Ana içeriğe geç

İş Dünyası

Limited Şirketler

Başlatanumut sengulTarih26/08/2009 21:36:42Yorum15

İlk mesaj
Üye2356 yazı
Limited Şirketler

İki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulan ve ortaklarının sorumluluğu koydukları sermaye ile sınırlı olan ve esas sermayesi belirlenmiş olan şirketlere denir.

* Limited Şirketler gerçek yada tüzel kişilerden oluşabilir ve en az 2 en çok 50 ortak tarafından oluşturulabilir.

* Bir Limited Şirketin minimum sermayesi 5 bin TL’dir.

* Limited Şirket ortaklarının hisselerini devredebilmesi için şirket hissedarlarının %75’inin hazır bulunduğu bir toplantıda %75’i temsil eden hissedarların onayı gerekmektedir.

* Limited Şirketleri Anonim Şirketlerden ayıran en önemli husus, Limited Şirket sermayesinin hisse senetleri olarak bölünememesi ve hisse senedi bastırılamamasıdır. Ayrıca, limited şirketlerde yönetim kurulu bulunmayıp, onun yerine tayin edilen bir müdür vasıtasıyla şirket işleri yürütülmektedir.

* Limited şirketler hisse senedi ve tahvil çıkaramazlar, bankacılık ve sigortacılık yapamazlar.

* Şirketin sorumluluğu şirketin mal varlığı tutarı kadardır. Ortakların sorumluluğu ise koymayı taahhüt ettikleri sermaye tutarı ile sınırlı olup, ortaklar sermaye taahhütlerini yerine getirdikleri oranda bu sorumluluklarından kurtulurlar. Ancak Limited Şirket Ortakları –Anonim Şirket ortaklarından farklı olarak- Şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından sermaye hisseleri oranında sorumlu bulunmaktadırlar.

* Anonim Şirketlerde olduğu gibi ayrı bir yönetim kurulu yoktur. Şirketin yönetimi müdürler kurulu tarafından yürütülür. Aksi kararlaştırılmamışsa, ortaklardan her birinin müdür sıfatıyla şirketi yönetme, temsil etme yetki ve sorumluluğu vardır.

* Müdür sıfatında olan ortaklar için Rekabet Yasağı geçerlidir.

* Ortak sayısı 20’den az olan Limited Şirketler’de; müdürler kurulu yönetim ve temsil yetkisine sahiptir. Ortaklar bir araya gelmeden yazılı olarak karar alabilirler. Karar alınabilmesi için yeterli sayı, ortak adedine göre belirlenmez. Ödenmiş esas sermayenin en az yarısından fazlasını temsil eden ortakların lehte oy vermesi gerekir. Denetim organı yoktur ve Müdür sıfatını taşımayan ortaklar bu yetkiyi kullanırlar.

* Ortak sayısı 20’den fazla olanlar için Genel Kurul ve Denetim Organı oluşturulur ve genelde anonim şirkete ait hükümler uygulanır.

Yerleşim Belçika / LimburgMeslek İthalat / İhracat
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
15 yorum
Üye171 yazı
kardeş kurmaz olaydım limitedi çıkamıyorum içinden şimdi aman ha yüzde 50 50 limited kurmayın

Yerleşim Türkiye / AksarayMeslek Di?er
Üye171 yazı


kardeş iki ortaklı şirket hisseler eşit birsürü malı maşı var ama borcuda var hazır beton tesisi var 15 adet araç ve tesis yatıyor diğer ortak yüzünden al almıyo sat atmıyo şirkete para getir getirmiyo şu an şirket bilançosunda kayıtlı 800 bin tl alacağım var şirketten artı 4 adet g.menkulum bankalarda şirket için rehinli bu gün yarın satışa çıakracak bankalar ne yapayım ben bi akıl verin ltf

Yerleşim Türkiye / AksarayMeslek Di?er
Üye2356 yazı
Anılan madde hükümlerine göre:

— Yapılan takip neticesinde borçlunun yeterli derecede haczi caiz mallarının bulunmadığı anlaşılırsa;

— Haczedilen malların satışı neticesinde elde edilen meblağ borcu tamamen karşılamağa yetmiyorsa; aciz vesikası düzenlenir.

İşte bu iki sebepten biri ile bir limited şirket hakkında aciz vesikası düzenlenmeden, şirket ortakları aleyhine takipte bulunmak mümkün değildir. Çünkü bu vesika, şirket aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını (yani, amme alacağının tam olarak tahsil edilemediğini veya tahsil olanağının bulunmadığını), hukuken tespit eden belgedir.
— Limited şirket ortaklarının, şirketin ödenmeyen borçlarından dolayı şahsen takibi için, şirketin iflasının sonucunu beklemek şart değildir.
Ortakların doğrudan doğruya şahsen takip edilebilmesi için, tasfiyenin sonucunu beklemeye mahal yoktur.
— Limited şirketin borçlarından dolayı ortaklara müracaat edebilme şartlarının tahakkukundan önce hissesini devreden ortağın, şirketin devir tarihinden önceki borçlarından dolayı şahsen takibi mümkün değildir. (DŞ. 7. D. E. 1967/120 K. 1967/1829)

— Limited şirket ortaklığından ayrıldığım vergi dairesine bildiren ortak ayrılış tarihinde şirketin, borçlarını ödeyemeyecek durumda bulunduğunun tevsik edilememesi halinde, şirketin ödenmeyen borçlarından sorumlu tutulamaz (DŞ. 7. D. E. 1967/3042 K. 1969/914).
Bir limited şirkette diğer bir paydaşın hissesini devralan ortağın, o hissedarın devir anına kadar mevcut şirket borçlarından yükümlü bulunduğunu bilmesi, en az ticari muamelelerde bir tüccarın göstermesi lazım gelen basiret ve müddebbir davranış icaplarından sayılmak gerekir. Böyle bir davranışı göstermemiş olan şerik, bu davranışının sonucuna katlanmak zorundadır (DŞ. 7. D. E. 1967/127 K. 1967/1479)

Yukarıdaki kararlarda da görüldüğü gibi Danıştay’ımız, pek isabetli olarak, tahsil imkansızlığının ortaya çıktığı anda ortak olanların sorumlu olacağına hükmetmektedir. Bu konudaki görüşümüz doğrultusunda, tahsil imkansızlığının düzenlenecek aciz vesikası ile saptanacağı dikkate alınırsa, aciz vesikasının tanzim tarihindeki ortaklar, taahhüt ettikleri sermaye payı oranında sorumlu olacaklardır
Ancak, tahsil imkansızlığının ortaya çıkmasından önce payını devretmiş olan ortağın sorumluluktan kurtulabilmesi için pay devrinin Kanunda öngörülen usulde yapılması gerekir. Ticaret Kanunumuza göre, payın devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve bu sözleşmedeki imzaların noter tarafından tasdiki bir geçerlilik (= sıhhat) şartıdır.

Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2356 yazı
Ortaklık Payının Devrinde Durum

Ortaklık paylarının üçüncü kişilere veya diğer ortaklara devredilmesi durumunda,devreden ve devralan ortağın şirketin amme borçlarından sorumluluğu nasıl olacaktır?
Devir tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait amme alacakları itibariyle konuyu irdeleyelim.

Devir tarihinden önceki dönemler için esas itibariyle devralan ortağın sorumlu olması gerekmektedir. Ortaklık payını bütün alacak ve borçlarıyla birlikte devralmaktadır. Ohalde eski dönemler için de sorumluluğu kabul etmiştir. Bu nedenle devreden ortağın sorumluluğu ortadan kalkar. Danıştay 7. Dairesinin E.1967/127, K.19671479 Sayılı Kararında, .. bir hisseyi devralan ortağın, devraldığı hissenin borçlu mu alacaklı mı olduğuna ve şirketin malî durumuna vâkıf bulunduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır ....
Diğer taraftan bu devrin kanuna karşı bir hile olarak sırf vergi borcundan kurtulmak gayesiyle yapıldığı ve devir mukavelesinde devreden ortağın, devirden daha önceki borçlarında devredenin me'sul olacağı hakkında bir kaydın bulunduğu, V Dairesince iddia ve ispat edilmediğine göre de ....ortaklıktan ayrılan davacının şirketin vergi borcundan dolayı
me'sul olmayacağı aşikârdır. Denilmiştir. Buna göre ilke olarak devralan ortak eski dönemlerden de sorumludur. Devredenin sorumluluğu için hileli davrandığının veya devir mukavelesinde bu yönde bir hüküm bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Buna karşılık bazı kararlarda, devreden ortağın sorumluluğunun devam ettiği yönündedir. Örneğin, Da-
nıştay 11.Dairesinin 13.4.1995 T.E. 1995/965, K.1995/1136 sayılı Kararında, ..hisse devir mukavelesinin gerçekleşmesi ile yükümlünün şirkete karşı hiçbir sorumluluğu kalmadığı,
dolayısı ile devir tarihinden önceki vergi borçları yüzünden şahsen takibinin mümkün olmadığı gerekçesiyle uygulanan ihtiyatî haciz işlemini iptal eden vergi mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir. Denilmektedir.

Görüldüğü gibi Danıştay iki farklı yönde karar vermiştir.

Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2356 yazı
Ticari işletmenin devri, alacaklılarına ve iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ancak devrin ticaret siciline tescil ve ilanı ile hüküm ifade eder.Devralan, işletmenin devrinin tescil ve ilanına kadar doğan borç ve yükümlerden de sorumludur. Devreden ise, devrin tescil ve ilanından sonra doğan borç ve yükümlerden sorumlu olmamakla beraber, devirden öncekilerden iki yıl süre ile devralanla birlikte müteselsilen (zincirleme) sorumludur. Bu sürenin başlangıcı, muaccel borçlar için devrin tescil ve ilanı veya alacaklıya ihbar tarihi, müeccel borçlar için ise borcun muaccel olduğu tarihtir.

Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2356 yazı
İki veya daha fazla hakiki veya hükmi şahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortakların mesuliyeti koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan şirkete Limited şirket denir.

Ortaklar tarafından konulan sermaye için, anonim şirkette olduğu gibi hisse senedi çıkarılamaz.

Limited Şirketler Sigortacılık ve Bankacılık yapamazlar; ancak Sigorta acenteliği yapabilirler.

Limited Şirket dış ilişkilerde anonim ortaklığı, iç ilişkilerde ise kollektif ortaklığı içerir.

Limited ortaklığın sermayesi nakit ve ayın olabilir. Ayın sermaye nakit olarak değerlendirilmek suretiyle ortaklık sermayesinde gösterilir. Emek ve ticari itibar, anonim ortaklıklarda olduğu gibi Limited ortaklıkta da sermaye olarak konulamaz.

Limited ortaklıkta, ortaklık borcundan dolayı ortakların doğrudan doğruya icra aracılığıyla takibi olanaksızdır. Ortaklığın sermaye borcu varsa, bu borcu istemek yetkisi ortaklık organlarına, tasfiyede tasfiye memurlarına ve iflasta iflas memurlarına aittir.

KARARLAR

(1) Kira sözleşmesini, kiracı Limited ortaklığın sahibi ve müdürü imzalamış olmasına göre, bu kira sözleşmesi Limited ortaklığı bağlar.

