Ana içeriğe geç

İnovasyon, Yeni Trendler Ve Çözümler

Kurum Kültürü ve Strateji

BaşlatanrecepYayınlandı

İlk mesaj
GÜVEN BAĞLAMISinyalleri ve bağlamı gör

Aşağıdaki sinyaller içeriği değerlendirmenize yardımcı olur; doğruluk, uzmanlık veya kalite puanı değildir.

Yazarrecep
Topluluk katkısı6 katkı
Profil alanıÖgrenci
Profil konumuAnkara, Türkiye
Yayın
ZAMANSAL BAĞLAM

Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

KURUM KÜLTÜRÜ VE STRATEJİ

Son on –on beş yılın en önemli özelliği , pazaların ve rekabetin giderek daha fazla globalleşmesi ;yani,siyasi sınırların yerinde durmasına karsın, ticari sınırların giderek ortadan kalkması . Görünen o ki, önümezdeki on ,yirmi,otuz ,hatta elli yılda bu trendi değiştirecek hiçbir belirti yok .Tam tersine , bu trend şu anda düşünemediğimiz boyutlara ulaşacak .Bu gelişmenin doğurduğu tehdit ve fırsatlardan sürekli söz ediyorum . Tehditler, şiddetlenen rekabet ve belirsizlik ; fırsatlar ise dah afazla ve daha fazla piyasalar.

Peki , içinde yaşamakta olduğumuz çagın temel trendleri daha fazla değişim ve dah ahızlı rekabet eden bir çevreyse , ciddi olarak şu soruyu sormamız gerekmez mi: Kurumumuzun kültürü bu değişime ayak uydurur nitelikte mi, yoksa engeller nitelikte midir?

Önce “kurum kültürü’nün ne demek olduğunu açıklayalım. Kurum kültürü, şirket içindeki insanların , zaman içinde geliştirdikleri gelenekler , anlayışlar ve normlar bütünüdür. Sözgelimi , yöneticinizle konuşurken ceketinizi ilklemezseniz ve arkadaşınız sizi bu konuda uyarırsa , bu, kurum kültürünüzün bir parçasıdır. Daha açarsak , kurum kültürü deyince , insanlar arasında paylaşılan “degerler ‘i kastediyoruz.

Peki , hızlı değişim ortamına ayak uydurabilecek bir kurum kültürü nasıl olmalıdır? John Kotter bunu ıkı temel özellikle açıklar .Birincisi, yönetim kademesinin şirketi etkileyen samimi ve dürüst olarak değer vermesi. Sadece kendilerine değil, müşterilerine , tedarikçilerine ,çalışanlarına ve hissedarlarına da değer vermesi . Başka bir deyişle , yalnızca içeriye yönelik “yönetimsel “ bakışı olmayan , dışarıya da bakabilen bir yönetim kültürü lması . İkincisi , tüm kurum çerçevesinde inisiyatif almaya ve liderliğe önem verilmesi. Hızlı değişim ortamında değişime ayak uydarabilen bir kurum kültürünün bu iki özelliği mutlaka barındırması gerekmektedir.

Çünkü, birincisi, yalnızca içeriye degil , aynı ölçüde dışarıya da bakabilen bir yönetim anlayışı, çevredeki tehdit ve fırsatları daha iyi görebilir.Dolayısıyla insanlar, fırsat veproblemler ortaya çıktığında, yaygın bir liderlik ve inisiyatif ortamında birşşeyler yapılmasını sadece üst yönetimden beklemez, kendileri inisiyatif almayada başlarlar ,fırsat ve problemlemlere uyum hızlarını artırırlar.

Ne yazık ki pek çok kurumda yaratılmış kültür böyle degildir. Genelde çok zeki ve vizyoner bir müteşebbisin önderliğinde kurulan , çok kısa zamanda başarılı olan ve hızlı büyüyen kurumlarda bunun tam tersi bir kültür oluşur. Kültür, değişimi ateşlemek yerine, engelemek yönünde gelişir.Geçmişte bu denli başarılar kazanıldığına göre patronlar elbette dahi insanlardır. Bukadar başarıl olduğumuza göre herkesten çok daha vizyoner olmamız dogaldır görüşü hakim olmaya başlar . O zaman da kimseyi dinlemeye gerek kalmaz. Şirkette tüm gözler , içeriyi iyileştirmeye doğru yönelir ve dışarısı unutulur.

İçe yönelik bakış açısı diğer yönetim kademelerinde de fazkasıyla ortay çıkar . Zira hızla büyürken stratejik karar vermenin pek alemi yoktur. En kısa zamanda yeni bir tesis daha kurmak , bir banka şubesi daha açmak , buraları dolduracak insanlar aramak , görüşmek ,yerleştirmek , vb. Gibi “dahili” sorunlar herşeye eğemen olmaya başlar . Bu artamda ,söz konusu işleri en iyi yapacak kişiler terfi almaya başlarlar , çünkü dahili konularda tecrübeleri vardır.

Yönetim tecrübesi liderliğin yerini almay abaşlar ve tüm bunlar kurumun temel kültürü haline gelir. Kendinden aşırı emin .içe yönelik ve liderlik yerine yönetim odaklı bir kültür şekillenir. Gelecek buğünden farklı olacaksa, yalnızca geçmişteki tecrübenin ne yararı olabilir ki?

Oysa , şiddetli değişim ortamında kurumların ihtiyacı olan şey stratejidir.Bir yanda operasyonel etkinliği artırabilecek içsel bir bakış, öte yanda tüm kurumu saran dışa yönelik bir bakış açısı. Ayrıca bu değişim ortamında tüm kurumu saran bir “aciliyet hissi” (sense of urgency) de zorunludur. Fırsatkları bir an önce yakalayabilmenin aciliyeti, problemler bir an önce çözüm bulabilmenin aciliyeti.

İşte ,yirmi birinci yüzyılın kurumlarını oluşturmak ancak böyle bir kurum kültürü ile mümkündür. Tersi durumda ne olabileceğini örneklememi isteseniz, çok hızlı ve çabuk büyüyen patron şirketlerinin akıbetini günlük gazetelerde sık sık okuyabileceğinizi ifade etmem yeterli olur.

Kaynak: sistem yayıncılık YENİ DÜNYADA STRATEJİ VE YÖNETİM
Prof.Dr. Arman KIRIM

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Ögrenci
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
3 yorum
Güven bağlamı

Bu sinyaller yanıtı değerlendirirken bağlam sağlar; doğruluk, uzmanlık veya kalite puanı değildir.

Topluluk katkısı 47Profil konumu Amsterdam

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

Profil bağlamını gör →
Merhaba,

Recep bence önemli bir metni alıntılamış. Gerçekten de, dünya gittikçe globalleşiyor. Ancak global arenada kalıcı bir yer edinebilmek için ayakların yere sağlam basması gerekiyor ve bunun için de kültürel zemini iyi analiz edip ona göre stratejiler geliştirmek lazım.

Aynı şekilde ülkelerin de uygulayacakları makro politikalar için buna benzer analizler yapmaları zorunludur. Bu konuda Prof. Ziya Öniş'in enteresan çalışmaları var; değişik coğrafyalardaki değişik kültürlerin benzer iktisat politikalarının uygulanmasında nasıl farklılıklar arzettiği hakkında. Kendisi Boğaziçi Üniversitesi'nde hocadır ve zannedersem makaleleri Boğaziçi Üniversitesi Yayınları arasında yayınlandı. İlgilenenler bazı makalelerini belki internetten de bulabilirler. Arama motorları yoluyla aranabilir.

Selamlar,

İzzet

Yerleşim / Amsterdam
Güven bağlamı· Yazar

Bu sinyaller yanıtı değerlendirirken bağlam sağlar; doğruluk, uzmanlık veya kalite puanı değildir.

Topluluk katkısı 175Topluluk rolü YazarProfil alanı EkonomistProfil konumu İstanbul, Türkiye

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

Profil bağlamını gör →
Katkılara teşekkürler.

Ziya oniş ve çalışmalarıyla ilgili bir iki link adresi de koyabilsen , muhteşem bir iş yapmış olacaktın. (!!) Çok şey mi istiyoruz? :)

Ama bu hatırlatma da çok faydalı oldu. Ziya Bey bu konularda önemli çalışmalar yapan , ciddi bir akademisyen.

Teşekkürler

M. Orhun E.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ekonomist
Güven bağlamı

Bu sinyaller yanıtı değerlendirirken bağlam sağlar; doğruluk, uzmanlık veya kalite puanı değildir.

Topluluk katkısı 320Profil alanı DanışmanlıkProfil konumu İstanbul, Türkiye

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

Profil bağlamını gör →


Merhaba,

Öncelikle katkılarınız için teşekkür ederim. Küreselleşen ekonomide ön plana çıkan kavramlardan birisi olan kurum kültürüne burada yer vermeniz gerçek çok güzel.

Bir gün ünlü yönetim bilimci DRUCKER'e şöyle bir soru yöneltiliyor:

" Hocam, özellikle son yıllarda yönetim felsefesi ve sistemleri konusunda sürekli yeni yaklaşımlar ortaya atılıyor ve teoriler üretiliyor. Biz bu teorilere ayak uydurmakta dahi zorlanıyoruz. Bu işin sonu ne olacak ne zaman ideali bulacağız?"

Soru DRUCKER'ın çok hoşuna gidiyor. Teşekkür ediyor.

"Doğaya ve ve o muhteşem ahenk içinde hayatlarını sürdüren canlılara bakın diyor. Biz ki ne zaman doğadaki gibi saf, mükemmel, kendi dengelerini dinamik bir ortamda yaratabilen yaşayan bir organizasyon yaratırız işte o zaman bu işin de sonunu bulmuş oluruz diyor"

İşte sanırım kurumsal kültür bunun için çok önemli. birlikte yaşama kültürünü geliştirebilirsek daha uzun ömürlü olabiliriz...

AKIN ARSLAN

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
KATKI FIRSATI

Bu toplulukta ilk yanıtını bekleyen bir tartışma var

TOPLULUK HAFIZASI

Bu toplulukta yeniden keşfet