Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
MERHABA,Arkadaşlar 2003 yılına kadar tekstil sektöründe iş yerim ve imalatım vardı,10 kişi eleman arkadaşlarımızla çalışıyorduk,bir sıkıntı vesilesiyle işimi 2005 de kayıpettim.Şimdi elimde sermayem bile kalmadı,bir firma hediyelik lokum,kurabiye bayiliği verdi.şimdi içimdeki korkulardan dolayı birtürlü pazarlamaya çıkamıyorum.gideceğim iş yerlerinin benden ürün almayacaklar diye korkumu birtürlü atamıyorum........PAZARLAMA DENEYİMLİ OLANLARDAN BU TERDDÜTÜM İÇİN YARDIM BEKLİYORUM....SAYGILAR
Bak arkadaşım pazarlama gerçekten çok zordur. Ama sana umulmadık kapılar açar...... İçindeki korkuları atmaya yardımcı olurmu bilmem ama sana ufak bir ipucu aktarayım. satışa çıkmadan önce kendini ilk seferlerde hiç satış yapamayacağına inandır. Eğer ilk seferde satış yaparsan bu sayısal tutturmak gibi bir şey olur. Piyasanın seni önce tanıması lazım. Yani tek atışla hedefi vurmak her zaman olmaz. Her noktaya en az üç ziyaret yapman lazım. satış 4 ncüde hedef olmalı. birinci tanışma olur ikincisinde dükkan sahibi seni anımsar ücüncüde tanır ve kendini anlatman daha kolay olur. Tabi birde sattığın mala güvenmen ve önce kendin inanman lazım......
Kardeş ben aynı zamanda işletme mezunuyum ve danışmanlık yapıyorum.Sana tavsiyem şudur.Mal almadan önce işleri bağla daha sonra mal alımı satımı yap müşterilerine de ona göre teslimat süresi ver.İmalatçı aynı şehirdeyse işin daha kolay aynı şehirde değilse az öncede dediğim gibi malların yada ürünlerin geliş süresine göre siparişini al ve mutlaka kredi kartı ile tahsilat yap şimdi işletme kartlar var onunla daha kolay .Eğer çek teklif edilirse maliyet kadarını peşin al ki zor durumda kalma hadi sana kolay gelsin...
Bence sorun satış değil. Satılacak malın olsun, alıcısını bulursun ama asıl önemli olan karlılık ve tahsilattır. Zaten piyasaya çıkınca nasıl davranman gerektiğini kavrar ve kısa sürede adapte olursun diye düşünüyorum. Öğrenmek için harcayacak zamanın varsa, Yaşayacakların seni yönlendirecektir. Dediğim gibi sorun asıl karlı mal satmak ve tahsilatını yapabilmekte. Karlı satış ve tahsilatın zorluklarının yanında, satış solda sıfır buna inan. Malını satarsın bir uğraşırsın, vadeli sattınmı, alırken beş uğraşırsın ve vadesinde ödeme yapan, verdiği çeklerde sorun yaşatmayan artık çok azaldı. Asıl bu mesele problemli. Satıştan korkma derim.
öğrenilmiş çaresizlik yaşıyosun. internetten bi araştır istersen. muhtemelen seni bıraksalar yıllarca evden çıkmazsın. ben 1 yıldır çıkmıyorum. üstesinden gelmen gereken bir sorun. ben hala gelemedim. kolay gelsin.
KARYA15 satmak için gitme. Git bir mahalle kahvesine söyle bir çay, gir muhabbete. Ortamın nabızı ölç. Biraz ısınınca kendiliğinden pazarlaman gerektiğini hatırlayacaksındır. ;)
arkadaşım zaten ümitsizsin ama bende şevkini kırmak istememe rağmen söylemek zorundayimki pazarlayacağın sözkonusu ürünler zaten pazarlaması en zor ürünler. ben senin terinde olsam bulaşmazdım. kusura bakma hevesini kırmış , destek yerine köstek olmuş olabilirim ama bunlar benim düşüncelerim. bence hiç bulaşma bu işe ve kendini farklı bir işe yönelt. Allah hakkında hayırlısı neyse onu nasip etsin
bir satıcı her türlü olumsuzluğu yaşayabilir. olumsuzluklar hayatın içindedir. yaşadığın sıkıntılar fazlasıyla büyük olabilir. o zaman mücadeleye devam.
diyorsun ki üründe sorun yok. o zaman satacaksın. satmak için değil gerçekten doğru yerlere satacaksın. ilk adımı at kardeş devamı gelir.
