Arkadaşlar merhaba,
Bu iş bir tutku, ispatıda şu saat'te çalışmam gereken konular varken, ben oturdum hayvancılıkla ilgili yazı yazıyorum.
Aklında gönlünde bu iş olan arkadaşlar, inanın doğru adrestesiniz, ama yalnızca adres doğru; Ülkemiz ve insanlık için zaruri ve aynı zamanda stratejik bir iş olma zamanı çok yakın.
Bu hayvancılık mevzuunu saat'lerce konuşsak bitmez. Size bir iki kriter aktarmak istiyorum
Hayvancılık sermaye ve imkan işi.
1- Minumum yeterli hayvan sayısı; Hayvan alımı, alet ekipman alımı, yeterli arazi yoksa kiralama ve sulama sistemleri için gerekli.
2- Hayvanların beslenmesi açin arazi; Hayvanlarınızı beslemek için gerekli arazi olup, tecrübelerime göre sulu tarım için ülkemiz şartlarında hayvan başına 3 dönüm (da) olmalı.
3- Süt'ün değerlendirilmesi; Süt hayvancılığı yapan insanlarımız sütü sağmaya başlasın aradan üç ay geçmeden "Süt Ürünleri Üretim Tesisi" kurmayı düşler veya başlar. Sen hayvancılık konusunda geliştir kendini, hayvanlarını, çiftliğini, ne yapacaksın peynir, yoğurt imalatını. Onları üretip başına bir iş dahamı açacaksın, kime satacaksın, piyasada yıllarımı vermiş markalar ve fiyatları ortada kime kaça, hangi vade ile verecek üç ay sonra çiftliğinle beraber batacaksın.
Arakadaşlar onu bunu boşverin, bu işe başlayıp üç gün sonra batmamak için bence şu hesabı yapın.
Önce uygun olan bütün şartları oluşturacağınıza kesinlik kazandırın,
Hayvan alımında her hayvanı üç kere inceleyin, üç kere düşünün,
Sütün lt. üretim maliyetini çok iyi hesaplayın-ki, bu satın alacağınız kesif yemle kurtarmaz, sütü sattığınızda minumum %50 kazanmalısınız.
Sütünüzü çok emin gördüğünüz süt toplama yerlerine satın,
Yapacağınız bu çalışmalar neticesinde en kötü şartlarda üç beş yıl sağlam şekilde ayakta kalmaya bakın, neticesinde işinizi ve kendinizi geliştirmiş ve hayvan sayınızı size göre en iyi noktaya getirmiş olacaksınızdır.
Yukarıda çok kısa ve basit şekilde anlatmaya çalıştığım işleri uygulayabilme şansını yakalamışsanız, sakın olaki erkek danaları iki yaşından önce satmayasınız, emeğinizi simsarlara kaptırmayasınız.
Bu çalışmalar sırasında zaten AR-GE ile konular çözülür, artık dünya çok küçük, sınırsız bilgi ve iş arkadaşı, gördüğünüz üzere parmaklarınızın ucunda.
Bırakın şu hayvan şu kadar süt veriyor işini, o çok süt verme işi sektördeki büyük firmaların ve sistemini oturtmuş çiftliklerin işi. İnsanlar sanıyorki 50lt - 70lt. süt veren ineklerim olsa altı ayda zengin oldum. Yanılıyorlar, çokta matah değil. O hayvanın sağlığını, verimini, döl verimini, bakımını nasıl sağlayacaksın, aynı tempoda ayakta nasıl tutacaksın, onun ona göre maliyeti var. İnsanlar sanıyorki 30lt süt veren ineğinde 70lt süt veren ineğinde bakım maliyetleride, şartlarıda, en önemlisi maliyetleride aynı, böyle düşünenler geçsin bu işi. İnanın daha önceki yazımda belirttiğim o yüksek verimli hayvanlarımın olmasını, bugünkü tecrübelerim ışığında pekde istemezdim.
Siz her hayvanınızdan 30-40 lt süt alın ( Bu artık ülkemizde çok normal rakamlar, iyi anne uygun tohumda düveler bu rakamlarla süt vermeye başlıyor ) aldığınız her bir litredeki kazancın peşine düşün, maliyetleri düşürün. Hayvan refahını ve yem kalitesini bozmadan. En rahat ortamı ve en iyi yemi yedirmeye bakın.
Biliyormusunuz ABD'de, İsrail'de, Avrupa'da çok yerde, Birezilya, Arjantin, Şili, Avustralya'da kesif yem yoktur, yedirilmez. Bu ülkelerde et fiyatı ortalama söylüyorum, karkas et 3,5$ dır. Neden ? adam bu rakamda birde ticari kazanç sağlıyor. Sebebi Hayvan bakım ve yemleme maliyetleri, yani hayvanın önüne dök samanı, üstünede kesif yemi iş tamam. Olmuyor işte vatandaş 14 TL ye hayvan kestiriyor, kazanamıyorum diye ağlıyor veya hayvanlarını pazarda yok fiyata satıp bu işi bırakıyor. Şunun peşinde olun, ben üreteceğim sütten en kötü şartlarda %50 kazanacağım, daha sonra %60 kazanacağım, Et'i 8TL'ye maal edeceğim gibi.
Arkadaşlar benden bu kadar, herkese yaptığı işte başarılar, hayırlı kazançlar diliyorum.