Ticaret Lisesi Okuduğum Yıllar da, Ticaretin Hayatımızın Bir Parçası Olduğunu Ve Türkiye'de Ticaret Yapmanın Çok da Zor Olmadığını Tamamen Kavradım, Orta Okul Zamanlarında Sınıfta Çekiliş Yapan Bir Mavi Önlüklü Öğrenci İdim, 25 Kuruşa Yaptırdığım Çekilişlerde En Büyük Hediye 1 Lira'ya Almış Olduğum Rotring Kalem idi.O Zaman'dan beri maliyet hesabı yapmaya başladım diyebilirim, 4 Çekilişte 1 Rotring Parasını Çıkartıyor Ve Rotring Kalem Çıkana Kadar Çekilen Her Çekiliş Cebime Kalıyordu, Sermaye Azdı, Çekiliş Kağıdı Çoktu, Bu da Kalem'in daha geç çıkmasını sağlıyordu.
İlk Ortaokul'da ticaretin kurnazlık gerektirdiğini anladım, ve lise yıllarından okulu ekerek yenişehir'de gıda toptancılarına yevmiyelik olarak çalışmaya gittim, ihtiyacım yoktu, işleyişi öğrenmek ve ürünleri benimsemek istiyordum sadece ve kendimi tek bir yre hedeflemiştim, gıda sektörüne o zamanlar girmiştim...
lise 1 devamsızlıktan kaldım :) bir yerde yanlış yaptığımı anladım :) çalışmaya ara verip, okulun bilgisayar odasına takılmaya başladım, bilirsiniz devlet okullarında o kadar eski sistem bilgisayarlar var ki öğrenciler suan da bile toplu fareler ile eğitimlerini sürdürmektedirler.
okul ile anlaştım, hurdaya verecekleri bilgisayarları ben satın aldım, gittim çankaya, bit pazarında yedek parçacılara sattım, ve kazandığım paranın üzerine biraz kendim ekleyerek,kendime yeni bir bilgisayar aldım.
hayatımın büyük bir çoğunluğu, ticareti ve ticaret yapmayı anlamaya çalışmakla geçti, her şeyi anladım ama hala insanları anlayamadım diyebilirim.
askerden geldiğim gün 2008 sonu, artık birşeyler yapmam gerektiğini ve elimi çabuk tutmam gerektiğimi anladım, askerliğini yapmış yetiştik bir bireydim artık, bangkok'a gittim 10 günlük bir gezi yaptım (indirimdeydi) :)
Türkiye'ye ilk laptop fan altlığını ben getirdim, evet yanlış duymadınız ilk fanlı laptop soğutucusunu ben getirdim türkiye'ye daha hiç bir yerde yokken 10 adet alıp izmir'deki bilgisayarcılara numune olarak verdim, toplu bir sipariş aldıktan sonra, ithalat ile uğraşan bir tanıdığım üzerinden ithalatını yapmaya başladım, parası olan düdüğü çalar atasözü bir kez daha yanlış çıkmadı ve türkiye'ye bu ürünün ithalatını herkez yapmaya başladı.kazandığımız yanımıza kar kaldı, izmirin en büyük spotcularını gezerek genç odamı bir depo gibi kullandım, spottan gıda ve temizlik ürünleri aldım elde ettiğim kar ile, bu ürünleri perakende ve marketlere sattım hala da satmaktayım, 2 sene içindeki hedefim'e gelince ''kendi işinin patronu olmak'' tır.
tek bir gerçek var ki; doğru zaman, doğru kitle yani kısa ve öz satacağın ürünü almadan önce planlamanı yapacaksın arkadaş, ne zaman almalıyız, nerden almalıyız, hangi kitleye satmalıyız, ne kadara satmalıyız.