İş dünyası için de durum böyle. Müşteri değişti, talepleri arttı, yeni teknolojilerle eski avantajlar avantaj olmaktan çıktı....
Toprağı olan kuralı koyar
Eskiden toprağı olan avantajlıydı, zaten başka türlü mal, mülk, para sahibi olamıyordunuz... Para için belki bir alternatif: sefere gidip, ganimetle dönmekti. Gerçi paranız olsa da, istediğiniz zaman istediğiniz toprağı satın alamazdınız. Parası olanlar için bir diğer alternatif, kervanlarla, gemilerle, ......... uzun seferlere çıkıp ticaret yapmaktı. Bu da o dönemlerde çok fazla takdir edilen bir hayat değildi.... Aristokrat değilseniz sıradandınız ve adı üstünde “sıradan olmak” sıradandı. Haa eğer bulunduğunuz ortamdan memnun olmayıp, kaybedeceğiniz bir şeyleriniz de yoksa, başka kıtalara göç edip hayatta kalırsanız, arazi sahibi olma, ve-ya altın bulma şansınız her zaman olduı. ;)
O zamanki kritik başarı faktörü: Toprağı olmaktı. Toprağınızı boğaz tokluğuna ekecek birileri her zaman oldu zaten. Bir de hasat zamanı tabiatın size bir sürpriz yapmaması lazımdı ki bu da sizin konrtrolünüzde değildi. Kontrol sahibi olduğunuz üretim faktörleri: Toprak , tohum ve bir de boğaz tokluğuna çalıştırılan rençberlerdi. Onların da en şanslısı kahya olabiliyordu.
Malı olan kuralı koyar
İşte bu aşamada bulunduğu yerlerin ötesine ürünlerini gönderebilenler, veya başka yerlerden yeni ürünler getirebilenler devreye girmeye başladı... Tüccar sınıfı önem kazanmaya başladı. Yeni keşfedilen yerlerin zenginlikleri de adeta havadan gelircesine yağmaya başladı, esti toprak sistemi sarsıldı.
Sonra endüstriyel devrimle birlikte, sanayi, üretim çağı başladı. Verimlilikler, sayılar artmıştı, Zannatkarlık, esnaflık, küçük üretim devri artı kapanmıştı. Ford’un T modeli, montaj hattı, Taylor modelleri derken..büyük miktarların üretildiği fabrikalar ortaya çıktı. İnsanlar topraktan yavaş yavaş koparak fabrikalara, uzun çalışma saatlerine, bir patronun , ustabaşının emrine girmeye başladılar... Çalışanlar, fabrikadaki makineler gibi, üretim faktörünün basit bir aracıydı. Özgürlükler, inisiyatif, fikirlerini söyleyebilme de sadece, çay molalarında geçerliydi. Çalışanların çay molası alması için de çok uzun zaman geçmesi gerekmişti, ama gerçek böyleydi...
O zaman müşteriye bakış şu anki gibi değildi... Genelde elinde satacak bir ürünü olanın dediği oluyordu. Talep hep fazla, arz az, karlar boldu. Hatalı mal için dahi sırada bekleyen insanlar vardı. Henry Ford’un dediği gibi” Müşterinin tabiki seçme özgürlüğü vardır, seçtiği renk siyah olduktan sonra”
O zamaki kritik başarı faktörü artık toprak değildi. Kapitali olan, büyük miktarlarda üretim yapabilenler avantajlı duruma geçiyordu. Bunlara sahipseniz sonra, çok fazla girişimci olmanıza da gerek yoktu zaten. KOntrol edebileceğiniz faktörler::
Pek değişmeyen, kontrol altında tutabileceginiz bir pazar ve çalışanlardı. Bunlarla işinizi gayet iyi ***ürebiliyordunuz. O zamanın işçisinden beklenen, işini tarif edildiği gibi, disiplin içerisinde yapmasıydı. Daha kaliteli daha mailyetli olduğu için, problem çıkana kadar, bu konuda da yeni bir şey yapmaya gerek yoktu. Yönetim de işin düzen ve disiplin altında, asgari maliyetlerle yaptırılmasından sorumlu, otoriter, herşeyi bilen, ayrı bir sınıftı...
Yeni kuralı koyan kim?
Daha sonra dünyanın değişik yerlerinden yeni üreticiler çıktı. Daha iyi ürünleri daha ucuza yapıyorlardı. Endüstri devrimini başlatan öncü ülkelerle bu yeniler aynı değildi. İşler, hayat, sistem değişiyordu. Artık sadece ürettiği bir malı olmak da yetmiyordu. Beğenilmeyen mal artık satılmıyordu. Arz artmış ama talep o ölçüde artmıyordu. Müşteriler artık sadece istedikleri rengi değil, istedikleri modeli de seçebiliyorlardı.;) Bilgi daha çok paylaşılıyor, daha hızı yayılıyor ve birçok şeyi değiştiriyordu.
Daha sonra bugünlere geldik. Batan fabrikalar, satılamayan ürünler, arz fazlası, çok çabuk değişen pazarlar, inenler, birden bire çıkanlar... Hep yaşadıklarımız...
Sıradan bir üretim tesisisi sahibi olmak, sıradan bir yönetim kadrosuna sahip olmak artık yeterli değildi. Pazarım var dahi diyemiyordunuz, çünkü artık pazarlar da eskisi gibi size sadık değildi. Gerçi siz de hiçbir zaman müşterinize sadık olmamıştınız ki! İşte şimdi sıra onlardaydı. Sizden daha iyisi, daha iyi bir şekilde ortaya çıktığında, ortadan kaybolan siz oluyordunuz. Hadi o kadar zor değil, hafızalarımızı biraz zorlayalım, on sene öncesinin bilinen, çok satan birçok markasının bugün olmadığını görürüz. On sene öncesinin birçok meşhur işadamı, sanayicisi bugün artık yerlerinde değiller... Şuan hala aktif olanlarında, yarın aynı şekilde, aynı yerde olmaları garanti değil...Şu an dünyanın en zenginleri listesinin üst sıralarında, 15-20 sene önce kimsenin adını bilmediği kişiler oturuyor .
Yani bugünün kritik başarı faktörü: Ne toprak, ne de sıradan fabrikalar, Sermaye bile artık eskisi kadar önemli değil... Bilgi öne çıkıyor, müşteri bilgisi, üretim bilgisi, yönetim bilgisi... Tamamen kontrol edebileceğiniz faktörlere gelince, artık pek kalmadı. Pazar kontrol edilemeyecek kadar çabuk gelişiyor, istekler talepler o kadar hızlı ki, yani eskinin standart yönetim sistemi ile ayakta kalabilmek artık mümkün görünmüyor.
Yönetim , ama geliştirici bir yönetim ve liderlik, hiç bugünkü kadar önemli olmamıştı. O kadar hızlı ve yapısal değişimler yaşanıyorki, kendi üretim faktörlerinizin hepsini, belirli bir sistem içerisinde yönetip, sürekli olarak geliştirmediğiniz sürece ayakta kalmak çok zor olacak... Yani ülkede ekonomik kriz olsun olmasın, daha çok iflaslar göreceğiz. Sadece nedenleri farklı olacak. Özetleyecek olursak:
| Alıntı Yapılan Metin: |
Sakin bir denizde çok usta bir denizci olmanız, erzak ambarınızın dolu , geminizin sağlam olması , gideceğiniz yeri bilmeniz gerekmez; İçeriden dinamitlenmediği sürece geminiz batmaz Ama dalgalı denizde, herşeyin heran değişebileceği bir fırtına da , yukarıdakilerin hepsini mükemmelen bilmeli ve yapmalısınız; Buna rağmen batma şansınız hep vardır. |
İşte yeni yönetimin, yeni liderliğin gereği buradan ortaya çıkıyor...
İşler bir taraftan gittikçe zorlaşıyor, ama diğer taraftan sıradan insanın tarihin hiçbir devrinde bugünkü kadar şansı olmamıştı...”
Selamlar
MOE
not: yeni yönetim nedir? nasıl olmalıdır? bu konuda devam edecegim, fikir ve katkılarınızı beklerim
Referans bağlamı
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.