Arkadaşlar, bildiğiniz gibi pek çok kazandıran ve sürekliliği olan klasik iş kolları var. Bunun yanında, kıyıda kalmış, üzerinde pek yoğunlaşılmamış, olmaz diye bırakılmış, daha nice karlı işlerin mevcut olduğuna inanıyorum.
Benim geri dönüşüm konusuna çok kafam takılıyor mesela. Özellikle de hurda lastik ve kauçuk konusuna. Düşünsenize, bugün ençok bulunan ve para etmeyen şey hurda lastik ve sanayide en çok kullanılan ürünlerden ikisini içeriyor. Kauçuk ve Çelik. Bu önemli bir nokta. Bu tonlarca kauçuk ve metal yığınının arasında mutlaka "Para" da olmalı diye düşünüyorum.Hemde çok para. Sadece arada sıkışmış ve çıkartılmayı bekliyor.
Bursa'da bir yerde, hurda lastiklerin sıvı azot (liquid nitrogen) vasıtasıyla dondurulup, kırılarak içindeki çeliklerin geri dönüşüme kazandııldıklarını ancak bu işi yapanların sonradan bu işi bıraktıklarını duydum.
Hurda lastiklerin kauçukları kırpılarak, halı saha zeminleri, atların antreman sahaları ve padoklar gibi daha bir çok yerde zemin yumuşatıcı, darbe emici materyal olarak da kullanılabiliyor. Ayrıca ilerleyen teknoloji sayesinde bu kırpıntıların tekrar kağıt gibi geri dönüşüme dahil edilebildiğini TV'de izledim. Birde, özellikle otomotiv sektöründe kullanılan kauçuk+metal darbe emici parçaların metal kısımlarının tekrar geri kazanımıyla ilgili uygulamalar yapılabilir. Hatta ben araştırdım ve yaptım. Yaptığım uygulama kısaca şöyle:
Otomotiv sektöründe kauçuk ve metal birleştirilmiş olarak çok kullanılır. Mesela motor kulakları, körükler ve pek çok parça. Kauçuk, dünyada, kuvvet uygulanarak şekil değiştirdikten sonra %100'e çok yakın bir oranda eski haline kavuşabilen tek doğal malzemedir ve bu özellikte sentetik bir malzeme yapılamamaktadır. O yüzden kullanım alanı çok fazladır. Bu parçaları imal eden yerleri de gezdim. Ellerinde hatalı basılmış çok parça var ve bu parçaları hurdacılar bile almıyor. Ellerinde çöp olarak kalıyor. Problem, özel yapıştırıcılarla ve sıcak preslerde metale yapıştırılan kauçuğun adeta metalle kaynaması ve bir daha ayrılmasının zorluğu. Kauçuğu içindeki metal iskelete zarar vermeden ayırabilseniz, metali tekrar kullanırsınız ama yapılamayan şey de işte bu. Neticede bu metaller işçilik uygulanmış kalibre edilip şeklillendirilmiş parçalar ve değerliler. Yakarak metali kullanma yoluna gidenler hem çok büyük çevre cezalarıyla karşılaşıyor hemde, tekrar kullanılmak istenen metal (demir, çelik, aliminyum) kontrolsüz ısı uygulaması sebebiyle formunu kaybediyor. Ayrıca çok pis ve zaman isteyen bir durum. Ben bulduğum bir kimyasalla, daldırma yöntemiyle bu parçaları kauçuktan ayırmayı başardım sayılır. Yani bir sistem kurup biraz kuvvet uygula**** mümkün oldu hemde şekil hiç bozulmadan. Hatta şekli uygun olan parçalarda, daldırma kaplarında kauçuk ayrı metali ayrı bulduklarım da oldu. Yani tam istenen gibi. Benim sorunum bu kimyasalda başka birine bağımlı olmam ve fiyatı onun elinde tutması. Ayrıca kauçuk bu sıvıyı bünyesine sünger gibi çekip inanılmaz bir şekilde 10 katına kadar şişebiliyor. Yani hammedde kaybı çok. Aslında yine kurtarır ama ben maddi imkansızlıklar nedeniyle uğraşamadım. Acil para kazanma zorunluluğum beni bir iş bulup çalışmaya zorladı ve tam bişeyler yaparken, kazanmak zorunda olduğum parayı harcayamadım. Hala içimde uktedir. Bu kimyasal ucuz temin edilebilir, özellikleri geliştirilebilir, başka yöntemler bile bulunabilir. Hatta sıvı azot yardımıyla, tamburlarda bazı parçaların çapak alma işlemleri yapılıyormuş. Sıvı azot kauçuğu cam gibi kırılgan hale getiriyor. Bursa'da Linde var dünya çapında bu gazın üreticisi ama oraya gittim ve muhatap bulamadım kendime. Israrcı olamadım çünkü vaktim yoktu. Çevrem de benim iş bulmak yerine fantazi işlerle uğraştığımı düşününce mecburen artık ilgilenemedim ama bakın bu iş çok güzel bir iş olacak. Araştırmak ve bulmak bütün zorluk bu. Ben kendi çapımda bile bunu başardım. Bu işe zaman ve para ayırabilecek yatırımcılarla yapılabilecek harika yeni bir iş bence. Sakın yapılsaydı birileri yapardı zaten demeyin. Öyle olsaydı kıymetli olmazdıki zaten. Birde Henry Ford 1900 lü yılların başında bankadan kredi talep ettiğinde kredi talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka müdürü ''Atlar her zaman kullanılacaktır. Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir.'' diyerek kredi talebi red etmişti (okuduğum yazı doğruysa :) )
Bugün durum ortada. O kadar iddaalı değilim tabi ama bence yabana atılacak bir mesele değil. O yüzden bence hemen olumsuz düşünmeyelim. Bilet almazsanız çıkmaz hesabı, uğraşmazsanız yapamassınız.
İlgilenenlere duyurulur. Ben yapamadım, bari başkası yapabilirse yapsın...
*Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur*