Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı.
Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;
Çimleri biçtiğim için 5 dolar,
Odamı temizlediğim için 1 dolar,
Alışverişe gittiğim için 50 sent,
Küçük kardeşime baktığım için 25 sent,
Çöpü attığım için 1 dolar,
İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar,
Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar,
---------------------------
Toplam borç 14 dolar, 75 sent
Anne, umutla kendisine bakan oğulun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;
Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA,
Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA,
Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA,
Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA,
Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım
giysilerini yıkadım, ütüledim BEDAVA YAVRUM.
ve bunların hepsini topladığın zaman
gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün,
bedavadır çünkü...
Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.
Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi
ve kalemi alarak bu kağıda
"HEPSİ ÖDENMİŞTİR" yazdı
Adams'tan çeviren Gülden Tümer
(Sayın Ömer Tarzi'ye teşekkür ederiz)
Bu günü kaç yaşında olursa olsun herkes sever. Nasıl sevmeyelim?
Anneler Günü sevgi günüdür, pasta günüdür, çiçek günüdür ve de öpücük günüdür; bir de saygı günüdür tabii.
Bakın anneler günü nasıl anneler günü oluvermiş:
"Amerika'da Anna Jarvis adında bir kız çocuğu varmış. Dokuz yaşındaymış. Bir gün
annesi vefat etmiş. Anna çok üzülmüş ve günlerce ağlamış. Ertesi yıl, annesinin
öldüğü günün birinci yıl dönümünde, mezarına çiçeklerle gitmiş. Annesini sevindireceğini düşünüyormuş. Bu davranışı herkesi duygulandırmış.
O günden sonra bu bir gelenek olmuş. Ve Mayıs ayının ikinci günü Anneler Günü olarak kutlanmaya başlamış."
Bu günü ve annelerimize ait olan geri kalan 364 günü unutmayın.
