Ana içeriğe geç

Sanat, Edebiyat, Kitaplar

Aşağıda Ki Yeni Öykümün Adını Siz Koyar Mısınız?

BaşlatanmozsaracTarih20/10/2006 10:11:39Yorum6

İlk mesaj
Üye419 yazı
Aşağıda iki gün önce yazdığım yeni bir öyküm var.Yalnız, isim konusunda kararsız kaldım.Ve bu konuda sizin önereceğinizi isimlerden sizin en çok beğendiğinizi koymak istiyorum.Umarım,bana yardımcı olursunuz.

Saygılarımla
Mehmet SALİH





Ellerini cebine soktu. Cebindeki parayı yokladı. Ama, elleri boş çıktı. Çünkü cebinde hiç parası kalmamıştı. Akşamda olmuştu. Şimdi ne yapacaktı. Eve nasıl gidecekti. İş aramadan artık ayaklarının altı şişmişti. Ayakkabısının altına attırdığı taban zaten dengesiz bir şekilde yürümesine neden oluyordu.

Tam üç aydır, evet üç aydır işsizdi. Bir yıl önce iflas etmişti. Bir kişide ki yüklü alacağını tahsil edememiş ve bundan dolayı tıkanarak işini çevirememişti. Günlerce uykusuz kalmış, çaresizce Allah’a yalvarmış ama kendisine borçlu olan kişiden bir haber bile alamamıştı. Alacaklıklarına yalvarmasına karşın hiç biri ona ödemelerini ertelemesi konusunda yardımcı olmamış ve iş yerine haciz göndermişlerdi. Dükkanında ki tüm malları, her şey, toplanıp gönderilmiş ve haraç mezat satılmıştı. Daha sonra aynı olay evinde de tekrarlanmıştı. Evinde birkaç küçük işe yaramaz, haczedilemez eşyadan başka bir şey kalmamıştı. En çok küçük kızının yatağı ***ürülürken, ‘’ amcalar ne olur karyolamı ***ürmeyin, ben nerede yatacağım ‘’, diye ağlaması ona dokunmuştu. Daha sonra ise yokluk, sıkıntılı günler başlamıştı. En son bir aya kadar, şoförlük ve hamallığa kadar her işi yapmıştı. Ama, ramazandan on gün önce işsiz kalmış hala da bir iş bulamamıştı. Konu komşudan gelenlerde artık tükenmişti. Eve sabah çıkarken bıraktığı beş liradan başka yanına sadece bir otobüs parası olan elli kuruş ayırabilmişti. Allah’tan son derece anlayışlı bir eşi vardı. Bu kadar olaya karşın kocasına tek kelime bile bir şey söylememişti. Bu akşam iftarda ne yiyeceklerdi daha doğrusu ne yiyebileceklerdi? Çaresiz adımlarla eve doğru yaklaşırken bir yandan ellerinin boş olmasını evdekilere nasıl açıklayacağını düşünüyordu. Artık, onlara yalan söyleyerek umut aşılamaktan da çok yorulmuştu. Zaten günlerdir tam olarak doymayan karnı, orucun etkisiyle iyice büzülmüş ve güçsüzlükten ayaklarını adeta yerde sürükleyerek yürüyordu.Zaten, günlerdir ne doğru dürüst iftar ne de sahur yapacak yiyecekleri de yoktu. Rampanın sonuna yaklaşıp taş parkenin bitiminde nerdeyse yere yığılacaktı. Hem çok yorgun,hem çok bitkin hem de çok çaresizdi. Kuruyan dudaklarını diliyle tekrar tekrar ıslatarak kendini toparlamaya çalıştı. Rampanın bitiminde çatallaşan iki yoldan sağda kine girdi. Bir çıkmaz sokaktı. Birden gözleri fal taşı gibi açıldı. Evinin önünde yine bir taksi duruyordu. Sarı rengi gözünü alıyordu.
‘’Eyvah, yine icra memurları mı geldiler’’, diye düşündü. ‘’Ama, alıp ***ürecek değerli bir şeyimiz de kalmadı ‘’ diye gülümsedi. Bir yandan da bir şeyler ***üremeseler bile tüm ailenin morali bozuluyordu. Zaten gülmeyi unutmuşlardı.Tekrar bir şok da yaşamak istemiyordu.
Dış kapıdan içeri girdiğinde yine de içinden dua etmeyi ihmal etmedi. Kapıyı her zaman ki gibi üç kere kısa kısa çaldı. Kapıyı eşi açtı. Ama, yüzünde beklediğinin aksine bir tebessüm vardı. Hatta, öyle bir tebessüm ki, yıllardır hiç böyle görmemişti. Adeta, gözlerinin içi parıldıyordu. ‘’ Mehmet, Hasan Bey geldi.Hasan Bey!’’, derken çok sevinçliydi. Mehmet,’’ Hangi, Hasan Bey ?’’ diye soruyu soruyla cevapladı. Bu arada küçük antreden odaya doğru yönelmişti.Bu sırada kendisine doğru yaklaşan şişmanca, kırk yaşlarında ki adam seslendi.
-Benim, senin en iyi müşterilerinden, borcunu ödeyemeyen, senin bu zor durumlara düşmene sebep olan, Hasan.
-Beni affet ne olur, benim de başıma inanılmaz olaylar geldi.Ama, bitti.Ve senin paranı da fazlasıyla getirdim,ödeyeceğim. Kötü günlerin geride kaldı.
Mehmet, hiç bir şey konuşmadan sadece Hasan Bey’e sarıldı. Bu sırada hıçkırıklara boğulmuştu. Ama, bu kez gözyaşları sevincindendi.