şunu da unutma pazarlama yapmayacaksın, SATIŞ yapacaksın. hadi kolay gelsin.
Sizi rahatlatır mı bilmem ama, bankada ciddi hedeflerle satış yaptığım dönemde öğrendiğim bir şey var: satış kaygısı başlayana kadardır! Yeterki başlayın, gerisi gelir, elbette reddedileceksiniz ama bu vaz geçmek için geçerli bir neden değil!
Değerli dostum, İnşallah özlediğin ve hedeflediğin noktalara tekrar ulaşırsın, Utanılacak ve sıkılacak birşey olduğunu sanmıyorum, korkulacak ise hiçbirşey yok,
Aziz mahmud hüdayi hz. hayat hikayesini bir oku istersen. Aynı şekilde İbrahim bin Ethem.
Yeni bir pazara girmenin 2 yolu vardir (teknoloji yogun mallar haric);
1-Dusuk fiyat 2-Uzun vade
Degilse ben senden neden alayim.O yuzden ilk etapta musterilerin fiyata ve urune hayir diyemeyecegi bir urun veya urunleri secersiniz, siz bunlardan bu seferlik kar'da etmeyin hatta 3-5 sefer bu sekilde devam etsin, insanlar seni tanisin ve guvensin, iyi servis ver.Sonra alan kisiler su var mi bu var mi sekldinde sormaya baslarlar.Ondan sonra diger urunleride getirirsin.Onceki karsiz verdigin urunleride bir muddet sonra baska bir marka ile degistirirsin veya fiyati kibar bir sekilde yukseltirsin.
Hic korkma insanlar hayir almiyorum dese bile tesekkur et, kusura bakmayin rahatsiz ettim de, is kartini ver.Almamalarinida kisisel alma, bu gayet dogal sen olsan tanimadiign daha once is yapmadigin birisinden hemen mal almak istemezsin, yani almamalari sana yonelik bir sey degil, insan psikolojisi bu.Urununu tanimiyor, sizi tanimiyor, eski urunu ve fiyati tutmus.
Hadi bakalim...kazanmak icin cikip sahaya gol atmak lazim.
Ticarette, ne satılırsa satılsın mutlaka o mala ihtiyaç duyacak birileri vardır, her topal satıcının bir kör alıcısı vardır derler...
Yalancinin mumu yatsıya kadar yanar, Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner, Aldatanlar bir gün olur aldanır, Kimse sanmasın yaptığım yanıma kalır, Kul hakkı yiyenler büyük günah alır.
Aktif satış; ilk yapacaklara nedense hep çok zor gelmiştir. Yukarıdaki bir arkadaşımızın bahsettiği "öğrenilmiş çaresizlik" bunun en başlıca sebeplerindendir. Biraz açmak gerekirse ne olduğunu daha iyi anlatabilir, akabinde nasıl aşılması gerektiği hakkında daha net fikir vermiş olabilirim.
