Zamanda Yolculuk Gerçek Oluyor ! - Koniks.com

Koniks.com
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi hatırla


    Ana Sayfa          Forumlar          Arama          Yardım           Kayıt Ol

Zamanda Yolculuk Gerçek Oluyor !


tarkanex
Yenilikçi İyi Yazar

Toplam 339 yazı
24/02/2008 :  12:27:42   Yazarın websitesini ziyaret et Website  Bu yazıdan alıntı yaparak yorum yaz Alıntı


İnsanoğlunun en büyük düşlerinden biri olan zamanda yolculuk 3 ay içinde gerçek olabilir. Rus bilim adamları İsviçre’de yapılacak ve evrenin oluşumunu inceleyecek olan 9 milyar dolarlık deneyin bir zaman tüneline yol açacağını iddia etti.


Canlı kopyalama, ısmarlama organlar, aya seyahat derken, iki Rus matematikçi, dün bilim gündemine damgasını vuracak bir açıklama yaptı ve “Mayıs ayında gelecekten gelen misafirler için hazırlanın” dedi.



İşin aslı ise, fizik biliminin gizemli ayrıntılarında gizli. İsviçre’nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN), mayıs ayında bugüne kadar yapılmış en büyük fizik deneyini gerçekleştirecek. 4 milyar dolara malolan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider, LHG) ilk kez denenecek. Bu deneyde, atomlar birbirlerine ışık hızına yakın bir hızla çarpışıtırılacak. Ortaya evrenin varolmasına neden olan “Büyük Patlama”nın ilk saniyelerinin küçük bir örneği çıkması bekleniyor. Böylece evrenin kökeniyle ilgili bilgi elde edilecek.

Bilim kurgu değil !


Buraya kadar her şey kuantum yani parçacık fiziğinin alanı olarak gözüküyor. Ancak Moskova Steklov Matematik Enstitüsü’nden iki matematikçi Irinia Arefava ve Igor Volovich’e göre bu deney sırasında ortaya çıkan yüksek enerji, zamanda bir kırılma yaratacak. Atom düzeyinde bile olsa bir zaman tüneli oluşacak. Dünyanın sayılı matematikçilerinden Volovich’in bu iddiası bilim dünyasında “rüya ya da bilim kurgu” olarak değil ciddiyetle karşılandı. İddiayı dünyanın sayılı bilim dergilerinden İngiliz NewScientist, kapağına taşıdı.

Tarihe geçecek deney

LHC’deki çarpışmada 7 teraelektronvolt (TeV) miktarında enerji açığa çıkaracak. 1 TeV, bir sivrisineğin uçarken çevresine yaydığı kinetik enerjiye eşit. Ancak bu enerjinin, sivrisineğin 1 trilyonda biri küçüklükte bir alanda ortaya çıktığı düşünüldüğünde, enerjinin büyüklüğü ortaya çıkıyor. Ünlü Alman fizikçi Einstein’in teorisine göre uzay en, boy, yükseklik ve zaman olarak 4 boyuttan oluşuyor. Ve zaman uzayı bir örtü gibi çevreliyor. Yüksek bir enerji, uzayda bozulmaya neden olarak, zamanda bir “tünel” yaratabiliyor.

Bu zaman tüneliyle teoride, geçmişe yolculuk mümkün. Volovich’e göre yüzyıllar veya bin yıl sonra, torunlarımız tarih kitaplarında, CERN’deki deneyi okuyacak. Deneyin ne zaman, kaçta ve nerede yapıldığı hakkında bilgi sahibi olacaklar. Ve o zamanki teknolojiyi kullanarak, açılmış olan “zaman tünellerinden” bizi ziyaret edecekler.

E=”mc2

Dünyanın en ünlü formüllerinden biri olan Einstein’in görecelik teorisin e göre yeterince ağırlıkta bir kütle veya yeterince büyük bir enerji, uzayda ve onu çevreleyen zamanda bir bozulmaya neden olabilir. Bilim adamlarına göre CERN’deki deney, Einstein’in teorisinde belirttiği kadar bir enerji açığa çıkaracak.

Türkiye de katılıyor

* CERN Enstitüsü’nde yapılacak olan deneyde 2 tonluk dev bir mıknatıs Fransa-İsviçre sınırının 100 metre altındaki 27 km’lik tünele yerleştirilecek.

* 16 metre yüksekliğinde, 17 metre genişliğinde ve 13 metre boyundaki mıknatıs yer altındaki 15 parça ile birleştirilecek.

* 13 yıldan beri hazırlıkları devam eden deneyin maliyeti 9 milyar dolar.

* 36 ülke ve 2 binden fazla fizikçinin yer aldığı projeye Türkiye’den Boğaziçi, Çukurova ve ODTÜ fizik bölümlerinden öğretim görevlileri katılıyor.

kaynak:http://www.teknoloji-haber.net/
tarkan

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Bankacılık-Finans
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
01/10/2008 :  00:11:41 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Zamanda yolculuğun hiç bir zaman gerçekleşmeyeceğinden eminiz. Çünkü eğer mümkün olsaydı bunu hiç tartışmaz hiç sorgulamazdık en baştan beri bizimle birlikte olması gerekirdi. Tarihin hangi noktasında gerçekleştiğini de hiç bir zaman öğrenemezdik çünkü gerçekleştiğinde bunu daha önceki tarihlere taşıyan birileri çıkar ve zamanın binlerce yerinde zamanda yolculuk makineleri olurdu. Sonuçta zamanda yolculuk gerçekleştiği anda bütün zaman sabote olacak demektir. Zamanda yolculuk diye birşey hiç bir zaman olmayacak ve insan mevcut akıl ve zekasıyla zamanın bütün dakikalarını tek tek ve sırasıyla yaşamak zorunda kalacak şimdi ve her zaman . . .

Ne dersiniz ?
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
muarosso
Yeni Üye

Toplam 16 yazı
15/01/2013 :  23:35:18  Alıntı
Waoww etkileyici...

Yerleşim : Türkiye / Uşak  |  Meslek : Satış / Pazarlama
kapkona
Yeni Üye

Toplam 56 yazı
16/01/2013 :  00:07:11  Alıntı


belkıs ın bir cin tarafından tahtı ile beraber göz açıp kapayıncaya kadar bir sürede uzak mesafeden getirildiği haberi vardır.
kur`an da cinler için - cinler türkçe tabir ile dumansız ateşten yaratıldı. diye bir ayet bulunmaktadır.bazı müfessirler dumansız ateşin bir çeşit enerji olabileceğini söylemişlerdir.fizikçi değiliz ama mesela 1 yıldırım 10000 volt elektrik yüklüdür ve dumansız bir ateştir.daha nice bilmediğimiz enerji türleri bulunmaktadır ki şu anda ki sanırım füzyon enerjisi ve kontrol etmek şu anda mümkün değil.
teori şu ki ışığın tersi yönde ışıktan daha hızlı hareket edersen zamanda geriye gidebilirsin.tabii bu bir hayal gücü.bunu sağlamak için gerekli enerji üretilebilir mi?.enerji üretilebilse bile insan metabolizması bu enerjiye dayanabilir mi.şahsi düşünceme göre kur`an da bildirilen cinlerin metabolizması zaten bu enerjiden olduğundan dolayı kendilerinde olan bu enerjiyi kullanarak ışık hızından daha hızlı hareket kabiliyeti var ve belkıs ı da bu enerji halkası içinde koru**** getirdi.
şimdi bazıları der ki cinler periler le doldurdun burayı birader hangi devirde yaşıyorsun.dikkat etmenizi öneririm küfür ile iman arasında ince bir çizgi vardır.ALLAHın var dediğine yok çekmek küfürdür.cin olayı ayet ve hadis ile sabittir ve kesindir.
ki 600 lü yıllarda maracel bahreyni yeltegiyan(o iki denizi birbirinden ayırdı) ayetinin ne demek istediğini insanoğlu 20.yy da anlamıştır.
gerçekten de allah bir gibi görünen 2 denizi öyle bir ayırmış ki birbirine karışmıyor.inanmayan varsa bir de bunu bulan kaptan kustoya sorsun.
ama şerefli ! gene de iman etmedi.zaten buyurmuş yaradan -onlara gökten bir kapı açılsa ve herşey gösterilse onlar gene de iman etmezler.
nasib nasib nasib
ZİHİN FUKARA OLUNCA FİKİR UKALA OLUR...

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Ulaşım / Taşımacılık
kapkona
Yeni Üye

Toplam 56 yazı
16/01/2013 :  00:11:37  Alıntı
bir de İNŞAALLAH mıknatıslardan biri bozulmaz.o zaman yandı gülüm keten helva.ortaya çıkacak olan enerji 300milyon dereceden daha fazla olacak.
neron romayı yaktı. bilimadamları da dünyayı yakar her halde.
ZİHİN FUKARA OLUNCA FİKİR UKALA OLUR...

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Ulaşım / Taşımacılık
dendem
Yeni Üye

Toplam 14 yazı
16/01/2013 :  08:58:37  Alıntı
akınselçuk'a katılıyorum eğer 3 ay değil 30 yıl sonra bile gerçek olsaydı zamanda yolculuk şu anda aramızda o tarihlerden gelen birileri olması gerekirdi
denizzz

Yerleşim : Türkiye / Balıkesir  |  Meslek : Memur
VSL
Üye

Toplam 628 yazı
16/01/2013 :  16:20:49  Alıntı
Keyf.in
ZAMAN YOLCULUĞU NASIL İŞLER


Kurt yenikleri (Solucan delikleri)
Thorne zaman yolculuğu portalı için kullanılabilecek evrende var olan başka türde tünele benzer bir yapı olabileceğine inanıyor. Einstein – Rosen Köprüleri de denen kurt yeniklerinin zaman yolculuğu için en çok potansiyele sahip oldukları düşünülüyor. Sadece zamanda yolculuk yapmamıza izin vermezler, ayrıca zamanın çok küçük bir kesrinde Dünyadan bir çok ışık – yılı uzağa yolculuk yapmamızı sağlayabilirler.

Kurt yeniklerinin, herhangi bir kütlenin uzay zamanı büktüğünü ifade eden Einstein’ın görecelilik teorisine dayandığı düşünülür. Bu bükülmeyi anlamak için, iki kişinin bir çarşafı tuttuğunu ve bu çarşafı gerdiğini düşünün. Eğer birisi çarşafın üzerine bir basket topu koyarsa, basket topunun ağırlığı çarşafın ortasını dürecektir (yuvarlayacaktır) ve çarşafın o noktada bükülmesine neden olacaktır. Şimdi, eğer aynı çarşafın kenarına bir bilye konulursa, bükülme nedeniyle basket topuna doğru yolculuk yapacaktır.

Bu örnekte, uzay gerçekte uzay zamanı oluşturan dört boyut yerine iki – boyutlu bir plan olarak tanımlandı. Bu çarşafın üstü ve alt arasında bir boşluk bırakarak üst üste katlandığını imgeleyin. Basket topunu üst tarafa yerleştirmek bir bükülmenin oluşmasına neden olur. Eğer üsteki basket topunun bulunduğu yere karşılık gelen bir noktada çarşafın alt kısmına eşit bir kütle yerleştirilirse, ikinci kütle en sonunda basket topu ile buluşacaktır. Bu, kurt yeniklerinin oluşmasına benzerdir.

Uzayda, evrenin farklı kısımlarına baskı uygulayan kütleler en sonunda bir tünel oluşturmak için bir araya gelebilir – bu bir kurt yeniğidir. O zaman Dünya’dan başka bir galaksiye hızla yolculuk yapabiliriz ve geriye dönebiliriz (bir ömür içinde). Örneğin, Orion’un hemen altındaki Canis Major takımyıldızında görünen bir yıldız olan Sirius’a yolculuk etmek istediğimiz bir senaryo düşünelim. Sirius Dünya’dan yaklaşık 9 ışık – yılı uzaklıktadır, bu yaklaşık 54 trilyon mildir (90 trilyon km). Açıkça, bu mesafe uzay yolcularının orada neler gördüklerini bize anlatmaları için zamanda gidip dönmeleri için çok fazladır. Şimdiye dek insanların uzayda yolculuk yaptıkları en uzak mesafe aydır, Dünya’dan sadece 400,000 km. Eğer bizi Sirius’un etrafındaki uzaya bağlayan bir kurt yeniği bulabilseydik, o zaman geleneksel uzay yolculuğu ile geçmek zorunda kalacağımız trilyonlarca milden kaçınarak zamanı önemli ölçüde kısaltabilirdik.

Tüm bunların zaman yolculuğu ile ne ilgisi var? Daha önce tartıştığımız gibi, görecelilik teorisi bir nesnenin hızı ışık hızına yaklaştıkça zamanın yavaşladığını belirtir. Bilim adamları uzay mekiği hızında bile astronotların birkaç nanosaniye geleceğe yolculuk yapabildiklerini keşfettiler. Bunu anlamak için iki kişiyi hayal edin, onlara A ve B diyelim. A Dünya’da kalırken, B uzay mekiği ile uçar. Kalkış anında ikisinin de saatleri mükemmel senkronizasyondadır (aynı zamanı gösterir). B2nin uzay mekiği ışık hızına yaklaştıkça, B için zaman daha yavaş akar (A’ya göre). Eğer B ışık hızının yüzde 50’sinde sadece birkaç saat yolculuk yapıp Dünya’ya geri dönerse, A’nın B’den daha hızlı yaşlandığı ikisine de görünecektir. Yaşlanmadaki farklılığın nedeni, zamanın A için B’den daha hızlı geçmesidir. A için birçok yıllar geçmiş olabilirken, B için sadece bir kaç saat geçmiştir.

