Ana içeriğe geç

İş Dünyası

Tarım Makinelerinin Geleceği ?

Başlatansmt147Tarih18/01/2011 19:42:08Yorum23

İlk mesaj
Üye295 yazı
Tarım Makinelerinin Geleceği Hakkında Ne Düşünüyorsunuz ?

Tarım Makinesi İmalat ve Pazarlaması Kazançlı Bir İşmidir ?

Sektörün Önümüzde ki Yıllar İçin Durumu Ne Olur Sizce ?

Tarımın Makineleşme Konusunda Nelere İhtiyacı Var ?

Uluslar Arası Piyasanın Durumları ve Dünya Teknolojisi ne Durumda ?


Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Yöneticilik
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
23 yorum
Editör5590 yazı
Tarım makinelerinin geleceği değil de üretenlerin ve satanların geleceği hakkında bir şey düşünmek mümkün olabilir belki. Zira Ticari tarım makinesiz yapılabilen bir iş değil. Makinelerin geleceği hep olacak. Fakat insanlara bağlı kalacak. Yani kendi kendilerine bir gelecekleri yok.

Üretmek karlı bir iştir. Yurtdışına da satabiliyor olmak kaydı şartıyla. Sadece köylü dayılar hedeflenirse fazla karlı olamayabilir.

Önümüzdeki yıllar içinde bu işi diğerlerinden biraz daha farklı yapabilenler daha kazançlı çıkacak.

Tarımın gerek makineleşme konusunda gerek diğer tüm alanlarında bilinçli çiftcilere ihtiyacı var. Ya da tarıma girecek olan bilinçli insanlara.

Dünya teknolojisi bizden çok ileride. Bu farkı gözlemek için Amerika ve Japon pazarını gözlemek gerek. BAE ne gitmek bile hiç haberimizin olmadığı teknolojilerin gözlenmesini sağlar. Araplar üretmiyor ama yeni çıkanı ışık hızıyla satın almış oluyorlar ve size bayilik verecek duruma gelmiş oluyorlar.

Tarımda otomasyon, şirketleşme ve işletmeciliğe profesyonel yaklaşım insanı bizim ülkede Bill Gates yapabilir. Bu çizgiyi yakalamış çok insanımız zaten mevcut. Enteresan olan bunların hiçbirinin çiftçi kökenli olamaması.

Tarım makinelerinden para kazanmak, bölge çiftcisinde sihir etkisi yapacak, ulaşabileceği bir fiyatta olacak, sahip olamaktan haz duyacağı bir ürün olacak, şekilde üretilebilirse mümkündür.

Bizim çiftciler traktörü gerekliliği için değil Bağdat caddesinde havasına gezen Mustang sahiplerinin içgüdüleriyle alırlar. Bu yüzden tarım makinesi üretimi işine girerken pazarlama birimine çok özen göstermek mümkünse pazarlamacıları ya da kibar adıyla müşteri temsilcilerini psikiyatri eğitimi almış kişilerden seçmekte fayda vardır.

Bu işite parayı bulmanın yollarından bir tanesi çok özel bir ürün yakalayıp yurtdışından büyükce bir bölgenin tek bayisi olabilmek şeklindedir. Gerisi satışa kuruluma kalır. İlk bir kaç kişi bu alış verişten memnun kaldımı diğer müşteriler derhal sıraya girer. Fakat bayiliği alınan ürünün satış fiyatı alış fiyatının bir kaç katı olabilecek bir ürün olmalıdır. Bu düzen genellikle büyük ürünlerde tutar. Şöyle bir kaç yüzbin dolarlık ürünlerde . . .

Ya da bir demir doğrama - kaynak atölyesinde işe pulluk , diskaro imalatı ile başlar bunu yakın köylerde pazarlamaya çalışırsınız. 300 e mal edip 450 ye satmaya çalışırsınız. Alacaklar bir yıl vadeli olur. Tipiniz kayar bir süre sonra. : )

Ama sebat işidir. Konya daki tüm imalatcılar aynen bu son paragraftaki gibi başlamışlardır bu işe. Aralarında artık 5- 6 bin m2 kapalı alan imalathanesi olan bile kalmamıştır nerdeyse. Ama bu noktaya 40 yıllık bir süreçte gelmişler. Genellikle de kara düzen imalatlar olduğu halde yapabilmişlerdir bunu. Yani pullukla patozla vs.

İstanbul bu işin imalat yeri değil bence , büyük ve son teknoloji bir ürünün bayiliğinin alınıp pazara sokulacağı yer olabilir. Yani tarımsal alanlara ulaşıp pazarlama yapmak için Marmarayı aşmak veya karayoluyla Adapazarı ndan ileri gitmek gerek. Elemanla merkez arasında ciddi kopukluk demek bu. trakyaya çıkmak için bile en iyi zamanında 2 saatten fazla süren bir trafiği aşmak gerekecek. Oysa biz 2 saatte Ankaraya 4 saatte Güneydoğuya ulaşabiliyoruz. Bir müşteri temsilcisi veya kurulum işcisi günübirlik zengin tarım alanlarına ulaşabiliyor. Bu detayları da atlamamak gerek.

Tarımsal mekanizasyon veya tarımda otomasyon sistemleri çok zengin bir konu. Sulamadan , toprak işlemeye, hasattan, ambalajlamaya, süt sağımından , hayvan temizliğine yüzlerce otomasyon konusu var.

Her sektörde olduğu gibi bu sektörde de farklı yaklaşımlar daha başarılı olacak. Gene her işte olduğu gibi bu işte de gerekli sermaye ve iş bilinci olmadan açılan şirketler batacak !


tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye639 yazı
soruyu sorana ve açıklama yapana teşekkürü bir borç bilirim.
5 senedir üzüm işi ile uğraşanlarla beraberim.Bu piyasada gördüğüm birkaç açığı paylaşmak isterim.
Üzüm hasat zamanı üzüm kesmeye doğu illerinden çalışmak için gelenler olur.Bunları,üzüm kesmek için önce davrananlar kapar bu seferde diğer kesmek isteyenler geçe kalırlar.Bu sayede de ya üzüm kesimi geçe kalır yağmur yer veya kurutulurken yağmur yer veya geç kalkar.

**Acaba diyorum bağ aralarına basit usül palet makina yapılsa,kesilen üzümü bu paletler vasıtası ile sergi yerine çekerek zamandan ve mazotdan ve traktör yıpranmasından vede elemandan(el-aman)dan tasarruf edilse...
**üzüm sergi yerine gelirken bandırmacıların yaptığı bandırma işini oraya kurulan platform halletse(bandırmacı-düzgün bandırmadığı için üzüm zamanında kurumuyor-taşıyıcı en az 3kişi)
**bir kişi de sergi için uğraşsa.
**kurutma işini güneşle hallediliyor.güneşte beklemesi lazım(herhalde)
**İşin zor bir diğer kısmı ise toplamada.Öyle bir makina yapılmalı ki üzümü hem yerden kaldırmalı oradanda çuvallamalı.
İş özünde çok basit ama bu tarz bir makina ile uğraşacak birileri olması lazım.İnanın bana o kadar büyük bir piyasası var ki...
gursoybalo
ya tozu dumana katarsın,yada tozu dumanı yutarsın.

Yerleşim Türkiye / ManisaMeslek Serbest meslek
Üye295 yazı


syn. gursoybalo

şin zor bir diğer kısmı ise toplamada.Öyle bir makina yapılmalı ki üzümü hem yerden kaldırmalı oradanda çuvallamalı.
İş özünde çok basit ama bu tarz bir makina ile uğraşacak birileri olması lazım.İnanın bana o kadar büyük bir piyasası var ki...

Burda Bahsettiğiniz olay neredeyse fabrikalaşmak bu şuan ki koşullarda zor zaten.

Akın Bey Tavsiyeleriniz çok güzel ilginize teşekkür ederim , Mesela bu iş için Anadolunun Göbegi ANKARA üretim konusunda nasıl avantajlar saglar ? yani ürettiği ürünü üretici Ankaradan Gerekli Yerlere en kolay nasıl satar , bayilik yoluylamı yada farklı bir yöntemle mi ?

Birde Yurt Dışında Çok Gelişti Demişsiniz , Yurt Dışı Gezisi ile bu makineler incelense dahada geliştirilip yada bir benzeri Türkiyede Üretim Yapılsa Nasıl Olur ? dışarda üretiliyorsa neden biz üretemeyelim ?

Pazarlama Konusunda ;

Bu Teknoloji Ürünü Makinelerin Üretim Aşaması Halledildikten Sonra Bir Banka İle Anlaşma Sağlansa ve bu ürünler çiftçimize ödeme koşulları daha esnek yollarla ulaştırılsa , bunun yanında ufak hediyelerle olası müşteri grubu müşteriye dönüştürülse nasıl olur ?

ve Şuanda Sektörün İhtiyaçları neler olabilir ? Çiftçinin işine yarıcak gerçekten şöyle olsa çok işe yarar ve talep görür dediğiniz bir ürün yada konu ile ilgili tarım sektöründe kullanıcıların düşünceleri nelerdir ?

İlginize Tekrar Teşekkürler...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Üye639 yazı
yok üstadım orada bahsettiğim konuda fabrikalaşmaya gerek yok işi yerinde görebilseler inanın çok basit bir makina ile bu iş çözülebilir.
Ama dediğim gibi ben açığı görüyorum ama bu işin makinasını yapacak adam lazım.
gursoybalo
ya tozu dumana katarsın,yada tozu dumanı yutarsın.

Yerleşim Türkiye / ManisaMeslek Serbest meslek
Yeni Üye3 yazı
(KURUÇAY ALIM SATIM YAPILIR+PAKETLENİR)
Bahattin Ahmet Özdemir.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Üye295 yazı
bahaoz80 , bana ulaş seni bi reklam ajansına yönlendiriyim !

