Ana içeriğe geç

Diğer Konular

Kesinlikle Okuyun. Çok Önemli.

Başlatant.gunayTarih02/05/2008 08:25:07Yorum7

İlk mesaj
Yeni Üye16 yazı
MERCEDES
Bu bir hikâye, şehir efsanesi değil. Yaşanmış bir olayın kahramanından dinlediğim gerçek bir anı. İster inanın, ister inanmayın cinsinden. Hele bir de son yıllarda satın aldığınız lüks bir Mercedes sahibiyseniz bence bu yazıyı iki kere okumanızda fayda var. Günümüz zenginliğinin simge markası Mercedes otomobillerinin sağlamlığını, dayanıklılığını bilmeyen yoktur.

Başbakan Tayip Erdoğan'ın Ankara'da bir hastane bahçesi içerisinde yaşadığı
rahatsızlığın ardından meydana gelen ve balyozlu kurtarma operasyonu daha
hafızalardaki yerini koruyor.

Aralarında babaları oldukça nüfuzlu kişiler olan, hatta bir bankanın en üst düzey yöneticilerinden birinin de oğlunun bulunduğu dört genç, geçtiğimiz yılın yaz ayında İstanbul Anadolu yakasından babalarının yeni aldığı otomobille E-5 üzerinden Tekirdağ'a doğru yola çıkarlar. Amacı olmayan bir gezintidir bu. Dört arkadaş Silivri'yi de geçtikten sonra hava kararmaya başlayınca uygun bir yerden geri dönmek isterler. Silivri'den 40-50 km sonra bir sapaktan geri dönerler. Oto yoldan çıkan gençlerden biri rahatsızlanır. Otomobil yolun kenarına çekilir, arkadaşlarına temiz hava aldıran gençler tarlaların kenarında bir süre yürüdükten sonra geri dönerler.

Arabayı kullanan genç, anahtarı düşürdüğünü fark ettiğinde arabanın otomatik kilitlerinin kapıyı adeta bir kaleye çevirdiğini anlar. Dört genç yürüdükleri yol kenarında girdikleri tarla çizileri arasında Mercedes'in anahtarını aramaya başlar. Cep telefonlarının cılız ışıkları ile yarım saatten fazla süren aramanın ardından anahtar bulunmaz. Bir çekiciye yükleyip arabayı Anadolu yakasına evin önüne getirmeyi düşünürler önce, ama arabayı babasından izinsiz aldığını söyleyen genç bunu kabul etmez. Babasının haberi olacağı ve kendisine kızacağı endişesiyle
iyice paniğe kapılır.

Gençlerden biri, cep telefonundan Mercedes'in İstanbul'daki temsilcisine ulaşır. Kendini ve aracın yanında bulunan arkadaşlarını tanıtır. Kendilerine bir servis aracı yollanmasını isteyen genç, bu konuda olumsuz yanıt alır. Ama ısrarlı çıkış ve siyasi bir nüfuzun varlığının hissettirilmesi kısa sürede sonuç verir. Mercedes'in Türkiye ofisinde etkili bir isim, Silivri yakınlarında gecenin karanlığında bir otomobilin etrafında dolaşan gençlere umut olur. Kendilerini arayan Mercedes yetkilisi önce gençlere kullandıkları araçla ilgili bilinmesi gereken özel bilgiler sorar. Aracın kime ait olduğu, plakası, araç sahibinin ev iş teli ve adresleri gibi güvenlikle ilgili bir takım sorular yöneltilir. Bu bilgilerin doğruluğunun teyit edilmesinin ardından, yönetici başka bir telefonla Almanca görüşmelere başlar.

Mercedes yetkilisi, gençlerin en önemli müşterilerinden birinin oğlu olduğunu telefonda konuştuğu kişiye anlatmaktadır. Mercedes'teki telefon trafiği devam ederken gençler mahsur kaldıkları köy yolunda eve dönüşte babalarına ne diyeceklerini düşünürken, yetkili aracı kimin kullandığını sorar. Otomobil sahibinin oğlu kendisinin kullandığını söyler. -Şu anda bulunduğunuz yerden oturduğunuz ev ya da park edeceğiniz yere ne kadar sürede ulaşabilirsiniz.