(YHGK.25.09.1985 E.1984/6-104, K.732).

(2)Ortaklar sermaye borçlarını yerine getirmemiş ise, TTK.m.503 ve TTK.m.532’ ye göre, bu borçlarından sorumlu olurlar (Y.TD.13.11.1970-E.2138/K.4404).

(3)Davacı, satış konusu malları ortaklığa teslim ettiğini ileri sürmesine göre, satış sözleşmesini kişisel olarak imza eden ortak sorumlu olamaz (Y.11.HD.09.09.1975-E.2320/K.4897).

(4)Ortaklık müdürünün görevden doğan ücret alacağı iş mahkemesinde karara bağlanır (Y.11.HD.22.06.1981-E.3185/K.3187).

(5)Dava, ortaklık aleyhine açıldığına göre, ortakların temsilci sıfatıyla adlarının dava dilekçesine yazılması bir fazlalıktan ibarettir (Y.11.HD.22.12.1981-E.5579/5565).

(6)Ortağın kar payı isteminde, husumet müdüre değil, ortaklığa tevcih edilir (Y.11.HD.16.05.1983-E.2460/K.2549).

(7)Tasfiye ile sicilden silinen Limited ortaklık aleyhine dava açılamaz. Böyle bir dava husumet yönünden reddedilir. Bu durumdan ortaklıktan alacaklı olanlar, ortakların sınırlı sorumluluğu içerisinde, ancak ortaklar aleyhine dava açabilirler (Y.11.HD.21.06.1984-E.2727/K.3605).

(8)Limited ortaklığın kuruluşu izni, sadece Bakanlıktan alınır (Y.11.HD.04.07.1984-E.3685/K.3846).

(9)Limited ortaklığın tasfiye kararından sonra, herhangi bir ortak, bu ortaklık adına bir senet düzenlerse, ortaklık değil, senedi düzenleyen ortak sorumlu olur (Y.11.HD.20.11.1985-E.6367/K.6297).

(10)Davada, tüm ortaklar davacı ve davalı olarak yer almışsa, davanın Limited ortaklığa karşı açıldığının kabulü gerekir (Y.11.HD.25.06.1986-E.3184/K.3889).

(11)Davalı ortaklık husumeti kabul ederek davaya vekil gönderdiğine göre, usuli hata düzeltilmiş demektir (Y.11.HD.07.03.1986-E.540/K.1272).

(12)Kollektif ortaklığın ortakları için öngörülen TTK.m.179, Limited ortaklıklar hakkında uygulanamaz (Y.11.HD.30.05.1979-E.2906/K.2905).

(13)Limited ortaklığa, ortak olabilmek için buna ilişkin yasal işlemler ile Anasözleşme değişikliğinin yapılması gerekir. Anasözleşme değişikliği yapılmamışsa, kişi ortak olamaz (Y.11.HD.20.03.1989-E.4794/K.1790).

(14)Limited ortaklık borcu için ortaklara husumet yöneltilemez (Y.11.HD.05.12.1989-E.9473/K.6940).

(15)Limited ortaklık tek imza ile de sorumlu olabilir (Y.11.HD.25.10.1990-E.3310/K.6844).

(16)Sulh sözleşmesinde Limited ortaklık usulen temsil edilmemişse, bu sözleşme ortaklığı bağlamaz (Y.11.HD.25.01.1991-E.8300/K.213).

(17)TTK.m.520/2’ de öngörülen karar yetersayısını içermeyen ortaklar kurulu kararı geçersiz, yani batıldır (Y.11.HD.08.02.1991-E.8022/K.713).

(18)Karar yeter sayısını içermeyen ortaklar kurulu kararı geçersiz olduğundan, iptali veya batıl olduğunun saptanması davasında herhangi bir süre söz konusu değildir (Y.11.HD.08.02.1991-E.4499/K.714).

(19)Davalı ortağın, Limited ortaklıktan aldığı parayı iade davası, beş yıllık zamanaşımına tabidir (Y.11.HD.11.02.1991-E.8078/K.769).

(20)Fatura ve para makbuzu içeriğine göre husumet tayini gerekir (Y.11.HD.26.02.1991-E.9309/K.1303) (…. Unvanı ile kurulması ve ortakları arasında aynı kişinin yer alması husumetin Ltd. Şti.’ ye yöneltilmesini haklı kılmaz.

(21)Limited ortaklığa kayyım tayini istemi, duruşmalı ve ortaklık hasım gösterilmek suretiyle olur (Y.11.HD.13.10.1991-E.2229/K.5346).

(22)TTK, Limited ortaklıkta, ortakların sorumluluğunu, sınırlı sorumlu olarak kabul etmiştir. İlke olarak yasa, ortaklar ile Limited ortak alacaklıları arasında bir ilişki kurmamış ve alacaklılara gereğinde ortaklara başvurma imkânı tanımamıştır.
·Bu ilkenin istisnaları, açık kapama yükümü (TTK.m.523/3), selef sıfatıyla sorumluluk (TTK.m.529, 530 ve 531) ve kamu borçlarından, ortakların sorumluluğudur.
·6183 sayılı Yasanın 35.maddesine göre ortaklar, Limited ortaklığa koyduğu ve koymayı üstlendiği sermayeden ayrı olarak, aynı miktar üzerinden alacaklı kamu idaresine karşı sorumludurlar (Y.11.HD.22.05.2000-E.3471/K.5609).

(23)Limited ortaklığın ihtiyacı için, bu ortaklığın ortağı dava açamaz. Ayrıca, davacı kendi ihtiyacı için de dava açamadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.25.09.2000-E.7492/K.7781).

(24)Limited şirket ortağı olmak, tacir sayılmak için yeterli değildir. Davacı gerçek kişinin, bu ortaklık dışında ayrıca tacir sıfatını taşıdığını, bu ortağın ispat etmesi gerekir (Y.19.HD.19.10.2000-E.5995/K.6934).

(25)Ortağın borcu, Limited ortaklığa tebligat yapılmasına rağmen, bu ortağın borcunun ödenmediği iddiasıyla, Limited ortaklığın feshine karar verilmesi istenebilir (Y.11.HD.10.02.2001-E.6949/K.9715).

(26)Limited ortaklık yönetimsiz kalmamış ise, bu ortaklık için kayyım tayin edilemez (Y.11.HD.04.02.2002-E.8550/K.800).

(27)TTK’ nın öngördüğü ortaklıklardan herhangi birini içermeyen ticari işletmenin tüzel kişiliği yoktur. Bu işletmeye dava açıldığı takdirde, davacının o işletmenin sahibi veya ortakları aleyhine dava açıldığının kabulü gerekir (Y.11.HD.25.03.2002-E.10310/K.2662).

(28)Açılmış bulunan davayı Limited ortaklık mı, yoksa bu ortaklığın ortakları tarafından mı açıldığı belirlenmeden, mahkemece esastan karar verilemez (Y.11.HD.24.04.2002-E.11253/K.3737).

(29)Limited ortaklığa ortak olmak için verilen yabancı paranın, bu ortaklığın yerine getirmesi sonucu verilenin geri istenmesinde, icra takibinin yabancı para üzerinden yapılması mümkün değildir. İcra takibi Türk Lirası üzerinden yapılırsa, takip geçerlidir. Takibin yabancı para üzerinden yapılması, İİK.m.58/3’ e göre mümkün değildir. İcra inkâr tazminatına Türk Lirası üzerinden karar verilmelidir (Y.11.HD.06.05.2002-E.673/K.4334).

(30)Limited ortaklığın sermaye artırımı işleri ile pay devir işlemlerindeki imzaların sahte olduğu iddia edilerek, sermaye artırımı ve pay devri işlemlerinin iptali istendiğine göre, bu hususun belirlenmesi için delillerin toplanması ile gerekli giderlerin yapılması hakkındaki ilk önelin kesin olduğu ikaz ve ihtarı yapılmadan davanın reddi doğru değildir. Ayrıca bazı belgelerde hiç imza olmadığı halde, bu hususun dahi değerlendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır (Y.11.HD.09.05.2002-E.515/K.4575).

(31)Taraflar arasında yapılan taahhütnamenin hükümsüzlüğünün tespiti istenmiş ve fakat bu istem reddedilmiştir. Bu durumda, taahhütnameden önce verilenlerin istirdadı söz konusu olamaz (Y.11.HD.21.05.2002-E.783/K.5031).

(32)Limited ortaklığın alacağı için ortaklardan biri, pay oranına göre kendi payının tahsili davası açamaz (Y.11.HD.23.05.2002-E.3144/K.5086).

(33)TTK.m.503 ve m.532’ deki düzenlemelere göre, Limited ortaklık, sermaye ortağı olup, ortakların sorumluluğu koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır.

·Sermaye borçlarını ödeyen ortakların, ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden dava ve takip olunamazlar.

·Bu durumda, pay devri yapan ortaktan değil de, Limited ortaklıktan, bu ortaklığın borçları için yapılan ödemelerin geri alınması istenebilir (Y.11.HD.16.09.2002-E.3910/K.7659).

(34)İcra takibi, borçlulardan Limited ortaklığın ikametgâhında yapılmış ve bu borçlu da, itiraz etmemiştir. Bu durumda, diğer borçlu yönünden de, yetki hususu kesinleşmiştir (Y.12.HD.18.10.2002-E.19621/K.21234).

(35)Limited ortaklığın, ortaklar kurulu kararının iptali ile bu kararın ihtiyati tedbir ile durdurulmasına, karar verilmesi istenebilir.

·Temsile ilişkin ortaklar kurulu kararı ihtiyati tedbir ile durdurulmuşsa, bu karar ticaret siciline bildirilerek, infaz edilebilir.

·Limited ortaklık müdürü ile ortaklık arasında uyuşmazlık çıktığı takdirde, ortaklık adına temsilci olarak, kayyım tayin edilmesi gerekir (Y.11.HD.04.03.2003-E.407/K.1934).

(36)Limited ortaklığın paydaşlarının yaptığı pay satışının iptali isteminde, davacı Limited ortaklığın aktif dava ehliyeti yoktur (Y.11.HD.10.04.2003-E.1466/K.3501).

(37)Limited ortaklık, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre, kooperatif ortağı olamaz ve ortak olduğunun tespitine ilişkin dava açamaz (Y.11.HD.08.10.2003-E.3029/K.9032).

(38)Limited ortaklık payının aktif ve pasifi ile devir keyfiyeti, ortaklık borçlarının da devir anlamını taşımaz (Y.11.HD.07.11.2003-E.11881/K.10542). !!!!!

(39)Kaçak elektrik kullanımında, işyerinde tutulan zabıtta işçi olarak çalışan kimsenin ortak ve şirket temsilcisi de olduğu iddia edilmesine göre, bu husus açıkça belirlendikten sonra, borcun muhatabının tespiti gerekir (Y.11.HD.17.11.2003-E.4004/K.10991).

(40)Limited şirket borcundan dolayı, şirket ortağı ve müdürü, şirket borcundan dolayı kişisel olarak sorumlu değildir (Y.11.HD.05.04.2004-E.9029/K.3589).

(41)Limited şirket ortağı, ortak olduğu şirketin borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin dava açamaz. Ancak, ortak şirketin gerçek dışı bono düzenleyerek ortaklığı zarara soktuğu ve bunun şirkete verilmek üzere, tahsil davası açabilir (Y.11.HD.20.09.2004-E.8159/K.8459).

(42)Limited şirketlerde ortaklar, sınırlı sorumludurlar. Bu ilkenin istisnası ise; şirket açığını kapama, selef sıfatıyla sorumluluk ve kamu borçlarıdır (Y.11.HD.14.07.2005-E.10822/K.7674).

(43)Limited şirket ortağı veya yönetici olmak, tacir sayılmak için yeterli değildir (Y.19.HD.27.10.2005-E.7731/K.10712).

B.TTK.m.504 : Ortakların Sayısı
Ortakların sayısı ikiden az ve elliden çok olamaz.

Ortakların sayısı sonradan bire iner veya şirketin zaruri organlarından biri mevcut olamazsa münasip bir müddet içinde bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde ortaklardan birinin veya şirket alacaklısının talebi üzerine mahkeme şirketin feshine karar verir. Mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine gerekli ihtiyati tedbirleri alabilir.

Yasanın buyurucu bu kuralına karşın, elliden fazla ortaklı bir Limited şirket her nasılsa kurulmuş ise, bu ortaklık, Limited ortaklık sıfatı ve tüzel kişiliği kazanmış sayılmakla birlikte, ortaklar veya alacaklılar, bu ortaklığın yasanın buyurucu kuralına aykırı olarak kurulduğunu ileri sürerek, fesih ve tasfiyesini isteyebilir. Bununla beraber, ortaklar ortaklıktan ayrılır, yani ortak sayısı yasal sınıra getirilirse, Limited ortaklığın artık feshi ve tasfiyesi istenemez.

Ortaklık yasaya uygun biçimde kurulup çalışmaya başladıktan sonra, ortakların sayısı bire iner veya zorunlu organlardan biri mevcut olmazsa, ortaklık infisah etmez. Fakat ortaklardan veya alacaklılardan birinin isteği üzerine bu eksiklikler uygun sürede tamamlanmadığı takdirde, mahkemece ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekir.

Maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesindeki kuralın uygulanmasında, Yargıtay’ ın farklı kararları bulunmaktadır. Yargıtay’ ın kökleşen son kararlarına göre, Limited ortaklığın iki ortağından birinin ortaklıktan çıkarılması mümkün olmayıp, bu halde Limited ortaklığın feshine karar verilmesi gerekmektedir. Bu son kararlar öğretide eleştirilmektedir.

Ortaklar veya alacaklılar Limited ortaklığın feshi davasını açmışlarsa, bu davada gerek davacı ve gerekse davalı ortaklığın istemi üzerine mahkemece ortaklığın yönetim ve temsili ile ortaklık mal varlığının ve hatta defter ve belgelerinin korunması için gerekli önlemlerin, yani ihtiyati tedbirin alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.


KARARLAR



(1)Limited ortaklığın tek ortaklı duruma düşmesi halinde, TTK.m.504 uyarınca uygun bir sürede bu ortaklığın en az iki ortaklı, ortaklık durumunu kazanması gerekir. Aksi halde, Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesi istenebilir (Y.11.HD.14.02.1983-E.317/K.644).

(2)İki kişilik Limited şirkette, ortaklardan birinin çıkması veya çıkarılması hali, şirketin feshini doğurur. Dışarıdan başka ortak alınmasına yasal olanak tanınmamıştır (Y.11.HD.25.09.1985-E.3521/K.4788).

(3)İki ortaklı bir Limited ortaklıkta, bir ortak, ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesi davası açamaz. Bu ortak, ancak Limited ortaklığın feshini dava edebilir. Çünkü ortağın çıkması suretiyle Limited ortaklık, tek ortaklı ortaklık haline getirilemez (Y.11.HD.29.11.1991-E.3056/K.6358).

C.Mukavele

I.TTK.m.505 : Şekli

Limited şirket mukavelesinin yazılı şekilde yapılması ve bütün kurucuların imzalarının noterce tasdiki şarttır.


II.Muhtevası

1.TTK.m.506 : Mecburi Kayıtlar

Şirket mukavelesinde; şirketin ticaret unvanıyla merkezi, işletmenin konusu, esas sermaye ile her ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarları, şirketin yapacağı ilanların şekli, şirketin müddeti.

Ayrıca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da, örnek sözleşmelerde ek olarak; kar ve zararın dağılış şekli ve zamanı, yedek akçelerin tutarları, müdürlerin tayini, her yıl düzenlenecek bilanço ile kar ve zarar hesaplarının Bakanlığa gönderileceği konularında açık hükümlerin bulunmasını istemektedir.

Anonim ortaklıklarda süre gösterme zorunluluğu bulunmadığı halde, Limited ortaklıkta mecburdur. Ancak sürenin sonunda şirket hala faaliyete devam ediyorsa, ortaklığın sona ermediğinin kabulü gerekmektedir. Ortaklar genel kurulu, karar alarak yeni bir süre tayin edebilir.

2.TTK.m.507 : Sermaye

a.Miktarı :

Limited şirketin sermayesinin en az beş bin Türk Lirası olması şarttır.

Ortakların koyacakları sermaye birbirinden farklı olabilir. Ancak, ortakların koyacakları sermayenin en az yirmibeş Türk Lirası veya bunun katları olması gerekir.

Devir için bölme ve mirasın taksimi hali hariç olmak üzere ortağın sermayesi bölünmez bir bütündür.

Bakanlar Kurulu bu maddedeki rakamları 10 katına kadar arttırabilir.

Anonim ortaklıklarda bir payın sahibi birden çok paya sahip olabilirse de, Limited ortaklıklarda her bir ortağın sermaye tutarı ne olursa olsun, bu sermaye karşılığı bir paydır.

Limited şirket zorunlu sermaye artırımı yapması gerekirken, sermaye arttırmamışsa, şirket münfesih duruma gelmiş demektir. Bu aşamadan sonra, Bakanlık veya il müdürlüğünden, sermaye artışı için izin verilmesi istenemez. (Y.11.HD.06.11.2003-E.3483/K.10518).

b.TTK.m.508 : Ayın Nevi’nden

Ortaklardan biri, sermayeyi ayın olarak koymayı taahhüt etmişse mukavelede; aynın neden ibaret olacağı, değerinin nasıl biçileceği ve taahhüt ettiği sermayeye ne miktarda mahsup edileceği ve bunun karşılığı olarak esas sermayeden kendine ne miktarda bir iştirak payı düşeceği hususlarının açıkça yazılı olması şarttır.

Sermayenin tamamının veya bir kısmının ayın olarak taahhüt edilmesi durumunda, bu taahhüt ortaklığın tescil tarihinden itibaren üç ay içerisinde yerine getirilir.

D.Kuruluş

I.TTK.m.509 : İzin

Limited şirketlerin kuruluş ve sözleşme değişikliğinde, bakanlık izni kaldırılmaktadır. Anonim ortaklıklarda uygulanan TTK.m.285/2 hükmü Limited ortaklıklarda da aynen uygulanacaktır. Bu hükme göre, sermaye olarak paradan başka ekonomik bir değer veya taşınır mal konulmasının üstlenilmesi, ortaklığın tüzel kişiliğini kazandığı tarihten itibaren onlar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edilebileceğinin ve taşınmaz mal üzerindeki mülkiyet veya sair ayni hakların sermaye olarak konulması halinde de, bu hakların ortaklık tüzel kişiliğinin kazanılmasıyla beraber, tapu siciline de tescil edilmesinin istenebileceği kabul edilmiştir.

II.Tescil

1.TTK.m.510 : Talep

Müdürler, m.31 hükümlerine uygun olarak şirketin merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline kaydedilmesini talep ederler.

Bu maksatla verilecek dilekçede şunlar yazılır:

1-Bütün ortakların ad ve soyadları, ikametgâhları, tabiiyetleri,

2-Her ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye ile ödediği sermaye miktarları,

3-İster ortak, ister üçüncü şahıs olsun, müdürlerin ad ve soyadları,

4-Şirketin ne surette temsil edileceği.

Dilekçe sahiplerinin bundan başka, dilekçede her ortağın koyacağı sermayeyi tamamen taahhüt etmiş ve bu sermayeye mahsuben kanun veya mukavelenin tespit ettiği miktarı ödemiş yahut mukavelede yazılı ayni sermaye ile karşılamış olduğunu bildirmeleri lazımdır.

Bu maddenin ikinci fıkrasının içeriği ve uygulamanın gereksinme duyduğu belgeler sırasıyla şunlardır:

1-Dilekçe,

2-Beyanname,

3-Biri asıl olmak üzere noterce onaylanmış üç suret sözleşme,

4-Sermayenin ¼’ ünün ve tamamının ödeneceğinin üstlenilmesine ilişkin banka mektubu,

5-Ticari durum tasdiknamesi,

6-Ayni sermayeye ilişkin bilirkişi raporları (ayni sermaye konmuş ise),

7-Nüfus cüzdan örnekleri (kurucuların),

8-İmza beyannamesi/sirküleri.

2.TTK.m.511 : Tescil ve İlan

İnceleme sonunda kanuni şartları haiz bulunduğu anlaşılan Limited şirket, ticaret siciline tescil ve ilan olunur.

3.TTK.m.512 : Hükmi Şahsiyet

Şirket, ticaret siciline tescil ile hükmi şahsiyet kazanır.

Tescilden önce şirket namına muamelelerde bulunulmuş ise, muameleyi yapanlar şahsen ve müteselsilen mesul olurlar.

Bu gibi taahhütlerin, ileride kurulacak şirket namına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirketin ticaret siciline tescilinden sonra üç aylık bir müddet içinde bu taahhütler şirket tarafından kabul olunmuşsa muameleyi yapanlar mesuliyetten kurtulur ve yalnız şirket mesul olur.

E.Mukavelenin Değiştirilmesi

I.TTK.m.513 : Karar

Mukavelede daha yüksek bir nisap öngörülmemişse mukavele, sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebilir.

Ortakların mesuliyetini genişletme hakkındaki kararların, her halde ittifakla verilmesi gerekir.

Her sermaye artırımı bir sözleşme değişikliğidir.

Limited ortaklık sözleşmesinde yapılacak değişiklik, ortaklığın müdür veya müdürleri tarafından hazırlanır. Bu değişiklik metinleri ortaklar kurulunca karara bağlanır. Bu karar katılanlar tarafından imzalanır ve imzalar noterce tasdik olunur. Tasdik edilen sözleşmeden üç adedi ve ortaklar kurulu kararı bir dilekçeye eklenerek ticaret sicil memurluğuna başvurulur.

Limited ortaklıkta, payların başkasına devri, ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesi niteliğinde sayılmaz. Fakat bu payın devrine ilişkin değişikliğin tescil ve ilanı gerekir.

II.TTK.m.514 : Kararın Tekemmülü

İktisat ve Ticaret Vekâletinin tasdiki ile tekemmül eder.


III.TTK.m.515 : Tescil ve İlan

Mukavelede yapılan her değişiklik, ilk mukavelede olduğu gibi tescil ve ilan edilir. Mukavelenin değiştirilmesi hakkındaki kararlar üçüncü şahıslar hakkında, tescil tarihinden itibaren hüküm ifade eder.

