Ana içeriğe geç

İş Kurma Ve Girişimcilik

Okurken Kendi İşinizi Kurmanın 10 Yolu

Başlatandt_turanTarih26/07/2009 21:32:35Yorum3

İlk mesaj
Girişimci Editör544 yazı
Bir üniversite veya yüksek okulda okumak birçok öğrencinin hayalidir. Yanlış bir eğitim ve öğrenim sistemi içinde bir üniversitede okumaya başladıysanız sistem sizi başından sonuna kadar şirketlerde bir çalışan olarak hazırlayacaktır. Mezun olduktan sonra yakın çevreniz sizin bir masa bir kartvizit sahibi olmanız için size baskı yapmaya başlayacaktır. Hele okul bittikten sonraki dönemde bu baskı daha da artar. İşsiz olduğunuzu söylememek için birçok yol bulmaya çalışmaya başlarsınız. Bu sebeple sevmediğiniz bir işte ve sektörde çalışmaya başlayabilirsiniz. Bu otoyoldan çıkış bazen oldukça uzak bir tabeladan sonra olabilir. Yani işin bir de alternatif maliyeti var. Yanlış bir iş bütün yaşamınızda sizi mutsuz edebilir.

Aslına bakacak olursanız herkesin istediği bir işte severek çalıştığı bir ekonomi çok daha verimli olur. Ülkenin toplam geliri çok daha hızlı artar. Yenilikçi birçok ürün ortaya çıkar, yabancı rakiplerinden üstün firmalar doğar. O zaman eğitim ve öğrenim sistemimizde öğrencileri verimli şekilde çalışabilecekleri hatta kendi işleri kurmaya özendirici yapıların kurulması şart.

Özellikle teknoparkların bir an önce büyük şirketlerin vergi kaçırdıkları alan olmasının önüne geçilmeli, küçük girişimcilere destek verecek, yeni birçok fikrin filizleneceği mekânlar haline getirilmesi için harekete geçilmelidir. Üniversitelerle sektörlerin yıllardan beri bitmeyen üniversite – sanayi işbirliği kavramı artık pratiğe dökülmelidir. Maalesef yurtdışında yakalanan bu işbirliği Türkiye’de istenilen seviyelere hiçbir zaman getirilmemiştir.

Ülkeyi kurtardık gelelim asıl meseleye. Bir okulda okurken kendi internet girişimini başlatmak isteyen öğrenciler neler yapmalı. İnternet girişimciliği konusunda birçok üniversitede panel, seminer ve toplantı sonucunda elde edindiğim izlenimleri 10 maddeye toparladım.

1. Çalışın: Staj yapın, yarı zamanlı çalışın, yaz tatillerinde tam zamanlı çalışın. İş dünyasındaki insanlarla tanışın: Okullara kapak atıldığında aslında eğlencenin dibine vurmak için uygun zaman aranır. Hatta sık sık bunun dozu kaçırılır. Eğer bu seviye optimumda tutulmazsa emin olunki sonu hayırlı olmayabilir. Yazın ve final sınavları aralarında hatta hafta sonları bile değerlendirebileceğiniz zamanlardır. Mutlaka okurken her yaz farklı bir sektörde staj yapın. Bu stajı uzun tutun. En az 2 ay mümkünse 3 ay staj yapın. Eğer yaz okuluna gidiyorsanız yarı zamanlı staja devam edin. İş dünyasına yakınlaşın. Size kitaplarda anlatılanlarla gerçek hayattakiler arasında bağ kurmaya çalışın. İş dünyasındaki insanlarla iletişim kurun onlarla sürekli temas halinde kalın. E-postayla periyodik olarak onları sıkmayacak şekilde bilgilerinizi güncelleyin. Ders zamanlarında onları ziyaret edin. Derslerinizi etkilemeyecek şekilde dönem içinde yapabileceğiniz küçük işler varsa onlara yardımcı olun. Eğer aile şirketi varsa küçükte olsa sorumluluk alın ve tüm ders yılında ailenizin işinde bilfiil yardımcı olun. En ucuz tecrübeler hep başkalarının yanında öğrenilir. Gözlerinizi, kulaklarınızı açık tutun. Çalışırken öğrenin. Bunları blogunuzda paylaşın.

