1 - İşyeri açmak için güzel bir dükkan bulacaksın. İçini döşeyip çalışır hale getireceksin. Kira kontratın olmalı sonra lazım olacak.
2 - Bir muhasebeyice gideceksin. Anlaşacaksın. Aylık bir liste fiyatları vardır. tanıdıksa seviyorsa listeden ucuza bakabilir. Ama ucuz etin suyu kara olur. Bu muhasebeci seninle birlikte gerekli başvuruları yapar. Muhasebeci aylık faturaları defterlerini düzenler. Vergi dairesine aylık bildirimlerini yapar. Sen de ona aylık ücretini ödersin.
3 - İşyeri adresine bakan verfi dairesine gidip başvuracaksın. Sadece vergi mükellefi olmak içindir. Aşcılık belgesi bu aşamada gerekmez. Bu aşamada gereken tek şey yasal bir vatandaş olman ve bir nüfus cüzdanına sahip olmandır. Açacağın işyeri gıda üretim ve satışı üzerine olacak. Bu işletmeyi açmaya muktedirsin ama olmasaydın da açabilirdin. Vergi dairesinden bir müfettiş gelir işyerine bakar ve açılış verir. O andan itibaren yasal satış yapabilir fiş kesebilir fatura düzenleyebilirsin. Ama untma sen burayı para kazanmak için açıyorsun kazanmadığın paranın vergisini ödemek için değil. Aylık satın aldığın malzeme faturasında ödediğin vergiyi, yaptığın satışın faturasından çıkan vergiden düşersin. Kazancının vergisini ödersin. Bu ödemeleri muhasebeciye vergi dairesine ödemesi için verirsin. o da sana makbuzlarını verir. Muhasebeci ücreti + Kazancının vergisi bu ikisi aynı kişiye ödenir fakat aynı şey değildir. Muhasebeci seçimi önemlidir.
4 - Burası bir lokanta olduğundan işletme ruhsatı bilhassa önemlidir. Bir radyo televizyon tamircisinin işletme ruhsatına dikkat etmeyebilirler ama lokantaya gıda üreten yere işletme ruhsatı olmadan müsade etmezler. Elindeki diploma bu ruhsatı almaya yeter. Ruhsatı belediye verir. Diplomanla meslek odasına gidip kaydolmalısın sonra belediyeye gidip işletme ruhsatı almalısın. Bunların hiç biri için para harcamamalısın. Belki 10-15 lira pul parası kayıt parası yardım parası gibi şeyler harcatırlar. Yılda bir meslek odasının aidatı olur. düşüktür. Yılda iki parça ödenebilir.
Bu kadar. dükkanı açtın. Muhasebeci ile anlaştın. Vergi dairesine başvurup mükellef oldun. Meslek odasına kaydolup belediyeden işletme ruhsatı aldın. Şimdi dükkana müşteri çekip ellerinden para almalısın ki en önemli kısım burasıdır.
Bütün bunları yapmak için para lazım. Dükkan kiralamak. İçini tefriş etmek. Malzeme alıp üretim yapmak. Çalışan elemana ücretini ödemek. Ardından her ay karşına sürekli ve düzenli çıkacak masrafları karşılayıp durmak.
Bütün bunlar için bir kredi kuruluşundan topyekün para bulamazsın. Bu şekilde parayı baban, amcan , annen , sahibi olduğun bir tarla, üzerinde hakkının bulunduğu bir mülk sana sağlayabilir.
Tapulu tarlana kredi verirler. Biçilen değerin %50 sini verirler. Metrekaresini 1-2 liradan düşün. Zor durumdaki satış fiyatını değer diye biçerler. Gerçek değeri önemli değildir.
Tapulu evine, dükkanına kredi verirler. Biçilen değerin % 70 ini verirler.
Bir başkası tapulu mülkü üzerinden sana vermek üzere kredi çekebilir. Örneğin yakın akrabalar.
Sana borç verebilir.
Çok konsept bir işletme şekli için, sıradışı bir proje için leasing türü bir finans modeli kullanabilirsin ama bu ifade ata binmeyi bilmeyen birine şu nehri atla geçebilirsin fazla derin değildir demeye benzer. Mümkündür ama her şartta gerçekleştirlemez.
Leasingciler bile sıfır varlığa finans sağlamak istemezler.
Ayrıca askerliğini yaptığın yerin halkı kültürü senin işi kuracağın yerde olmayabilir. Aynı sonuçları almak için şartların uygunluğunu da bir düşün.