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Üye450 yazı
Selamlar,

Ben hemen her yıl tarım fuarlarına katılıyorum..Ulkemızde malesefkı tarım arazılerının kucuklugu bu sektorde gelısmeyıde engellıyor bence..

Gordgum kadarı ıle satılan makınelerın % 95 ı hep kooparatıflere..Yanı ornegın bır hasat makınesı 500-600 bın euro ve yurt dısından ıthal makıneler oluyor genelde yerlı fırmalar boyle buyuk makınelerı uretmıyor gordugum kadarı ıle hep kooparatıflere satılıyor..

Bununla bırlıkte mesela bahce capalama makınesı cıktı,hemen her koylu aldı bu makıneden..ıyı para kazandı ılk getıren yapan satan..

Yanı suanda boyle kucuk ısletmecıyı yanı cıftcıye hıtab eden urunler revajta..Gelecekte ıse tarımla gecınnen sayıcı dusecek daha buyuk ısletme gereclerı revaşta olacak..

Arada gecısı yapabılen ayakta kalacak..Tabı organık tarım,örtu altı tarımı,topraksız tarımda yıne gelısmeye devam edıyor..

... ... ...

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Bankacylyk-Finans
Editör5590 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - HakanFinans
Selamlar,

Ben hemen her yıl tarım fuarlarına katılıyorum..Ulkemızde malesefkı tarım arazılerının kucuklugu bu sektorde gelısmeyıde engellıyor bence..


Asıl sorun arazilerin küçülüp durması değil bence. Çünkü para kazanacağını hisseden insanlar anında arazilerini birleştirir işine bakabilir çok da zor değil.

Fakat bir şey bilmiyorlarsa paranın kokusunu kendi arazilerinde alamıyorlarsa kendilerinde bir güç hissetmiyorlarsa köyün dışına kapalılarsa ürkeklerse babadan kaldı dedenin yadigarı der aç** ama zahiri*** bir mutluluk içinde yaşarlar.
**( aç = düşük refah seviyesi , dünyadan daha geride bir yaşam standartı , mecaz yani gerçek açlık değil ) ***(zahiri = sanal, gerçek olmayan, aslına çok benzeyen gerçek dışı)

Cumhuriyet tarihimiz boyunca Atatürk' ün köylü milletin efendisidir sözünü ; köylüyü geliştirmek köylü insana yatırım yapmak şeklinde algılamayıp , bu sözün alt tabadaki insan kitlelerini onure etmek için söylenmiş bir söz olduğunu, aslında efendinin kendileri olduğunu köylünün mevcut yaşantısına devam etmesi gerektiğini düşünen algısı bununla kısıtlı olan bir gruh tarafından belirlenmiş kanun ve yönetimsel araçlarla ortaya çıkmış bir durum bu....

Köylüye elindeki kıymeti farkettirmemek üzerine kurulu bir düzen. Üret ama fiyatını ben belirleyeyim denmiş vatandaşa. Önü açılmamış. Aç bırakılmamış, öldürülmemiş ama kalkındırlmamış da.

Üretimin tek başına bir işe yaramayacağı bilindiği halde köylüye doğru yollar anlatılmamış. Şirketleşmeleri gerektiği, dış pazarlarda ürettikleri ürünlerin ne kadar kıymetli olduğu hiç çaktırılmamış.

Şimdi eli boş ziraat mühendislerini köylüye danışman yapmaya çalışan bir sistem getirip köylünün doğru yolu bulacağı umuluyor. Kel ve fodul bir arada ziraat kalkınacak. Bilimsellik ve cehaletin kafalarını birbirine tokuşturunca ortaya iyi bir şey çıkacak diye ummak gibi. Birincisi mühendislerin bilimselliği tartışılır. İkincisi cahil kabul edilen köylünün yıllarca oluşmuş tecrübesini yok sayıp birincil amacı para kazanmak olan bir mühendisin sözüyle köylünün büyük değişimlere gireceğini sanmak , önümüzdeki yıllarda da fazla bir şeyin değişmeyeceğinin habercisidir.

Mevcut uygulamalarla toplamda kalkınacağız. Ama kalkına köylü olmayacak. Bu yöntemlerle tarıma bilimsel girip parayı vuran köylü değil de başka işlerle uğraşan büyük tacirler olacak. Örneğin yılların inşaat firması tarıma girip paraya ulaşacak.

Köyün bütün halkı asma bahçelerinde üzüm üretir ama kalkınamazken hemen köyün yanında büyük bir araziyi satın alıp üzüm üretim ve işletim tesisleri kurup yurt dışına ve yurtiçine üzüm ve yan ürünlerini pazarlamaya başlayan dev bir firma para kazanmaya başlayacak. Hatta köylüden üzüm satın alacak ve köylünün kalbini de kazanacak ama aslında köylünün vaktiyle birer ikişer kurması ve bugüne kadar büyütmüş olması gereken tesislerin uyanık sahibi olduğunu köylü hiç bir zaman anlayamayacak !?

