arkadaşlar , Vatan Gazetesi yazarlarından Mine G. Kırıkkanat haklıymış bu yaziyi yazarken
“Katılmıyorum” demek özgürlüğü "
İster gönüllü olsun ister zoraki, tutsaklığın en yaygın ve kuşkusuz en bilinçsiz biçimi çoğunluk iradesine boyun eğmektir.
Hayatımda en nefret ettiğim savunma, her alanda, her konuda “herkes öyle yapıyor...” gerekçesi olmuştur. Bence “herkes” hiç kimse demektir ve ne birey ne toplum ne de insanlık için doğruluk ölçüsüdür.
Tam tersine.
Türkiye’ye baktığınızda, “herkes çalıyor” diye kamusal **lık meşru hale getirilmiş, “bal tutan parmağını yalar” deyişiyle tarihsel bir geleneğe bile bağlanmıştır.
“Herkes” ölçü alınarak oluşturulan meşruiyet, bazen **lık, yolsuzluk, talanla yetinmez.
Herkes adına zaman zaman linç edilir, katliam, soykırım yapılır, savaş çıkarılır. Hitler’i, Mussolini’yi, Stalin’i “herkes” yaratır, diktatörlerin ardından gider, dünyayı kana bular. Oysa “herkes” katıldı diye hiçbiri doğrulanamaz yapılanların.
“Herkes”, insanlık tarihi boyunca hiç kimsenin birey olarak taşımak istemediği ayıpların, alçaklıkların, ihanet ve hatta düpedüz suçların genele mal edilerek sorumluluğundan kaçış öznesidir sadece. Nedense “herkes yapıyor” diye asla bir iyilik, bir doğruluk, bir namus işaret edilmez. Herkesin yaptığı, “yapılmaması” gerekirken paylaşıldığı için bedeli ödenmeyecek bir kötülük özgürlüğü olarak sunulur, her zaman.
Herkesin yaptığını yapmak, tutsaklığın en bilinçsiz biçimidir, çünkü bireysel iradeyi sürü iradesinde boğar, vicdanları susturur ve kişiyi “yanlışlık ortaksa, doğrudur” gerekçesiyle özgürleştirdiğine bile inandırır!
Tabii ki herkes, asla “herkes” demek değildir. Daima istisnaları vardır ve herkesten anlaşılan, hemen her zaman “çoğunluk”tur.
Ve zordur çoğunluğa ters yönde kürek çekmek, akıntıya kapılmamak, kolaya ve geneli ardına alma rahatlığına sırt çevirmek.
Zordur ak koyunlar sürüsünde kara koyun olmak, ağırdır yalnızlık. Tek başına haykıran vicdan ne sesinin gücünden emindir ne doğruluğundan.
Bazen, bırakın ayakta kalmak ya da baş kaldırıp dikilmek, hayatta kalmak bile zordur, çoğunluğa karşı!
Oysa özgürlük, gerçek özgür irade, tam da çoğunluğun “evet” dediği yerde “hayır” diyebilmektir. Ya da tersi.
Türkiye, çoğunluğun saçmaladığı bir dönemden geçiyor. Ama “herkes yapıyor” diye saçmalığa ortak olmak gerekmiyor. Herkesi oluşturan çoğunluğun karşısına, azımsanmayacak azınlıkları ardına alarak çıkmak da mümkün, çünkü istisnalar “yalnızlık” duygusu vermeyecek kadar kalabalık, herşeye rağmen. İşte bu kapsamda, ben tarafımı seçmiştim, yalnızlığı ve dışlanmayı göze alarak kendi dünya görüşümü, ölçülerimi ve sınıfımı savunuyordum ki... Meğer ne kadar çokmuşuz, yalnızlık bile çekmiyorum!
***
http://haber.gazetevatan.com/Haber/142599/1/GundemCok güzel bir yazi ...elerine saglik
Saygilarimla Arkadaşlar . bol kazancılı günler