Yerleşim Türkiye / GaziantepMeslek Muhasebe
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
6 yorum
Yeni Üye1 yazı

Sayın bayan,
Yazmış olduğunuz makalenin içeriği konusunda sizinle hemfikir değilim. Türklüğün anatomisi sıradışı hayallere imkan vermez bunu bilin. Türkün gücünü ne kadar kanıtlamaya kalksak sizin fikirlerinize ters düşer o yüzden uğraşmayacağız. Kendi fikirlerinizi kendinize saklayın. Türk gençliği böyle safsatalara ancak güler ve geçmişine daha çok sahip çıkar.
Gül Güler


Guler

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Di?er
Üye228 yazı
:))))))))
Düşlerim Gerçek Gerçeğim Yalan...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Di?er
Üye228 yazı


Eminim bu olay herkesin başına mutlaka gelmiştir ki şahit olduklarım da var tabi adliye kordorlarında şahit olduğum bir çok olay icralık olaylar vs....çok vahim ,,, insanız geçmiş dakika da ne olduğumuz belli ne olacağı muamma, ben bir ad bulamadım yazan daha iyi ad bulur bence çünkü hissederek yazan bilir,, çok beğendim ben...:)
Düşlerim Gerçek Gerçeğim Yalan...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Di?er
Üye285 yazı
Roman ve hikayelerde matamatiksel düşünce tarzı ile olaylar zinciri kurmak gerekir sanıyorum.
Heran hepimizin başına gelebilecek sıradan bir olayı hikayeleştirmek çok ilginç olmasa gerek.
Biraz daha gayret ve çalışma ile güzel örnekler çıkabilir.
Şimdiden başarılar diliyorum.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye1 yazı
üzgünüm arkadaşım ama bu hikaye sırlar dünyası gibi programların birinde yayınlandı.umarım sende bişeyler bulursun.
Neyi yaptıklarını bilipte niye yapyıklarını bilmeden kimseyi suçlamayın

Yerleşim Türkiye / AntalyaMeslek Halkla ili?kiler
Üye1236 yazı
uc aydir issizdi, ramazandan 10 gun once issiz kalmisti, bu aksam iftarda ne yiyeceklerdi?

bir de orucluyken nasil olup sabah simit yedigini anlayabilseydim???

oykulerde zaman kurgulamasi gercekten zordur, bilirim. fakat biraz daha dikkatli olmak gerek degil mi sevgili mozsarac?
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk