Ana içeriğe geç

Diğer Konular

Sadece Utanıyoruz, Kahroluyoruz Atam!

BaşlatanincididariTarih14/02/2008 15:55:23Yorum5

İlk mesaj
Yeni Üye79 yazı
Televizyonlarda yayınlanan bir reklâm tüm Türkiye´de konuşuluyor. Seyreden pek çok kişinin gözlerini dolduran böyle bir reklâm filminin milli konularda bu derece hassas olduğumuz bir dönemde yayınlanıyor olmasıda seyircileri oldukça etkiledi. İş Bankası´nın 10 Kasım için çektirdiği ve Haluk Bilginer´in Atatürk´ü canlandırdığı reklam filmini farklı bir bakış açısı ile irdeleyen bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedik. Acaba Atatürk filmdeki çocuğa bugüne dair sorular sorsa ne yanıt alırdı?

-Çocuk, Türkiye ne durumda?
-ATAM.. Herşey mükemmel gidiyor. Siz hiç merak etmeyin..

-Yeni cumhurbaşkanını seçmişsiniz. Nasıl birisi peki?
-Süper bir insan. TC tarihinin en başarısız Dış İşleri Bakanı olarak kayıtlara geçti. Cemat liderinin güdümünde. Daha önce mensubu olduğu partiye yapılan devlet yardımının ! bir trilyon lirası kayıp, dava zaman aşımından dolayı düştü.. Siz hiç merak etmeyin!

-Birinci kadın nasıl?
- O´na artık first lady diyorlar.. Birinci kadınımız türbanlı. Köşkün heryerini değiştiriyor.. Daha önce dışişleri konutunu da değiştirmiş ucubeye çevirmişti, çok zevkli biridir.. Bir kaç sene önce T.C devletini kendi türbanı için AIHM şikayet etti, ama sonra şikayetini geri çekti.. Siz hiç merak etmeyin!

-Başbakan nasıl, başarılı mı?
-Hem de nasıl başarılı. Önüne gelene küfür ediyor, gelmeyene ´ülkeyi terket´ diyor. Gazeteler o veya hükümet aleyhinde tek kelime yazamıyor. Maddi durumu da fena değil, aldığı maaş ile iki milyar dolar biriktirdi. Allah için çok tutumlu ve akıllı! (Ben hesap ettim 20 yıl da aldığı maaşın her kuruşunu biriktirseydi 1 milyo n 225 bin YTL´si olurdu. Arada ki fark nasıl oluştu kendi de bilmiyormuş! ) Cemaat liderinin kontrolunde.Kızlarını türban nedeniyle ABD´de okuttu. İki oğl! unu niye orda okuttu anlamadım! Herhalde onlarda türbanlıydı b! iz anlam adık.. Okul paralarını hayırsever biri verdi. Adam o kadar hayırsever ki devletin soyulmasına bile yardımcı oluyor.. Siz hiç merak etmeyin!

-TBMM başkanı da değişmiş..
- Evet ´Anasını şey ettiğimin şeyi´ gitti , onun yerine kendisi gibi cemaat liderinin sağ kolu olan biri geldi.. Ama eşi türbanlı değil.. Siz hiç merak etmeyin!

-Ekonomi iyi mi?
- Hem de nasıl. Cumhuriyet tarihinin en zeki Maliye Bakanı görevde. TL´den altı sıfır attı ve paramız çok değerlendi. Kendi çocukları artık trilyonlar ***üremiyorlar, çünkü sıfırlar atıldı ya, ondan.. milyonlarla idare ediyor gariplerim.. Borsa´nin %75´i yabancıların elinde..Ama bakan
işini iyi yapıyor. Siz hiç merak etmeyin!
-Dış borcumuz var mı?
-Var ama, önemsiz. 400 milyar dolar.. Zehir hafiye bakanımız dolardan da sekiz sıfır atacakmış.. Borç inecek 4 bin dolara, onu da ben ödeyeceğim.Siz hiç merak etmeyin!

-Terör devam mı? Önlem alınıyor mu?
-Terör pek önemli değil artık.. Herkes sadece konuşuyor, askerler şehit oluyor, kelle hesabı ile cenazeler kalkıyor.. Liderlerinden 20 tanesi zaten elimiz de.. Siz hiç merak etmeyin!

-Bu güzel haber, liderlerini ömür boyu hapisten çıkarmasınlar..
-Ne hapsi ATAM. Biz onları milletvekili seçtik meclise getirdik. Artık herşeyi yasal yapıyorlar.. Dünyada sadece Türkiye´de teröristler milletvekili olabiliyor.. Ve sadece Türkiye´de teröristlerin başı hapishanede her hafta avukatları ile göruşebiliyor, yani her konuda birinciyiz.. Siz hiç merak etmeyin!
-Referanduma katılım oranı nedir?
- Bana göre sıfır ama hükümete göre %70.. Referandum olduğu gün 12 askerimiz ŞEHIT edildi! Herşeyin farkındayım ben.. Siz hiç merak etmeyin!
- Cemaat lideri falan diyorsun, hala var mı şeriat tehlikesi?
- Yok, yok şeriat tehlikesi kalmadı çok şükür, şeriat geldi bile.Rahatladık, etraf yobaz doldu. Cemaat lideri yurt dışında Türkiye´ye gelemiyor. Zaten gelince Humeyni gibi gelecek, herşey süper olacak.. Siz hiç merak etmeyin!

-Eğitim nasıl peki?
-5 yıl önce göreve gelen dinci hükümet zamanında ilkokul birinci sınıfa başlayan bebeler, bu yıl 6´ya gidiyor, 5 yıl sonra 16 yaşın da gençler olacaklar, bu bebelerin beyinleri yıkanıyor.. Nasil ki bizim zihnimizden SENİ silemiyorlar, bu bebelerin zihninden de yobazlık silinemeyecek..
Anlayacağınız 5 yıl daha rahatız.. Siz hiç merak etmeyin!

- Biz Cumhuriyeti kurabilmek için binlerce şehit ve gazi verdik, siz Cumhuriyeti koruyamadınız.. Ben Cumhuriyeti siz gençlere emanet ettim.. Siz ne yapıyorsunuz?
-Sadece UTANIYORUZ, KAHROLUYORUZ ATAM!

Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Grafiker
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
5 yorum
Yeni Üye78 yazı
utanıyorsan demekki sizi çok gocunduruyo herhalde.bu ülkenin halinden memnun olmayan sen vesenin gibi
menfaatleri örselenlerdir. eğer şimdi atatürk kalksa sizin gibi   cumhuriyetçileri herhalde akdenize dökerdi. ülke gidişatını eger bu millet begenmeseydi 2 kişiden biri bu hükümete oy vermezdi.

acaba yahudileri bu ülkeden kovan atatürk bu hükümete karşı gelirmiydi bi kendine sor.
acaba türbanlı latife hanımın koca sı olan atatürk şimdiki cumhurbaşkanına nederdi.
bugün yeryüzünde alnımızın akı ile dolaşabiliyorsak başımız abd piçlerininyanıda dik duruyorsa
el pençe divan durmuyorsak bu nu kim yapmıştır bi sor kendine
biz utanmıyoruz bilakis iftihar ediyoruz

hakve hukuk tanımayanlar sadece sıkılıyor
kadeh paralarını vatandaşın cebinden çıkaranlar utanıyo sıkılıyor
karılarının kuaför paralarını beleşe çıkaranlar sıkılıyor
karılarının altında devletin son model arabasıyla gezenler sıkılıyor
evinin tüm harcamalarını üniversitenin kesesine yükleyenler sıkılıyor.
şarap partilerinin harcamalarını devlet yükleyenler sıkılıyor utanıyor.
derin devlte yaltıklık edip masonlara yaltaklık edenkler utanıyor sıkılıyor
mosonların ekmegine yag sürüp ülkede kaos çıkarıp faydalananlar sıkılıyor
fakirin sırtından geçinip sömürü çarkları bozulanlar sıkılıyor.
ögrencisine seks teklifi ileinsanları namussuz yapıp sınıf geçirenler sıkılıyor
daha sayımmı sen kendini
bir tanısan öyle yazmıyacaktın ama
kendini tanımamışsın vatandaş

Yerleşim Türkiye / GaziantepMeslek Tekstil
Yeni Üye79 yazı
Türkçe Yazım Kurallarını bile bilmeyen bir insana, ben kendimi nasıl ifade edebilirim diye düşündüm...
Buna gerek yok zaten anlayamaz dedim :)
Kendimi sizin gibilermi tanıtacak bana!
CUMHURİYET KADINIYIM YETMEZ Mİ?????