Eğer kurt yenikleri keşfedilebilseydi, geleceğe olduğu gibi geçmişe de yolculuk etmemizi sağlardı. İşte bunun nasıl işleyeceği: Diyelim ki, kurt yeniğinin girişi taşınabilirdir. O zaman yukardaki örnekte ışık hızının yüzde 50’si hızda uzayda birkaç saat geçiren B kurt yeniğinin bir ucunu uzaya taşıyabilirdi, kurt yeniğinin diğer ucu A kişisi ile Dünya’da kalırdı. B uzayda yolculuk yaparken, iki insan (A ve B) birbirlerini görmeye devam ederlerdi. B birkaç saat sonra Dünya’ya geri döndüğünde, A için birkaç yıl geçmiş olabilir. Şimdi, A uzaya giden kurt yeniğinden baktığında, kendisini daha genç yaşta görür, B uzaya uçtuğunda bulunduğu yaşta. Bununla ilgili harika olan şey şu; daha genç olan B geleceğe adım atabilirken, daha yaşlı olan A kurt yeniğine girerek geçmişe adım atabilir.

Kozmik İplikler

Zamanda geriye ve ileriye nasıl yolculuk yapabileceğimizin bir başka teorisi, 1991’de Princeton fizikçisi J. Richard Gott tarafından önerilen kozmik iplikler fikrini kullanır. Bunlar – isimlerin öne sürdüğü gibi – bazı bilim adamlarının erken evrende oluştuklarına inandıkları ipliğe benzer nesnelerdir. Bu iplikler evrenin tüm uzunluğu boyunca dizilebilir ve yoğun basınç altındadırlar – milyonlarca ton.
Atomdan daha ince olan bu kozmik iplikler yakınından geçtikleri herhangi bir nesneye muazzam miktarda yerçekimi çekiş etkisi üretebilirler. Kozmik bir ipliğe bağlanmış nesneler inanılmaz hızlarda yolculuk yapabilir ve yerçekimi kuvvetleri uzayzamanı büktüğü (çarpıttığı) için, zaman yolculuğu için kullanılabilirler. İki kozmik ipliği bir araya çekerek veya bir ipliği bir kara deliğin yakınına çekerek kapalı zaman – benzeri eğriler yaratmak için uzayzamanı yeteri kadar eğriltmek mümkün olabilir.
Bir uzay gemisi kendisini geçmişe sevketmesi için iki kozmik iplik veya iplik ve kara delik tarafından üretilen çekimi kullanarak bir zaman makinesine dönüştürülebilir. Bunu yapmak için, kozmik ipliklerin etrafında döngü yapacaktır. Ancak, bu ipliklerin var olup olmadıkları ve eğer var iseler hangi formda oldukları ile ilgili hala çok fazla spekülasyon vardır. Gott’ın kendisi, zamanda bir yıl bile geri gitmek için, tüm galaksinin kütle – enerjisinin yarısını içeren bir iplik döngüsü gerekeceğini söyledi. Ve, herhangi bir zaman makinesi ile olduğu gibi, zaman makinesinin yaratıldığı zamandaki noktadan daha uzağa geri gidemezsiniz.

Zaman Yolculuğundaki Problemler

Eğer zaman yolculuğu için elverişli bir teori geliştirebilseydik, paradoks denen çok karmaşık problemler yaratma yeteneği geliştirirdik. Paradoks kendisi ile çelişen bir şey olarak tanımlanır. İşte iki genel örnek:

Diyelim ki, doğduğunuzdan önceki bir zamana geri gidebiliyorsunuz. Doğduğunuzdan önceki bir zamanda var olmanız gerçeği bir paradoks yaratır. Eğer 1960’ta doğduysanız, 1955’te nasıl var olabilirsiniz?

Muhtemelen en ünlü paradoks büyükbaba paradoksudur. Bir zaman yolcusu geri gidip, yolcu doğmadan önce atalarından birini öldürürse ne olacaktır? Eğer o kişi kendi büyükbabasını öldürürse, o zaman o kişi geri gidip kendi büyükbabasını öldürmek için nasıl canlı olabilecektir? Eğer geçmişi değiştirirsek, sonsuz sayıda paradoks yaratacaktır.

Zaman yolculuğu ile ilgili bir diğer teori paralel evrenler veya alternatif tarihler (hikayeler) fikrini ortaya koymaktadır. Diyelim ki, büyükbabanız ile o genç bir oğlan iken karşılaşmak için geriye yolculuk yapıyorsunuz. Paralel evrenler teorisinde, bizimkine çok benzeyen ama olayların farklı şekilde ilerlediği başka bir evrene yolculuk yapıyor olabilirsiniz. Örneğin, zamanda geri yolculuk yapıp atalarınızdan birini öldürüyorsanız, sadece tek bir evrendeki o kişiyi öldürmüş olursunuz, ki o evren artık sizin var olmadığınız evrendir. Ve eğer sonra kendi zamanınıza geri gelmeye çalışırsanız, bir başka paralel evrende ortaya çıkabilirsiniz ve asla başladığınız evrene geri gelemeyebilirsiniz.

Buradaki fikir, her eylemin yeni bir evrenin yaratımına neden olduğudur ve mevcut olan sonsuz sayıda evren olduğudur. Atanızı öldürdüğünüz zaman yeni bir evren yarattınız, olayların orijinal sırasını değiştirdiğiniz zamana kadar kendinizinkine özdeş olmuş bir evren.

Zaman yolculuğu dünyasına hoş geldiniz. Sadece bilet fiyatlarının nasıl karmaşık olabileceğini hayal edin.

Kevin Bonsor

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : İthalat / İhracat
VSL
Üye

Toplam 628 yazı
16/01/2013 :  23:54:52  Alıntı
Bu yazının ardından başka bir başlıkla '' DÜŞÜNCE ENERJİSİ '' adında bir yazı ekledim, bundan evvelkiler gibi henüz onaylanamadı, sanırım yazıları onaylayacak arkadaşlar bu gibi bilimsel veya düşünce içeriği biraz derin konular olunca kendi terazilerine bir hayli ağır geldiğinden karar verip yayınlayamıyorlar.
Ha gayret editör arkadaşlar ha gayret

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : İthalat / İhracat
turgaysabahci
Yeni Üye

Toplam 5 yazı
24/01/2013 :  20:56:13  Alıntı
Gelisim.in
Zamanda yolculuğu düşüncesel , zihinsel olarak yapabilirsiniz. Zaten hız bakımından düşüncenin hızına hiç bir madde erişemez. Düşüncelerinizde uzayın en derinlerine gidip gelebilirsiniz. Düşüncesel olarak havada uçabilirsiniz.

Geçmişi düşünürsünüz kıtaların üzerinde yaşayan insanları düşünebilirsiniz.Nasıl yaşıyorlardı düşünebilir , tahminlerde bulunabilirsiniz. Müzelerigezip düşüncesel olarak geçmiş yolculuğuna çıkabilirsiniz.

Düşüncesel olarak yapamayacağımız hiç bir şey yoktur. O yönden hepimiz eşitiz. Herşeyi yapabilirsiniz , yapabiliriz.

Fakat fiziksel olarak zaman yolculuğu imkansızdır. Yapılamaz. Fizik kanunlarına , kimya kanunlarına aykırıdır. Sadece bir yerden bir yere fiziksel olarak insan vücudu olarak GİDİŞ ZAMANI açısından kısaltabiliriz. Eskiden at arabası ile 5 senede gidebileceğimiz bir başka kıtadaki ülkeye uçakla 10 saatte gitmemiz gibi.. Daha korunaklı elbiseler ile vücudumuza zarar vermeden ve daha hızlı araçlar ile bir yerden bir yere gidiş zamanını daha da kısaltabiliriz ama buda zamanda ileri veya geri manasında yolculuk yaptığımız anlamına gelmez.

Kısacası zamanda geçmiş insanların yaşadığı dünyaya ve yapıya fiziksel olarak geri gidemeyiz veya ilerisine gidemeyiz. Bunları düşünenen , tartışan kişilere birşey demeyizde , yapabilirim diyen kişiyi beyin yapısı açısından nöronların iletişiminde bir sorun var mı diye bir kontrolden geçirmek lazım gerekir.