Bu işlem için ortaklığın merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline başvurulur. Bu başvuruyu, ortaklığı temsile yetkili müdür veya müdürler yaparlar. Eğer müdürler tescil ve ilanı yapmaz ise, tazminat ile sorumlu olurlar. Kaçınma, müdürün azline neden olabilir.

Sözleşme değişikliğine ilişkin işlemlerin eksik veya batıl olması, değişikliğin tescili ile bu kararlar geçerli bir karar derecesine ulaşamaz. Ortaklar kurulu kararının iptalinin olanaklı bulunduğu veya batıl olduğunu ortaklar ileri sürebilir. Tescilden sonra, tescilin yanlış olduğunu ve düzeltilmesini ilgililer isteyebilir (TTK.m.34,35,40).


IV.Esas Sermayenin Değiştirilmesi

1.TTK.m.516 : Arttırılması

Esas sermaye artırımı, ortaklığın kuruluşu hakkındaki kurallara bağlı tutulmuş bulunmaktadır. Uygulamada en çok rastlanan, yeni ortak almadan veya yeni ortak/ortaklar alınarak esas sermayenin arttırılmasıdır.

Yeni ortak alınmadan yapılan esas sermaye artırımında, ortaklar ortaklıktaki sermaye paylarını arttırırlar ve böylece esas sermaye artırımını sağlarlar. Bunun için de, ya ortaklar esas sermayeye yeni bir sermaye eklerler veya kar ile yedek akçeyi esas sermayeye aktarırlar.

Diğer biçimde ise, yeni ortak/ortaklar alınarak, bu yeni ortakların payları oranında esas sermaye arttırılmış olur.

Esas sermaye artırımında sırayla şu işlemlerin yapılması gerekir:

1-Müdür veya müdürlerin tarafından sermaye artırımına ilişkin metnin hazırlanması,

2-Sermaye arttırılması için genel kurulca karar alınması,

3-Ayni sermaye eklenmek suretiyle sermaye arttırılıyorsa, buna ilişkin değerlendirmenin yapılması,

4-İlgili Bakanlığa başvurarak sözleşme değişikliği için onay alınması, (ilgili Bakanlığa başvurulması için hazırlanan dilekçeye, noterden onanmış bir ortaklar kurulu kararı ile altı adet değişmiş yeni sözleşme metinleri eklenir ve yasanın öngördüğü damga pulu sözleşme metinlerine yapıştırılır. Bakanlık onayından sonra sicil memurluğuna başvurulur ve tescil ve ilan edilir).

5-Ortaklık sözleşmesinin yeni metinlerinin tescil ve ilanı,

6-Sermaye artırımı ile oluşan yeni payların satın alınması hakkının sağlanması.

Anonim ortaklıklarda sermayenin tamamı ödenmemişse, sermaye artırımına karar verilemez (TTK.m.391). Alman ve İsviçre Hukuku’ nda, Limited ortaklıklar bakımından sermayenin tamamı ödenmese bile, sermaye artırımına gidilebileceği benimsenmiştir. TTK’ da da Limited ortaklıklar için anonim ortaklıklarda olduğu gibi buyurucu bir kural kabul edilmemiştir.

Ancak STB’ nin 2003/3 sayılı Tebliğine göre, “Sermaye artırımına ilişkin Anasözleşme değişikliklerinde özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere tadil tasarısındaki sermaye maddesinde önceki sermayenin tamamının ödendiği ve arttırılan sermayenin tamamının muvazaadan arî şekilde tamamen taahhüt edildiği ve nakdi sermayenin ¼ ünün ödendiği, kalan sermayenin en geç üç yıl içerisinde olmak üzere ödeme zamanı belirtilir. Bu durumda, bu Tebliğe göre işlem yapılması gerekmektedir.

Sermaye artırımı işlemleri tamamlanıp tescil ve ilan edildikten sonra tescil edilmiş sözleşme değişiklikleri ile ilana ilişkin iki adet gazete Bakanlığa gönderilir.


2.TTK.m.517 : Azaltılması

Ortaklara ilişkin asgari pay miktarı yirmibeş liradan ve esas sermaye de en az beşbin liradan aşağı indirilemez.

Ortaklığın sermayesini azaltması işlemi, bir sözleşme değişikliğini gerektirir. Bu sözleşme değişikliğinin yapılabilmesi için gerekli işlemler şunlardır:

1-Esas sermaye azaltılmasına ilişkin sözleşme değişikliği metninin hazırlanması,

2-Bilirkişi raporu (Müdürlerin ve müdürler yoksa ortakların istemi üzerine, mahkemenin atayacağı üç bilirkişiden alınan bir rapordur),

3-Sermayenin azaltılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararı,

4-İlgili Bakanlıktan izin alınması,

5-Müdürler veya müdür olmadığı takdirde ortaklar tarafından alacaklıların çağırılması,

6-Esas sermayenin azaltılmasına ilişkin genel kurul kararının uygulanması,

7-Tescil ve ilan yapılması.

Anonim ortaklığa ilişkin hükümler Limited ortaklığın sermayesinin azaltılmasında da aynen uygulanır. Şu kadar ki, zarar sonucunda bilançoda oluşan bir açığın amortisman yoluyla kapatılması amacı güdülse bile, alacaklılar çağırılır ve muaccel alacaklar ödenir. Muaccel olmayan alacaklar için yeterli teminat alınır. Teminat için genellikle rehin verilir. Alacaklılar kabul ederse, kefalet de olabilir.


İkinci Kısım
ORTAKLARIN HAK VE BORÇLARI

A.Paylar :

I.TTK.m.518 : Umumi Olarak

Limited ortaklıklarda, Anonim ortaklıklarda olduğu gibi pay senedi çıkarılamaz. Bu maddenin ikinci fıkrası, bu kuralı sermaye yönünden hükme bağlamış bulunmaktadır. Ortağın Limited ortaklıktaki sermaye payı için düzenlenen senetler, kıymetli evrak niteliğinde olmayıp, sadece bir ispat belgesi sayılırlar. Bunun sonucu olarak bu belgeler ortağın adını ve soyadını taşırlar. Yani, Limited ortaklıktaki pay senetleri hamile veya emre düzenlenemezler. Kıymetli evrak olmayan bu pay senetleri ise, Limited ortaklık payını temsil etmediği için, ortak olmayan bir kişiye devri ile o kişi ortaklık sıfatını kazanamamaktadır. Limited ortaklık payı, ancak TTK.m.520’ de öngörülen kurallara göre devredilebilir.

II.TTK.m.519 : Pay Defteri ve Ortaklar Listesi

Bu madde ortaklığın pay defterinin ve ortaklar listesinin işlevini düzenlemiştir. Limited ortaklık payları hakkında bir defter tutulur. Ortakların ad, soyadları, pay miktarları, yapılan ödemeler, payların devir ve intikali ve bu hususlarla ilgili diğer değişiklikler bu ortaklık defterine kaydolunur. Ortaklık pay defteri, ortaklığın idaresi ile yetkili müdür veya müdürler tarafından yahut onların denetimi altında çalıştırılan kişiler tarafından tutulur. Pay defteri tutulması ortaklık için yasal bir zorunluluktur (TTK.m.66).

Limited ortaklığın pay defterinin nasıl tutulacağı hakkında maddede herhangi bir açıklama yoktur. Fakat, ortaklığın özelliği göz önüne alınarak her pay sahibi için pay defterinde tek bir sayfa ayrılır. Bu sayfaya Her şeyden önce ortağın ad ve soyadı ile açık adresi, ortak tüzel kişi ise ticaret unvanı, ortağın sermaye payı ile ortağın yaptığı ödemeler yazılır. Payın ayrıcalıkları var ise, bunların da sayfada gösterilmesi olanaklıdır. Eğer pay devredilmişse, devralanın kimliği yazılır ve devralan için de yeni bir sayfa açılır.

Limited ortaklığın pay defteri resmi defterlerden değildir. Bu defterdeki kayıtlar ortaklık için bir karine oluşturmakla birlikte, defterin aksi yazılı delillerle ve ticaret sicilindeki kayıtlarla ispat edilebilir.

Her takvim yılı başında ticaret sicil memuruna, ortakların ad ve soyadlarını, her ortağın koymayı üstlendiği sermaye miktarını ve buna mahsuben ödediği kısmı gösterir ve müdürler tarafından imzalanmış bir liste verilir. Son listenin tevdi gününden itibaren herhangi bir değişiklik olmamışsa, yeniden liste verilmez. Yalnız bir değişiklik olmadığı dilekçe ile bildirilir. Ortaklar listesi ticaret siciline kayıt edilmez. Bu nedenle üçüncü kişilere karşı etkisi yoktur.

Bir kişinin ortaklık listesinde yazılı olması ona ortaklık sıfatı vermemektedir. Ortaklık sıfatı pay defterine yazılmakla kazanılır. Ortaklık listesi, ortaklığın merkezinin bulunduğu yer ticaret sicil memurluğuna tevdi edilir. Bu sicil memurunun, ortaklık listesini incelemek görevi bulunmamaktadır.

Limited ortaklığın pay defteri ile ortaklar listesinin kusurlu ve eksik tutulması veya verilen bilginin yanlış olması yüzünden meydana gelecek zarardan, müdürler kişisel olarak ve müteselsilen sorumludurlar. Müdürlerin sorumluluğu için kusur şart değildir. Burada kusursuz sorumluluk söz konusudur. Bu sorumluluk hukukidir.

Ayrıca, bu defterlerin yasaya uygun surette tutulmamasından dolayı da ortaklığın yönetimiyle görevli kişilerin, TTK.m.67’ ye göre cezai sorumlulukları vardır.


III.İntikal :

1.TTK.m.520 : Devir

Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder.

Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması gerekir.

Ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye ayın ise, payını şirketin kuruluşunu takip eden üç yıl içinde başkasına devredemez.

Şirket mukavelesi payların devrini yasak edebileceği gibi yukarıki fıkralarda derpiş edilenlerden daha ağır şartlara da bağlı tutulabilir.

Payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmez.

Bu nedenlerle, pay devrinin ortaklık defterine kaydı, devir alan kişi, ortaklık ve alacaklılar yönünden kurucu niteliktedir. Bu kural, payın şekle bağlı olması bakımındandır. Bunun olağan sonucu da, aksine sözleşme yapma olanağının bulunmamasıdır.

Pay devri için devreden ortak ile devralan kişi arasında devir sözleşmesi yazılı biçimde yapılmalı ve imzası noterce onanmış olmalıdır. Aynı kural payın devir vaadi için de geçerlidir. Aksi halde, pay devir işlemi ilgililer arasında dahi geçerli değildir. Pay devrinde ortaklık sözleşmesi değişmez.


Bu maddede öngörülen hususlardan ortakların izninin, pay devrinin noterce onanmasından önce veya sonra olmaması, pay devrinin geçerliliğini engellemez. Başka bir deyişle, sırada yapılan değişiklik pay devrinde geçerlik koşulu değildir. Fakat bu konuda Yargıtay kararları çelişkilidir.