Sorun, köylüye gücünü hissettirmeyen bir hain duygudan bugüne kadar kurtulamamış olmamızdır. Arazilerin bölünmesinden ziyade . . .
tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye639 yazı
Bizim Kayınpeder de geçtiğimiz yaz,Onca köylünün sözünü ve kendi yıllarca yaptığı işi(günü gelince bağı sulama) yapmayıp, ziraat mühendisinin;sulama hacı abi bırak kalsın demesi ile 8 ton üzüm eksik verim almıştı.
Bütün mühendisleri demiyorum ama işin içinde harman olmayan çiftçiye bu zararı daima veriyor.
gursoybalo
ya tozu dumana katarsın,yada tozu dumanı yutarsın.

Yerleşim Türkiye / ManisaMeslek Serbest meslek
Editör5590 yazı
Tarım makinelerindeki iç potansiyelimiz o kadar büyük ki aslında ; tüm dünya pazarı kadar iç pazar payı var diyebiliriz. En azından ilk on yılda kimse iç pazara mal yetiştiremeyebilir.

Ama bunun şartı her köylü vatandaşın bireysel bir firma olmasıyla mümkün olabilir. Hayvancılık on sığır bir çardak ve pis bir ahırdan ibaret olmadığında mesela. Patron bir köylü dayı ve hanım abla, biyogaz tesisi , süt sağım tesisi, depolama tesisi, ambalajlama tesisi, satış ve pazarlama birimi ile beraber kurulduğunda veya bir meyve bahçesinin gelecek olan komisyoncuların eline bakmayıp kendi firmalarını kurup kirazlarına bir marka, ambalaj biçtiklerinde satılacak ekipmanlar o kadar çoğalır ki herkes ihya olur.

Her arazi sahibini patron yapmaya istekli bir sistem geldiğinde piyasadaki canlanma muhtemelen ürkütücü olacaktır.

Şimdiki düzen an alttakini ve ve asıl arazi sahibini değilde en üstteki firmaları destekliyor. Arazi sahibi cahil (bırakılmış ) köylüye patron olabilme yolları açılıp desteklendiğinde cehaleti yenme isteği ziraat mühendisine duyulan ihtiyacı ekipman alması gerektiği duygusu zaten kendiliğinden gelecek ortaya çıkacaktır.

Star Wars daki güç içinde diyen sesin köylüye bir fısıldanması ile bitmiyor iş yani . . . Mesela köylüyü patron olması gerektiğini anlat. Seminerle köy odasında toplantıyla , basınla, dizi filmlerle.... İş geliştirme ve zirai bilimsel danışmanlığını alan çiftçiye nasıl destekler sunacağını belirle. Yerli malı makine alana hatta bu makineyi iç piyasa için üretecek yetenek sahiplerine nasıl bir aferin diyeceğini anlat.

Üretimini tam teşekküllü hale sokma hevesinde olan tarımsal üreticiye nasıl davranacağını kaç yıl onu vergiye boğmayacağını bir söyle.

Hollandanın köylüsü Amerikanın köylüsü nasıl yaşıyor bu hale nasıl geldi bir göster.

Sonra hem çiftcinin hem de çiftciye ürün ve hizmet sunan sektörlerin nasıl bir patlama yaptığını kahveni yudumlarken seyret . . . . .

Bütün bölünmüş arazileri birleştirsek başka hiç bir şeyi ellemezsek değişen hiç bir şey olmaz. Köylüyü dürt. Hepsi bu . . .
tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye450 yazı
Sayın akınselcuk,

Ben malesefkı koyluyle pek bır haşır neşirim..Malesef diyorum çünkü köylünün halini görmek,insanların dizboyu cahillik içerisinde hareketlerini birebir tanık olmak ciddi üzüntü veriyor bana..

Ben başka şehirleri bilmiyorum ancak,bursa da en son yaşadığım olayı anlatayım size..
Bursa da şehrin batısındaki köylerdeki araziler çok ciddi bir ivme ile değerleniyor.Köylü toprağında üretmek yerine satıp oglana minibüz almayı,dükkan açmayı yeğliyor..

Bursanın bir köyünde soğuk hava deposu ve konserve fabrıkası satıyorum..Fabrıka satınalma muduru bana cay ısmarlamak ıcın koy kahvesıne goturdu..Orada koyun agası dıye tanıtılan bırı daha masamıza gelıyor..konu konuyu acıyor..50 buyukbasım,400 de kucukbas hayvanım var dıyor..Konu konuyu acıyor,dıyorumkı neden sıfır faızden faydalanmıyorsunuz..Ohooo butun koylu masamda koyde kredı kullanmıs olmak ayıplanır hale gelmıs..Oglanlar cok ıstıyor ama ben ıstemıyorum bıktım dıyor..Adam kurban bayramında kuzu satıp dukkan acmıs 2 oglunada 2 sefer batırdılar dıyor..Ogulları hayvancılık yapmak ıstıyor,kredıden faydalanıp buyutmek ıstıyor,o zıraat bankasından kredı kullanmak ayıp dıye, gıdıyor malcılıktan kazantıgı para ıle ogullarına dukkan acıyor eee dogal olarakda bu zamana kadar ısı malcılık olan malcılıgı bılen cocuklar dogal olarak ısı batırıyor..

