Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı?
Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor ama yolları temiz tutamıyordu.
Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkıla itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde."Bu altın kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu Kral.
Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
"Her engel, hayat koşullarımızı daha iyileştirecek bir fırsattır."
Çok doğru yazılmış bir yazı, engelleri aşmadan hiç birşeye ulaşılmıyor. Neyin arkasında ne olduğuda belli değildir. Eleştirmek yerine üstümüze düşenleri yapsak bizde çabalasak çok daha farklı noktalara varılabilir.
KISA AMA ÖZ... koca okyanusun bir damlaya sığması gibi anlamsını bilene çok bilmeyene ise hiçbirsey. YAPABİLENLER YAPAR YAPAMAYANLAR İSE NASIL YAPILACAĞINI ANLATIR.
İhtiyaç sahibi bir insanın yükünü omuzuna kaldırmak için bile NE VERECEN AGBEY diyenlere ve bu TOPLUMU bu hale getirenlere ARMAGAN OLSUN. İNCİDİDARİ arkadaşımızın yazısı.
teşşekkürler
KATKI FIRSATI
Bu toplulukta ilk yanıtını bekleyen bir tartışma var
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz