Ana içeriğe geç

İş Kurma Ve Girişimcilik

Arkadaşla Ticaret Yapmak

Başlatanmurat_akkocTarih21/01/2012 15:34:51Yorum15

İlk mesaj
Üye137 yazı
Değerli Koniks ailesi bir ticari işte arkadaşımla beraber iş yapmayı düşünüyoruz, sizden bir arkadaşla aynı işi yaparken nelere dikkat etmemiz ve neler yapmalıyız sizin bu konuda değerli fikirlerinizi almak istiyorum. tşkler.
Sorular ne kadar değişirse değişsin formül hep aynıdır.

Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Muhasebe
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
15 yorum
Yeni Üye4 yazı
bunu burda araştırdığına göre o arkadaşınla ticaret yapmamalısın..

Yerleşim Türkiye / KarabükMeslek Gyda
Üye508 yazı
İşler kötü giderse arkadaşlığınız biter :)

Yerleşim Türkiye / MersinMeslek Ticaret
Üye137 yazı


tşkler arkadaşlar :)
Sorular ne kadar değişirse değişsin formül hep aynıdır.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Muhasebe
Üye310 yazı
Bir kitapta arkadaş ve yakınlarla ortaklık yapmakla alakalı şöyle bir cümle vardı:

"Gerektiğinde ağzına s..amayacağın adamla ortak olma"
Ne kadar doğrudur bilemem.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye137 yazı
tşkler araba
Sorular ne kadar değişirse değişsin formül hep aynıdır.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Muhasebe
Yeni Üye45 yazı
arkadaşınla kazancının 10 kuruşuna kadar paylaşıp adil olabileceksen birbirinize 10 kuruşun hesabını yapıyor gözüyle bakmayacaksanız yapabilirsin yeri geldiğinde 10 kuruşu bile yarıya böleceksin yeri geldiğinde kebapçıda beraber yemek yiyip 150 tl hesabı ödeyeceksin dostluk başkadır alışveriş başka
Küçüktüm, küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.

Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
İnsanları gördüm.

Ne yârdan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama...
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.

Yerleşim Türkiye / BalykesirMeslek Di?er
Yeni Üye11 yazı
"Baştan kuralları tam koyun" demek çok kolay, ama öyle. Hukuki bir anlaşma yapmadan işe başlamayın. Bunun ayıbı yok. Bu aşamada da, "ufak tefek, küçük şeyleri yazmaya gerek yok" demeyin, sonra çok duvarları döversiniz. Herşeyi de yazamayacağınıza emin olun. Bunca yıllık arkadaşım, bana yamuk yapmaz demeyin. Miktarı hiç önemli değil, paranın büyüklüğü ve kudreti karşısında ağzınız açık kalır.

Kural koyamam, ayıp olur gibi bir düşünce varsa hiç başlamayın, ya da olursa, hemen o ortaklığı bitirin. İlerde çok geç olabilir.

Başıma geldi. Ben ettim, siz etmeyin.

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Mühendis
Üye137 yazı
tşkler girişimci2
Sorular ne kadar değişirse değişsin formül hep aynıdır.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Muhasebe
Yeni Üye11 yazı
Bir de siz ve arkadaşınız evli misiniz bilmiyorum, ne olursa olsun eşlerinizi işten uzak tutun.

Bu başıma gelmedi ama, gelenleri gördüğüm için, bak onun karısı ne almış, niye ben alamıyorum, onların evinde şu var, çocuğu şu okula gidiyor, vb. bir sürü bık bık edecektir bayanlar... Etmez demeyin, edecekler!

Bol şans...

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Mühendis
Üye317 yazı
Şöyle bir yazı vardı..


