kıyafetlerimi çıkarmadan yurdun bana ayırdığı yatağıma uzandım.gözlerimi kpadım ve yine o hayal...yamaçta çiçek toplayan sarı elbiseli küçük kız.
pırıl pırıl bir bahar günüydü kardeşlerim ve arkadaşları tepeden kar almaya gidiyorlardı.kış mevsiminden kalma son karlardı bunlar.bende gitmek istedim.küçük olduğum için beni ***ürmediler.arkalarından bir hayli ağladım
derken aradan bir kaç yıl geçti ve ben otepeye rtek başıma çıkacak yaşa geldim.bahar geldiğinde sevinçle o keçi yolundan çıkıyorum sonra küçük dereden kar sularının gelişini izliyorum sırasıyla önce öksüz pğlan çiçeği sonra sarı papatya sonra kırmızı laleleri topluyorum.hele otlar kurumaya başlayınca o ince koku burnumu tırmalayınca demeyin benim keyfime.
tepede kendime seçtiğim yerde oturuyor o hoş manzarayı izliyordum.önce aklımdan bir şey geçmiyor sonra gördüklerimi anlamlandırmaya çalışıyordum tuhaf çok tuhaf diyordum...
sonunda olan olmuştu ben o tepeye aşık olmuştum.eee her aşk masalının kötü kahramanları olur ya beninkilerde o keçi yolumu elimden aldılar orayı bir bahçeye çevirdiler.tepeye her gitmek istediğimde beni engellediler.sonra kocaman bi toprak yol açtılar doğu tarafından tepeye doğru .o yol kalmıştı bana .önceleri oyolu kullanarak tepeye ulaştım ama bana hiçbir zaman o patika yolun tadını vermedi.yavaş yavaş vazgeçtim tepeye çıkmaktan.meğer beni tepeye bağlayan o gidiş macerammış...
Gitme vakti gelmişti köyümden ayrıldım. ogünden sonrada yılda bir kez uğradım köyüme ama o tepeye hiç çıkamadım hep uzaktan izledim.
şimdi gözlerimi sıkıca kapatmışken yine okız teden aşağı hızla kahkalarla iniyor ve benim canım çok yanıyor.
farkına vardım hayatın farklı yüzünemi bakmaktan yoksa büyümenin verdiği endişemi bena tepedeki kızdan en küçük bir iz bıraktırmayan.
o huzur yerini sancılı bir hayata bırakalı çok oluyor.işte geriye gözlerimi kapadığımda oküçük sarı elbiseli kız kalıyor...
mavikar