Sevgili dostlar,
Evet kafa bulandırmama adına işin inceliklerini ve yardımcı maddeleri yazmadım, merak edenler kusura bakmasın, kusurlu maddeleri dahada ifşaa edip bilgileri yaymayalım.
Ama şunuda bilmek gerekir kanımca, bu zararlı veya sakıncalı yan ürünlerin kullanılmasına TÜKETİCİ VESİLE OLUYOR.
Nasılmı; gıda maddelerinin özellikle işlenmiş ürünlerin özellikleri konusundaki istekler.
Nedirmi; konumuz Yoğurt ve Ayran olduğuna göre, taş gibi koyu bir kıvam, su bırakmayan yapı, ekşimeyen tat, farklı aroma v.b. gibi. Ayranda, koyu akıcı kıvam, bozulmayan tat, ekşimeyen yoğurt ve ayran, farklı tat ve aromada lezzet v.b. gibi.
Sonuç; İnsan sağlığına ve doğasına uygun olmayan bir ürün elde etmeye talebi karşılama adına bunları ürütirseniz-ki, üretilir, o zaman biz Tüketiciler kusura bakmasın ve şikayet etmesin, bunu istedin bende yaptım, şimdi sonucuna katlanacaksın.
Sonuç'tada, İnsanda çok fazla kalıcı sağlık şikayetleri olmamakla birlikte birşey hariç, gıda ahlakına uygun olmayan yardımcı ürünleri tüketmek oluyor. Burada Domuz yağı gibi melzeme kullanılmıyor böyle birşey yok kesinlikle o başka taraflarda.
Kalıcı ve zararlı olan; kullanılan bir malzeme diyeyim O, çocuklarda gençlerde üreme organlarında etki ediyor Özelliklede Kız çocuklarında bunun verdiği zarar, Kısırlık.
Bu açıkladığım zarar ispatlandı, açıklandıda.
Burada şuda var başta dediğim gibi bu üretilmiş ürünlerde Tüketici, piyasada bulunan ve bu isteklere göre üretilmek zorunda kalınan ürünleri başka türlü üretmesi mümkün değil. Müşteri bu özelliklerde ürün isterse birileride üretir piyasaya verirse, Rekabet'ten dolayı diğer üreticilerde aynısını üretmek zorunda. Üretimde başka şansı varmı ? YOK !!!
Bunu önlemenin Tek Yolu var, etiketlere ürünün içeriğinde bulunan bütün maddelerin yazılması kanunen uygulanacak.
Bu olursa, tüketici bunları gördüğünde zaten tüketmez o zamanda kuzu kuzu işin doğesında olan ürünü yani;
Doğasına uygun olmayan katılıkta, katı olmayan, birkaç gün sonra bozulmaya başlayan, kullanmaya başlayınca özellikle su bırakan, tabağa alındığında yayılan gibi ürünü tüketmeyi göze alacak !!!
Size kısa bir anekdot aktarayım; Odama sekreterim girdi, " Osman bey Yağız'a hangi yoğurdu yedireyim hangi marka daha iyidir doğaldır siz bilirsiniz" dedi, ben şaşırdım biraz konuştuk ve şunu söyledim, " Fark etmez ama ısrar ediyorsun şu ..... yağurdu al, ama bir kase içine iki kaşık koy o kaseyide mutfak tezgahında bırak zaman zaman tadına bak, bakalım kaçıncı gün ekşiyecek " dedim, zaman geçmiş yaklaşık ongünden sonraydı kızcağız kapıyı açtığında " siz haklıymışsınız, (Yaklaşık 13-14 gün oldu) halaa tadı bozulmadı sizin dediğiniz gibi mahalle sütçüsünden süt alıp yoğurt yapmasını öğrenerek yoğurt yapacağı, çocuğuma onu yedireceğim " dedi.
İşin aslı budur, neden sürekli mahalle sütçüsünün sütünün sağlıksızlığından reklamlar yapılır, çalışma yapılır ?
Bu bir PAZARLAMA STRATEJİSİDİR.
Size tabiri caizse, kalıbımı basarım o mahallede satılan süt en az onlar kadar sağlıklıdır, dahada besleyicidir, yıllarca çiftliğimden süt almışlardır bakıcılarıma " aman abi ineğe iğne yaptıysanız, inekte falanca hastalık varsa v.s. o sütü bana verme tek almış gibi parasını vereyim ama o sütü bana verme, o sütü sattığımda yoğurt tutmaz veya işte şöyle olur müşteri birdaha sütümü almaz ekmeğimden olmayayım " derler, bu düşüncededirler. Yanlış adam çıkmazmı, yanlış evlat dahi çıkabildiğine göre !!!
NEDENMİ ; Süt bakteriler topluluğudur, süt yanlış hatırlamıyorsam meme bezlerinden geçen 500 litre kandan 1 litre süt oluşur.
Kandaki bu değerli mineral ve vitaminler faydalı bakterilerden oluşur, bu faydalı canlılar Müşterilerin istediği o doğal olmayan yapıya kavuşması için üslubuna göre öldürülür, uyutulur, terbiye edilir, ilave katkılar, koruyucular, kıvam artırıcılar v.s. ilave edilir, çoğunlukla yağın tamamı alınır onun yerine çok daha ucuz olan hayvani ve bitkisel yağ ilave edilir, sonuçta besin maddesi olmaktan çıkmış adı Yoğurt olan birşey sofraya gelmiştir.
Evde sütçüden alınan sütle yapılanlarda, maya olarak her litre karşılığı bir kaşık yoğurt dışında başka birşey yoktur, o bakteriler ölmemiş bilakis canlı kalmışlar, insanoğluna yararlı bir besin olmuştur, amma velakin iyi korunmazsa çabuk ekşir, bozulunca su bırakır birde böyle taşgibi kıvam olmaz.
KİM NE DERSE DESİN YAZDIKLARIM YAPILANIN BİRKISMIDIR, HER KELİMESİNİN ARDINDAYIM. DOĞRU YAPAN YOKMUDUR İLLAKİ VAR, AMA ONLAR BÜYÜK MARKA OLAMAMIŞTIR, HATTA MADDİ MANEVİ, AHİRETTE DAHİ KEFİL OLABİLECEĞİM İŞLETMELER VARDIR, İSMİNİ CİSMİNİ BİLEN PEK YOKTUR.
Faydalı, yol gösterici olabildimse ne mutlu, eğer ikna oldunuzsa bir ALLAH RAZI OLSUN deyin yeter, sağlıcakla kalın, saygılarımla.