2. Araştırma yapın: İhtiyaçları sadece öğrenciler çevresinde değil, tüm sektörlerde görmeye çalışın. İş fikirleri geliştirin ancak hepsini yapmaya çalışmayın. Genellikle okuldayken tüm öğrenciler ihtiyaçları eğitim hayatı içinden görürler. Sanki tüm dünya öğrenciler üzerine kurulmuştur. Okuldaki talebi görmek önemlidir. Belki çok yeni bir pazar keşfedebilirsiniz, ama unutmayın tüm ekonomi öğrenciler veya gençler üzerine kurulmamıştır. Üniversite veya yüksek okullar araştırma yöntemlerini size gösterirler. Bu araç elinizde olursa her türlü konuyu detaylı öğrenmek sizin elinizde olur. Hem gerçek dünyada hem de internette araştırma yapın. Ticaret odaları, sanayi odaları, meslek birliklerine, kütüphanelere gidin. Sayılarla ve istatistiklerle haşır neşir olun. İnterneti sadece gazete, eposta ve anlık mesajlaşma için kullanmayın. Her internet sitesine girdiğinizde yaptıklarını analiz edin. İş modellerini çizin. Nasıl yaptıklarını öğrenin. Öğrencilik sırasında yapmak istediğiniz onlarca fikir ortaya çıkabilir. Sırayla hepsini yapacağız yanılgısına düşmeyin. En önemli iş fikrini ortaya çıkardıktan sonra sadece onun üzerinde çalışın. Dikkatinizi dağıtmayın. Onlarca tavşanın peşinde koşarsanız hiçbirisini yakalayamazsınız. Beyaz tavşanın peşine düşün.

3. Sosyal çevre edinin. Arkadaşlarınızla ilişkinizi geliştirin: Okurken tüm arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurmaya çalışın. (Bu cümle kötü niyetli olarak okunmasın, makalenin konusunun sadece okurken kendi işinizi nasıl kuracağınız olduğunu unutmayın) Mezuniyet sonrasında arkadaşlarınız sizin işbirliği yapacağınız şirketler haline gelecekler. Sadece kendi okunuzla kalmayın. Başka bölümlerdeki öğrencilerle, diğer şehirdekilerle tanışın. İşbirliği yapabileceğiniz noktaları ortaya koyun. Bu şekilde belki gelecekteki ortağınızı bile bulabilirsiniz. Sosyal çevre edinmeyi bir alışkanlık haline getirin. Fikirleriniz dünyanın en yaratıcı fikirleri bile olsa da unutmayın iş insanlarla yapılıyor. Sadece öğrencilerle değil staj yaptığınız veya partime çalıştığınız şirketlerde iş dünyasından insanlarla da tanışın ve iletişimi internet ortamında koparmadan devam ettirmeye çalışın.

4. Seminer, panel, konferanslara katılın. Kitap okuyun. Yanlış arkadaş çevresine takılırsanız bu tür etkinlikler aranızda küçük düşürücü aktiviteler gibi algılanabilir. Bir panele veya seminere gittiğinizde inek damgası bile yiyebilirsiniz. Unutmayın ekmek aslanın ağzında. Mezun olduğunuzda sizi büyük bir rekabet bekliyor olacak. Dozunda eğlenenin arkadaşlarla takılın ama iyi bir konferansı veya iş dünyasından birisiyle sohbeti kesinlikle kaçırmayın. Kulüplerin düzenlediği bu tür etkinliklere bazen taşıma su şeklinde zorla öğrencilerin getirildiğini görüyorum. Konuşma bitse de gitsek şeklinde bakıyor oluyorlar. Soru sorulmuyor, bittiğinde evli evine köylü köyüne dağılıyorlar. Her konferansa katılmak zorunda değilsiniz. Kendi işinizi kurmak istiyorsanız ilgi alanlarınıza göre bir seçim yapabilirsiniz. Önerim iş dünyasından gelen tüm çalışanların ve özellikle de kendi işini kurmuş olanlarla olan sohbetleri kaçırmamanız. Bunun yanı sıra işletme, yönetim, pazarlama, satış, muhasebe, ekonomi konularındaki seminerleri pas geçmeyin. Sadece okunuzdaki etkinliklerle kendinizi bağlı tutmayın. Büyük şehirde oturuyorsanız diğer seminer, konferans ve panel programlarını takip edin. Diğer üniversite kulüplerinin yaptığı etkinliklere katılın. Sertifika için değil öğrenmek için salonda oturun. Konuşma sonunda soru sorun, tanışmak istediğiniz bir konuşmacıysa kendinizi tanıtın ve kartvizitini isteyin. Tüm yapmak istediklerinizi anlatmaya çalışmayın. Daha sonra e-postayla iletişim kurabilirsiniz.

