insanlardan farklı özelliklerini" vurgula**** onurlandırmaya karar
vermişti. California Del Mar'dan Helice Bridges tarafından geliştirilmiş
süreci kullanarak, her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı. İlk
önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti.
Sonra her birine üzerinde altın harflerle "Siz çok önemlisiniz" yazılı birer
mavi kurdele verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi
etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar
verdi. Her bir öğrencisine üçer tane daha kurdele verip, onlardan bu töreni
gerçek dünyada devam ettirmelerini istedi. Öğrenciler, daha sonra sonuçları
takip edecek, kimin kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta boyunca
sınıfa bilgi vereceklerdi. Çocuklardan biri, gelecekteki kariyer çalışmaları
için kendisine yardımcı olan yakınlarındaki bir şirketin üst düzey
görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi kurdeleyi iliştirmişti.
Ardından, iki tane daha kurdele verdi ve: "Sınıfça bu konuda bir projemiz
var. Sizden onurlandırmanız için birini bulmanızı istiyoruz.
Onurlandırdığınız insanlara ekstra kurdele de verin. Böylece onlar da bu
projenin devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha sonra, lütfen bana
ne olduğu konusunda bilgi verin" diye rica etti. O gün üst yönetici,
suratsız biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronun
odasına girdi ve onun "iş dünyasında bir deha olduğundan ötürü" onu takdir
edip örnek aldığını söyledi. Bu mavi kurdeleyi yakasına takması için izin
verip vermeyeceğini sordu. Şaşkına dönen patron; "Tabii ki" şeklinde cevap
verdi. Yönetici de mavi kurdeleyi, patronun tam kalbinin üstüne, ceketine
iliştirdi. Ekstra kurdeleyi verirken de; "Bana bir iyilik yapar mısınız?...
Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz?... Bunu
bana veren çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu kabul görme
töreninin devam etmesi gerekiyormuş. Böylece "bunun, insanları nasıl
etkilediğini belirleyeceklermiş..." dedi... O gece patron evine geldiğinde,
on dört yaşındaki oğlunun yanına oturdu. "Bugün inanılmaz bir şey oldu"
dedi. "Ofisteydim. Üst düzey yöneticilerimden biri içeri geldi, bana hayran
olduğunu söyleyip, "İş dünyasında bu kadar başarılı olduğum için göğsüme bu
kurdeleyi iliştirdi... Bir hayal etmeğe çalış... Benim bir dahi olduğumu
düşünüyor.. "Siz çok önemlisiniz" yazılı bu kurdeleyi tam göğsümün üstüne
taktı. Bana ekstra bir kurdele verdi ve onurlandıracak başka birini bulmamı
istedi. Arabayla eve gelirken, bu mavi kurdeleyle kimi onurlandırabileceğimi
düşündüm ve aklıma sen geldin... Ben "seni" onurlandırmak istiyorum.Günlerim
aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana pek ilgi gösteremiyorum. Bazen
derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı toparlamayınca sana
bağırıp çağırıyorum... Oysa bu gece bir şekilde buraya oturup, sana benim
için ne kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de
benim hayatımdaki en önemli insansın. Sen mükemmel bir çocuksun. Seni
seviyorum" diye devam etti... Şaşkına dönen çocuk şimdi ağlamaya
başlamıştı... Bütün vücudu titriyordu... Başını kaldırdı, gözleri yaş içinde
olarak babasına baktı ve: "Yarın intihar edecektim" baba, dedi... "Baba, ben
senin...çünkü ben senin... beni hiç sevmediğini... beni hiç önemsemediğini
düşünüyordum... Ama artık her şey çok farklı. Sen baba, şu an... Oğlunun
hayatını kurtardın!..."
Sizin de sevginizi duymak, hissetmek isteyen
insanların var olduğunu sakın unutmayın... Hepinize yetecek kadar kurdele
var.
t.günay