Yaşamakta olduğumuz çağımızda kalıcı ve sürekli olabilmek için; kişi, bireyler ve kurumlar olarak buna hazır olmalı, bu rekabetsel arenada var olabilmek için güçlerimizi birleştirerek ortak hedefler doğrultusunda daha iyi ve başarılı olmayı ilke edinmeliyiz.
Gücün, bilgi olduğu ve bunun ancak paylaşılarak zafere dönüştürülebileceği ortamımızda, bireyler olarak bizlere düşen görev; bizi pozitif enerjiyle sürükleyecek, güce ulaştıracak ve bir araya getirerek hedef ve amaçlarımıza yönlendirecek bir olguya olan ihtiyacımızı tanımlamaktır.
İşte bu anlamda “sinerji”nin varlığı hayatımıza girmektedir. Peki sinerji dediğimiz kavram nedir ?
Sinerji, bütünün gücünün parçalarının gücünden ve varlığından daha büyük olduğunun ifadesidir. Bütünü oluşturan parçalar arasındaki ilişkiler, parçaların her birinin etkinliğinden farklı bir anlam taşırlar ve bütüne pozitif bir güç oluştururlar. Parçalar, diğer parçalarla bütünleşirse bu ilişkiler sayesinde yeni bir anlam kazanırlar. Şu an bize soyut görünen bu mantık, aslında örneklendiğinde, hepimizin bildiği ve atalarımızdan beri kabul gören bir gerçeğin ifadesi olarak karşımıza çıkar. Örneğin doğadaki sinerji için bir arı kovanı örneği bunu çok güzel açıklayabilir; Her bir kovanda yaklaşık 1000 kadar arı vardır. Fakat her bir arının yapabileceği bal ile 1000 arının üretimi ve gücü farklıdır.
İşte paylaşım, işte bütünlük ve verimlilik, işte SİNERJİ ..,
Biz insanlarda da paylaşımla kazanılacak değerler bundan farklı değildir. Bir araya gelen bireyler; aynı hedef, amaçlar ve çıkarlar doğrultusunda fikir, düşünce ve enerjileri ile tüm bunları gerçekleştirme şansına sahiptirler. Odaklanmış hedeflerin, enerji ve motivasyonun oluşturduğu zincirin “maddesel kesiti” sinerjidir.
Şampiyonluğa koşan futbol takımlarımız kadar ligde kalma ve küme düşmeme mücadelesi yapan takımlarımızda da bunu açıkça görebiliriz, ya arada kalanlar, hedeflerini, motivasyonlarını ve güç birliğini kaybetmiş olanlar ? Onların maçları ne yazık ki pek tat vermiyor değilmi? İşte sinerji, bütününü oluşturan değerleri ile her konuda seyri ve izlemesi zevkli, sürükleyici kesitler sunuyor.
Bizlerde birey olarak sinerjiyi içimizde oluşturalım. Bu sinerji ile bütünleşerek hem analitik, hem de yaratıcı ve bütünsel, hatta sezgisel yeteneklerimize sahip çıkıp onları ortak hedeflerimize yönlendirelim.
Sinerjinin temelindeki yaratıcılığı, ve bu yaratıcılık için önemli ölçüde geçerli olan “risk almayı” çalıştığımız şirketlerin üzerinde bırakmayıp, onu sırtlayalım. Ülkemizin bu kötü günlerinde bizlere yediğimiz ekmeği, giydiğimiz elbiseleri, gezdiğimiz yerleri, kullandığımız arabayı edinmemize vesile olan iş yerlerimize, kurum veya kuruluşlarımıza sahip çıkalım, çalışanlar olarak onları yaşatma ve başarı moduna taşımaya çalışalım.
Geçmişte birbirimize rakip olduğumuz, birbirimizi kıskandığımız, çekemediğimiz, birbirimizin başarısını hazmedemediğimiz tüm geçmişi geride bırakıp iş yerlerimize dört elle sarılıp onlara sahip çıkalım. Çünkü ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz ile sarsılan, hergün daha fazla eriyen, banka kredileri ve maaşları ödeyemeyen işverene, çalışan olarak bize sunduğu iş imkanına, kötü gününde karşılığını verelim. Yaşatalım, yaşayalım ..,
Tüm ülke olarak birlik ve bütünlüğe en fazla ihtiyacımız olan bu günlerde çağdaş iş kavramları ve metodlarının bizlere görece olarak kazandırdıklarını fiiliyata taşıyalım, bilgiyi enerjiyi bütünleşmeyi iş dünyamıza adapte etmekle başlayalım.
Bu yazıyı okurken bir an olsun durup düşünelim ve iş arkadaşlarımıza ve işyerimize saygı ve sevgimizi ertelemeyelim. Sinerji, evet .... hemde şimdi .., AYNUR ÇAMLI
AYNUR ÇAMLI