Ana içeriğe geç

Diğer Konular

Türkiye’de İşsizlik Olduğunu İspat Edenin Heykelin

BaşlatancroketTarih07/11/2009 09:27:22Yorum8

İlk mesaj
Üye906 yazı
Sivas’ta tekstil üzerine üretim yapan Lefaxx Jeans Fabrikası, bütün dünyayı olumsuz etkileyen ekonomik krize meydan okuyor. Fabrika yönetimi, kriz döneminde işçi çıkartmak yerine yeni işçi alarak üretimi yüzde 30 arttırdı. Kalifiye elaman bulamamaktan yakınan fabrika genel müdürü Mürsel Önder, Türkiye’de işsizliğin olduğuna inanmıyor. İddialı konuşan Genel Müdür Önder, “Bana Türkiye’de işsizliğin olduğunu ispat eden kişinin heykelini dikeceğim.” diyor.
Amerika’da konut kredilerinin geri ödenmemesi üzerine patlak veren ve ardından bütün dünya ülkelerini etkisi altına alan ekonomik kriz yüzünden büyük istihdam kaybı yaşanmıştı. Türkiye’de de işsizlik oranı yüzde 16#8242;lara kadar tırmanmıştı. Gelinen noktada, işsizlik oranlarında gerileme başlarken, başta Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi küresel ekonomi aktörleri krizden çıkış emarelerinin göründüğünü belirtiyor. İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) kamuoyuna duyurduğu Hanehalkı İşgücü Anketi’nin Mayıs-Haziran-Temmuz dönemini kapsayan Haziran 2009 sonuçlarına göre işsiz sayısı geçen yılın haziran dönemine kıyasla arttı. Ancak mayıs ayına göre ise düşüş gösterdi. Mayıs 2009#8242;da yüzde 13,6 olan işsizlik oranı Haziran 2009#8242;da yüzde 13 olarak gerçekleşti.

Herşeye rağmen krizden etkilenmeyen, aksine büyüyen şirketler de yok değil. Bunlardan birisi Sivas Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Lefaxx Jeans Fabrikası. 2005 yılında aile şirketi olarak kurulan ve ihracata yönelik kot pantolon üreten fabrika, kriz öncesi 400 olan işçi sayısını, bu dönemde 150 kişi arttırarak 550#8242;ye çıkardı. Fabrika, artan personel sayısıyla birlikte üretim kapasitesini de yüzde 30 arttırdı. Yurt içine satış yapmayan fabrikada imal edilen ürünler, Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya, Fransa ve Hollanda başta olmak üzere 16 ülkeye pazarlanıyor. 40 kişilik istihdamla faaliyetine başlayan şirketin hedefi, sene sonunda 20 milyon liralık ciroya ulaşmak ve kısa sürede çalışan sayısını 2 bine çıkarmak.

Kurulduğu günden beri sipariş yetiştirme telaşı yaşadıklarını ifade eden şirketin yöneticileri, müşterilerine mahcup olmamak için yeni sipariş almadıklarını söylüyor. Periyodik olarak açıklanan işsizlik oranlarının gerçeği yansıtmadığını savunan Genel Müdür Mürsel Önder, Türkiye’de ‘işsizlik olmadığını’ iddia ediyor. Ülkede ‘masa başı iş’ arayanların oluşturduğu istihdam sorununun olduğunu ileri süren Önder, “Türkiye’de işsizlik yok, kalifiye personel bulma problemi var. İşsizliğin olduğunu bana ispat edenin heykelini dikeceğim.” şeklinde iddialı konuşuyor.

Fabrika olarak 2 bin çalışan hedefine kalifiye personel bulamadıkları için ulaşamadıklarını anlatan Önder, “Bu ülkede meslek liselerinde ve halk eğitim merkezlerinde bilene de bilmeyene de diploma veriliyor. Bu kurumlar bizim istediğimiz evsaflarda eleman yetiştirsin onlara fabrikamızda iş garantisi veriyoruz.” dedi. Türkiye’de ekonomik kriz nedeniyle batan şirketlerin iyi yönetilemediğini vurgulayan Lefexx Jeans Genel Müdürü Önder, bu şirketlerin büyük çoğunluğunun hesapsız kredi kullandığı için ekonomi piyasasından silindiğini de sözlerine ekledi.
miagayrimenkul.net

Yerleşim Türkiye / Bursa GürcistanMeslek Emlakçı
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
8 yorum
Üye137 yazı
türkiye de işsizlik hiç olmadı zaten,iş beğenmemezlik var.türkiye gibi bir memlekette para kazanamıyan bir insan dünyanın neresine giderse gitsin para kazanamaz.

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Tekstil
Üye106 yazı
bencede türkide işsizlik yok fakat sigorta yapan,maaşını tam ve zamnında veren iş veren,işletmeler ne yazıkki çok az olaya bu penceredn bakmanız şiddetle tavsye ederim.maalesef türkiye güllük gülistanlık biyer değil beyler

Yerleşim Türkiye
Üye2659 yazı


Bu konu birçok alt başlıkta incelenecek kadar geniş bir olay. Öyle iki kelime ile var yada yok şeklinde anlatılabilecek bir şey değil.

*İşveren nitelikli eleman arıyorsa asgari ücretle çalışacak nitelikli eleman nasıl bulacak.

*Bir Maliyet Muhasebesi uzmanına sorun İşçiye ödenilen maaş şirket giderlerinin yüzde kaçı? Fakat İşveren İşçilik gideri şirketin en büyük gideri diyor ben katılmıyorum.

