Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarken sizlere çok ilginç bulduğum bir Kıssadan Hisseyi sunuyorum. Saygılarımla
Mehmet Özsaraç
Dini bütün bir insan her sabah kapısının önüne çıkar ve bağıra bağıra dua edermiş; "Tanrım bize verdiklerin için sana şükürler olsun" dermiş. Onun arkasından da ateist olan komşusunun gür sesi duyulurmuş: "Tanrı yok adamımmm Tanrı yok!" Adam ne kadar sinirlenirse sinirlensin yine de her sabah kapısının önüne çıkar ve aynı şekilde dua edermiş. Onun arkasından da her sabah ateist olan komşusunun sesi duyulurmuş. "Tanrı yok adamımmm Tanrı yok!" Bir akşam bu adamın aklına komşusuna bir oyun oynamak gelmiş ve Eyüp Sultan'daki mezbaadan bir koyun alıp gizlice komşusunun kapısına bırakmış. Ertesi sabah kapıyı açıp kurbanı gören adam şaşırmış ve sevinçle "Gönderdiğin kurban için sana şükürler olsun Tanrım" diye dua edince ağacın arkasına gizlenen adam gür sesiyle "Tanrı yok adamım, o kurbanı ben aldım" diye bağırınca adamcağız "Tanrım sana şükürler olsun, hem bu kurbanı gönderiyorsun, hem de parasını bu şeytana ödetiyorsun!" demiş. Ve Tanrı'nın hediyesini kurban etmiş.
Kocadere köyünde büyük bi sargı yeri kurulur. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, Kimi Adıyamanlı, Kimi Gürünlü, Kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor... Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır.Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından. "Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula yazdım...Arkadaşıma ulaştırın..." Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur: "Ben...Ben köylüm Lapseki'li İbrahim Onbaşından 1 Mecit borç aldıydım...Kendisini göremedim. Belki ölürüm. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin" "Sen merak etme evladım" der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar. Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözüde "söyleyin hakkını helal etsin" olur... Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve yine bir pusula. Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır. Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine nede göz yaşlarına engel olamaz : "Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil'e 1 mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim."
Bayramlaşalım, helalleşelim. Her kim üzerinde hakkım varsa tümü helal olsun. Bayramınız kutlu olsun...
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz