Ana içeriğe geç

Diğer Konular

“ Seni Seviyorum ” Demek - Ya Da Dememek

BaşlatanbdilekTarih08/04/2008 19:51:56Yorum5

İlk mesaj
Kişisel Gelişim Editörü98 yazı
“Seni seviyorum...” Kimilerine göre, söylenmesi en zor olan şey. Kimilerine göre, geç kalmadan mutlak söylenmesi gereken şey. Kimilerine göre ise, söylenmesi pek de gerekmeyen sözler...

Peki ne demek “seni seviyorum”?

Kimileri, “anlamından emin değilim” diyor. Kimileri onu “ciddi bir taahhüt” olarak görüyor. Bazıları “bir sadakat yemini”, bazıları karşısındakini “olduğu gibi kabul etme” olarak tanımlıyor. Bazıları ise çok geç kalmış bir “seni seviyorum” cümlesinin hiçbir anlam taşımadığına inanıyor.

Ünlü bir reklamcı geçenlerde televizyonda, “seni seviyorum” demenin aslında “beni sev” demek olduğunu söylüyordu.

Teknoloji nesli ise, “içerik” ve “form” konusunu tartışıyor. “I love you” yerine ILY yazmanın aslında insanın karşısındakini sevmediği anlamına geldiğini savunanlar var.

“Seni seviyorum...” Kimileri için sadece sevgiliye söylenecek bir aşk cümleciği, kimileri içinse anne, baba, kardeş, arkadaş, herkesi içine alan bir ifade.

Galiba ben de, en genel anlamıyla, söylenmesi –hele çok sık söylenmesi- pek de gerekmeyen bir çift söz olarak görüyorum onu. Dillere ne kadar çok dolanırsa, o kadar az anlam, o kadar az duygu taşıdığını düşünüyorum.

Birkaç yıl önce yitirdiğim bilge bir dostum, bana insanlık tarihine, toplumların hayatına baktığımızda ne zaman bir değerden, bir erdemden çok fazla söz edilmişse, bunun o değerin eksikliğini, yokluğunu gözlediğimiz dönemlere denk geldiğini söylemişti. Toplumlarda ahlak çöküntüsünün had safhada olduğu dönemlerde sürekli ahlaktan söz edilmesini örnek vererek.

Kimbilir, telefonda, kısa mesajlarda, ayaküstü vedalarda, her an her yerde “seni seviyorum” demenin yükselen bir trend olduğu günümüzde, belki de gerçek sevginin eksikliğini örtmeye çalışıyoruz.

Demek mi, dememek mi?
“Seni seviyorum” demenin olumsuz birşey olduğunu düşünmüyorum elbette. Ama yerli yersiz her an söylenmesinin, onun değerini, anlamını erozyona uğrattığına inanıyorum. Sahtesiyle gerçeğinin birbirine karıştığını düşünüyorum.

Yani aslında “seni seviyorum” demenin onu sözcüklere dökmek dışında –bilinçli bilinçsiz- sayısız şekli olduğunu düşünüyorum.

Belki de ben duyguların sadece sözlere değil, davranışlara bile fazla dökülmediği bir dönem ve ortamda yetiştim. Hatta zaman zaman bunu eleştirdim de. Sevgisini bir önceki kuşağa kıyasla daha açık ortaya koyan bir insan olmak için bilinçli bir çaba da harcadım. Bunu bazen becerebildim, bazen de yabancı bir sahnede, üstüne tam oturmamış bir rolü oynamaya çalışan acemi bir oyuncu gibi hissettim kendimi.

Zaten “seni seviyorum” ifadesi “bizim zamanımızda” sadece sevgililerin romantik anlarda birbirine söyleyeceği sözlerdi. Yani şimdiki gibi, sevdiğiniz, değer verdiğiniz herkese “seni seviyorum” denmiyordu. Hele “sevdiğinizi geç kalmadan söyleyin, teşekkür edin” türünden bir yaklaşım –en azından bizim toplumumuzda- henüz ana rahmine bile düşmemişti.

Sonra, iki kuşak arasına sıkışmış bir kuşağın mensubu olarak, bir uçtan öbür uca savrulmaktan vazgeçip sevginin özüne odaklandım. “Seni seviyorum” desek de demesek de, önemli olanın, küçük ve sıradan davranışlardan can alıcı fedakarlıklara uzanan uçsuz bucaksız bir skalada kendimizce dolaşırken, yüreğimizde olan bitenler ve mutlaka bir biçimde sevilene yansıyanlar olduğunu düşündüm.

Sevgi gerçeği, sevgi yalanları
Benim için her zaman bir kardeşin çok ötesinde olan, sadece iki yaş aramız olmasına rağmen her an her yerde her koşulda “küçük annem”, “dert ortağım”, “akıl hocam” olan ablamı düşündüm. Onunla birbirimize olan sevgimizi hemen hiç dillendirmediğimiz halde, bundan ikimizin de hayatta hiçbir şeyden kolay kolay olamayacağımız kadar emin olduğumuzu düşündüm.

Son yedi yıl içinde, yaşamla ölüm arasındaki incecik çizgide birlikte gezinirken bile, bunu hiç sözcüklere dökmediğimizi hatırladım. Biliyordum ki, uzun, riskli, sonu belirsiz bir operasyon için gülerek bana veda ederken, benim bir hastane odasında ya da bir telefonun başında “nasıl bekleyeceğimi” en iyi o biliyor, kaygısız tavrıyla beni yüreklendirmeye çalışıyordu. Yabancı bir hastanenin soğuk, loş, ıssız bekleme salonunda gergin ve tedirgin, tek başıma saatleri sayarken, “gecikme nedeninin sadece kemoterapi cihazının takılması için damarın bulunamaması olduğunu” söylemesi için bir hemşireyi görevlendirmeyi, klimadan üşütmemem için bana hemşireyle bir battaniye göndermeyi yine o düşünüyordu.

Yine bir yabancı ülkeye bir alternatif terapi denemesi için birlikte gittiğimizde, bir başka sevileni, annemizi “korumak” için yazdığımız senaryoları, attığımız yalanları da hatırladım. Uzak bir kentin otel odasından, ayrı saatlerde arıyorduk onu. Ablam neşeli bir sesle, dostlarıyla “Cenevre’de hoş bir tatil geçirdiğini, bol bol gezdiklerini” söylerken, ben de iki saat sonra aynı odadan arayıp “iş için geldiğim Hamburg’da havanın hayli soğuk ve puslu olduğunu” söylüyordum...

Rollerimizi iyi oynamaya çabalıyorduk. Ama kimbilir, belki annemiz de “sevdiklerinin” hayatını daha fazla zorlaştırmamak için inanır görünüyor, inanmaya çalışıyordu.

Yaptığımız, söylediğimiz, düşündüğümüz herşeyin, uykusuz gecelerin, acıya boşverme çabasıyla olura olmaza gülmemizin, “yarın” bir meçhul olduğu için vargücümüzle “o ana” odaklanmamızın özünde tek şey vardı. Hiç dile getirilmeyen ama suskun ve canhıraş bir çığlık gibi içimize çakılmış duran o şeyin gücünü, anlamını damarlarımızda hissediyor, yaşıyorduk.

Söylemeye ne gerek vardı?

Sevgiyi yaşamak
Bu yazıyı okurken belki sizler de benzer örnekler hatırladınız kendi hayatınızdan. “Seni seviyorum” dediğiniz, demediğiniz, dediğinize ya da demediğinize pişman olduğunuz anları düşündünüz. Belki siz de sevgiyi dillendirmektense onu sessizce “yaşamayı” seçenlerdensiniz.

Herkesin gerçeği farklı. Ne kadar insan varsa yeryüzünde o kadar gerçek var. Herkes sevgi labirentinde kendi yolunu seçmekte özgür. Kimileri için bu yol sadece yürekte dolanan ve dışarıya hiç açılmadığı halde bir başka yüreğe mutlaka ulaşabilen bir yol olsa da...

Yazar: Handan Saraç

Yerleşim Türkiye / İzmirMeslek Halkla ilişkiler
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
5 yorum
Yeni Üye19 yazı
Bugün sizden bir sey isteyecegim.
Sakin kimseye ''Seni seviyorum'' demeyin.
Lütfen!.
Kullanmayin artik bu sözü.
Baska bir sey deyin birbirinize onun yerine.
Duygulariniza daha denk düsen bir sey...
Benim aklima gelmiyor ama siz bulursunuz.
Ne de olsa sizin duygulariniz...
Hayir, içini dolduracaksaniz ''Seni seviyorum''un, bir diyecegim yok.
Ama umudum da yok.
''Seni seviyorum'' öyle ''Kendine iyi bak'' gibi bir söz degildir, laf olsun diye söylenen...
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde hakkini vereceksiniz. Bir kere onu gerçekten seviyor olmaniz lazim.
Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karistirmayacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, o biri en az tuttugunuz takim kadar önemli olacak hayatinizda.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, bir saat eksik uyumayi göze alabileceksiniz onu daha çok görmek ugruna.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, elini tutmak da önemli olacak baska seyler kadar.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ''Sevgilimsin'' de demis oldugunuzu bileceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, onu özleyecek, düsünecek, merak edeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çiktigindan beri kulak degil gözler telefonda) aramanizi bekledigini unutmayacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ona sürprizler yapmayi, ufak hediyeler almayi ihmal etmeyeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ona siirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksiniz da.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, sarkidaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapisinda bekleyeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, belki ömrünüzün sonuna kadar degil ama hiç olmazsa yarin, öbür gün de seveceginizden emin olacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ayni zamanda ''Free takilalim'' da diyemeyeceginizi bileceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, o asktan söz ederken siz ''Ben almayayim, alana da mani olmayayim'' demeyeceksiniz.
Nasil?
Çok mu zor?
Fazla mi zahmetli?
Insanin birini sevip sevmedigi tam da böyle belli oluyormu arkadaslar?.
Sevmeyince ''is'' gibi geliyor bütün bu saydiklarim.
O zaman ''Seni seviyorum'' demeyeceksiniz.
Bu kadar basit.
Bir gün farkinda olmadan bütün bunlari yapiyor oldugunuzu görünceye kadar.
Simdi ''Ne var bunda?
Keske herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum' dese' diye düsünenler olacaktir.
Iyi.
O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek. ''Seni seviyorum'' orta malı olsun. Zaten oldu olacağı kadar.

Alıntıdır.

Ama ben söylenmesi gerektiğini düşünüyorum gerçekten duygularınızdan eminseniz..Ve karşı taraftan cevap alamazsanız sizi çok sevse de bilemezsiniz çok üzülürsünüz değil mi..Yürekten gelmeyen hiçbirşey kolay kolay söylenemez zaten ve yapmacık olur.


"Değerini bilmediğimiz her an,bizi başka bir hayatı yaşamaya mahkum eder..

herşeyi isteyen bir kibirle hayata yaklaşıp bize verilenleri şımarıkça reddettiğimizde elimizde kalan budur:gurur ve ***lık.."


Ahmet ALTAN

Sevgiler..


Adore

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yleti?imci
Yeni Üye17 yazı
ahmet bey çok haklısın bencede...senı seviyorum demek cocuk oyuncagı oldu artık...birde o kelımeyı soylemek te magrıfet gibi sankiiiiiiiiiiiiiii
ş.a

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Muhasebe
Yeni Üye19 yazı


Ahmet ALTAN 'ın bir yazısından alıntıdır die yazdım, bence de haklı :)
Yalnız o sadece şunu söylemiş bak :

"Değerini bilmediğimiz her an,bizi başka bir hayatı yaşamaya mahkum eder..

herşeyi isteyen bir kibirle hayata yaklaşıp bize verilenleri şımarıkça reddettiğimizde elimizde kalan budur:gurur ve ***lık.."
Adore

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yleti?imci
Kişisel Gelişim Editörü98 yazı
Desen bir türlü, demesen bir türlü. :)

Yerleşim Türkiye / YzmirMeslek Halkla ili?kiler
Yeni Üye17 yazı
arkadaşlar bir insana seni seviyorum denmemeli hissettirmeli bence....hissettirebiliyorsan gerçekten seviyorsun demektirrrr.........
kaç insan söylenmeden sevildiğini anlamıştır acaba..................
veya varmıdın böyle insan..
ş.a

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Muhasebe