*Üretim için makina ve techizata büyük paralar harcıyan çoğu şirket o techizatı çalıştıracak uzmana ise makinaya gösterdiği kadar değer verse keşke. Çalışanın eğitimi için yatırım yapan şirketlerin oranı nedir sizce?

*Türkiyede Kurumsallaşmış şirket sayısının oranı sizce nekadar?(Kobiler dahil)

*Size bir Örnekte kendimden vereyeim isterseniz İşyaşamıma ilk başladığım Küçük aile şirketinde bir Üniversite mezunu Satış elemanı olarak aldığım maaşın günlüğü Şirket sahibinin İlkokul öğrencisi 10 yaşındaki çocuğuna verdiği harçlıkla aynı miktardaydı. Hatta şirket sahibinin Lüks arabasına koyduğu günlük benzin tutarı ile bana tahsis edilen araca 1 ay gidecek kadardı. Daha iyi şartlar sunan bir şirkete geçerken arkama bile bakmadım.

Türkiyede Şirketler tarafından en kolay ve enucuz bulunabilen ve daha kolay gözden çıkarılabilen üretim faktörü EMEK tir.

Haliyle İşini bilen uzman kalifiye elemanda bilginin değerinin bilincinde olarak kendine daha iyi imkanlar sunan şirketleri tercih ediyor.

Bu konuda çok lak lak yapan şirket sahibleride Şirketinin bünyesinde ufak bir eğitim departmanı kurmuş olsa Yaptığı işe ve çalışanına değer katsa ve değer katmayı öğretse Yöneticisini ve çalışanını yetiştirmeye yatırım yapsa hem ülkede niteliksiz eleman açığı kapanır Hemde Yetiştirdiği Elemanlara Kendi Kurum Kültürünü aşıla**** Şirket Bağlılığını arttırmış olur.

Unutmamalı ki İlk çalıştığı Şirketteki Kurum kültürünü Çalışma sistemini benimsemiş bir kişi daha verimli çalışır.

İsterseniz gerisine sonra devam ederim.

"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Üye831 yazı
masal06 yüreğine sağlık çuuk diye oturmuş.

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Serbest meslek
Üye106 yazı
tebrikler masa06 çok güzel bir yazı

Yerleşim Türkiye
Üye2659 yazı
Evet arkadaşlar bu konuda başka yorumu olan yokmu?
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Üye2981 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - masal06
Evet arkadaşlar bu konuda başka yorumu olan yokmu?

iki çoban sohpet ediyorlarmış . Biri diğerine sormuş sen ağa olsan ne yaparsın ? cevap vermiş diğeri ; soğanın cücüğünü yerim demiş . Ya sen ağa olsan ne yapardın demiş . Arkadaş bana yapacak bir şey bırakmadın ki demiş .

ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Üye120 yazı
masal06 adlı arkadaşa katılıyorum.

Fakat işverenlerin ülkemiz anayasasının dışanda kendi geliştirdikleri "iş yeri anayasaları"nın en büyük destekçisi, üzülerek söylemek istiyorum ki bugün kendilerine "İŞÇİ" diyen kesimdir.

Sendikalaşmanın sadece kağıt üzerinde olduğu bir ülkede, sendika üyesi tabirindeki "İŞÇİ" kesimide melesef sindirilmiş ve sindirilmekten gayet memnun olduğunu unutmamak gerekir.

Şuan işçilerimizde şu mantık mevcut;

İşverenin gözünde ben neyim ki, beni işten atar istediği zaman, o yüzden en iyi yapılacak şey susup sinmek... ( kendine güvenememe ve geçim korkusu)

İşçinin güçsüz kalmasının 2 sebebi vardır;

1. Hükümetlerin zengini daha zengin yapıp, orta direk denen kesimi tamamen kaldırıp, arada ki uçurumu açıp, ortaçağ FEODEL döneme dönme çabası. ( ki bunu günümüzde "sosyal devlet düzenini" savununan sosyalist ülkelerin yaptığınıda belirtmek isterim) Yani işçileri ve ailelerini birçok şeye mecbur kılmaları... Feodal yapıdan en çok kazancı, siyaset hayatları biten insanların kazandığını unutmamak gerekir..

2. İşçi sınıfının kendi arasındaki, hala çözülemeyen güven sorunu, kaldı ki biz bunu sendika ile bile çözememişken, bir işçiden başkaldırı beklemek ne kadar doğru...

Olması gereken mantık nedir?

İşçilerimiz şunu unutmamalıdır ki, bir fabrikada işçiler çalışmaz ise fabrika çalışmaz, ee bu fabrikanın sahibi olan kişi kendi ailesiyle bunu mümkün değil sürdüremez.(kendi ailesini işçi olarak çalıştırmasını kasdediyorum)... Demek ki en büyük güç ne yasalar, ne hükümetler, ne güvenceler nede sendikalar, "en büyük güç işçinin kendisi..."

Gelgelelim ki şuan da bu mümkün mü? Tabiki hayır...

Şu geçim sıkıntısı derdine bilinçli olarak düşürülen işçilerin bunları düşünmeye fırsatı bile olmuyor...

Bütün dünya devletlerin en büyük polikalarından biri " halkını düşündürmemek üzerinedir"

Düşündüğü zaman ne mi olur?

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK....

saygılarımla.. nacizane düşüncelerim...

Kıyıdan ayrılma cesareti olmayanlar, yeni okyanuslar keşfedemezler..

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Yöneticilik