Hemen her şeyi bir tarafa bırakın, ceketinizi giyin ve dışarı çıkın. Bildiğiniz en yakın devlet hastanesinin veya işlek bir hastanenin acil servisine gidin. Kapısından girip hastane kokusunu alın ve genellikle duvar kenarında olan sandalyelerden birine oturup, olup biteni seyretmeye başlayın.
Orada, tansiyonu inmiş, çıkmış nineleri göreceksiniz, kan içinde sedyeler geçecek yanınızdan, kolu bacağı kırılmış, kaşı gözü patlamış insanlar, inleyen ağlayan sızlayan hastalar, feryat eden yakınlar, yorulmuş doktorlar her tarafı kan içinde hemşireler, hasta bakıcılar göreceksin.
Acı dolu gözler, bir saniye daha yaşamak isteyen bakışlar göreceksin, ağlayan bebekler, kahır olan anneler göreceksin.
Bunları gördükten sonra oradan çıkın ve evinize gidin. Biraz oturup düşünün ve hayatınıza yeniden başlayın. ( KAYNAK: Semih BULGUR)
Süleyman DÜNDAR