Yerleşim : Türkiye / Adana  |  Meslek : Emekli
didemgormus
Yeni Üye

Toplam 1 yazı
22/04/2013 :  19:14:58 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
güzel :)

Yerleşim : Türkiye / Adana  |  Meslek : Diş hekimi
VSL
Üye

Toplam 628 yazı
22/04/2013 :  21:17:23  Alıntı
Güzel evet, ancak güzel olmayan, bu gibi yada buna benzer konularda fazla ilerleme kaydedemiyoruz. Bu başlıkta bu yazıyı ben açsaydım kesinlikle yayınlanmaz onaylanmazdı. Arada birileri yazınca bende hemen meraklanıp dalıyorum içine .. :-)

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : İthalat / İhracat
masal06
Üye

Toplam 2659 yazı
24/06/2013 :  16:12:06  Alıntı
Keyf.in
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Zamanda yolculuğun hiç bir zaman gerçekleşmeyeceğinden eminiz. Çünkü eğer mümkün olsaydı bunu hiç tartışmaz hiç sorgulamazdık en baştan beri bizimle birlikte olması gerekirdi. Tarihin hangi noktasında gerçekleştiğini de hiç bir zaman öğrenemezdik çünkü gerçekleştiğinde bunu daha önceki tarihlere taşıyan birileri çıkar ve zamanın binlerce yerinde zamanda yolculuk makineleri olurdu. Sonuçta zamanda yolculuk gerçekleştiği anda bütün zaman sabote olacak demektir. Zamanda yolculuk diye birşey hiç bir zaman olmayacak ve insan mevcut akıl ve zekasıyla zamanın bütün dakikalarını tek tek ve sırasıyla yaşamak zorunda kalacak şimdi ve her zaman . . .

Ne dersiniz ?


Belki zamanda yolculuk kavramı filmlerde gördüğümüz ve düz mantıkla algıladığımız gibi bir olay değil :)
Alman bilim adamı Einstein izafiyet teorisinde aslında bunu dile getiriyor Fiziksel geri gidişin mümkün olabileceğine bende inanmıyorum
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim : Türkiye / Samsun  |  Meslek : Satış / Pazarlama
hallacbaba
Yeni Üye

Toplam 45 yazı
24/06/2013 :  18:52:30 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Bu arada 17 subat 2013 te deney yapildi arkadan yada karsidan gelen giden yok :)
hakan

Yerleşim : ALMANYA / Kassel  |  Meslek : Serbest meslek
sedatyalcin
Üye

Toplam 258 yazı
24/06/2013 :  19:03:22  Alıntı
http://www.youtube.com/watch?v=SAaTsA5KfBM

Yerleşim : Ukrayna / Sevastopol  |  Meslek : Diğer
hallacbaba
Yeni Üye

Toplam 45 yazı
24/06/2013 :  19:08:20 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Gelisim.in
Ayrica arkadaslar Hadron deneyinde amac Dünyanin olusumu su yada bu degil !!! hangi Finanz kurumu dünyayi ALLAH mi yarati yoksa tesadüfmü sorusuna cevap arayan iki fizikciyi milyarlarca dolarla finanse eder ??? hadron deneyinde amac kissaca ... her eve her arabaya bizim anliyacagimiz manada cok Kücük ama neredeyse sonsuz denecek Kadar dayanikli birer
enerji kaynagi üretmek , hata buna kissaca her eve bir Yildiz diyorlar .sigara kutusu Kadar bir Yildiz düsünün yogunluyla durmadan bitmeden korkunc derecede enerji üreten minik bir Yildiz .

tahminler 2070 yilinda Hazir . ( Tabi bir Zaman tüneli , yada bir kara delik acilip her seyi birbirine karistirmazsa ) :) :)
hakan

Yerleşim : ALMANYA / Kassel  |  Meslek : Serbest meslek
vamosselva
Üye

Toplam 105 yazı
22/11/2014 :  21:50:35  Alıntı
Nacizane bildiğim kadarını söyleyeceğim ve kendi teorimden bahsetmek istiyorum yıldızlardan örnek vermek gerekirse 20 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldıza baktığınız zaman göreceğiniz şey onun 20 yıl önceki halini görürsünüz ama algılamamız onun şimdiki hali gibidir oysa teknik olarak gördüğümüz şey onun 20 yıl önceki halidir. daha açık olması için aynı örneği şöyle şekillendirmek istiyorum aynı yıldızı kayarken görmüş olsanız bu onun 20 yıl önce kayan bir yıldız olduğu anlamına geliyor gerçek şu ki onun görüntüsü yani ışığı bize ulaşması 20 yıl sürdü. Teorim ise şu.. şuan o yıldızda olsak ve dünyaya bakarsak göreceğeniz görüntü o anda dünyada yaşayan insanın gördüğü görüntü ile arasında 20 yıl fark olur ben orada olsam sizin 20 yıl önceki halinizi (ki bu arada daha yakından detayı görebileceğimizi farz ediyorum) görürüm siz nedersiniz ?
Derdin kendindendir bilmiyorsun Derman yine sendedir görmüyorsun Koskoca alem içine yerleştirilmiş Sen kendini hala küçük bir şey zannediyorsun Hz Ali.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Gıda
masal06
Üye

Toplam 2659 yazı
31/12/2014 :  02:25:09  Alıntı
Gezin.in
Zamansızlık gerçeğini anlamamıza yardımcı olacak önemli bir konu, “yüzyılın en büyük bilimadamı” sıfatını taşıyan Albert Einstein’in geliştirdiği Genel Görecelik Kuramı’dır. Görecelik, zamanın evrenin farklı noktalarında farklı “hız”larla aktığını, hatta “durabildiğini” göstererek, mutlak bir kavram olmadığını, değişken bir algı olduğunu ispatlar.