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Grafiker
Yeni Üye79 yazı


UĞUR MUMCU: SESLENİŞ
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız sırtında yük taşı**** getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini, yüreğimizde yaşa**** katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. dövüldük, vurulduk, asıldık.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi…


Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı. Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım unutma bizi…

Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden. Yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında, işkencecilerin acımasız ellerine terk edildik. Direndik küçük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla. tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi taptaze inançlarımızı fırlattık boş birer eldiven gibi. Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden. Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi…

Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımız düğümlenmişti. Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu, insanlık sustu.

Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi…

Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde. Uydurma davalarla kapattılar hücrelere. Hastaydık. yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık. Önce kolumuzu, omuz başından keserek yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık önlerine. sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi…

Giresun’daki köylüler, sizin için öldük. Ege’deki tütün işçileri, sizin için öldük. Doğudaki topraksız köylüler, sizin için öldük. İstanbul’daki, Ankara’daki işçiler sizin için öldük. Adana7da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.

Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi…

Bağımsızlık, Mustafa Kemal’den armağandı bize. Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara. mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler, gizli emirlerle başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek istediler. Amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.

Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi…

Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk; komunist dediler. Ülkemiz bağımsız değil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtuluş Savaşında emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha dik tutabilmekti bütün çabamız. bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım unutma bizi…

Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık. Bir kadın eli değmemişti ellerimiz. bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha. bir gece sabaha karşı, pranga vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına. herkes tanıktır ki korkmadık. İçimiz titremedi hiç. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

Asıldık ey halkım, unutma bizi…

Bizi öldürenler , bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı ya da susmuşlardı bütün olup bitenlere. öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük. Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına, batı uygarlığı adına, bizleri, bir şafak vakti ipe çektiler.

Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi…

Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi…Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.

Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi., hep birlikteyiz ey halkım, unutma bizi,
unutma bizi,
unutma bizi…
Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi,25/08/1975

İZİNİZDEYİZ, SİZLERİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ........


Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Grafiker
Yeni Üye78 yazı
pcked, kardeşim seni alnından öpüyorum eline diline saglık.incididarı arkadışımıda allah o kör uykudan uyandırsın.
incididarı kardeşim. bu hkümet geldiginden bu güne kadar,200 tane faili mechul olabilecek olay oldu failleri,anında yakalandı.
hepsinin arkasından ergenekon gibi çapulcular çıkmadımı ,söyle allah aşkına.bunların arkasında hep onları destekleyen chp degilmi.şimdi bu güne kadar bu insanların yaptıkları ne idi bir bakda gör.
hep olayları yaptılar ve saf ve masum insanların üstüne atmadılarmı. daha düne kadar laiklik elden gidiyor diyenler, ne yaptılar ali kankanı,neyaptılar müslüm gündüzü, fadime şahini,nerde bunlar.
atatürke olmadık hakareti yapan müslüm gündüz ve onun gibi ergenekon tarafından görevlendirilmiş
sözde laik özde mason olan türkiye düşmanları nerde acaba.

ben sana söyleyeyim şimdi zevku sefa içindeler biliyon mu?
sıkysa laikligin bekçileri olan türk savcıları desinlerki müslüm gündüz şurdadır.
diyemezler .çünkü onlar görevlerini yaptılar ve gittiler.
şimdi biz birbirimize kenetlenmemiz lazım,şimdi bizim bu hainlere fırsat vermememiz lazım
allah türkiyemizi bu insanların şerrinden muhafaza etsin
anladıysan bana ne mutlu

Yerleşim Türkiye / GaziantepMeslek Tekstil
Yeni Üye78 yazı
LÜTFEN OKUDA ANLA MAYA ÇALIŞ
İngiltere Başpiskoposu Şeriat Mahkemeleri Kurulmasını İstedi Bizim Donkişotlar Hâlâ Başörtüsüyle Uğraşıyor

Mehmet Şevket Eygi



11.02.2008


İNSAN Gözlerine inanamıyor, gerçek mi, rüya mı?.. Dünya tersine mi döndü? İngiltere’nin resmî Anglikan kilisesinin başpiskoposu Dr. Rowan Williams “Ülkemizdeki Müslümanlar için Şeriat mahkemeleri kurulmalıdır” demiş. Bu haber bizdeki ultra lâikleri kimbilir ne kadar şaşırtmış, öfkelendirmiş, hattâ çıldırtmıştır.

Bu konuda bendeniz yorum yapmayacağım... Sebebi mâlum...

İkinci inanılmaz haber Rusya’dan geldi. Orada da bir Ortodoks papazı Hıristiyan kadınların örtünmelerini istedi ve çeşitli tepkilerden korkan hanımlara “Müslüman kızlar ve kadınlar kadar cesur olunuz” dedi. Bu haberi de ajanslar, gazeteler, tv’ler verdi.

Üçüncü şaşırtıcı haber İran’dan: Orada binlerce Müslüman genç kız çarşaf lehinde yürüyüş yapmışlar, Türkiye’deki gibi başörtüsü istemeyiz demişler.

Ben bu satırları yazarken, medenî dünyanın binlerce üniversitesinde, yüksek okulunda, lise ve kolejinde, hatta ilkokulunda nice Müslüman kız öğrenci başörtüsü ile okuyor.

Evet dünya dönüyor ama bizdeki bazı skolastik kafalılar bunu anlamıyor. İdeolojik yasaklarını, tabularını, baskılarını, terörlerini inatla ve ısrarla sürdürmeye çalışıyor.

Efendiler, hanımlar!.. Batılı olmak, Avrupa’ya benzemek istiyorsanız onları taklit etmekle mükellefsiniz. Biz Müslümanların böyle bir derdi ve problemi yok ama sizin var. Bugünkü gülünç halinizle Avrupa bir vâdide, siz bambaşka bir vâdidesiniz.

Sizin iddianız şudur: Medeniyet Avrupa’dadır, aydınlık Avrupa’dadır, insan hakları Avrupa’dadır. Öyleyse Avrupa’daki din ve inanç hürriyetini, başörtüsü serbestliğini niçin kabul ve taklit etmiyorsunuz?

Başörtüsü konusunda ne kadar yobazsınız, fanatiksiniz, agresifsiniz...

Çoğunluğun haklarını, hürriyetini, haysiyetini niçin kabul etmiyorsunuz?

Başörtüsü karanlığın timsaliymiş (simgesi imiş)... Bırakın bu saçmalıkları, demagojiyi, safsatayı. Söylediğiniz, haykırdığınız ***ca, geri zekâlıca, delice sloganlara siz kendiniz inanıyor musunuz?

Bir zamanlar Türkiye (Osmanlı devleti) dünyanın en güçlü devleti idi. Bayrakları üç kıt’ada dalgalanıyordu. Budapeşte (Budin) bir Osmanlı şehriydi. Macaristan’da Eğri (Eger) adlı bir şehir vardır. Orada Osmanlı hakimiyeti zamanında minarelerden ezan okunuyor, mahkemelerde kadılar hüküm veriyor, medreselerde İslâm ilimleri okutuluyordu. O devletin enkazından kırka yakın irili ufaklı devlet çıkmıştır. Osmanlı, bildiğimiz mânâda sıradan bir devlet değildi, bir paxtı, barıştı. 16’ncı yüzyılda Akdeniz bir Türk gölüydü. Karadeniz bir Türk gölüydü. Osmanlı devletinde bütün İslâm kadınları tesettürlüydü. Osmanlı bu yüzden geri miydi, güçsüz müydü, karanlık mıydı? Hâşâ, bin kere hâşâ!..

