Hadi Azericedeki farklı ifade tarzını anladık, farklı kullandığımız kelimeleri çözdük diyelim. Sizin anlatım şeklinizdeki karışıklığı ve yazıdaki bölünmüşlüğü yapılacak işle ilgili bilgi eksikliğimizle birleştirince allak bullak olduk.
Azerice çok sıcak bir dil. Kim ne anlatırsa anlatsın yakın bir dosttan dinliyormuş gibi oluyor insan. Yarlıklamak, örütbağ, öğüt gibi kelimeler yetiyor insanın kardeş gibi hissetmesine.
Şimdi anlamadıklarım. Mülk satın almaktan bahsediliyor. Ama sonra yatırım kira babında deniyor. Bu kafamı karıştırmakla beraber bir mülk satın alınacağını kirada oturulmacağını kabul ettim. Mülk sahibi olunduğu için stopaj ödenmeyecek.
İkincisi 36 yaşında ve 18 senedir emlakcılıkla uğraşan birinden söz ediliyor. Bu kişi satın alınan mülkte mülk sahibi ile ortak olarak çalışacak.
17-18 yaşında emlakcılığa başlamış birisi ile ortak olunuyor demek ki. Fakat 1988 den bu yana 24 yıl geçmiş durumda. Yaşı 36 ise 12 yaşında emlakçılığa başlamış olması gerek. İki durum birbirine uymasa da çok üzerinde durmayalım. Uzun yıllardır emlakçılıkla uğraşan birisi demek ki.
Bir husus daha var ki 1988 de Ataköy 4. kısım diye bir yer de Atrium diye bir yerde muhtemelen yoktu. Ataköy 4. kısım bir semt olarak vardı ise bile bugünkü durumunda değildi. Hadi bunu da önemsemeyelim. sonuçta İstanbul bir dünya şehri önemli bir yer emlak işleri her dönem iyi kötü varmıştır.
Ayrıca anladığım şudur ki ; Atriumda bir arkadaşınız var. Dükkan şu anda mülk olarak ona ait. Siz Azerbaycandan buraya gelip bu mülkü arkadaşınızdan satın alacaksınız. Şu anda arkadaşınızla orada çalışan 18 yıllık emlakcı kişiyide yanınızda ortak gibi çalıştıracaksınız.
Şu anda bu emlakçı, arkadaşınıza kira ödüyor ve bir de %15 komisyon ödüyor. Muhtemelen yanlış anlamış durumdayım bu kısmı . . . ???
Bu emlakçı size daha önce ilk sene yani birinci sene ettiğimiz kardan, kazançtan %50 alırım demiş. İkinci yılın başında vereceğin komisyonu belirlersin anlşırsak kalırım anlaşamazsak giderim demiş. Yani birinci sene kazanç yarı yarıya paylaşılacak sonra mülk sahibi yeni oranı belirleyek.
Fakat bu emlakçı bu dediğinden vazgeçip devam eden senelerdede kazancı yarıyarıya paylaşmaya devam ederiz demiş. Mi acaba ??
Canım balam,
Birincisi yılların başarılı bir emlakcısı kaşarlı olur. Olması gerekir. Olmasa bu işte yıllarca barınamaz. (Tercümesi; Her türlü akla, kafası, vicdanı, kişiliği, yapısı, özü, uyabilir dikkat edilmesi gereken kişidir )
(kaşarlı=bir işle uğraşırken zamanla duyguları körelmiş değişime uğramış kişi)
İkincisi emlakçılık ballı iştir. Her 10-20 işte bir defa olmak üzere 1 koyar 3 alırsın. Eğer ki iyi emlaçı isen. Bu durumda iyi bir emlakçı 18-20 yılda voliyi bir kaç defa vurmuş olmalı idi. O mülkü veya benzeri bir mülkü senden önce almış olmalıydı. Seninle ortak olmaya ihtiyacı olmamalıydı.
(Ballı iş = çok kazanılan iş) (voli=büyük kazanç)
Tez zamanda paylaşım oranında veya süresinde değişiklik yapması da çok hayra alamet değildir. Eski bir kovboy numarası olma ihtimali yüksektir. Sizde bir temiz kalp sezip yersen böyle blöfünü yapıyor olabilir. Sizin Türkiyeye gelmekte fazla istekli davrandığınızı sezinlemiş olabilir. Başka bir muhtaçlığınızı sezinlemiş olabilir. Daha kardeşvari bir iletişiminiz olmalıydı.
(temiz kalp=işe kötü yönden bakamayan kişi) (yersen böyle=dediğimi yapmak zorundasın) (kovboy numarası=gösterişli ama basit davranış ; görkemli ama göz boyayan aldatan hareket şekli. )
Sizin buradaki emlak hareketlerine hakim olamayışınızdan yararlanmak isteyen bu güne kadar çok başarılı olamamış bir fırlama emlakçıya kurban gidiyorsunuz gibi geldi bize.
Öğüdümüz şudur ki ; Bu mülkü satın alınız. Ama bu çalışma ortaklığını yapmayınız. Bu uzman emlakçı olduğunu düşündüğünüz kişiye % 15 veririm başkada bir şeye pazarlık etmem diyiniz.
Türkiyede inşaat mühendisi diploması olan bir tanıdığınız var ise satın aldığınız bu mülkte emlakçılığı onunla yapmayı düşününüz.
Türkiyede emlakçılık işleri şu anda büyük bir hızla değişiyor. Bu konuda son çıkan kanunları inceleyin.
Az ama öz iş yapın.
Müşterisi, portföyü, cirosu olduğunu iddia eden bir insana tamah edeceğinize kendi yağınızla kavrulmayı hedefleyin.
Saygımızı sunduk.
Not: Türkiyenin ilk büyük alışveriş merkezi gerçekten de 1988 de Ataköyde açılmış ama gene de bu ortak çalışma bize çok hayırlı gelmedi. Bu gün 36 yaşındaki kişi o gün 12 yaşında olur.