Öncelikle, zamanın ne anlama geldiğini düşünmeye çalışalım. Zaman; duyu organlarımız tarafından art arda gelen birtakım olaylar neticesinde hissedilen, tarifi son derece güç olan bir tür algıdır. Zamanın akışını, etrafımızda gözlemlediğimiz hareket değişikliklerini birbirlerine kıyas ile anlarız. Örneğin; bardak yere düşer ve kırılır, kömür yanar ve kül olur, yürürüz ve bir an önce odanın bir ucundayken bir an sonra odanın diğer ucunda oluruz. İşte sebep-sonuç ilişkileri çerçevesinde meydana gelen tüm bu olaylar, çevremizde gözlemlediğimiz tüm bu hareketlilik bize zamanın geçtiğine dair bir izlenim verir.

Ama zamanı ölçmek için kullandığımız kavramlar, çok değişkendir. “Yarım saat” dediğimiz süre, eğer sıkıcı bir bekleme içindeysek, saatler kadar uzun gelebilir. Aynı yarım saati, çok eğlenceli ve bitmesini istemediğimiz bir durumda, üç-beş dakika kadar kısa bir süre gibi algılarız. Yani aslında zaman algısı, bizim için farklı “hız”larda akabilmektedir.

Zamanın akış hızı hakkında bir fikre sahip olmamıza neden olan etken ise, zaman için kullandığımız referanslardır. Güneş doğar ve batar ve ertesi gün tekrar doğduğunda “bir gün geçti” deriz. Bu olay 30-31 kez tekrarlandığında bu kez “1 ay geçti” deriz; ama sorulduğunda bu bir ayla ilgili fazla detay hatırlamadığımızı, geçen zamanın sanki sadece bir an gibi olduğunu düşündüğümüzü itiraf ederiz. Eğer gündüz geceyi, gece gündüzü takip etmese ve elimizde zamanın geçtiğini gösterir bir saatimiz olmasa, belki de geçen zamanın ne kadar olduğuna, bir günün ne zaman başlayıp ne zaman biteceğine dair doğru bir tahminde bulunmamız mümkün olmayacaktı. Bu açıdan zaman, bizim için belirli referanslar olmaksızın, ne hızla aktığı konusunda kesin bir yargıya varamayacağımız bir algıdan ibarettir.

Hız ve Zaman
Einstein, zamanın göreceliği kavramını bilimsel olarak ortaya koymuştur. Bu teoriye göre, zaman mutlak ve değişmez değildir. Zaman, her cismin hızına ve konumuna (çekim merkezine olan uzaklığına) göre hızlı veya yavaş geçmektedir.

Einstein’a göre bir sistem hızlandıkça o sistem üzerinde zaman yavaşlamaktadır. Işık hızına yakın bir hızla hareket eden bir aracın içinde zaman daha “ağır” akar. Her türlü organik, biyolojik ve anatomik yapı daha ağırdan işlemeye başlar. Atom düzeyindeki tüm hareketler yavaşlar. Zamanın hıza göre olan bu değişimini, uzayda hareket eden bir araçtaki gözlemci, yani bir astronot anlayamaz. Çünkü onun da her türlü hücre fonksiyonu, dolaşım ve solunum sistemi daha ağır işleyecektir. Dünyada bildiğimiz 3 saatlik bir zaman geçtiğinde uzay kapsülü içindeki adam için sadece 3 dakika geçmiştir.

Görecelik Kuramı olarak bilinen bu teoriyi açıklamak için kullanılan bir diğer örnek “ikizler paradoksu”dur. Bu örnekte aynı yaşlardaki ikizlerden biri dünyada kalırken, diğeri ışık hızına yakın bir hızda uzay yolcuğuna çıkar. Geri döndüğünde ikiz kardeşini kendisinden çok daha yaşlı bulacaktır. Bunun nedeni uzayda seyahat eden kardeş için zamanın daha yavaş akmasıdır.