KARARLAR

(1)Devir işlemleri yapıldıktan sonra, TTK.m.520 gereğince kabule mütedair karar verilmesi gerekirken, bu hüküm hilafına önce karar, sonra devir işleminin yapılması ve bu yanlış işleme müsteniden ortaklık sıfatını kazanmış kimselerin ve payların nisapta nazara alınmak suretiyle kabulü de isabetli değildir (Y.11.HD.01.02.1979-E.5775/K.442).

(2)Limited Ortaklıkta pay devrinin kabulüne önce ortaklıkça karar verilmesi ve sonradan noterden devir sözleşmesi yapılması TTK.m.520’ ye aykırıdır (Y.11.HD.24.10.1980-E.4627/K.4930)

(3)TTK.m.520 buyurucu bir kural öngörmüştür. Ancak, biçime ilişkin bu kuralın sıra yönünden uygulanması zorunlu değildir (Y.11.HD.26.09.1986-E.4382/K.4800).

(4)Limited ortaklıktaki payın devri yasal koşullara uymadığı takdirde, bu devir geçersizdir. Bu durumda, taraflar verdiklerini birbirlerine iade etmekle yükümlüdürler (Y.11.HD.07.03.1991-E.3080/K.1567).

(5)Geçersiz pay devri tescil ve ilan edilmişse, pay devrine izin vermeyen ortaklar, bu pay devrinin kendileri ile ortaklık yönünden iptalini isteyebilirler.

·Ortaklara önalım hakkı tanınmamışsa, payın devrinin geçersiz olması halinde, bu paylar önceki sahiplerine avdet ederler (Y.11.HD.13.09.1991-E.4445/K.4545).

(6)Pay satışına ilişkin belgenin sağlığına itiraz edilmişse, bu itirazın niteliğine göre bilirkişi incelemesi yapılmalıdır (Y.11.HD.13.01.1992-E.4805/K.25).

(7)Limited ortaklıktaki pay devrinde TTK.m.520’ ye uygun bir işlem yapılmazsa, bu pay devri geçersizdir.

·Bu pay devrinin geçersizliği iddiası ileri sürülmesi halinde, alıcı ve satıcı olanlara da husumet tevcih edilmelidir.

·Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesi isteminde; ortaklığın kar edemediği, amacını yerine getirmek yerine getirmesinin mümkün bulunmadığı ve ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları sabit olursa, bu ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir (Y.11.HD.01.07.1993-E.5395/K.4896).


(8)Davacı, Limited ortaklığın ortağı olduğunu ve payının davalıya devir edildiğini, davalının notere giderek payı devir alma işlemini yapmadığını ve bu nedenle payın devir edildiğinin tespitini istemiştir. Davalı ise, TTK.m.520’ ye göre işlem yapılmadığını ve sadece pay devrinin pay defterine yazılmasının geçerli olmadığını savunmuştur. Bu durumda, devrin TTK.m.520 maddesine göre yapılmadığı ve buyurucu kurala aykırılık nedeniyle, davanın reddine ilişkin kararın onanması gerekmiştir (Y.11.HD.25.11.1996-E.7922/K.8218).

(9)Limited ortaklıkta pay devri, TTK.m.520’ de öngörülen koşullar içinde yapılmış ise, bu pay devrinin Limited ortaklıkça pay defterine yazılması gerekir. Aksi halde, pay devrini alan ortak veya ortaklar, Limited ortaklık aleyhine açılacak bir davada, ortak olduklarının tespiti ile pay defterine yazılmasını ve bunun da tescil ve ilanını istemeleri mümkündür.

·Çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi çerçevesinde, pay devir işleminin tescil ve ilanına karar verilmesi isteminde, “devralınan payların pay defterine kayıt ve tescil isteği de” vardır (Y.11.HD.03.05.2001-E.1607/K.3872).

(10)Limited ortaklığın payını satın alarak, ortak olunduğu iddia edilmiştir. Bu pay devri TTK.m.520/son’ a aykırı ise, devir aldığını ileri süren hak sahibi olamaz ve bu nedenle de, ortaklığın fesih ve tasfiyesi için dava açamaz (Y.11.HD.29.04.2002-E.411/K.3904).

(11)Davacı Limited ortaklığın ortağı, pay devri yapılmadığını ve noter senedinin sahte olduğunu iddia etmiştir. Bu sahtelik iddiası, diğer bir mahkeme kararı ile tespit ile kesinleşmiş ise, bu pay devri TTK.m.520’ ye uygun olsa bile, kesin hüküm nedeniyle baştan itibaren geçersizdir (Y.11.HD.29.04.2002-E.328/K.3950).

(12)Limited ortaklıklarda, pay devri işleminin bütün koşulları tamamlansa bile, bu pay devri, ortaklığın pay defterine yazılmadıkça, geçerlilik kazanamaz.

·Pay devri noterde yapılsa dahi Limited ortaklık aleyhine dava açılarak, pay devrinin ortaklık pay devrine yazılması mümkün değildir (Y.11.HD.28.01.2003-E.8371/K.864).

(13)Limited ortaklıktaki payların devri şekle tabidir. Pay devri noterde tasdik ettirilmediğinden geçersizdir.·Bu durumda taraflar, birbirlerine verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler (Y.11.HD.22.05.2003-E.12809/K.5328).

(14)Pay devrinin yapılıp yapılmadığı ve pay devrinin yapıldığı hususunun tespiti davasında, payı devir aldığı ileri sürülenin de, davada taraf olması gerekir (Y.11.HD.02.06.2003-E.253/K.5762).

(15)Devir sözleşmesinde, TTK.m.520’ nin oluşması için, devir bedelinin gösterilmesi zorunlu değildir.

·Davacı, devir bedelinin ödenmediğini savunmuş ve verilen çekin başka bir alacak için düzenlendiğini ileri sürmesine göre, bu hususu ispat davacı ortaklığa aittir (Y.11.HD.12.02.2004-E.6349/K.1024).

·Bono, Limited şirket hissesinin devri için düzenlenmiştir. Hisse devri senedi içeriğine göre, “bedel nakden ödenmiş ve tarafların birbirinden alacağı kalmamıştır” denmektedir. Bu haliyle takip dayanağı senedin tahsil edilip edilemeyeceği yargılamayı gerektirir hale geldiğinden, icra takibine konu edilemez (Y.12.HD.09.12.2004-E.21065/K.25402).

(16)Limited şirket ortaklarının pay devri vaadinin dahi, imzalar yönünden noterce onanması gerekmektedir.

·Aksi halde, geçersiz olan bu işlem Limited ortaklığa karşı haksız bir eylemdir.

·Peşin ödenen pay vaadi sözleşmesine ilişkin bedelin borçlusu ortak olduğuna göre, bu eylem karşılığı ortaklık aleyhine hapis hakkı tanınamaz (Y.11.HD.13.12.2004-E.3310/K.12180).

(17)Limited ortaklıkta pay devrinin, noterce imzaları onanmış devir sözleşmesi ile yapılması gerekir. Devir sözleşmesine ek olarak aynı kişilerce asıl sözleşmeyi değiştiren şekilde değil de, tamamlayıcı ve yan şartlar getiren adi sözleşme de geçerlidir.

·Sözleşmede taraf olmayan üçüncü kişiler lehine hükümler getirilebilir (Y.11.HD.06.10.2005-E.10684/K.9316).

(18)Limited şirkette ortağın devrettiği payların, davalı şirket pay defterine kaydının tespitine karar verilmesi davası açılamaz (Y.11.HD.13.03.2006-E.2846/K.2570).

(19)İki ortaklı Limited ortaklıkta diğer ortak, pay devrine muvafakat etmemiş ise, BK.m.117 uyarınca borcun düştüğü ve bu durumda, iki tarafın birbirine verdiğini geri isteme hakkını kazandığının kabulü gerekir (Y.11.HD.08.05.2006-E.5428/K.5311).

(20)Ortaklık payının devri için yapılan sözleşmede, bedelin nakden ve tamamen alındığı yazılı olmasına göre, dava konusu bono, bu pay devri karılığı verilmiş sayılmaz (Y.11.HD.28.04.1987-E.1885/K.2565).

2.TTK.m.521 : Miras, Karı-Koca Mallarının İdaresi

Bir payın miras yoluyla veya karı-koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için, ortakların, muvafakatine lüzum yoktur.

Mukavelede aksine bir şart varsa ortaklar, payı hakiki değeri üzerinden satın alacak üçüncü bir şahsı göstermedikçe, muvafakatten imtina edemezler. İlgililerin muvafakat için şirkete müracaatları tarihinden itibaren bir ay içinde üçüncü şahıs gösterilmediği takdirde muvafakat edilmiş sayılır.

Bu maddenin birinci fıkrasının öngördüğü hallerde, sermaye payının kazanılması için herhangi bir biçime gerek yoktur. Bir payın miras yoluyla veya karı-koca mallarının idaresine ait hükümler uyarınca iktisabı için ortakların iznine gerek bulunmamaktadır. Ancak bu husus Anasözleşme ile izin koşuluna bağlanabilir.

Maddenin ikinci fıkrasında öngörülen izin için maddede özel bir karar oranı gösterilmemiştir. İzin için TTK.m.520’ de öngörülen karar oranı uygulanamaz. Çünkü, gerek miras yoluyla gerekse karı-koca mallarının idaresine ilişkin hükümler uyarınca mülkiyet yasa nedeniyle geçer. Bu durumda, TTK.m.536’ da öngörülen kurallar uygulanır. Fakat, Anasözleşme’ ye özel bir koşul getirilerek karar oranı yükseltilebilir.

Maddede öngörülen bir aylık süre hak düşürücü süredir. Ortakların bir ay içerisinde notere başvurarak üçüncü kişiyi göstermeleri süreye uyulduğunu ifade eder. Ortakların beyanının bir ay içinde ilgililere ulaşması geçerlik koşulu değildir.


KARARLAR

(1)Ortaklar kuruluna davet edilen derneğin ortaklığı kabul edilmiş demektir (Y.11.HD.06.11.1985-E4675/K.5861).

(2)Limited ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa, bir payın miras yoluyla kazanılması için ortakların iznine gerek yoktur (Y.11.HD.14.02.1986-E.215/K.711).

(3)Limited ortaklık sözleşmesinde, miras yoluyla payların kendiliğinden devrini engelleyen bir kural olduğu takdirde, ortaklarca bir ay içinde gerçek değer üzerinden satın alacak üçüncü kişi önerilmedikçe, mirasçılar kendiliğinden ortaklığın paydaşı sıfatını kazanırlar.

·Limited ortaklıkta, miras nedeniyle ortak olan mirasçı, diğer mirasçılardan ayrı ve tek başına kar payı davası açabilir.

·Ortaklık kararının düşük gösterilerek haksız kazanç sağlandığı iddiası sabit olduğu takdirde, bu kazanç şirkete verilmek üzere, mahkemece karara bağlanır (Y.11.HD.22.10.2001-E.5027/K.8156).


IV.Cebri İcra :

1.TTK.m.522 : Şirketin Feshini İhbar ve İnfisahı

Ortaklardan birinin iflası halinde iflas idaresi en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebilir. Ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklı da aynı hakka sahiptir.

Böyle bir ihbar neticesinde şirket infisah ederek tasfiye haline girerse tasfiye memurları, aleyhine takibat yapılan ortağa düşen tasfiye payını iflas idaresine veya icra dairesine vermeye mecburdurlar.

Ortağın kişisel alacaklısı, Herşeyden önce bu ortağın kişisel mallarına veya Limited ortaklık bilançosu uyarınca ortağa düşecek kar payına başvurabilir (TTK.m.145/1). Fakat, ortağın kişisel alacaklısının böyle bir zorunluluğu yoktur. Başka bir anlatımla, kollektif ortaklıktan farklı olarak, alacaklının, borçlunun kişisel mallarından veya Limited ortaklıktaki kar payından alacağını alamamış olması gerekmemektedir. Yani, Limited ortaklıktaki payın haczi için TTK.m.191’ in öngördüğü koşullar aranmamıştır.

Ortağın, Limited ortaklıktaki bu payının haczi olanaklıdır. Payın haczi, İİK.m.94’ e göre yapılır ve paraya çevrilmesinde de, İİK.m.121 uygulanır. Ancak, payı haczedilen ortağın kişisel alacaklısı, bu payın icra yoluyla satılmasını isteyememesine karşın, alacaklı, ortağın payını haczettirmişse, bu alacağını en az altı ay önce Limited ortaklığın feshini ihbar suretiyle ortaklığın tasfiye bakiyesinden borçlu ortağa düşecek paydan alabilir.

Ortağın payına haciz konmasında uygulanan feshi ihbara ilişkin kurallar, ortağın iflası halinde de aynen uygulanır. Böyle bir durumda, borçlu ortak hakkında mahkemece iflas kararının verilmiş olması yeterlidir; iflas kararının kesinleşmesine gerek yoktur. Feshi ihbarı iflas idaresi yapar. Ortağın iflası halinde, alacaklılar ortağın kişisel malvarlığı ile kar payına başvuramazlar. Çünkü bu mevcut değerler, iflas masasına geçer ve masa tarafından paylaştırılır.

Limited ortaklıkta bir ortağın iflası veya borçlu ortak aleyhine yapılan icra takibinin kesinleşmesiyle, Limited ortaklık münfesih duruma gelmez. Ancak, bu durum, iflas idaresiyle alacaklılara Limited ortaklığın feshini isteme hakkını verir. Borçlu ortağın iflas etmiş olması veya borçlu ortağın payının haciz edilmiş bulunması, ortaklığın feshi ihbarının istenebilmesi için bir koşuldur. Ancak, ihtiyati haciz kararının alınmış olması ve hatta uygulanmış olması ile geçici hacizler de, alacaklı ortaklığın feshi ihbarında bulunamaz.

Öte yandan haczin kati haciz aşamasına ulaşması gerekir. İflas halinde ise, iflasın kesinleşmiş olması gerekmez. İflasa ilişkin mahkeme kararı temyiz edilmiş olsa bile sonuç aynıdır. Yargıtay, mahkemenin iflas kararını, yürütmenin durdurulması (tehiri icra) yolu ile durduramaz. Dolayısıyla, Yargıtay dahi, ortaklığın feshine engel olamaz.

Fesih yetkisi yasadan doğan bir haktır. Bu hak üçüncü kişileri korumak amacına yönelik olması nedeniyle buyurucu bir kuraldır. Bu nedenle, ortaklık sözleşmesine aksine bir kural getirilemez.

Limited ortaklıklarda feshi ihbar için bir biçim koşulu öngörülmemiştir. Bu nedenle, feshi ihbar noterden gönderilecek bir feshi ihbar ile olabileceği gibi taahhütlü mektup, adi mektup veya bir telgrafla ile de olabilir.

Limited ortaklığın feshi istemine ilişkin beyanı tebellüğ etmek, temsil yetkisi dışında kalacağından, alacaklının feshi ihbarının Limited ortaklığa değil, tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerekir.

Limited ortaklık, alacaklının yaptığı feshi ihbar ile münfesih duruma gelir mi? Yani, kendiliğinden dağılmış sayılır mı? Bu husus öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre, alacaklının yaptığı feshi ihbar ile Limited ortaklık münfesih duruma gelir. Uyuşmazlık halinde ise, ortaklığın dağılıp dağılmadığı hususunun saptanması, ancak bir tespit davasıyla çözümlenir. Diğer bir görüşe göre ise, alacaklının yaptığı feshi ihbar ortaklığın feshinin işlenebilmesi için bir koşul olup, ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılması için yeterli değildir. Bunun için alacaklının bir fesih davası açması gerekir. Yargıtay’ a göre de, alacaklının feshi ihbar yapması Limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ancak, bu feshi ihbardan sonra alacaklının Limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekir. Bu fesih davasında, davacı alacaklı olup davalı da Limited ortaklık ile bu ortaklığın tüm ortaklarıdır. Limited ortaklığın feshi davası, ortaklık merkezinin bulunduğu ticaret mahkemesinde açılır. Bu davadaki yetki kuralı, kesin yetki olup mahkemece resen göz önünde tutulur.

Limited ortaklığın feshi ihbarın ortalara tebliğinden sonra, bu istemden rücu edilip edilemeyeceği hususunu belirtmek gerekir. Bilindiği üzere, kural olarak inşai işlemler geri alınamaz. Ancak, altı aylık sürede henüz sonuç alınmamış ise, ilgililerin, izni ile rücu olanaklıdır. Eğer altı aylık süre dolmuşsa, feshi ihbardan rücu olanaksız bulunmakla beraber, TTK.m.523/1 uyarınca, Limited ortaklık ile bu ortaklığın ortaklarına, bu maddede sayılan fesih ve tasfiye, tescil tarihine kadar önlemek olanağı vardır.

Limited ortaklığın feshi ile Limited ortaklık tasfiyeye girer ve borçlu ortağın tasfiye payı, tasfiye memuru tarafından, ortaklık iflas etmişse, iflas idaresine veya ortak hakkında yapılan takip dosyasına girmek üzere icra dairesine ödenir.

KARARLAR

(1)Ortaklardan birinin ortaklık payını haciz ettiren alacaklının, TTK.m.522’ ye dayanarak Limited ortaklığın feshini istemek hakkı vardır (Y.TD.23.09.1966-E.3578/K.3703).

(2)Davacı alacaklı, davalı Limited ortaklığın bir paydaşının kendisine borçlu olduğunu, icra takibi sonucu İİK.m.89 uyarınca tebligat yapıldığını ve bu nedenle Limited ortaklığın feshi ile alacağın tahsilini istemiştir. Mahkemece, ortaklığın feshine ve alacağın tasfiyeden alınacağı açıklanmak suretiyle karar verilmiştir. Hüküm, Limited ortaklık tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacağından dolayı borçlu ortağın paydaş bulunduğu Limited ortaklığın payının haciz edilmiş olmasına ve bunun da ayrıca iflasa karar verilmiş olmasının da gerekmemesine göre, davalı Limited ortaklığın tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir (Y.11.HD.02.02.1978-E.315/K.302).


(3)Alacaklı, Limited ortaklığın paydaşından olan alacağı için icra takibi yapmış ve takip kesinleşmekle payına haciz koydurmuş ve ortaklığa duyuru yaparak ortaklığın fesih ve tasfiyesini istemiştir. Borçlu ortağın aleyhine yapılan icra takibi kesinleşmiş ve ortağın payına da haciz konmuş bulunmasına göre, davalı Limited ortaklığın temyiz itirazlarının reddiyle fesih ve tasfiyesine ilişkin yerel mahkeme hükmünün onanması gerekmiştir (Y.11.HD.24.10.1985-E.5204/K.5584).

(4)Limited ortaklıktaki ortakların borcu için ortaklığın tasfiyesine ilişkin istemlerdeki usul ile kollektif ortaklıktaki ortakların borcuna ait tasfiye işlemleri farklıdır.

Ortaklığın tasfiyesi için haczin kesinleşmesi gerekir.

Limited ortaklık, borçlu ortağı çıkarmış ise, artık bu Limited ortaklığın tasfiyesi istenemez (Y.11.HD.11.11.1999-E.7070/K.9033).

(5)İhtiyati haczin uygulanması sırasında borçlunun malı bulunmadığından, alacaklı, üçüncü kişi Limited şirkete İİK.m.89/1 uyarınca haciz ihbarnamesi göndermiş ve bu kişi haciz ihbarnamesine karşı itirazda bulunmuştur. Eğer ihtiyati haciz süresinde uygulanmaması nedeniyle hükümsüz kalmış ise, ihtiyati hacze dayalı 89/1 ihbarı da hukuken sonuç doğurmaz (Y.12.HD.06.11.2000-E.11805/K.16669).

(6)Ortağı borçlu Limited ortaklığa tebligat yapılmasına rağmen, bu ortağın borcunun ödenmediği iddiasıyla, Limited ortaklığın feshine karar verilmesi istenebilir (Y.11.HD.10.02.2001-E.6949/K.9715).

(7)Borçlunun, Limited ortaklıktaki ortaklık payının İİK.m.89’ a göre haczi kabil değildir. Ancak, ortağın kar payına haciz konulabilir.

·Açılan menfi tespit davasında, davacının kar payı miktarı yönünden reddine ve kar payını aşan talep yönünden kabulü gerekir (Y.19.HD.24.09.2001-E.1947/K.5801).

(8)Limited ortaklığın, ortağından alacaklı olan, TTK.m.522/1 uyarınca, ortağın payına haciz ko**** altı ay sonrası için, bu Limited ortaklığın feshini isteyebilir (Y.11.HD.10.12.2001-E.6949/K.9715).

(9)Limited ortaklığın, ortağın borcu nedeniyle, davacı ortaklığın payları üzerinde icra takibi yapılması, bu ortaklığın zarara uğradığını göstermez. Bu iddia edilen zararın ispatı gerekir (Y.11.HD.20.06.2002-E.2447/K.6370).

(10)Borçlu ortağın payına haciz konulması halinde, bu payın değeri belirlenerek, karşılığının icra dosyasına tevdii mümkündür.

·Ancak, alacaklı taraf da ayrı bir dava açarak, hacizli payın değerinin tespitini isteyebilir.

·Farklı raporların verilmiş olması durumunda, yeniden üçüncü rapor alınarak, sonucu çerçevesinde uyuşmazlığın çözümü gerekir (Y.11.HD.17.04.2003-E.11341/K.3922).


2.TTK.m.523 : İnfisahın Önlenmesi

İnfisahın tescilinden önce aşağıdaki şartlardan birisi gerçekleştiği takdirde fesih ve tasfiye olunamaz:

(1)Şirket veya ortaklar, iflas masasının veya takibatta bulunan alacaklının haklarını öderse;

(2)Payın iflas idaresi veya icra dairesi marifetiyle ve açık arttırma yoluyla satılmasına ve pay kendisine ihale olunan kimsenin yeni bir ortak olarak şirkete girmesine diğer bütün ortaklar muvafakat ederlerse;

(3)Pay, bütün ortaklarla iflas idaresi veya icra dairesinin muvafakatiyle başka bir ortak veya üçüncü şahıs tarafından devralınırsa;

(4)Esas sermayenin ekseriyetini temsil eden ortakların sayısı itibariyle ekseriyeti aleyhinde takibat yapılan ortağın koymuş olduğu sermayenin hakiki bedelini alarak şirketten çıkarılmasına karar verirse;

4.bendde yazılı halde hakkının tasfiyesi maksadıyla ortağa verilecek para yüzünden esas sermayenin itibari değeri düşecek olursa, esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümler tatbik olunur.