Bir köpek balığı aç halde akvaryuma konulur. Balık akvaryumun her yerinde yüzerek avlayacağı bir şeyler aramaktadır. Sonra akvaryuma küçük bir balık konur. Köpekbalığı küçük balığı yemek için hemen harekete geçer. Çünkü açtır (motivasyon), küçük balığı yiyebileceğine inanmaktadır (özgüven) ve küçük balığın kendi ellerinde (kontrol) olduğunu düşünmektedir. Küçük balığı yemek için ilk saldırısında kafasını ne olduğunu algılayamadığı sert bir şeye çarparak şok geçirir. Bilim adamları bu deney için küçük balık ile köpekbalığının arasına cam bir bölme yerleştirerek onları ayırmışlardır! köpekbalığı 'balık aklıyla' düşündüğünden camı görememekte ama kafasını çarptığında camı algılamaktadır. Tekrar dener, yine kafasını çarpar. Bir daha dener, tekrar aynı şeyi yaşar. Tanımlayamadığı bir şey hedefine ulaşmasına engel olmaktadır. Yaklaşık 2 gün sonra köpekbalığı küçük balığı yemek için uğramayı bırakır. Evrensel, 'büyük balık küçük balığı yer.' kuralı işlememektedir. Büyük balık depresyona girmiş gibidir. Çaba harcamayı bırakır (Çaresizlik). Çünkü ne yaparsa yapsın o küçük balığı yiyemeyeceğine inanmıştır.
Deneyin ikinci aşamasına geçildiğinde araştırmacılar aradaki cam bölmeyi kaldırır. Artık köpekbalığı isterse küçük balığı yiyebilecektir. Önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. Çok da açtır! Araştırma ekibi neler olacağını beklemeye başlarlar. Şaşırma sırası bilim adamlarındadır. Çünkü köpekbalığı küçük balığı yemek için hiçbir şey yapmaz! (Öğrenilmiş Çaresizlik). Küçük balığı kovalayıp büyük balığın alanına geçirirler ama yine de yemek için hiçbir hamle yapmaz. Sonuç çok dramatiktir, büyük balık açlıktan ölmek üzere olmasına rağmen yine de küçük balığı yemez. Neden? 'aç ama gururlu' olduğu için mi?
Öğrenilmiş çaresizlik, defalarca denendiği halde istenen sonucun alınamaması durumunda, bir sonraki denemede başarısız olunacağının beklemesinden dolayı, deneme cesaretini kaybedip hiçbir şey yap(a)mama halidir. Köpekbalığı geçmişteki denemelerinde başarısız olunca, gelecekteki denemelerinde de başarısız olacağını öğrenmiştir. Bu durum bize milyarlarca insanın neden başarısızlık halinde yaşadığı halde, başarılı olmak için hiçbir şey yapmadığını açıklıyor. Öğrenilmiş çaresizlik zihne takılı psikolojik bir kelepçedir.
BENDE IZMIRDE SENIN GIBI YASAYAN BIR ARKADASINIM.AMA YILMA HER KAPIYI CAL.ISTEMESINI BILMEZSEN KIMSE VERMEZ.SATMAYI ISTE.ONLARI IKNA ETMENIN DOLAYLI YOLLARINI BUL BUNU YAPABILIRSIN.FAKAT ONCELIKLE KORKULARINLA YUZLES.SATABILECEGIN SEYLER KONUSUNDA YARDIMCI OLURUM.BANA sedatcevikturk@hotmail.com DAN ULASABILIRSIN.SATABILECEGIN COK KOLAY URUNLER OLABILIR SIKINTILARINI ASARSIN.BUKONULARDA ISTEKLI DIGER ARKADASLARIMIZDA BANA YAZABILIRLER.ONCE MUTLU OLMAYA CALIS .HER SEYIN BASI SAGLIK.O SERMAYEN MEVCUTSA HERSYIN ALTINDAN KALKABILECEGINI BILIYORUM.
arkadaşım kartvisitini al ve piyasandaki tüm işyerlerini kendinden emin olarak ziyaret et ama unutma ilk tanışma ilk sözler özenle seçilmeli,olumsuz bakanlara hiç aldırmadan kartını bırak ve tebessüm ederek çık.inan arkası çorap söküğü gibi gelecektir.başarılar.. (İNANMAK BAŞARMANIN YARISIDIR.)
KATKI FIRSATI
Bu toplulukta ilk yanıtını bekleyen bir tartışma var
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz