| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - VSL Hakikat kapısına ulaşanlar bunu biliyor. Bu muaazzam sistemin sahibi Rabbim'e hamd olsun.
|
Âmin dostum .
Bilen bilir, bilmeyen bir tutam mercimek zanneder VSL dostum ... bu sözünün hikâyesi bu :
- " Adamın biri, komşusunun hanımına göz koyar. Kadıncağıza, tarlada, bağda, bahçede, nerede rastlarsa ya söz veya hareketleriyle rahatsızlık vermektedir. Kadın, adamdan kurtulamayacağını anlayınca vaziyeti kocasına haber vermiş. Kocası da adamı geriden geriye kollamaya başlamış. Kocanın gayesi, suçüstü yapıp adama iyi bir ders vermek...
Karı-koca bir gün mercimek tarlalarında, biri tarlanın bir tarafında, diğeri de öbür tarafta çalışıyorlarken, o ahlâksız adam da oradan geçiyormuş. Kadının kocasının meseleyi bilmediğini zannederek, kadına yine lâf atmış. Göz altından onu takip eden koca, “Vay namussuz seni!” diyerek adama doğru seğirtmiş. Adam anlamış ki, bu meseleden kadının kocasının haberi var. Var gücüyle kaçmaya başlamış.
Mercimek tarlasında bir kovalamacadır başlamış. Öndeki bir ara eğilip bir tutam mercimek koparmış ve kaçmaya devam etmiş.
Etraf tarlalarda çalışanlar bu kovalamacayı görünce şaşırmışlar ve bir mânâ verememişler. Çünkü elinde bir tutam mercimek olan kaçıyor, diğeri de onu kovalıyormuş. Zannetmişler ki, öndeki adam bir tutam mercimek yolmuş, diğeri de bir tutam mercimek için onu yakalayıp dövmeye çalışıyor.
Hepsi bir taraftan, “Tutun aman komşular şunu. Adamcağız sinirlenmiş. Bir tutam mercimek için adam dövülür mü?” diyerek, adamı tutmuşlar. Diğer adam da tabii kaçıp gitmiş.
Tarla sahibine; “Komşu bir tutam mercimek için değer mi?” diyorlarmış.
Adam, yanlış anlaşıldığına mı yansın, önündeki adamı elinden kaçırdığına mı! Kendisini tutanlara demiş ki; “Aaah! Bilen bilir; bilmeyen bir tutam mercimek zanneder.”
İşte, “onu bilen bilir, bilmeyen bir tutam mercimek zanneder” sözünün hikâyesi bu... "
- "Bilen Bilir Biliri, Bilmeyen Ne Bilir Biliri? Bilmez İsen Biliri, Bulagör Bir Biliri . "
Bu tekerleme de, bilen kişinin gerçek sırrı ve vahdet âlemini bilebileceğini, bilmeyenin ise, bundan mahrum kalacağını ve bir bilene tâbi olup öğrenmesi gerektiğini anlatır. Bilmeyen talib, bilen ise Mürşiddir.
Bizi bilen bilir bilmeyen de kendisi gibi bilir , kendidi gibi sanır VSl dostum .
Yüce rabbim bizi bilenlerden cümlemizi kılsın , bildiğiyle amel edenlerden olmayı cümlemize nasip etsin ...Âmin !