Ana içeriğe geç

Diğer Konular

Hayata Sil Baştan Başlayabilmek,gençliktir..

BaşlatanmozsaracYayınlandı

İlk mesaj
GÜVEN BAĞLAMISinyalleri ve bağlamı gör

Aşağıdaki sinyaller içeriği değerlendirmenize yardımcı olur; doğruluk, uzmanlık veya kalite puanı değildir.

Topluluk katkısı419 katkı
Profil alanıMuhasebe
Profil konumuGaziantep, Türkiye
Yayın
ZAMANSAL BAĞLAM

Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

>"CAN DÜNDAR"
>Genç bir kadın
>Kadınlar yüzleriyle barışıktı eskiden... Bir ağacın yaşı, nasıl
>gövdesinde gizlediği çizgilerden okunursa bir kadının hayatı da yüz
>hatlarında ele verirdi kendini...
>Her biri; insan suretinden bir papirüse döşenmiş elyazmalarıydı o
>kırışıklıkların; engin tecrübelerin alametiydi.
>Gün geldi, uzun yaşama sevdasına kapıldı insanoğlu...
>Gençliğe tapındıkça yaşadığını yalanlamanın derdine düştü.
>Madem ki o hatlardı yaşını ele veren; o hattı müdafaa etmenin âlemi yoktu.
>Çehreler önce yoğun pudra taarruzuyla maskelendi; yetmeyince genç kalma
>hırsının çarmıhına gerildi.
>Tecrübe, "kulak ardı" edildi.
>Şimdi, "gergin anneler", ağır makyajla yaşlı görünmeye çalışan
>kızlarının yanında, çizgilerinden arındırılmış anlamsız yüzlerine bakıp
>yaşlarını tahmin etmemizi ve kendilerini tebrik etmemizi bekliyorlar.
>* * *
>Leyla Umar'ın yeni çıkan anılar kitabının ("Geriye Yazılar Kaldı",
>Epsilon) kapağındaki fotoğrafa bakıyorum.
>Bu yüzde bir kitaba sığdırılmış bütün anıların, bütün acıların, bütün
>sevdaların izi var.
>Alnını, gözlerinin kenarını, dudaklarının çeperini çevreleyen her
>çizgi, "Bak ne çok şey yaşadım" diye bağırıyor gururla...
>Ve gözler cümleyi tamamlıyor:
>"...ama hâlâ dimdik ayaktayım".
>Kapağı çevirip sayfalara daldığınızda onun neden "kırışıklıklarıyla
>barışık" yaşadığını anlıyorsunuz.
>Çünkü o, genç göstermesini, kulağının ardına gizlediği çizgiye değil,
>hayatın inadına izlediği çizgiye borçlu...
>Nikâh günü tek başına ağlayan gelin fotoğrafını nasıl çektirdiğini
>anlatırken de, doğuracağı gece kocasından yediği dayaktan bahsederken
>de, eşinin ihanetini anımsarken de en ufak bir ağıt yakma ya da
>pişmanlık izi yok satırlarında...
>Tersine "Yine olsa yine yaşardım" meydan okuması var.
>* * *
>Bir uçak yolculuğu süresinde okuyup bitirdiğim bu kitap, hayatının
>hiçbir döneminde muhabirlik heyecanını yitirmemiş 76 yaşında bir
>gazetecinin meslek dersleriyle dolu...
>Ama ondan da önemli hayat dersleri var:
>Yıl 1976...
>Umar, eşi roman yazabilsin diye kendini paralıyor. Onun gazete
>yazılarını daktilo ediyor. Rahat çalışsın diye işini bırakıp onunla
>Amerika'ya göçüyor.
>Bir gün evde yalnızken telefon çalıyor.
>Arayan bir kadın...
>"Kocanızla birbirimize âşık olduk, bundan böyle birlikte yaşayacağız"
>diyor.
>Sonra telefonu kocasına veriyor. Kocası durumu teyit ediyor. "...hem de
>inanmamasına içerleyerek..."
>Yüz gerdirme operasyonlarına servet yatıran kadınlar bu durumda ne
>yapardı bilmiyorum.
>Leyla Umar, kıymetli yüzüklerini satıyor. Onların parasıyla dünya turu
>bileti alıyor, Güney Amerika'dan Japonya'ya, oradan Hindistan ve İran'a
>uzanan bir yolculuğa çıkıyor.
>Üstelik gittiği her ülkenin başbakanıyla röportajlar yapıp gazeteciliğe
>ve para kazanmaya devam ederek...
>* * *
>İnsan, şişirilen kaslar, silinen kırışıklıklarla genç kalmaz.
>Gençlik, göğüs gerdirmek değil, ihanetlere göğüs gerebilmektir;
>yaşadığıyla övünebilmek, değişimi göze alabilmek, her an başını alıp
>gidebilmek, hayata sil baştan başlayabilmektir.
>Bunu anlayanlar, yüzündeki çizgilerle yaşlanır, ama ihtiyarlamazlar.
>

Yerleşim Türkiye / GaziantepMeslek Muhasebe
YORUMLARİlk katkıyı sen yap
Henüz yorum yok
KATKI FIRSATI

Bu toplulukta ilk yanıtını bekleyen bir tartışma var

TOPLULUK HAFIZASI

Bu toplulukta yeniden keşfet