Temel’le Dursun kahvenin bir köşesinde hem çaylarını yudumluyor hem de konuşuyorlarmış.
Dursun Temel’e,
-Dostum, IMF hakkında ne düşunuyisun?
Temel,
-Bir fıkra ile anlatsam?
Dursun
-Olur.
Temel,
-Bürgün iki tane kurbağa ayran bakracına düşmiş. Çırpınmaya başlamışlar. Bir tanesi bir süre çırpındıktan sonra kurtuluş olmayacağını anlayıp, kendini salıvermiş. Boğulup gitmiş. Diğeri ise çırpınmaya devam etmiş. Çırpındıkça, ayranın yağı üstte birikmeye başlamış. Kurbağa, üzerine oturabileceği kadar yağ birikince, çıkıp yağun üzerine oturmiş.”
Dursun,
-Kurtulmiş mi?-
Temel,
-Hayır. Aksine o zaman yanmış... Ayran sahibi kurbağayı diğer bakraca atmış. Kurbağa çırpındıkça ayranın üzerinde yağ tabakası oluşuyormuş. Kurbağa tam kurtulduğuni zannederken, ayran sahibi, biriken yağları toplayup kurbağayi diğer bakraca atıyormuş. Bu böylece sürüp gitmiş.
Dursun,
-Eeee?
Temel,
-Ee si şu. Biz çırpındukça, IMF, `sizi kurtaruyirum` diye bizi aluyi diğer bakraca atayi.
Ve biriken yağları toplayi. Hepsi habu kada işte…
- !??..
-Koyayım o kafaya bi odun Dursun, hala anlamadun mi?
miagayrimenkul.net