-2 saat 10 ya da 15 dakika içerisindeBu sırada Almanya'daki yetkili Türkiye'de konuştuğu yöneticiye talimatları iletir.
-Sürücü otomobilin yanına gelsin.

Gençler zaten otomobilin yanındadır. Beş on sanaye sonra önce otomobilin iç lambası kendiliğinden yanar. Ardından Park lambaları, sonra motor çalışır. Ardından kapıların kilidi açılır. Telefondan ikinci talimat gelir.

-Sürücü otomobile binsin.

Otomobili kullanan genç ve arkadaşları şaşkınlık içinde otomobile biner. Direksiyonun kilitli olduğunu fark eder. Bu sorun da 30 saniye sonra giderilir.
Telefondan son talimat gelir.

-Aracın en son park edildiği yere ulaşması için size 2 saat 20 dakika izin verildi. Araç 2 saat 20 dakika sonra yeniden stop ettirilecek ve kapıları kilitlenerek emniyet altına alınacak. Geçmiş olsun iyi yolculuklar.Otomobilin sürücü koltuğuna oturan genç ve arkadaşları şoke olmuş durumdadır. O köy yolundan keskin bir U dönüşü yaparak istenilen süre içinde İstanbul'da Anadolu yakasındaki evin önüne ulaşmayı başarırlar.

Gençler sözü edilen saat ve dakikanın dolmasını beklerler aracın yanında. Araç motoru durdurulur ve kapılar kilitlenir. Yedek anahtarın bile kullanımı iptal edilirken şirket araç sahibine bir sonraki gün yeni anahtarını ulaştırır.

Bu olayı anlatan arkadaşım aracın içinde bulunanlardan biridir. O yaşadıklarını anlatırken başta Susurluk kazası olmak üzere, bütün Alman malı BMW ve Mercedes marka otomobillerin karıştığı olaylar ve Türkiye'de çok tartışılan kazalar aklıma geldi. Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu, Bakan Adnan Kahveci ve Mustafa Taşar gibi nice değerlerimizin birbiri ardına yollarda kaybettiğimizi düşündüm. İçim
sızladı. Bakanlarımızın, milletvekillerimizin bindiği güvenlik açısından 'Kale'
olarak nitelendirilen son model lüks otomobillerin aslında tepemizde dolaşıp duran bir uydunun kör bir frekansında yol aldığını düşündüm. Parasını bastırıp satın aldığı otomobilin kontak anahtarının bir nevi mülkiyet sembolü olduğu ülkemizde, binlerce lüks aracın asıl sahibinin hâlâ üretici şirket olduğunu hissetmek içimi burktu. Aynı araçlar uzaktan böylesine kontrol edilebiliyorsa, neden içindeki konuşmalar dinlenmesin, ürettiği sattığı aracı kontrol edebilen güç, içindeki kişilerin konuşmalarını dinlemeyecek kadar *** olamaz diye düşündüm ve ürperdim.
t.günay

Yerleşim Türkiye / ManisaMeslek İthalat / İhracat
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
7 yorum
Yeni Üye10 yazı
doğru olabilir. eğer doğruysada korkunç bir şey.

Yerleşim Türkiye / Tekirda?Meslek Esnaf
Yeni Üye75 yazı
Eğer doğru ise,
Buyrun cenaze namazına
Mersedes kullanmayan tek devlet görevlisi varmı?
birca

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Üye153 yazı


inanamadım

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Mühendis
Yeni Üye76 yazı
acaba bunlardan bizim bilgelerimizin haberi yokmu !!!!!!!! çok enterasan gerci siyasi ve içtimai olsun herşey rapor olarak kendilerine sunuluyor bunlara dikkat etmelerine ne gerek var
f.s

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ticaret
Yeni Üye38 yazı
korkunç birşey bu...
banu