Ortaklık zor iş.. ‘Hangi iş kolay ki’ diyeceksiniz şimdi biliyorum, ama ortaklık özellikle zor. İşin zorluklarının üzerine bir de insanın zorlukları ekleniyor. İşler yolunda giderken bir bakıyorsunuz ortaklar sudan bir nedenle ayrılıvermiş. Tabi bu neden dışarıdan bakana ‘sudan’ geliyor, onlara göre ‘hayati’ önemde. 10 yılı aşan yönetim danışmanlığı işimde öyle ‘sudan’ nedenler gördüm ki, fıkra gibiler. Kızgınlıkla, düşünmeden söylenmiş bir söz, televizyona kimin çıkacağı, başkanlık sırasının kimde olduğu, hatta hanımlarının dedikodusu gibi nedenlerden bitebiliyor ortaklıklar.

Biz Bize Benzeriz
Bir tarım uzmanı, bizde kırsal kesimdeki traktör, biçerdöver gibi ekipmanın gerçek ihtiyacın çok üzerinde olduğunu, nedeninin de kooperatifçiliğin kişisel nedenlerden ötürü yürümemesi olduğu yorumunu yapmıştı. Başka ülkelerde tarım kooperatifleri daha az ekipmanla işi halledermiş ama, o toplumlar hastane kapısında bile sırayı bozmadan, itişip kakışmadan saatlerce bekleyebiliyorlar. Okulda ‘misafirperver’, ‘kadirşinas’, ‘kahraman’ bir millet olduğumuz bize öğretildi. ‘Paylaşımcı’ veya ‘hakkına razı’ olduğumuzu kimseden duymadım. Paylaşım ‘yukarıdan’ gelirse ‘tevekkül’ ile kabulleniyoruz ama, gücümüz yettiğinde neyi hak ettiğimizi pek düşünmeden herşeyi istiyoruz galiba.
İş hayatına ve ortaklıklara da yansıyor şüphesiz toplumsal özelliklerimiz. Ama ‘biz böyleyiz’ deyip çıkmayalım, sorun neredeyse bulalım, çözelim. İş dünyasının zorlu ortamında güçlü olmak şart. Eksiğimizi ‘ortak’la kapatmak gerekiyorsa bunu becerebilmeliyiz. Çıkabilecek sorunları görüp erken önlem almalıyız, sağlıklı yürümesi için doğru dengeler kurmalıyız, yürümeyecek ortaklıkları hiç girmemeliyiz. Geçen zaman, tükenen sermaye, kaçan fırsatlar hem bize, hem ekonomimize zarar veriyor.

Dengeler Değişir
2 genç girişimci düşünelim. Biri üretiyor ama satmayı pek beceremiyor, diğeri iyi satıcı ama maaşla çalışmak istemiyor. Üreten masrafını göze alsa pazarlamacı tutardı, satan teminatsız mal bulsa kendi yapardı. Karşılıklı ihtiyaçtan ötürü ortak oluyorlar. Zamanla işler gelişip her ikisi de sermaye sahibi olduğunda, dengeler değişecek. Firmanın veya markanın gücü teknolojisinden geliyorsa üretici ortak, pazarlamadan geliyorsa satıcı ortak kendini daha güçlü hissedecek. Ortaklık için ortada ‘neden’ kalmayacak. Tabii vefa duygusu, arkadaşlık gibi etkenlerle bu denge sorgulanmadan da yürüyebilir işler, ama gerçek hayatta pek öyle olmuyor. İşi yeni baştan kurmak için gereken masraf ve çaba, ortağın alacağı paydan daha azsa, büyük ihtimalle ortaklar ayrılacak.
Genç ortakların işler gelişirken ayrılıp kendi yollarına gitmesi de bu yüzden değil mi? Enerjisi var, yolu uzun, sırtında yük taşımak istemiyor. Oysa çalışma ve sıfırdan başlama azmini kaybetmiş ortakların birbirlerine razı olarak işi sürdürmeleri biraz mecburiyetten. ‘Bu saatten sonra kim uğraşacak fabrika kurmakla, marka yapmakla’ demelerinden.


