Ana içeriğe geç

Sanat, Edebiyat, Kitaplar

Adını Siz Koyun. .

BaşlatanSevdeSTarih14/10/2007 21:25:02Yorum1

İlk mesaj
Yeni Üye1 yazı
Kurumaya yüz tutan İstanbul'a bayram müjdesiydi sağanak yağış.. Gökyüzünden koşarcasına inen yağmur damlalarının şiirsel güzelliğinden mi, taş plaktan yükselen nağmelerden mi, yoksa kandillerin loş ışıklarının yarattığı masalsı havadan mıdır bilinmez ; değişik, yabancı bir duygu çöreklenmişti yüreğine..

'Burada çok güzel hikaye yazılır.' demişti babası, okuyup çözmeye çalıştığı İngilizce romandan başını kaldırmasını sağlamıştı bu sözler. Hem babasına, hem de içinden yükselen sese kulak verip 'Neden olmasın' demiş; çıkarıp çantasından defterini, kalemini ; yazmaya başlamıştı.

En büyük isteğiydi yazar olmak... Okunan, okunmaktan zevk alınan, kendinin daha da önemlisi diğerlerinin hayatında fark oluşturacak, yeni ufuklar açacak bir kitap yazabilmek...

Kağıt üzerinde kayarcasına ilerleyen kalemin çıkardığı sesti, yüreğindeki çağlayanların izdüşümü. Yazıyordu, yazarak rahatlıyordu, yazarak kendini ifade ediyordu, yazarak kendisi oluyordu.

Bakışlarını ünlü tablo 'Kaplumbağa Terbiyecisi' nin bilmem kaçıncı kopyasından merdivende gürültüyle oynayan çocuklara çevirdi. Sert görünmüş olacak ki çocuklar birbirlerine bakıp sustular. Onlara yanlış anladıklarını kanıtlamak istercesine gülümsedi. Bu gülümseyişten cesaret alan çocuklar gürültülü oyun alemlerine döndüler yeniden.

'' Hadi çocuklar,kalkıyoruz.'' sesiyle bıraktı kalemini ; defterini de tıkıştırdı çantasına ; sessiz bir itaatle kalktığı koltuğuna dönüp baktı yeniden, unuttuğu bir şey var mı diye. Kendilerine servis yapan genç kıza gülümseyerek, bu şairane ortama uyum sağlayan ahşap merdivenlere yöneldi sessizce.

Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Öğrenci
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
1 yorum