düşük karlarla gerçek fiyatından satmaya çalış. Büyük ihtimalle daha çok kazandırır ve süreklilik yakalanır.
Galatasarayda İngiliz konsolosluğunun nizamiye kapısı karşısındaki han da diş deposu doludur. Büyük ithalatcılar o zamanlar oradaydı. Evre Diş Deposu gibi mesela.
İki büyük develüasyon ve bir bombalama olayı yaşadılar hala orada işlerine devam ediyorlar mı bilmiyorum.
Karagülden başka Fındıkzade de solda sağda cirolu çalışan bir iki depo daha vardı. Mannas Diş Deposu gibi mesela.
Sevgiler saygılar.