FORTUNE Dergisinin 1950 yılıda yayınlamış olduğu "Dünyanın en büyük 500 işletmesi" listesine bir göz atın. Bu şirketler içinde bugün hala ilk 100 şirket arasında yer alan sadece 14 şirket var.
Ne kadar çarpıcı değil mi?.. Yapılan araştırmalar dünyada ortalama şirket önrünün 7 senenin altında olduğunu ortaya koyuyor.
Yönetim otoritelerine göre üçüncü bin yıla girerken ayakta kalabilecek organizasyonlar, rakiplerinden daha hızlı ve daha etkili öğrenen organizasyonlar olacaktır. Yüce önder Mustafa Kemal Atatürk, bunu yıllar öncesinden ne güzel ifade etmiş; “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı ihtiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar”.
Genel bir ortam değerlendirmesi yapıldığında, iletişim ve ulaştırma olanaklarının hızla arttığı, ekonomik sınırların zorlandığı, insan ihtiyaçlarının ve beklentilerinin karmaşıklaştığı, teknolojinin büyük bir hızla kendini yenilediği görülmektedir. Ülkemiz kurum ve kuruluşlarının bu değişimden kaynaklanan belirsizlikleri yönetmesi ve rekabetçi avantaj yaratması ancak yönetim süreçlerinin etkinleştirmesi ile mümkün olabileceği düşünülmektedir.
Organizasyonun başarısı; ortaya koyduğu vizyonu doğrultusunda insan, araç, silah, malzeme, sistem ve bilgi arasındaki uyumu sağla**** sinerjiyi tesis etme derecesine bağlıdır. Burada ise en kritik faktör yine “insan”dır. Kurumsal ve bireysel beklentilerinin farkında olan, kurumsal katkısının tanımını yapmış, kendini geliştirmek için rehberler bulabilen, daha iyinin yollarını arayan insanların çoğunlukta olduğu ortamlar organizasyonların bekası için kaçınılmazdır.
Gelecekte var olacak olan organizasyonlar tıpkı insanın kendisi gibi kusursuz bir şekilde çalışabilen yaşayan organizasyonlar olacaklardır.
Yaptığım çalışmalar sonucunda 2000 yılında geliştirdiğin şirket ve kurumlar için stratejik dönüşüm modelini sizlerle paylaşmak istedim.
İnsanoğlu son 30 yılda, 5000 yılda ürettiği bilgiden kümülatif olarak daha fazla bilgi üretti. Bu durum artarak devam edecek. Klasik(bildik) yaklaşımlarla yarın ayakta kalabilmemiz mümkün değil. Ortaya koyduğum bu stratejik uygulama modeli ile organizasyonlarda topyekün bir transformasyonun gerçekleşebilmesi için hangi yaklaşımlarla nasıl bir metodoloji izlenmesi gerektiğinin algoritmasını sunmaya çalıştım:
Güzel günlere,
AKIN ARSLAN