Pay bedelinin veya ödenecek paranın iflas idaresine veya icra dairesine verilmesi şarttır.

Bilindiği üzere, ortaklığın infisahı, altıncı ayın sonundan itibaren onbeş gün içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir (TTK.m.32). bu tescil istemi, ortaklığın müdürüne aittir. Eğer tescil işlemi müdür tarafından yerine getirilmezse, ilgililer (alacaklılar veya iflas idaresi), sicil memurluğuna bu durumu duyurabilirler (TTK.m.35). ortaklığın infisah edip etmediği hususunda, ortaklık ve sicil memurluğu veya alacaklılar yahut iflas masası arasında bir uyuşmazlık olursa, artık bu durum ticaret sicil memurluğunda değil, ilgililerin başvurusu sonucu mahkemede çözümlenir.

TTK.m.523/1/b.1’ de geçen hakların ödenmesi kapsamına icrada feragat hali de girmektedir. Eğer bir ödeme söz konusu ise, icra takibine esas alacağın tüm eklentilerinin ödenmesi gerekmektedir. Ödeme, ortaklar kurulu kararı ve yasada öngörülen karar yetersayısı ile alınmalıdır (TTK.m.536). Ortak için ödeme ve yapan ortaklığın, borçlu ortağa yaptığı ödemenin tamamı için rücu olanağı vardır.

TTK.m.523/1/b.2’ de ibaresi göz önüne alınarak, TTK.m.520’ de öngörülen karar nisabı değil; tüm ortakların muvafakati aranmaktadır. Ortaklar bu muvafakatini noter marifetiyle düzenleyeceği gibi, eğer bir dava açılmış ise, bu takdirde tüm ortaklar mahkemeye giderek duruşma tutanağına geçen bir beyanda muvafakat edebilirler. Ayrıca bu ortaklar özel bir vekâlet vererek, avukat aracılığıyla de bu vekilin beyanı ile muvafakat verebilirler.

Diğer bir tasfiye önleme nedeni de, Limited ortaklıktaki payın, bütün ortaklarla iflas idaresi veya icra dairesinin izniyle başka bir ortak veya üçüncü kişi tarafından devir alınması halidir. Alacaklıların iznine gerek yoktur. İcra dairesi veya iflas idaresi izin vermezse, bu karar aleyhine tetkik merciine başvurulur (TTK.m.16,227). Borçlu ortakla, devir alacak olan yeni ortak arasındaki devir işlemi, TTK.m.520’ de öngörülen kurala göre olması gerekmektedir.

Limited ortaklığın ortağının, bu ortaklıktan çıkarılması hali de ayrı bir tasfiyeyi önleme nedenidir. Bu halde, ortağın tasfiyeye ilişkin gerçek payı hesap edilerek (TTK.m.521) ödenmek suretiyle infisahın önlenmesi olanağı vardır. Burada ortak, ortaklığın vereceği bir kararla çıkarılır. Karar nisabı, esas sermayenin çoğunluğunu temsil eden ortakların sayı itibariyle çoğunluğudur.

TTK.m.523/4, 529/1 ve 551/3’ e göre, Limited ortaklığın ortağı, ortaklıktan çıkarılabilir. TTK.m.523/1/b.4’ te yazılı halde, payının tasfiyesi amacıyla ortağa verilecek para yüzünden esas sermayenin nominal değeri düşecek olursa, esas sermayenin bu tutarda azaltılması gerekir (TTK.m.551/4). Ortaklıktan çıkarılan ortağın payı bedelinin, iflas idaresine veya icra dairesine verilmesi şarttır. Eğer fazla ödeme söz konusu ise, anılan kuruluşlar borcun fazlasını çıkarılan ortağa iade edebilirler.


KARARLAR

(1)Ortaklığın fesih ve tasfiyesi davası devam ederken, takip konusu borç ortak tarafından ödenmiş olduğuna göre, ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilemez (Y.11.HD.31.01.1986-E.186/K.380).

(2)Limited ortaklık, borçlu ortağı çıkarmış ise, artık Limited ortaklığın tasfiyesi istenemez (Y.11.HD.11.11.1999-E.7070/K.9033).

(3)Ortak iflas ederse, davacı Limited şirket ortağın pay bedelini icra dairesine yatırsa bile, bu ortağın pay değerinin tespiti davası açılamaz.

·Ancak alacaklı, şirketin iflasını dava açarak istemiş ise, şirket de ortağın haklı nedenle ihracı için dava açabilir (Y.11.HD.19.04.2004-E.9550-/K.4230).


V.TTK.M.524 : Payların Devir İçin Bölünmesi

Bu maddede, payların devir halinde bölünebileceği ilkesi kabul edilmiştir. Sözleşmede aksine hüküm olmadıkça, her bölümü en az 25 TL’ den aşağı olmamak şartıyla bir payın bölünmesi ve bölünmüş payların devri caizdir.

Bölme ve devir işlemlerinin geçerli olması için, tam bir payın devri hakkındaki hükümlerin uygulanması gerekir. Payın tamamı veya bölünmüş bir payın bir kısmını ortaklardan biri almışsa, o ortağın almış olduğu pay tutarı kadar kendi payları artar ve eski payla birleşir. Yani, devralınan paylar ayrı, bağımsız bir pay olarak kalamaz.

Payların bölünmesi ve devri genel olarak tek bir işlemle yapılır. Devir için öngörülen kurala aykırıdır. Ortaklık sözleşmesinde ağırlaştırılmış karar yetersayısı öngörülmüş ise, bu karar yetersayısı uygulanır. Ayrıca, anasözleşmede payların bölünmesi de yasaklanmış olabilir. Böyle bir durumda payın bölünmesi olanaksızdır.

Ortaklığın sermaye payı nominal değerlere göre bölünür. Bölünmede içerik göz önüne alınamaz. Söz gelimi ikiyüz milyon liralık bir payda, elli milyon ve yüzeli milyon veya yirmibeş milyon lira olabilir. Fakat, sermaye payı ödenmiş veya ödenmemiş yahut hak ve borçlara bölünemez.

Limited ortaklık paylarında yapılan değişiklikler, TTK.m.519 uyarınca her takvim yılı başında ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret sicil memuruna verilen bir listede gösterilir.


KARARLAR

(1)TTK.m.524 hükmüne göre,ortaklık sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamış ise, payın her bölümü 25 TL’ den aşağı olmamak koşuluyla, bir ortağa ait payın bölünmesi ve bölünmüş bu payların devri de olanaklıdır (Y.11.HD.05.07.1983-E.3374/K.3550).


VI.TTK.m.525 : Payın Diğer Bir Ortak Tarafından İktisabı

Payın intikali hakkındaki hükümler, payın diğer bir ortak tarafından iktisabı halinde de tatbik olunur.


Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2356 yazı
LİMİTED ŞİRKETLER KURULUŞ İŞLEMİNDE İSTENEN EVRAKLAR LİSTESİ

• Dilekçe(Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Noter tasdikli ana sözleşme(2 adet asıl,1 adet fotokopi)
• Noter onaylı veya muhtarlıktan alınmış ortakların ve yetkililerin fotoğraflı nüfus örneği
• Ortak ve Yetkililerin ikametgah belgesi
• TST 29’a göre taahhütname
• Noterden imza beyannamesi (Şirket adına)
• Karar Sureti
• Sermayenin binde 1’sinin yatırıldığına dair makbuzun aslı
• Odamız tarafından verilen Beyanname ve 2 adet kuruluş bildirim formları(tamamı asıl)



ORTAKLARIN ARASINDA TÜZEL KİŞİLİK VARSA;

ORTAK OLAN ŞİRKETE AİT :
- Noterden onaylı iştirak kararı
- Tüzel kişiliği temsil edecek kişiye ait karar yada belge

YABANCI SERMAYE İŞTİRAKİ VARSA;

• Yabancı ortak hakiki şahıs ise pasaport örneği (Noter onaylı)
• Yabancı ortak tüzel kişi ise resmi makamlardan alınmış belge (Noter onaylı)
• Yabancı ortak Türkiye’de yerleşik kişilerden ise; buna dair yazı ve oturma belgesi


AYNİ SERMAYE VARSA;

• Mahkemeden onaylı bilirkişi raporu ve mahkeme kararı
ORTAKLARIN ARASINDA 18 YAŞ ALTINDA KÜÇÜK VARSA
• Kayyum tayinine dair mahkeme kararı (Anne veya Babanın ortak olduğu durumlarda)
• Anne ve Babası şirkete ortak değilse anne veya babasının velayeti

LİMİTED ŞİRKETLERDE MERKEZ NAKLİNDE İSTENEN EVRAK LİSTESİ

• Dilekçe (Ticaret Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Merkezin bağlı bulunduğu sicil memurluğundan kuruluşundan bugüne kadar şirket dosyasında bulunan tüm evraklardan onaylı birer adet sureti ve bunlara ait Ticaret Sicil gazetelerinin tasdikli suretleri.
• TST 47’ye göre belge
• Merkez nakli ile ilgili ortaklar kurulu kararı (Noter Tasdikli)
• Şirket Yetkililerine ait noter onaylı imza beyannamesi (şirket adına)
• TST 29’a göre taahhütname
• 2 adet tadil tasarısı
• Yetkililerinin muhtardan veya noter tasdikli fotoğraflı nüfus örneği
• Yetkililerin ikametgah belgesi

LİMİTED ŞİRKET ŞUBE AÇILIŞI İSTENİLEN EVRAKLAR LİSTESİ

• Dilekçe(Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Merkezin bulunduğu Ticaret Sicil Memurluğundan tasdikli dosyada bulunan kuruluştan bugüne kadar tescil edilmiş ana sözleşme dahil tüm genel kurul, tadil ve yönetim kararlarının tasdikli suretleri ve bunlara ait ilanların Ticaret Sicil Gazetelerinin tasdikli suretleri.
• TST 55’e göre belge
• Şube yetkilisine ait noter onaylı imza beyannamesi (Şubenin tam unvanı açık olarak yazılacaktır.)
• TST 29’a göre taahhütname
• Şube yetkilisine ait muhtardan veya noterden onaylı fotoğraflı nüfus örneği
• Şube yetkilisine ait muhtardan onaylı ikametgah belgesi
• Şube açılışına dair noter onaylı yönetim/ortaklar kurulu kararı (Kararın içeriğinde şubenin açık unvanı, adresi, şube temsilcisi ve şubenin sermayesi açıkça belirtilecek.)
• Odamız tarafından verilen beyanname


LİMİTED ŞİRKET TASFİYEYE GİRİŞ İŞLEMİNDE İSTENİLEN EVRAKLAR LİSTESİ

• Dilekçe (Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Noter onaylı tasfiye kararı
• Tasfiye memurunun Noter onaylı imza beyannamesi (Şirket unvanı TASFİYE HALİNDE ......... LTD.ŞTİ. olarak geçecektir.)
• 1 adet Tasfiyeye giriş bilançosu aslı, 1 adet fotokopi
• Tasfiye memurunun muhtardan veya noter onaylı fotoğraflı nüfus örneği
• Tasfiye Memurunun ikametgah belgesi



LİMİTED ŞİRKETİ FESİH İŞLEMİ İSTENEN EVRAKLAR LİSTESİ

• Dilekçe (Ticaret Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Ortaklar kurulu kararı (Noter onaylı) (Tasfiye giriş 1. 2. 3. ilanlarından bahsedilerek hazırlanacak.)
• Fesih ( kapanış ) bilançosu.