Rakamlarla ifade etmek gerekirse, eğer ikizlerden uzayda yolculuk yapanın roketi ışık hızının yüzde doksandokuzuna erişirse, dünyada 30 yıl geçerken uzayda yalnızca 2.9 yıl geçer. Bu örnek bir baba-oğul için düşünülecek olursa uzay yolculuğuna çıkan baba 27 yaşında dünyadaki oğlu ise 3 yaşında olsa, 30 dünya yılı sonra baba dünyaya döndüğünde kendisi 30 yaşında olacağı halde oğlu 33 yaşında olacaktır. Diğer bir deyişle oğlu babasından yaşlı olacaktır.

Işık Hızı Kavramı

Işığın evren belli sabit aşılamaz bir değeri vardır. Bu değer Saniyede Üç yüz bin KM'dir. Buna hiç bir cisim ulaşamaz. Yani ben falanca ışık hızıyla gideyimde, sonra öbür gezegene geçeyimde noluyor ne bitiyor diye bir düşünce olamaz. Çünkü: Işık hızına yetişme sırasında, insanın veyaz bir aracın yada uzay aracının ya da füzenin kütlesi sonsuza ulaşır.


Alfo Center Yıldızının ışığının hızı bize 4,5 yılda geliyor. Ben 2009 senesinden bu yıldıza baktığım zaman onun hangi halini görüyorum? 2005 yılındaki halini görüyorum. Neden? Çünkü 2005 Yılında o yıldızdan çıkan ışınlar şimdi dünyamıza geldi ve ben mecburen onun 2005 yılındaki halini görüyorum. Diyelimki o yıldız 2006 senesinde patlamış olsa ben onu hala göreceğim Peki sistemi biraz daha uzaklaştıralım: Sirus yıldızı vardır. En parlak yıldızdır. 8 ışık yılı uzaklıktadır bize. Ben o yıldıza şimdi baktığım zaman Onun 2001 yılındaki halini görürüm.

Pekiii: Sirüs yıldızında bir gözlemci olsa, bir uzay adamı olsa, onunda çok güçlü teleskopları olsa ve dünyamıza baksa bizi görür mü? Hangi halimizi görür? Şimdiki halimizi mi görür? Ne zaman ki halimizi görür? 8 sene önceki halimizi görür. Mesela 8 yaşında olan bir çocuk ordan bakıldığı zaman dünya ya gelmemişti daha. Diyelim ki; Ben 60 yaşında bir adamım Bizden 60 ışık yılı uzaklıkta olan birisi Buraya baksaydı beni görmeyecekti. Peki bin yıl ışık yılı uzaklıkta olanlar bin yıl önceki halimizi görür. Yani; Yani Osmanlı İmparatorluğun kuruluş halini görecek. 3000 Yıl önceye baksa Mısır Firavunlarını görecek. Peki 1500 ışık yılı uzaklıkta olan bir yıldızdan ileri uygarlığa sahip gözlemci teleskoplarınla istanbulu görse, kimi görür? Fatih Sultan Mehmeti görecek. Burada krtik nokta şu: Fatih Sultan Mehmet'i gören o ileri uygarlığa sahip gözlemci Fatih sultan mehmet'i gerçek olarak mı görür? Hayal olarak mı? Yoksa bir imaj olarak mı görür? Sanal olarak mı? Fotoğraf plak'ı olarak mı gördü? Video olarak mı gördü, görüntü olarak mı gördü? Ne gördü? Fatih Sultan Mehmeti gerçek olarak gördü; Ama biz Fatih sultan Mehmet'i öldü biliyorduk? Fatih Sultan mehmet ölmedi? Nereye göre ölmedi? Bize göre öldü; Ama oraya göre ölmedi o yıldızdan bakana göre ölmedi; Çünkü bizde o yıldızda baktığımız zaman 500 sene önceki halini görürüz. Orada yaşayanlar var ise orada şimdi yaşayanları görmüyoruz biz. Zamanımızdan 500 sene önceki halini görüyoruz.
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim : Türkiye / Samsun  |  Meslek : Satış / Pazarlama

0.17 saniye.
23:50:52, 22 Temmuz 2019, Pazartesi

Buradaki yazılar, yazarlarının ve Koniks.com®'un izni olmaksızın hiçbir yazılı, görsel yada sesli yayın organında yayınlanamaz. Eğitim amacı dışında, herhangi bir şekilde çoğaltılması yasaktır. Eğitim amaçlı çoğaltıldığı durumlarda, yazarla ilgili bilgilerin ve URL'nin belirtilmesi zorunludur.

Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz.

© 2000-2019 Koniks.com İletişim   ||   Kullanım Şartları   |   Kurallar   |   Sitenin Kullanımı   |   Gizlilik   |   Yardım