Bir zamanlar beyaz bir tavuk, ambarın yanındakı avlunun zeminini eşeleyerek, buğday tohumlarını açığa çıkarıncaya kadar kazımış. Gidip komşularını çağırıp şöyle demiş:
"Eğer bu tohumları ekersek yiyeceğimiz çoğalır. Bunu ekmeme kim yardım eder?"
Orada bulunan ördek, kaz, inek, keçi; “Biz yardım etmeyiz!” diye çeşitli mazeret uydurmuşlar. Tavuk onlara şu cevabı vermiş; “O hâlde ben kendim yapacağım."
Tohumları ekmiş. Onlar da büyümüş ve sarı sarı başaklar yetişmiş. Tavuk komşularına yine sormuş: "Başakları biçmeme kim yardım eder?"
Cevapları şöyle olmuş:
Ördek: Bu benim işim değil.
Kaz: Saygınlığım bozulur.
İnek: Bana fazla mesai olur.
Keçi: İşsizlik tazminatımı kaybederim.
Tavuk, "O hâlde ben yapacağım." demiş ve buğdayları biçmiş. Sonunda ekmeği pişirme zamanı gelmiş ve yine sormuş: "Bu ekmekleri pişirmeme kim yardım eder?" Onlar da şu cevabı vermişler:
Ördek: Bu bana külfet olur.
Kaz: Benim umurumda değil.
İnek: Ben yardım etsem, bu ayırım yapmak anlamına gelir.
Keçi: Aldığım yardımları kaybederim.
Tavuk, "O hâlde ben yapacağım." demiş ve 5 ekmek yapmış. Komşuları ekmekleri görünce birer tane istemişler. "Paylaş bizimle!..” demişler. Tavuk karşı çıkmış; “Hayır, bunları ben kazandım. Siz bana yardım etmediniz.” demiş. Komşuları kızıp bağırmışlar:
Ördek: Haksız kazanç!..
Kaz: Kapitalist sülük!..
İnek: Eşit haklar istiyoruz!..
Keçi: Hakkımızı söke söke alırız!
Pankartlar hazırlanmış hemen. Bağıra çağıra başlamışlar yürüyüş yapmaya. Durumu haber alan hükümet temsilcisi tavuğa gelerek uyarıda bulunmuş: “Bu yürüyüşe sebep sensin. Bu kadar aç gözlü olma!. Hemen ekmeklerini komşularınla paylaşacaksın!..”
Tavuk: “Ekmeğimi ben hak ettim. Böyle herkes istediği kadar kazanabilir.” demiş.
Temsilci zorla ekmekleri paylaştırmış. Ancak, komşuları küçük beyaz tavuğun neden bir daha ekmek pişirmediğini bir türlü anlayamamışlar...
_________________