Evlilik Gibi

Aslında biraz da evliliğe benziyor ortaklık. Eşleri birleştiren temel, birbirlerine duydukları ihtiyaç değil mi? Aynen örneğimizdeki üretici ve pazarlamacı ortaklar gibi. Huzurlu beraberlik, çoluk çocuk, ev düzeni ancak evlenerek, yani ‘ortaklıkla’ mümkün. Baştan kabullenilmiş bir ‘iş dağılımı’yla başlar evdeki ortaklık. Hanım evde bey dışarıda, tıpkı biri üreten diğeri satan ortaklar gibi. Karşılıklı ihtiyaç sürdükçe herkes rolüne razı olur. Dengeler değişir ve hanım çalışır veya bey evi ihmal ederse durum değerlendirmesi kaçınılmaz olur.
‘Ortak mülkiyet’ bölünemiyorsa, yani çocuklar, kurulu ev düzeni, elalem ne der kaygısı varsa, kavga gürültüye rağmen tercihen sürer gider. Kayıplar fazla, taraflar gençse genelde ayrılıkla sonuçlanır. Kayıp-kazanç hesabı yapıldığında ortaklık da aynen evlilik gibi bitebiliyor. Marka, fabrika, bayilik teşkilatı vb. gibi yeniden kurulması zor ‘ortak mülkiyet’ varsa taraflar rahatını bozmamak için işi kavga dövüş devam ettiriyorlar.


Dünya Değişiyor

İş yaşamı çok hızlı değişiyor, dünya küçülüyor, teknoloji çağ atlıyor. Artık herkes rakibiniz, her yer pazarınız, her şey mümkün. Bakkallık bile basit iş olmaktan çıktı, şimdi bakkal yabancı sermayeli market zincirleriyle yarışmak zorunda. Eski markaların, eski teknolojilerin, eski müşterilerin hükmü kalmadı. Aslında ‘eski usul’ çalışmanın devri bitiyor. ‘Beni herkes tanır’ diyemiyorsunuz, reklam yapmayı becermek zorundasınız. Fabrikanıza güvenemiyorsunuz, teknolojinizi yenilemek, Avrupa’lıyla, Uzak Doğu’luyla yarışmak zorundasınız. Mahmutpaşa’da iyi iş yapan bir mağazanız olması yetmiyor, her alışveriş merkezinde bulunmazsanız marka sayılmıyorsunuz. Şehrinizin değil, ülkenizin sınırları bile sizi korumaz, dünyadan kendinize müşteri, tedarikçi, destekçi veya ortak bulmazsanız yarın bir o yabancıyı karşınızda rakip olarak görebilirsiniz. Bu durum ortaklıklara şöyle yansıyor; ‘ortak mülkiyet’ olan sermaye, tesis, dağıtım ağı, marka vb. para kazanmaya yetmiyor. Gelişme için akıl, çaba, cesaret ve zamanlama gerekli. Bu da ortaklardan hangisinde daha çoksa, dengeler onun lehine değişiyor. Eskiden olsa ömür boyu sorunsuz ve tekdüze gidecek işler, artık girişimcinin çabasına bağlı olarak ya gelişecek veya küçülecek. Büyük havuzda büyük balıklar yüzecek, küçük balıklar küçük havuzla yetinecek, yerini bilmeyen büyük balıklara yem olacak.


Ortak Tipleri

İşlerin yapısı, ortaklara belli roller yükler. Gelin ortakları başlıklar altında toplayalım, yaşanabilecek tipik sorunları ve olası çözümleri irdeleyelim.

‘Paralı’ ortak, sermaye koyandır. Mal alınıp satılacaksa, birlikte para koyup iş bitince karı paylaşmak ortaklık kolay. Ama birinde iş fikri diğerinde para varsa, biri çalışıyor diğer aydan aya uğruyorsa ortaklık zor. Baştan paraya ‘muhtaç’ olan ortak, iş gelişip kendisi de para kazandığında ‘üç kuruş’ sermaye koyan ortağını sırtında yük gibi görüyor. Ayrılık kaçınılmaz olduğunda iş ne kadar uzarsa o kadar gereksiz kırgınlıklar yaşanıyor.

Doğrusu, risk sermayesi şirketi gibi yaklaşmak. Ne koyup ne alacağını bilir, riskini karını tartar, kontrolü elinde tutar, ama daha girerken hisselerini ne zaman, nasıl, kaça, kime satıp çıkacağını belirler. Yani iyi bir iş fikri olan girişimcinin sırtında ömür boyu yük olmayı düşünmez, parasının hakkını aldığında çekilir.

‘Çalışan’ ortak, kendi alanında uzman, şirketin çalışmasına ve gelişmesine emeğiyle katkıda bulunandır. İşin başındayken böyle bir elemanın haklı talebi genelde şirkete ağır geleceğinden ortaklık yapılır. Ama her işin, her emeğin belli bir bedeli vardır. İş gelişip de çalışan ortağın kar payı, aynı işi yapacak bir elemana ödenecek paradan fazla olursa dengeler değişir. Ortaklığın temeli sorgulanmaya başladığında da çatırdama gecikmez.

Doğrusu, çalışan ortağın emeği karşılığında gerçekçi bir ücret alması. Şirketin parası yoksa da alacağa yazması, hatta alacağına faiz işletmesi. Sermayenin hakkıyla emeğin hakkı net bir şekilde ayrıldığında şirketin çalışan ortağa manevi borcu kalmaz. Maddi borç üzerinde nasılsa anlaşmak kolaydır.

‘Bağlamacı’ ortak, işin temelini oluşturan ilişkiyi kurandır. Bazen mümessillik gibi bir ticari hakkı sağlar, bazen satışı yapmayı veya ihaleyi almayı sağlayan ilişkiyi kurar, bazen sadece birlikte iş yapabilecek kişileri birbirine tanıştırır. Bu hizmetine bir türlü değer biçemediği için veya baştan verilecek para olmadığından ötürü hisse alır. İş yapılırken de genelde katkısı olmaz. Bir kerelik alım-satım işinde sorun çıkmaz ama, iş süreklilik kazandığında bu hisse çalışan ve para koyan ortakları rahatsız eder.

Doğrusu, işin hacmine, karlılığına, önemine göre ‘bağlama’ya değer biçilmesidir. Bu baştan ödenirse düşük, kar edildikten sonra ödenirse daha yüksek bir bedel olabilir. Cirodan veya kardan verilecek bir pay da olabilir, ama belli zamanla sınırlı olmak kaydıyla. Çalışmayan ortağın sürekli bünyede bulunması gerçekçi olmaz.

‘Girişimci’ ortak, yeni iş fikirleriyle gelen, fırsatları gören, işi kurup yönetendir. Genellikle iş fikriyle gelen, işi başlatan girişimci, işin yapısına göre yüzde 10-20 arasında bedelsiz bir hisse alır. Girişimci işi tek başına yürütmek istiyorsa, paralı, çalışan veya bağlamacı ortakla ne yapmak gerektiği yukarıda yazılı. Bizim kültürümüzde ‘maddiyatçılık’ hoş karşılanmıyor. Onun için birlikte yediğimiz yemeği ısmarlamak için birbirimizle kavga eder, paylaşmayı ‘Alman usulü’ diye aşağılarız. Ortaklar da çoğunlukla arkadaş veya akraba olduklarından, ‘maddi esaslara dayanan paylaşım’ yerine ‘eşit bölüşüm’ü deniyorlar. Ama eşit bölüşüm taraflardan birinin içine sinmeyince ortaklıklar yürümüyor.

Doğrusu, ortaklıkta maddi temelleri gözden kaçırmamak. Girişimciliği de sermaye gibi, fikri hak gibi bir değer olarak görmek.

‘Manevi’ ortak, işin gereği değil, girişimcinin tercihi sonucu ortak olanlardır. Kardeşler, eş, damat, güvenilir eski arkadaşlar, emektar yardımcı bu kapsama girer. Kurumsallaşma ve kontrolün olmadığı yerde güven ihtiyacı öne çıktığından, küçük işlerde çok yararlıdırlar. Ancak iş büyürse, manevi ortakların en önemli özellikleri manevi değerleri olduğundan, sorun olurlar.

Doğrusu, ortakların rolünü ve bu rolün değerini açıkça konuşmak, baştan belirlemek. İş büyütürken ne kadar sermayeyle, ne kadar manevi değerlerle katılınacağını tanımlamak. Ama bunu yapmak özellikle aile fertleri arasında hiç kolay değil. Onları manevi ortak yapan girişimci bu işi üstlenmezse, manevi ortakların kendi aralarında yapmaları neredeyse olanaksız. Aile şirketleri konusunda danışmanların, kitapların anlattığı şeyler de zaten genelde ‘engellenemeyen sorun’ olan manevi ortakların zararlarını azaltmaya yönelik.

Ortaklıkta Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ortaklığınızın uzun ömürlü olması ve huzurlu sürmesi için bence başlarken ve yürütürken dikkat etmeniz gereken ilkeler şunlar:

Ortağınızı sizinle dengeli güçte, benzeri beklenti ve amaçlara sahip kişilerden seçin.

Aranızdaki dengeleri tanımlayan karşılıklı haklarınızı, yetkileriniz ve gelirlerinizi yazılı hale getirin.

Ortaklıktaki yükümlülüklerinizi yazılı olarak belirleyin, gerekirse taahhütlerinizi yazıp imzalayın.

Mümkünse aranızdaki görev dağılımını, değilse belli bölümlerin yönetimi dönemsel olarak değişin.

Çalışanlarınızın yalnızca birinizi üstü olarak görmesine meydan vermeyin.

Tereddüt halinde bile prensip olarak ortağınıza güvenin, aksi kesinleşene kadar suçlamayın.

Ortağınızla sorun yaşadığınızda en azından başkalarının size gösterdiği toleransı ona gösterin.

Eğer sürtüşmeye varacak tavır almanız kaçınılmazsa bunu ertesi güne bırakın, belki düşünceleriniz değişebilir.

Ortağınız sizden habersiz karar almış olsa bile saygı gösterin. Yabancıların ve çalışanlarınızın kesinlikle tartışmayın, ortağınız hakkında olumsuz konuşmayın
Yaptığınız işlerdeki kayıtlarınızı sanki denetime girecekmişsiniz gibi tutun.

Ortağınıza her işinizde açıklık olduğunu gösterin, aynısını da ondan bekleyin.

Özel yaşamınızı mümkünse ayırın, iş dışındaki etkenlerin işinizi etkilemesine izin vermeyin
Kimseyi değiştiremeyeceğiniz gibi, ortağınızı da değiştiremezsiniz. Kişisel özelliklerini ve varsa kusurlarını kırmadan konuşun ama olduğu gibi kabul edin.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Di?er
Üye1359 yazı
ya arkadaşlık ya ticaret.. kimse kimseyi kandırmasın para işin içine girdi mi kardeşi kardeşi oğlu babaya düşman eder
Satılık Ziftin Olsun,

Selanik'ten Kel Gelir




Yerleşim Türkiye / ÖzelMeslek Di?er
Yeni Üye36 yazı
arkadaşla yapmakla iyi düşünmüşün devir birlik devri hatta 3 kişiyle yapın
elk elektronik

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Elektrik / Elektronik
Yeni Üye36 yazı
tayyip bey ne diyor bakkallar birleşin süpermarket olun :))
elk elektronik

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Elektrik / Elektronik
Yeni Üye93 yazı
her türlü ortaklık bana olmazgeliyor
garibanın tavuğu tek tek yumurtlar.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Üye135 yazı
genelde işler kötü giderse arkadaşlık bitiyor ama arkadaşlarında dedıgı gıbı baştan bir anlasma ile duzgun gıdebılır işler iyi gider ikinizde eşit ve güzel para kazanırsanız sorun çıkcagını sanmıyorum ben 4 yıldan beri çocuklukarkadaşımla iş yapıyorum hergun ailece görüşüyoruz ve u ana kadar bir problem çıkmadı ..

Yerleşim Türkiye / YzmirMeslek Saty? / Pazarlama