Ticareti aklı olan yapar.
masal06 hikayene güldüm fakat bizim ticari hayatta uygulamamamız gerekir çünkü tacir iki yüzlü olamaz.
Sahabelerden Abdurrahman b.Avf (ra) Mekke'den Medine'ye hicret ettiği zaman , cebinde yok denecek kadar çok cüzzi bir parası veya altını vardı. O cebindeki para ile direk çarşıya gitti kumaş aldı , aldı satı - aldı sattı , derken sahabenin en zengini oldu. Siyer tarihine baktığınız zaman Abdurrahman b.Avf'ın (ra) en zengin sahabe olduğunu göreceksiniz.
Şimdi burada iki esas tema var;
1. Abdurrahman b.Avf (ra) , aklını kullanmıştır
2.Abdurrahman b.Avf (ra) , kazandığından zekat vermiştir , eğer zekat vermeseydi yok olur giderdi. Şayet sahabelerden çok zengin olupta zekat vermeyenlerin , ömürlerinin sonunda iflas ettikleri siyer tarihimizde bir çok örnekleri ile birlikte yazılmıştır.
Evet , akıl her iki dünyada da ticaret yapmıştır , bu dünyadaki ticareti kumaş alıp satmak olmuştur , ahiretteki ticareti ise zekat vermek olmuştur. Akıl her işin başıdır.
Akıllı olan cebinde 500 lirayla da iş yapar , bin lirayala da.
Fakat şunu da unutmamak gerekir , akıl akıl diyoruz ama kısmeti es geçmememiz lazım.
Kader-i İlahide bir insanın kısmeti yazılmamışsa , istediği kadar aklı olsun , istediği kadar parası olsun , hiç bir şey yapamaz.
Sakın kimse kaderi tenkit etmeye kalkmasın , Allah her insana çalışmayı emretmiştir , herkesin rızkını da Ben veririm demiştir. Rızık taksimindeki tasarrufta tamamen Rabbimize aittir. Dilediğine hesapsız verir , dilediğine kısarak verir. Zaten bir hadis-i kutside Rabbimiz ; İlmi isteyene , zenginliği ise istediğime veririm , buyurmaktadır. Bu son cümle umarım içinizi rahatlatmıştır.