Dıyorumkı satmayın arazılerınızı,gıdın kullanın,bırseyler yapın topragı ısleyın..koyde traktor bıle yok..Mıllet arazı varlıgının yarısını satmıs,yarısınıda daha degerlensın dıye beklıyor..% 50-60ıda ıda topragının buyuk bır kısmını satmıs,bankadakı paranın suanda 3-5 kurusluk faızı ıle gecınıp gıdıyor..

Koy kahvesınde en aga adam bursa da 2 daıresı olan..tarımla ugrasan sefıl gorunuyor..Alıyor adam 2 daıreden 800 tl oohh koy yerınde aga oluyor..Halbukı arazısınde bırseyler yapsa,arazısını muhafaza etse,kooparatıflesse bu paranın cok cok ustunde para kazanıcak..

kemalpaşa karacabey arasında altında yer altı sıcaksu kaynagı olan arazıler ver.Buraları yok pahasına millete ileride buralarda termal tesis olacak diye sattılar..Büyük para babaları 3-5 kuruşluk bu arazileri zaten cerez parasına alıp bos bos bekletıyorlar..Kimsenin aklına topraksız tarımla uğraşmak gelmiyor..Üstelik batı köyleri ciddi anlamda zengin köyler..Öyle o işi kuracak sermayeleride yok değil yani..Hepsi toprak zengini..

Köylü üzerinde parada kazansa üretmemeyi yeğliyor..3-5 sene kıt kanaat gecıreyım arazım zaten degerlenecek..

Gecenlerde yıne bır koye gıdıyorum vılla ımarlı bır arazı var..Adam dıyorkı arazı bın m2 kadastroyu getırıp boldurecegım..Bu koyun en eskılerındenım dıyor..Dıyorumkı sızde mal mulk coktur..Aaahh ahh dıyor bak dıyor karsı tepeye,oradanda aha su karsı tepeye burası benım ve 3 kardesımındı..bugun uzerınde oturdugu 1200 m2 arsa ve ev kalmıs..600 m2 sı 150 bın tl..bunuda satacak artık olunceye kadarkı gecım ve kefen parası..Çoluk çocuk asgarı ucretle rezıl durumda..Dıyorum bak satmasan sımdı ne durumda olacaktın..Sattık ıs kurduk battık yıne sattık borcu kapadık bıraz daha sattık yıne ıs kurduk yıne battık sattık borcu kapadık ahada bugun kalan 1200 m2 arazı..
Soruyor kımın bu arazıler,surası sunun,burası bunun,surdan suraya kadar 100 donum bılmemnenın..Hepsı tanınmıs adamlar..Arazıler mera olmmus artık..

Haaaa bu durumada koyluyu kım getırdı..Orasıda malum..Artık kımsenın cesaretı kalmamıs..kımse guvenemıyor tarımla gecıme..bır ıyı bır kotu olmus hep..Ama bugun benım gordugum en buyuk sorunsa,adamın bır traktoru var ısleyecek arsası yok..Olan arazısıde zaten su veya bu sekılde yetmıyor gecınmesıne malıyetler bu kadar yuksek ve urun fıyatları bu kadar dusukken..

Bugun avrupa ulkelerınde tarım arazılerının fıyatlarına bakıyorsun,neredeyse en ucuz arazımızın 20de bırı fıyatına..Mesela brezilya da 1.sınıf tarım arazisini Tl olarak 25-30 tlye bulmak mumkun..Rakamı yanlıs hatırlamıyorumdur umarım ancak,bana brezılyada satılık baya buyuk bır tarım arazısı gelmıstı..Bır ara eklerım ılanını..

Yanı arazılerı yeterlı derecede buyuk olsa,pasta kucukde olsa bır tortu bıracak koyluye ama hem arazılerı kucuk hemde pasta mınımınnacık..Bugday tarımı yapılan bır bolgede 100 donum-200 donum arazınde olsa ne kadar para kazanacaksınkı..Ustelık ırklarının verımı avrupaya gore yerlerde surunurken..

Bana gore Türkiye nin gelecekte çiftçi dediği kişi bugunun tigemi gibi olacak..Hektarlarca arazi..Binlerce baş hayvan..O zaman tarım makinalarının gelecegı ıyı olabılır turkıyede..

Haa ote taraftanda bugunun sanayıcılerı,iş adamlarıda bıraktı sanayıcılıgı arazi simsarlığı- spekülotörlüğü yapıyorlar..Bugunun koylulerıde ıs adamı olayım tıcaret yapayım pesınde..Isler yuksek ıhtımalle tersıne donecek..Is adamları gelecegın buyuk cıftlık ve arazı sahıplerı olacak,koylulerıde bugun ekmegı yemıs surunen sanayımızın suyumuzun buyumuzun bataktakı sıkıntıdakı ıs adamları... :)
... ... ...