Baylar, bayanlar!.. Giyim kuşam, başörtüsü, tesettür medeniyetin simgesidir. Çıplaklık ise vahşetin ve bedeviyetin... Siz, çıplaklığı, tesettürsüzlüğü uygarlık, aydınlık sanarak ne korkunç bir yanlış ve dalâlet içinde olduğunuzun farkında değilsiniz.

Eski Yunan bilgesi “Önce dinle, sonra vur” demiş. Siz ise karşıtlarınızı konuşturmuyor, “Söyletmen, vurun!..” diye haykırıyorsunuz. Niçin? Çünkü tutar tarafınız yoktur. Karşıtlarınızın gerekçelerine cevap verecek durumda değilsiniz. Acz içindesiniz. Aciz olduğunuz kadar da saldırgansınız.

Siz bu vatanda çoğunluk musunuz? Değilsiniz... Siz haklı mısınız? Değilsiniz... Bu ülke halkının yüzde sekseni sizin inatlarınız, sizin fanatikliğiniz, sizin yobazlığınız, sizin terörünüz yüzünden baskı, zillet ve esaret karanlıkları içinde yaşamaya mecbur ve mahkûm mudur?

Hür insanların kendi dinî inançlarına ve millî kimliklerine göre giyinmeye hakları yok mudur?

Niçin meşru farklılıkları ve çeşitliliği kabul etmiyorsunuz?

Hakaretleri, tehditleri, boş lâfları, mânasız sloganları bırakın da karşımıza sağlam gerekçelerle çıkın. Lâkin siz böyle yapamazsınız, çünkü boşsunuz, kofsunuz.

Hem suçlu, hem güçlüsünüz... Bu hep böyle devam eder mi sanıyorsunuz?

Kaybedilmiş dâvaların avukatlığını yapıyorsunuz. Daha ne zamana kadar?

Başörtüsü yasağı apaçık bir haksızlıktır. Siz bunu müktesep/kazanılmış bir hak olarak görüyorsunuz. Çoğunluğu oluşturan Müslümanlar için haksızlık olan şey, sizin için müktesep hak oluyor. Bu ne saçma bir mantıktır...

Siz İngiltere’deki Anglikan Başpiskoposu Williams kadar toleranslı olamıyorsunuz. Bu halinizle ne kadar korkutucusunuz.

Büyük Fitne ve Fesatlara Hazır Olunuz!

PROVOKASYONLARA hazır olmalıyız. Bunların gözü dönmüştür, her kötülüğü yapabilirler. Cinayetler... Suikastlar... Düzmece-tertip hadiseler... Kışkırtmalar... Sun’î-yapay krizler...

Adam tutacaklar ve bulacaklar ve üniversiteleri birbirine katmaya çalışacaklardır. Dindar kesimdeki birtakım akılsızlar onların tuzaklarına düşebilir.

Kendilerini hem savcı, hem hâkim, hem infaz memuru, hem cellat olarak gören onlardan her şey beklenir.

Onlar bu memlekette iç barışa, toplumsal mutabakata, eşitliğe savaş ilân etmişlerdir.

Onlar ********* olabilirler ama agresif din düşmanlığı yapamazlar. Çünkü böyle bir şey Türkiye’ye büyük zarar vermektedir.

Başı örtülü Müslüman kadın ve kızların, açıklar kadar hakları, hürriyetleri, haysiyetleri olduğunu kabul etmek istemiyorlar.

Dünyanın hiçbir medenî, demokrat, insan haklarına saygılı ve bağlı, hukukun üstünlüğünü kabul etmiş ülkesinde bulunmayan bir yasağı sürdürmek için fanatikçe çalışıyorlar.

Onlar kendilerini, çoğunluktan DAHA EŞİT görüyor.

Onlar ÂDİL olmayan yasakların devamı için çırpınıyorlar.

Hiç kimse hayale kapılmasın, onlar bu zihniyeti terk etmedikçe bu memlekette huzur, dirlik düzen, iç barış, toplumsal uzlaşma olmaz.

En az onlar kadar cesur olmalıyız. Haklarımızı, hürriyetlerimizi, haysiyetimizi yasal sınırlar içinde kalmak şartıyla azimle, sabırla korumalıyız


Yerleşim Türkiye / GaziantepMeslek Tekstil