İnternetten cep telefonu ve kitap satın aldım. ikinci el cihaz almazdım. Ayakkabı almazdım. Araba arar ama görmeden almazdım.
Piyasaya yayılmış standart halini bildiğimiz, farklılarına, çakmalarına, taklit değişik markalarına piyasada henüz rastlamadığımız ürünleri, adı bir çok yerde duyulmuş resmi sitelerden alırdım. Eskiden estore vardı. Siteyi gazeteden televizyondan dergilerden duyduğumuz için, site içinde iletişim olarak bolca kaynak buladildiğimiz ve denediğimizde karşımıza bir muhatap çıktığı için güven duyuyorduk. D&R sitesinden kitap almakta bir sakınca duymuyoruz. Ama kitap ucuz bir şey olduğundan kısmen güven duyurabilen bir siteden de alınabilir. Ama cep telefonu almak için yaygın bir site olmalı.
Tekstil ürünü bence bir siteden alınmaz. Denemek gereken bir ürün grubu.
Devlet baba internetten ticarete makul güvenilir standartlar denetimler getirmediği sürece bu iş muallak kalacak.
Şu anda bir saat içinde bir domain alıp site yayına vermek ve bir havale numarasına para toplamak mümkün. Güzel ürünler koyup ucuz fiyatlar yazmak yeterli. 70 milyonluk ülkede birileri güvenip parayı yollar. Üç kağıtcı iseniz paraları alır harcarsınız. IP den havale numarasından yakalanırsınız ama gerçek ****lar Ip ye de havaleye de bir çare bulur.
Açıkcası internet alışverişini tüm inadıma ve tavsiye etmeme rağmen hiç güvenilir bulmuyorum. Denetlenmiyor ya da doğru şekilde denetlenmiyor.
Hal böyle olunca kişilerin internetten ne alacakları eğiliminin bir önmei kalmıyor.
İnsanlar internette satış yapan bir sitenin tamamen denetim altında olduğunu bilseydi yani kendilerini güvende hissetseydi incik boncuktan kanepeye herşeyi çok daha fazla alırdı.
Ne internet magazalarının bir devlet kurumunun denetiminde olduğundan ne de kredi kartı kullanımının güvence altında olduğundan emin değiliz.
Bizdeki denetimler genellikle tüccarı öldürüyor. Yani bir denetim meknizması kurulsaydı da bu muhtemelen yüksek bedelleri ya da akla sığmaz, pratik şartlara uygun olmayan içtiatı yüzünden kimsenin işine yaramazdı.