O Zamanlar Benim Yaşım 21 gençlik çagları dogal olarak insan arkadaşları ile birlikte olmak istiyor benimde yakın bi arkadaşım vardı iki yaşından beri tanışıyoruz o zamanlar ben Bir Şirkette Satış ve Piyasa Araştırmaları Yapıyorum Güzel birde Maaşım var işim çok iyi altımda arabam vs.. arkadaşım işsiz kaba tabirle bi baltaya sap olamamış sorumsuz bir adam tabi o zamanlar öyle değildi canım kanım arkadaşımdı ah eşek kafam keşke bu şekilde bakmasaydım ona her neyse akşamları birlikte gezer yer içeriz hesap zaten hep bana , işimiz var sıcak paramızda varya cepte kredi kartları türlü türlü , onların verdiği güvende var tabi herif sevgilisiyle buluşcak al kardeşim a kartını takıl al b kartını takıl böyle günler geçti aylar geçti ben hala çalışıyorum tabi gez toz devam bazen eski lise arkadaşlarıda takılır sagolsunlar elleri ceplerinin yolunu hiç bilmez. Ben orta birden beridir çalışmışım ticari tecrübem onlara nazaran oldukça iyi rahat iş bulurum bi gün işsiz kalmam onlar aylarca gezerler neyse bu böyle tam bir yıl sürdü bir yılın sonunda ben işten ayrıldım saglık sorunlarım vardı ameliyat olmam gerekiyordu. Daha sonra sıcak paranın gücü kaybolunca zaten yüklü olan kartlara iyice yüklendim sagolsun bankalarda limiti oldukça yüksek tutmuşlar iyi takmak için öyle böyle kartlarlada 3-4 dayandım çalışamıyorum hastayım sürekli içeri giriyorum ve nihayet o gün geldi çattı oturdum tüm kart borçları mı ve nakit borçları mı bir hesapladım tam 37.000 TL günlerce düşündüm nasıl temize çıkarım diye aklıma o çok eski yakın arkdaşımla ortak aldığımız ancak bana şirket araba verince arabayı ona verdim kullanıyordu vs.. arabada onun üstüneydi zaten gittim dedim ki böyle böyle sıkıştım satalım arabayı önümüzde ki sene tekrar alarıım ben sana yada paranı veririm yok dedi olmaz arabamı sattırmam ! e dedim birlikte aldık unuttun mu olmaz dedi sen bana verdin arabayı üzgünüm sana yardım edemem dedi eyvallah dedim çıktım ama çıktımda üzüntüden yıgılıcaktım oldugum yere onunla aram açıldığı için değil insanlara olan güveni o kapıdan çıkarken içerde bıraktım için hayatımın beklide en kötü anlarından biriydi derdim para , araba falan olmaktan çıkmıştı artık ben insanoğluna kaybolan güvenime ağlıyordum eve gittim 2 hafta boyunca çareler düşündüm , evimde ki eşyaları satmayı düşündüm kurtarmıyordu evim zaten kiraydı , babama söyleyemezdim , o borcu öderdi ama beni kesinlikle silerdi buna emindim tefeciden para almaya karar verdim tek kurtuluşumdu gittim aldım tam 40.000 aldım faiziyle 55.000 tl ödemem şarttı önce borçları mı kapattım kartları iptal ettim. geriye 2000 tl kadar para kaldı onunlada İstanbulda da ögleye kadar simit ögleden sonra limon falan satmaya başladım , doktorun 5 sene çalışama yasagı yüzünden işte bulamıyordum mecburen bu yola başvurdum ilk 3-4 ay tefeciye vaktinde yetiştirdim parayıancak 5, ayda geçiktirdim 3 gün yatırmam gereken para 1000 liraydı adam 1500 getiiriceksin demezmi beynimden vuruldum gittim Ankaraya babmdan 500 tl borç aldım ödedim hemen o tefeciye olan borcumu ödeyene kadar sabah kahvaltım 2 simit meyvesuyu öglen su bisküvi , akşamda en mükemmel yemegim makarnaydı Allahıma şükürler olsun o arkadaşlarım , dostlarım dediğim insanlara muhtaç kalmadan tekrar ödedim parayı bitirdim bu aradada hastalıgım geçmiş Sağlıma kavuşmuştum hemen Nestle Türkiye A.Ş de işe başaldım eski maaşıma tekrar kavuşmuştum ama bırakmadım o simit işini Pazar günleri ist. Sahillerinde sattım yine aradan yıllar geçti ben İstanbul Zeytinburnunda 5 katlı bir lokanta açtım eski gücüme şükürler olsun kavuşmuştum aradan yıllar geçti o yakın arkadaşım hiç aramadı beni hemde hiç kayıplara karıştı yıllar sonra onu Beyazıt Kapalı çarşının orda gördüm gezerken beni tanımadı tanıcakta hali yoktu zaten orda hamallık yapıyormuş çevreden örgendim biraz onun yakını olan bir esnafa bir miktar para ve kart bıraktım ona vermesi için başı sıkıştında araya biliceni söyledim . aradan 24 saat geçmedi telefonum çaldı arayan oydu titrek bi sesi vardı biraz işe ihtiyacım var dedi görüşelim dedi kabul ettim oturduk lokantada özür vs..dilemek istedi izin vermedim sordum ne iş istiyorsun burada dedim kısaca iş yeri senin dedim . güveni mi tüm insalara kaybetmiştim ancak öyle görünce vazgeçtim işte bi anda aynı kaptan yemek yemiştik onunla öyle bırakamazdım benim kişiligim el vermezdi çalışmaya başladı ona hiç işçi gibi davranmadım 2. ayın sonunda gece 3 gibi telefon geldi bana telefonda ki ses lokantanın müdürü Asım beydi ve Selimin kasada ki parayı boşaltım gittigini söyledi . bu sefer yıkılmadım hemde hiç alışmış eşek semerden etkilenmezmiş dedim tamam dedim benim haberim var deyip telefonu kapattım giden sandece 3000 falandı proglem değil ama şunu örgendim, şu her yerime yazdım ;
İNSAN ZEYTİN MİSALİ ; DIŞI KATIKTIR , İÇİ KÜTÜK !
İşte Genç Kardeşlerim ibret almaları için yazdım arkadaşlık , dostluk öldü artık geç bu işleri azizim hepsi çıkarcı olmuş paran varmı baba sensin paran yokmu Allah versin derler bu böyledir ki ben şanslıyım hamd olsun Allaha şükür topladım kendi mi , siz siz olun Dostunuz OLMASIN !