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Bankacylyk-Finans
Üye295 yazı
Abiler ikinizde doğru şeyler yazmışsınızda peki bu köylü örgütlense , mesela İstanbul Ziraat A.Ş isminde bir firma kurulsa ve bu firma çiftçiye tarım makinelerini %50 ucuz verse ama bir şartla ; ürünlerini İstanbul Ziraat A.Ş ye genelin %20 altında verse firma bunu paketlese vs. marka yapsa ve piyasaya sunsa nasıl olur örgütlenilebilir mi ? çiftçi ve sanayi iş birliği ile Tarımımız Geliştirilebilir mi ? Tabi Şuda var Sistemli bir hareket olduğunu gören iş adamları zamanla bu projeye destek verebilir , devlet destekleri artabilir. kısaca Türkiye Tarımı bir firma altında buluşsa tabiki bu iş epey zaman alır nasıl olur ? neden ithal ürün alalım yav ?

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Üye450 yazı
Sayın smt147,

Zaten bu konuda cıddı anlamda orgutlenenler var.Ve orgutlenmeyı basaranlarda cıddı para kazanıyorlar.

Yukarıda da yazdıgım gıbı bakıyorum fuarlarda mılyon usd lık makıneler hep koy kooparatıflerıne gıdıyor.Devlet bu konuda fazlasıyle destek oluyor.Problem orgutlenememekde,örgutlenmeye direniliyor olmasında..

Örneğin bir köy kooparatıf oluyor.50 traktorle 50 ıscı calıstıracagına 10 traktor parasına aynı ısı goren makınayı alıyor,1 kısıyı calıstırıyor daha az mazot oduyor daha az ıscılık malıyetı oluyor..Pazar konusunda sıkıntıyı depola**** asıyor vs..

Ben acıkcası bos bos duran ıslenemedıgınden erezyona ugrayan,su getırılmedıgınden ısledıgı yerden verım alınamayan fakırlıkten kırılan cıfcıye cok ama cok uzuluyorum.Ben devletın yerınde olsam belırlı bır hacımın uzerınde uretım yapma taahhutu verebılen koyluye arazıyı araplara kıralayana kadar bedavayada olsa yada cok kucuk rakamlarla kıralarım..

Çok ama çok değişmesi gereken duzenlenmesı gereken sey var..Malesefkı gelecekte kucuk cıftcıye modernıze olamayana,kooparatıflesıp organıze olamayana tarımda ekmek yok..
... ... ...

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Bankacylyk-Finans
Üye295 yazı
konu tarım makinelerinden tarımda verimlilik , üretim vs.. kaydı o yüzden şunuda sormak istiyorum nohut,fasulye,mercimek vs.. gibi baklagiller ekilip sonra bir tesis kurup bunları paketleyip piyasaya sürülse tabiki üretilen ürün paketlenmeye değer kalitede olucak nasıl olur ? yani kısaca demem o ki sanayici ( girişimci ) çiftçi iş birliği....

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Editör5590 yazı
Bu yazılardaki gözlemlerden yapılabilecek çıkarım , ileride Türkiye de çiftci diye tabir ettiğimiz insanların yok olup yerlerine yeni tacir bir kitlenin geçeceği şeklinde olabilir. Zira ülkenin her yanında eski çiftciler sürekli ağlarken bir yandan da yeni tarım işletmeleri kurulup duruyor. Pazarda harika meyve ve sebzeler göremezken dünyada üretim ve kalite rekorları kırıp duruyoruz.

İşin ilmini kavramış sermaye sahipleri tarımsal işletmeler kurup işlerine bakıyorlar.

Mevcut çiftçilerimiz kolayca değişemeyeklerine göre yok olacaklar büyük ihtimalle. Ardından bir gün farkına varacağız ki bu 10 eski çiftcinin vaktiyle üretmeyi başaramadığı üretimi bir işletme tek başına üretmiş satmış parasını kazanmış.

Tekamülün böyle olması yanlış oluyor. İşe köylü başlamış ama bitiremeden başkalarına bırakmış.

Sonuçta ülke kazansa da ülkenin büyük bir halk kitlesi elinden uçup giden varlığın farkında bile olamamış durumda hayatını kazanma mücadelesi vermeye devam edecek.
tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye295 yazı
iş hayatı fırsatları değerlendirenlere kazanç sağlıyor ( tabiki legal fırsatlar ) bu durumda fırsatları değerlendirmek gerekli görünüyor...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Editör5590 yazı
Aynen öyle. 30 - 40 dekar kiraz bahçesi bile bir aileyi geçindirir aslında. Uygun şekilde kurulursa eğer. İlginç makineler de var dünya da onları araştırıp bulmak ve kesin bayiliğini almak iyi olur. Ama ben olsam makineleri satcağım diye uğraşmazdım başlangıçta. Bir bahçeden biraz döner yakalar piyasanın içine bir girer ondan sonra makine işine bulaşırdım.
tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye295 yazı
doğru bi yaklaşım aslında , birde tarımda verimi arttırmak için inovasyon şart insanların sadece İstanbulda para kazanılıyor düşüncesini bir kere atması lazım üzerinden , Peki Akın bey , üreticiden alınan baklagil vs.. gibi ürünlerin paketlenilip bir marka oluşturularak satışı hakkında ne düşünüyorsunuz , sanırım konyadasınız konyada bir tarım makineleri satış mağazası nasıl iş yapar örnegin ankarada üretim var ama ürünleri konyada sata bilirmi bu işe giren birisi , yada orda hiç magaza açamadan bayilik yoluyla ? tabi yurtdışındna getirilicek son teknoloji ürünleride dahil belkide o ürünlerin burada üretimi bir süre sonra....

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Editör5590 yazı
Konya makine üretimine çok eskiden başlamış bir şehir. Piyasası canlı. Sürekli müşteri vardır burada. Eskiden yurtdışından taklit üretim makineler yapılır satılırdı. Artık tamamen buranın aklından çıkmış ihtiyaca göre tasarlanmış mmakineler de üretiliyor. Patates pancar söküm makineleri arasında dünyada örneği olmayan makineler görmek mümkün. Makine piyasası canlı olunca yıllardır kendi içinde tekamül etti. Büyük firmaların teşhir magazaları var. Bazıları Bölgesel bazıları yurtdışı bayiliği almış firmalar bazıları başka şehirlerin firmaları artık tekel yok. Konya esnafı tekelciliği kapalı kutu olmayı çok sever. Mesela un piyasası hala tekel. Eski köklü bir Konya fabrikasının sözünden çıkmak bu bölgede barınamamak hatta ülke genelinde sıkıntıya düşmek demektir halen. Kırmak çok zordur. Ticarette enerji bu tip idealistliklere çok fazla enerji harcanamaz. Açlık baskın gelir direniş kırılır.

Ama tarım makineleri piyasasında Konya da böylesi katı bir tekel yoktur. Dışardan gelip barınmak mümkündür. Tabi vahşi pazarlama işlerine girişmek ihaleleri paylaşmamak gibi hatalara düşülmez ise .

Gelgelelim burada magaza açmak hatta fabrika kurup üretim yapmak veya yurtdışından bayiliği alınmış ürünü buradan pazara sokmak sadece bölgenin yerel tarım üreticisine yani çiftcisine güvenip yapılacak iş değildir. Bu durumda merkezin burada olmasının çok bir anlamı yok. Ama burada bir temsilcilik açmak tabiki çok gerekli denilebilir. Buradaki piyasadan kopmamak uzak kalmamak lazım.

Üreticiden toplanan baklagil gibi ürünlerin markalanıp şekil verilip iç pazara hatta dünya pazarına sürülmesinden daha cazip bir iş kolu düşünemiyorum. Harika olur.

tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Editör5590 yazı
Konya da Çine bile pulluk satışı mevcut. Eskiden patronlar ellerinde çanta dünya gezerlerdi. Şimdi onların oğulları işi internetten bitiriyor. Müşterisi bunları buluyor. Fabrikadaki üretim şeklini ve teşhir salonlarındaki (showroom) ürünleri gelişmiş web tabanlı kameralarla izlettiriyorlar. Kimse bürosundan ayrılmadan ürünler tanıtılıyor fabrika ile hava atılıyor dünya tarafından patron marifeti ile izlendiğini bilen ustabaşları ve işçilerde işe hep traşlı gelir. Ardından skype de pazarlık yapılıp iş müşteri temsilcilerine bırakılıyor evraklar için. Malı kasasına yerleştirip dünyanın öbür ucuna paranın hesapta akredite olduğunu bilmenin mutluluğu ile yolluyorlar. Rusya ve Çin köylüsüne bile satış yapıyorlar. Artık buranın yerel köylüsü en has müşterileri değil ama köylünün kahvesi her zaman sıcak tutulur ahde vefa bakımından. Tahsilatta sorun yaşansa da, fazla satılmasa da, köylüyü gücendirirsek işlerimiz bozulur Allahın gücüne gider korkusu hep varlığını korumuştur. Buranın yerel müşterine neden güvenmemek gerektiğini anlattı mı bu yazı.
tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye295 yazı
Akın bey tekrar teşekkür ederim aktardığınız aydınlatıcı bilgiler için , çok faydalı oldu.

İyi Çalışmalar Dilerim.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik
Üye450 yazı
Sayın smt147,

Zaten bu nohut mercimek vs. tarzı ürünleri köylüden alıp,yani ceremesini onlara çektirip kaymağını kendi yiyen firmalar var.

Bu kişiler 10 da biri fiyatına alıp paketleyip satıyorlar.Halbuki devlet bu ürünlerin paketlenmesi,işlenmesi,saklanması ile ilgili yatırımlara köy kooparatiflerine Çooook çok yüksek miktarlarda dahil kredi ve %60-70 arası hibe veriyor.

Yani özellikle hububat tarımı yapılan yerlerde 4-5 köy toplanıp böyle bir tesis kurmak için kredi ve hibe istese,hem ürünü daha çok para edecek,hem kendilerine bir istihdam yaratmış olacak,ama yapamıyor köylümüz..

Bursa da bırcok fırma var,mesela kıraz ıle ılgılı koyluden kırazı 2-2,5 tl den alıp yıkayıp paketleyıp yurt dısına ıhracat yapıyorlar.Hemde akıl alır fıyatlara degıl..
... ... ...

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Bankacylyk-Finans
Üye347 yazı
Güzel bir konu başlığı olmuş,

acizane yaptığımız iş nedeniyle antalya-burdur-aydın-izmir civarında tarım makinaları üretimi yapan bir çok firma ile temas kurduk, yerlerinde inceleme firsatim oldu.

Dediğiniz gibi büyük üretim kapasitelerine ulaşabilecek altyapıya, gerekli düzenlemeler ve geliştirmeler yapıldığı takdirde yeni ürün e teknolojilere uyum sağlayabilecek üretim deneyimleri var.

Fakat diğer taraftan çoğu basit tarım makinaları diye tabir ettiğimiz pulluk, römork vs. üretmekteler. Bunların yanında bazı makinalarda isteğe göre yapabilmekteler. Fakat çoğu yıllardır aynı şekilde makinalar üretmekteler, 10 yıl önceki ile bu zamanki arasında arasında bir fark yok. Daha efektif çalışan, güç ihtiyacını azaltan, malzeme kalitesi artarken üretim maliyetlerini düşürmek vs. hiçbir gelişme yok maalesef.

sadece zamana göre oluşan talebe göre farklı imalatlara gitmekteler. Mesela bu bölgede geçtiğimiz seneler içerisinde hayvancılık sektörü gelişti e birçok üretici dikey yem karma makinası üretimine başladı. fakat bunların hepsi ismini vermek istemediğim bir yurtdışı firmanın kopyaları ve her üretici bunların kendi tasarımı olduğu ve patent almak istediklerini beyan ettiler. halbuki sadece daha otomatik olan yurtdışı versiyonunu basitleştirerek manuel hale getirmişler. Diğer bölgeleri bilmiyorum ama bu bölgedeki tarım makinaları üreticilerin geleceği pek parlak değil.

Zira pazarları genelde yurtiçi, ve zamanla tarımda makinalaşma tamamlandığı için yoğun ürettikleri makinalara talep çok küçülecek, ne yurtdışına açılabilecek nede yeni nesil tarım makinaları geliştirebilecek kapasitelere sahipler. Bu firmaların önümüzdeki 10 yıl dolmadan eğer değişim geçirmezler ise yok olacakları öngörülmekte.

Bildiğimiz üzere özellikle yurtdışına ihracat yapabilmek için daha komplike ve yenilikçi çözümler sunan makinalar üretmek gerekli. Ha diğerleri de satılabilmekte ama bunlarda hem uzun vade hem de katma değer oranı düşük olmakta.

Örneğin bir kiraz toplama makinası yapma fikrimiz için kendilerine fikir beyan ettiğimiz üreticilerin çoğu saçma e üretilemeyeceği yönünde bize akıl ermekten öteye geçemediler. Oysaki sektördeki arkadaşlar bilir kiraz ın üretim masrafının %75 e yakını toplama masrafları oluşturur. Dönemlik işciler tarafından toplama maliyetli, verimsiz e uzun sürmektedir. Bu aşamadaki bir makineleşmenin maliyet ve verime etkisi büyük olacaktır. Yapılan tahminler toplama maliyetini %80 azaltacağı, böylece üretim maliyetlerin %60 azalacağı öngörülmekte. bu küçük bir örnek, bu tarz yapılan bir makina üretim maliyetlerini arttırcağı, dolayısıyla iç piyasada gıda mamüllerinin daha alınabilir hale gelmesini sağlayabileceği gibi ihracatta büyük bir fiyat avantajı oluşturacaktır.

Diğer taraftan bu tarz mecut olmayan yada verimsiz olan tarım makineleri yerine geliştirilecek çözümleri sunan tarım makinaların ihracatı da önemli bir kalem olacak ve güzel katma değerler sağlayacaktır.

Yani kısaca ülkemizin öncelikle bir tarım ülkesi olduğu ve bu alanda büyük fırsatlar oluşturulabileceği açıktır. Yenilikçi yada daha yeni tabiriyle innovasyon öncelikli çalışmalar muhakkak ki büyük değerler oluşturacaktır. mevcut durumu korumak zaman içerisinde kaybolmayı getireceği gibi sadece taklit ise taklitte bizden çok daha iyi olan Çine karşı zaaftır.
Kabaklar çarpışır çekirdekler çıkar, fikirler çarpışır hakikatler çıkar.
https://bento.me/hakankaya

Yerleşim Türkiye / DenizliMeslek Dany?manlyk