LİMİTED ŞİRKETLERDE ADRES DEĞİŞİKLİĞİNDE İSTENEN EVRAK LİSTESİ

• Dilekçe (Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Noter tasdikli Ortaklar kurulu kararı

LİMİTED ŞİRKETLERDE HİSSE DEVRİNDE İSTENEN EVRAK LİSTESİ

• Dilekçe (Ticaret Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Noter tasdikli Ortaklar kurulu kararı
• Noter onaylı hisse devir sözleşmesi
• Şirket kaşesi ve şirket yetkilisinin imzasını havi son pay durumunu gösterir ortak listesi
• Yeni giren ortakların muhtardan veya noter onaylı fotoğraflı nüfus örneği
• Yeni giren ortakların ikametgah belgesi



HİSSE DEVRİ VEFATTAN DOLAYI YAPILIYOR İSE;

• Veraset ilamı aslı
• Vefat eden kişinin ad soyad , ev adresi, ev tel no, vergi dairesi no’su, şirketin vergi dairesi no’su , şirketin telefon numarası bir kağıda yazılıp verilecektir.



LİMİTED ŞİRKETLERDE MÜDÜR ATAMASINDA İSTENEN EVRAK LİSTESİ

• Dilekçe (Ticaret Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• Noter tasdikli ortaklar kurulu kararı (Şirket müdürü ortaklar dışından atanmış ise kararın içeriğinde müdürün uyruğu ve adresi belirtilecektir.)
• Noter onaylı imza beyannamesi (şirket adına)
• Şirket müdürünün Muhtardan veya noterden onaylı fotoğraflı nüfus örneği
• Şirket müdürünün ikametgah belgesi


LİMİTED ŞİRKETLERDE SERMAYE ARTIRIMI İSTENEN EVRAK LİSTESİ

• Dilekçe (Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına ve Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazılmış tek dilekçe)
• 2 adet tadil tasarısı
• Madde tadiline ilişkin noter tasdikli karar sureti
• Sermayenin onbinde 4’ünün yatırıldığına dair makbuzun aslı • Eski sermayenin ödendiğine dair Mali Müşavir Raporu


ARTAN SERMAYEDE AYNİ SERMAYE VARSA;
• Mahkemeden onaylı bilirkişi raporu aslı ve mahkeme kararı aslı





Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2356 yazı
Sayın varvara
Limited şirketin kamu borcu öncelikle şirketin malvarlığından tahsil edilir. Malvarlığından tahsil edilemediği belgelendiği taktirde, hisseleri oranında ortaklardan tahsil edilir. Bu tahsilat da ortaklık hisse devrinden öncesi şirketin işlemlerini kapsar.
Olayınızdaki %50 hisse oranı, kamu borcunun toplamından sorumlu olunacak oranıdır. Şirketin Vergi, SSK prim veya varsa diğer kamu borçlarının %50 tutarı kadar kısmından arkadaşınız sorumlu olacaktır.
Ortaklıktan ayrıldıktan sonra kamu borcunun, kendisine isabet eden kısmı için ödeme yapmak mümkün. Konuyu detaylı açıklayacak bir yazı ile ve evrak kaydında işlem yaptırarak, kuruma başvurup ödeme yapılabilinir. Bu ödemeye rağmen ilerdeki günlerde kurumlar kendisi hakkında takibata geçebilirler. Ödeme makbuzlarını ibraz ederek işlemi durdurabilir.
Şirketin kamu borcu dışındaki üçüncü şahıslara olan borçlarından, şirket ortakları, ister ortaklığı devam etsin ister ortaklığı sona ermiş olsun malvarlıkları ile sorumlu tutulamazlar.
Hisse devrinin noter tarafından gerçekleştirilmesinden sonra tescil ve ilan edilmesi sorumluluk tarihi açısından çok önemlidir. Noter işleminden sonra tescil ve ilanın ihmal edilmesi maalesef çok yaygındır.
Saygılarımla.

Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Yeni Üye2 yazı
ya arkıler bana yardımcı olurmusunuz ??? su soruların cvbını bılen varsa yazabılırmııı .. sermaye paylara bolnmus komandıt sırket adı ve calısma seklıı... bır dıerıde ltd sırket neden bankacılık ve sıgortacılık yapmaz ???? teskur ederım sımdıdenn...

Yerleşim Türkiye / Mu?laMeslek Ö?renci
Üye2356 yazı
Kollektif ve Komandit şirket kuruluş aşamaları sermaye şirketlerinde yeralan aşamalar ile aynı niteliktedir. Kuruluş aşamasında Ticaret Sicili tarafından istenen belgeler ile vergi dairesi nezdinde talep edilen belgeler farklılık arzetmektedir.

Ticaret Sicilinde talep edilen belgeler

Dilekçe (Yetkililer tarafından imzalanır ve dilekçeye eklenen belge adları belirtilir)
Noter onaylı iki adet sözleşme,
Kollektif şirketlerde tüm ortakların, komandit şirketlerde komandite ortakların fotoğraflı nüfus cüzdanı suretleri (Muhtar ya da noter onaylı),
Temsil ve imza yetkili kılınan kişinin unvan altında noter onaylı imza tescil beyannamesi,
Taahhütname (Ticaret Sicil Memurluğu, evrak bölümünden temin edilir).


Vergi dairesi nezdinde yapılacak olan başvuruda gerekli olan belgeler aşağıdaki gibidir.


Matbu dilekçe (Ekinde belge adları belirtilir.),
Nüfus cüzdanı fotokopisi,
Muhtarlıktan onaylı ikametgah ilmühaberi,
Noter onaylı imza sirküleri,
İş yerine ait tapu veya kira kontratının fotokopisi,
Bu belgeler herbir ortak için ayrı ayrı hazırlanarak müracaatta bulunulacaktır. Bu işlemlerin ardından şirket kuruluş işlemleri tamamlanmış olup ticari faaliyetlerine başlayabilir duruma gelmiştir

Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2356 yazı
Komandit şirketin avantajları ve dezavantajları nelerdir ?

Komandit şirketler her ne kadar adi ve kollektif şirketler gibi bir şahıs şirketi olsa da, benzerlerinin aksine ortakların, şirket borçlarından doğan sorumluluğu kimi durumlarda sınırlı, kimi durumlarda ise sınırsızdır. Şirket içinde kimin hukuki sorumluluğu üstleneceği kuruluş aşamasında belirlenir.


Ortaklar, başlangıçta en az bir ortağı sorumluluğunun sınırlı, yani komanditer ortak, ve yine en az bir ortağı da sorumluluğu sınırsız komandite ortak olarak belirlerler. Şirketin kuruluş sözleşmesinde, komandit olduğunun belirtilmesi şarttır.

Komandit şirketleri, gerçek kişilerin yanısıra tüzel kişilikler de kurabilir; şirketin kurulması için en az iki gerçek veya tüzel kişinin bir araya gelmesi yeterlidir.

Sorumluluğu sınırsız ortakların nakit veya kolayca nakde dönüşebilir kıymetlerden olması gerekir.
Bu şu demektir: Emek veya ticari itibarlarını şirkete sermaye olarak koyamazlar.

Kuruluş sözleşmesinde belirtilmesi gereken unsurlar şunlardır:

*Ortakların ad-soyadları, ikamet adresleri ve tabiyetleri,

*Şirketin komandit niteliği ve ortaklardan hangilerinin komanditer oldukları,

*Şirketin unvanı ve merkezi,

*Şirketin mevzuu,

*Şirket sermayesinin miktarı ile, ortakların herbirinin sermaye olarak koymayı taahhüt ettikleri sermaye payları,

*Şirketi temsile yetkili olanların ad-soyadları ve bunların temsil şekli.


Bu sözleşmenin bütün ortaklar tarafından imzalanması ve Noter tarafından onaylanması zoruldur. Noter tasdikini takiben 15 gün içinde şirketin Ticaret Sicili'ne kaydettirilmesi zorunluluğu bulunur.

Ticaret Sicili'ne verilmesi gereken belgeler şunlardır:

*Noter tasdikli iki adet sözleşme,

*Şirketi temsile yetkili kişilerin noter tasdikli imza örnekleri,

*Kurucu komandite ortakların noter tasdikli nüfus cüzdanları suretleri,

*İlgili belediyeden alınacak Ticari Durum Belgesi,

*İlgili vergi dairesine yatırılmış kuruluş harcının makbuzu,


Komandit şirketlerde komanditer ortaklar, şirket yönetimi konusunda yetkili değildir. Ama şirketin genel kurulunda oy kullanabilirler.

Komanditer ortaklar, iş yılı sonunda gerçekleşen kardan paylarını nakden alırlar ve zarar sonunda eksilen sermayeyi tamamlamak zorunda değillerdir.

Koydukları sermaye herhangi bir şekilde azalmış ise, bu eksik tamamlanıncaya kadar kardan pay alamazlar.

BORÇLARDA SORUMLULUK KİMDE?

Komandit şirkette borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede sorumlu olan kişilik, şirket tüzel kişiliğidir. Ama komandit şirkette, tıpkı kollektif şirkette olduğu gibi, şirket hakkında yapılan takip sonunda şirket varlığından alınamamış olan alacaklar için ortaklara başvurulur.

Fakat burada komandite ortaklar alacaklılara karşı sınırsız şahsi, komanditer ortaklar ise sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sınırlı olarak sorumludurlar.


Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2356 yazı
Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket

Sermayesi paylara bölünmüş ve ortaklarından bir veya birkaçının şirket alacaklılarına karşı bir kollektif şirketi ortağı, diğerlerinin bir anonim şirketi ortağı gibi sorumlu olduğu şirket türüdür. Komandite ortakların sorumluluğu sınırsız, komanditer ortaklarınki ise koymayı taahhüt ettikleri sermaye tutarı ile sınırlıdır.


Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket’in özellikleri şu şekilde özetlenebilir:


En az 5 ortakla kurulup, ortaklardan en az birinin komandite ortak olması gerekir.

Şirketin temsil ve yönetiminde adi komandit şirket hükümleri uygulanır.

Bunların dışında kalan konularda, aksine özel bir hüküm yoksa anonim şirkete ait hükümler geçerlidir.


Yerleşim Belçika / LimburgMeslek Ythalat / Yhracat
Yeni Üye32 yazı
kurmaz olaydım şirket \aş kurduk hapı yutum kardeş yılık 2000 tl masrafı var defderi kapmak devehi hendekten atlatmaktanzor
bey

Yerleşim Türkiye / U?akMeslek Tekstil
Üye292 yazı
guzel paylasımlar tesskurler
www.kadinforum.net

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Grafiker