Birkaç kayda değer iş önerisi de arada kaynayıp gidiyor.
Biraz yaratıcı olmakta fayda yok mu sizce?
En iyi getirisi olan işler, en uçuk fikirlerden çıkıyor.
Varan 1:
Giresun'un bir köyünden vatandaşlar aşagida linki gorunen siteyi yapmislar. Bu sitede sol menüde köyün ölüleri listelenmis, Ölüyü seçtiginiz zaman mezarının resmi karşınıza geliyor. Sağ tarafta da iki imam beliriyor, İstediğiniz imamı tıklayıp dua okumak istediğiniz rahmetliye dua okutuyorsunuz, şimdi ne diyeceğimi şaşırdım doğrusu, düşünce güzelde kalkıp mezara gitmek yerine böyle anmak da enteresan ama gidemeyenler için ne diyeyim. Herşeye rağmen internetin dijital bir hamlesi olarak tarihe geçecek bir hareket.
Varan 2:
Bir deste oyun kağıdı düşünün ama bunu diğerlerinden ayıran şey ise 50 değişik farklı seviyelerde vücut egzersizlerinin yer alması. Her kağıt , 3 seviyeden oluşuyor; yeni başlayanlar , ortaseviye ve ileri seviye ve bu egzersizler tamamen ekipman , araç gerektirmeden yapılabiliyor. İlk duyduğunda gereksiz diyebilirsin ama Phil Black geçen seneki satışının $4.7 milyon olduğunu beyan etmiş.
Varan 3:
Alaska, Kuzey Kutbundan bir posta adresi alıp , Noel Baba numarası yapıp , çocuğunu kandırmak . $10 a bunun sizin yerinize yapan kişi ise Byron Reese. Bu cinfikirli 2001 yılından beri tam tamına 200.000 mektup gondermiş. Bu da bunu biraz milyoner yapmış, bu sefer rakamı yazmıyorum siz hesaplarsınız.
Varan 4:
34 yaşında üç çocuk annesi Christie Rein çantasının içinde bebek bezlerinin ezildiği , şeklinin bozulduğunu gorunce aklına Kasım 2004 de bebek bezlerini içine koyabileceği compact, şık bir mini çanta aklına geliyor ve bunu kocası Marcus ile paylaşıyor. Marcus dizaynında yardımcı olarak hem seyahat için buyuk hemde gunluk kucuk 4 adet bebek bezine kadar alabilen bebek bezi çantası üretiyorlar. Bebek Bezi Çantası ! Sonuç mu ; 2005 yılı $180 bin dolar üzerinde satış, 22 değişik çeşit, online satış, 120 butik tanesi $14,90 dan hesabını da siz yapın...
Varan 5:
Kim HIV (AİDS) positive birisi ile buluşmak arkadaş olmak ister? Paul Graves and Brandon Koechlin bazılarının bunu isteyeceğini düşünmüş ve bir HIV positive lilerin buluştuğu bir arkadaşlık sitesi kurmuş . 2006 yılı kazancı $110 bin dolar ve daha iki yıl bile olmadan 50 bin üye...
Varan 6:
Geçim sıkıntısı çektikleri için 1997 yılında Diyarbakır’dan İstanbul’a göç eden Çetin Ailesi, kendi üretimleri olan dürümle ününe ün katıyor. Yasin Çetin ve dört kardeşinin babalarının, “Bizim işimiz kebap. Bildiğimiz işi yapalım” öğüdünü dinleyerek İstanbul Fulya’da dürüm arabası ile başladıkları satışa bugün yaklaşık 30 metrekarelik dükkânlarında devam ediyor. Yedi ay önce geçtikleri dükkânlarının müdavimleri arasında kimler yok ki… CEO’lardan ünlü mankenlere, sanatçılardan sporculara kadar Türkiye’nin ünlü simaları akşam saatlerinde dükkânın önünde kuyruk oluyor. Çetin kardeşler bu nedenle de dükkânlarının ismini de Meşhur Fulya Dürümcüsü koymuş. Onları meşhur eden el arabalarını da dükkânın başköşesine yerleştirmişler. O araba şimdi onların mangalı…
Çetin, “13 yıl el arabasında satış yaptık. İlk müşterilerimiz taksici ve öğrencilerdi. Kısa sürede ünümüz kulaktan kulağa yayıldı. CEO’lar, sporcular, sanatçılar, mankenler el arabamızın önünde sıraya girip dürüm bekler oldu. 7 ay önce de bu dükkâna geçtik” diyor. Hafta içi günde yaklaşık 750 adet dürüm satılan dükkânda, hafta sonları rakam bin adedin üzerine çıkıyor. Aylık cirolarının 150 bin TL civarında olduğunu ifade eden Çetin, yaklaşık 30 metrekarelik dükkânlarının tüm aile üyeleri ve 10 çalışanı da dâhil olmak üzere 60 kişinin geçimini sağladığını söylüyor.
Örnekleri çoğaltmak mümkün...
Hadi hem "geyik çevirin" hem de kendi uçuk fikirlerinizi yazın.
Belki birinin gerçekten işine yarar.
Üslubu beyan, ayniyle insandır.