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yleti?imci
Üye305 yazı
çok ilginç acaba dogru mu, tabi üretici firma herkesten fazla sey bilmek zorunda ürettiği mal hakkında ama genelde bu tarz şeyler savunma sanaayiindeki uçaklarda, silahlarda, teknooji alanında(yolladıgımız maillerin 1er kopyasıında üretici firmalarda yani abd de oluşu gibi) olduğunu bilirdim ama bu cok ilginç geldi...
Hediyelik Lezzetler - Cezerye, Kerebiç ve Lokum Çeşitleri
www.hediyeliklezzetler.com
Hızlı, kaliteli, online sipariş.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Yeni Üye6 yazı
Şunu duymuştum üretici ülkeler istemesin türkiye uçaklarını bile kaldıramaz, bırakın kaldırmayı yerinden bile kımıldatamaz diye. Ama bu kadarınada pes vallahi. inanmadım desem yalan olur. Olaya şöyle bakmakta fayda var bence bence olay TELEVİZYON denilen aletin hayatımıza girişiyle başlıyor. Önceki dostluklar yaşam tarzları hayat felsefeleri ve BU GÜN yaşadığımız hayat. Benliğimizi kişiliğimizi hapsetmişiz televizyona ondan medet umar olmuşuz her hareketimizle. Diziler , reklamla , ve en önemlisi BAŞKALARININ HAYATLARIna olan merak. durum böyle olunca insanlar tartışmayı , paylaşmay, dayanışmayı , toplumla beraber yada toplum olmayı unuttu bence. Gelmek istediğim nokta şu benim tüketim TÜKETİM ve yeniden tüketim. üretmemişiz hep oturmuş zamanımızı yerli yersiz üretilenleri tüketmeye ayırmışız hemde çılgınca pervasızca tüketim. Peki ne olmuş diyen olursa tüketimle ne alakası var derlerse orda durun demek gerek bence. Teknolojiden tutunda tükettiğimiz gıda maddelerine kadar dışa bağımlılığımızı köreltemediğimiz noktada ne olur hepimiz biliyoruz heralde . Şimdi birde şunu düşünün hepimizin yaptığı işer genelde dış kaynaklı ve biz o insanların yaptığı ürettiği şeyler üstünde pazar payı aradığımızı ununtmamamız gerek. ALAKASIMI oda şu biz malı yabancıdan alıyoruz malın parası ona geri dönüyor eeeeeeee esi o parayı istediği gibi kullanacak ister dostca ister düşmanca ne yapmamım lazım derseniz bence gereken şey bir olmak birlik olmak üretmek üretici olmak ÜRETENE DESTEK vermektir. öyle olunca isterse yabancı şarjı takılı telefondan kapalı bile olsa bizi dinler yerimizi bilir. isterse savaş açar ucaklarımızın yanına durur fotoğraf çektirtir bize . isterse sivri sineklere bir ilaç enjekte ederek toplu ölümler meydanada getir. yani bizde diyoruzki araba çalıştı ışık yandı süre verildi araba stop etti bu neye benziyor biliyormusunuz.( taksi hamile bebek oldu karım öldü bebek oldu) hatırladınız değilmi babam ve oğlumun nostaljisi ama belkide geçmişe özlem bu teknolojisiz hayata belkide ithal edilen unun avcumuza alıp rengine bakmak gibi. alışık olmadığımız adaptasyonlara mecburen.çocuk bile ailesiyle büyüdüğü sürece güzel bence düşünsenize evlisiniz evliliğinizin 20 yılı çocuğunuz yok 20 yıl sonra özlemini duyduğunuz çocuğa kavuşuyorsunuz ama ne felaket ne büyüdüğünü gördünüz nede apaladığını nede ANNE deyişini ilk bunları yaşamadan size sunulan teknelojinin ne anlamı varki...kafamdan öyle şeyler geçiyorki ÇOCUKLARIMIZ NE OLACAK ONLARI NASIL Bİ YARIN BEKLİYOR ben babası olarak yarınımı bilmezken ... SANKİ BİR FUTBOL STADINDAYIM TÜRİBÜNLER HINCA HINÇ DOLU BEN DİYEYİM 50 BİN SİZ DEYİN 60 BİN KİŞ VE BEN ORTA YUVARLAKTA TOPUN ÜZERİNDE OTURMUŞ ELİM ÇENEMDE KORKUYOR VE ÜŞÜYORUM...............................................sürçü lisan ettisem affola bu siteye bu gün kaydoldum(09 mayıs 2008) konuşuyor insanlar tartışıyor gercektende bu ülkenin televizyonunun başından kalkıpta yapması gereken en büyük olay bence kurucularına yazımı okuyanlara ve ayrıca bütün katılan arkadaşlarıma SAYGILARIML...........................

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Serbest meslek