5. Kulüplerde etkin rol alın: Kulüpler küçük bir şirket simülasyonu gibidir. Yönetim kurulları vardır. Belli bir bütçeleri ve yıl içinde ulaşacakları hedefler bellidir. Belki bir kongre belki bir organizasyon yapacaklardır. Kendi bütçelerini kendileri belirlerler. Satış veya sponsorluk için kulüpteki öğrenciler etkin olarak çalışırlar. Bir şirkete gidip bir ürün satmanın, bir organizasyon düzenlemenin ne olduğunu bu süreç içinde öğrenebilirler. İş dünyasıyla bu etkinliklerde çok yakın çalışırlar. Arkadaşları onların çalışanları olmamasına rağmen bir hiyerarşi içinde insan yönetimi konusunda tecrübe sahibi olurlar. Her etkinliğin bir başlangıç ve bitişi olacağı için tarihlerle çalışmayı öğrenirler. Bazen bu çalışmalar dersleri aksatabilir. Bunun dengesini yine sizin kurmanız gerekmektedir. Bir kulüpte başkan olmak oldukça iyi bir deneyim kazandırır. Açılışlarda büyük bir topluluğa konuşma yapmanın ne olduğunu anlayabilirsiniz. Kulüp çalışmaları bazen size işbirliğini öğretebilir. Sadece girişimcilik değil bir dağcılık kulübü size ekip olarak nasıl çalışabileceğinizi ve ekip arkadaşlarınıza güvenmenin değerini öğretebilir. Tüm bu tür çalışmaların sizi gerçek yaşama çok daha erken hazırlayabileceğini düşünüyorum.

6. Küçük girişim denemeleri yapın. Etkinlik düzenleyin, yıllık basım işini alın, fotokopi satın: Mezun olmadan önce yıllık basım işi bazı üniversitelerde gerçekten karlı bir iş olabilir. Hem riskli hem de zor bir girişim olabilir. Talep yaklaşık bellidir ama bu işin tüm süreçlerini kısıtlı bütçe ve yine bir ekiple yapmak oldukça zor olabilir. Küçük bir işletme simülasyonu daha. Ben yapmadım ama şu anda görüyorum ki çok güzel bir tecrübe elde edebilirsiniz. İyi düşünün öyle karar verin. Bu yazıyı okuduktan sonra yapmayın, gerçekten yapabilme potansiyeliniz varsa girişin. Sorumluluk kabul etmem. Başka küçük girişimler yapabilirsiniz. Baskısı bitmiş bir kitabı (telif haklarına tecavüz etmeden) bastırıp veya çok iyi tutulmuş notlarınızı birleştirip pazarlayabilirsiniz ve / veya eski ders yılı sorularını düzenli bir şekilde satabilirsiniz. Yılbaşı partisi, yeni jargonlar “Spring break” “ilkbahar arası”, yaza merhaba partileri düzenleyebilirsiniz. Bu etkinliklerde risk almayı para kazanmayı öğrenebilirsiniz. Bu sırada belki internette küçük eşyalar satabilirsiniz. Gittigidiyor.com’dan bir dükkan açıp veya hazır elektronik ticaret altyapılarından birisini kullanıp ürünler satabilirsiniz. Fatura yazmayı, kdv ödemeyi, gelir vergisiyle tanışmayı öğrenirsiniz.

7. Derslerinizi önemseyin: Sadece geçmek için değil öğrenmek için çalışın: Zorla sadece dersleri geçmek için değil, daha sonra faydalanacağız bilgilerin öğrenmek için çalışın. Sınav öncesi yüklenip fotokopileri ezberlemeyin. Hergün daha az vakit harcayıp düzenli bir sistem kurun. Böylece hem kendinize vakit kalır hem de sınav öncesi haftalarda stres yapmazsınız. Her ders size bir şeyler öğretir bunu anlamaya çalışın. Temel dersler çok önemlidir, altyapınızı oluşturur. İntegral logaritma vb. nerede kullanacağım diye sakın düşünmeyin. Bu temel bilimler sizi tüm virüslerle mücadele etmenizi sağlayan aşılar gibidir. Her zaman kullanabilirsiniz. Küçük bir matematik bilgisinin finans dünyasında milyonlar ettiğine tanıklık edebilirsiniz. Yukarda bundan önceki maddeler size okul dışındaki birçok şeyi öneriyor olsa da sakın okulu boşlamayın. Size bundan sonraki yaşamınızda vereceği bakış açısını öğrenin. Okullar size pencereler açar, o pencereleri kullanmak size kalır.

8. Bilgisayar ve interneti sadece eğlence için değil, iş için kullanmayı öğrenin. Bilgisayar kurslarına katılın: Okuldan mezun olduktan sonra nasıl bir girişim yapacak olursanız olun bilgisayar bilgisi kritik önemde olacak. Bilgisayarı sadece oyun oynamak ve internette mesajlaşmak için kullanmayın. Okul hayatınız sırasında bilgisayar eğitimlerine katılın. Belediyeler ve meslek örgütleri bedava kursalar açıyorlar, bunları takip edin ve katılın. Bilgisayar bölümünde okumasanız bile temel yazılım bilgisini öğrenmeye çalışın. Programlama yapmayacak bile olsanız bu konudaki bilginiz size çok kapı açacaktır. Bunun yanı sıra işinizde yazılım ihtiyacı duyduğunuzda teknik insanların nelerden bahsettiğini çok yakından anlayacaksınız. Eğer internet üzerinde bir iş yapmak istiyorsanız bu söylediklerimin biraz daha ilerisine geçebilirsiniz. Sizin yerinizde olsam vaktimin önemli bir kısmını yazılım ve tasarım konusunda kendimi geliştirmeye harcardım. Mezun olduktan sonra bu kadar bol vaktiniz olmayacak. Mezun olduktan sonra programcı olmasanız da internet girişiminde teknoloji en önemli araçlarınızdan birisi olacak. Üniversitelerde yaptığımız panel ve sohbet toplantılarında öğrencilerin interneti sadece haber almak, eposta göndermek ve çoğunlukla da sosyalleşmek için kullandıklarını tespit ediyorum. Kendi işinizi kuracaksanız internet sizin için bulunmayacak bir kaynaktır. Bunu okurken çok verimli değerlendirin.

9. En az bir yabancı dil öğrenin: Bu bir klişedir. Yıllardır söylenir durur. Bir dil bir insan felan filan. Şunu açıklıkla söyleyeyim, beğensekte beğenmesekte kapitalist düzen ve network ekonomisi ülkeleri birbirine çok yaklaştırdı. Kurduğunuz işin rakipleri bir anda başka bir ülkedeki firma olabiliyor. Bunun yaı sıra şirketler işbirliği için sadece kendi ülkelerindeki sektörleri değil diğerlerini de erişiyorlar. Özellikle internet girişimleri global olmak için çok daha avantajlı oluyor. Bir konferansta projenizi anlatacaksanız, sosyal bir çevre edinecekseniz mutlaka aynı frekansta konuşuyor olmalısınız. İngilizce internet ekonomisi için nerdeyse şart, bunun yanına diğer diller sizin bonus puanlarınız olur. Şirketinizin değeri sizin onu nasıl temsil ettiğinizle de yakından bağlantılıdır. Bu bakımdan okul hayatınız süresinde yabancı bir dili çok iyi konuşun. Anlıyorum ama konuşmada sıkıntım var filan demeyin. Hem iyi anlayın hem de iyi konuşun. (Bu madde yanlış anlaşılmasın Türkçe’nin etkin olarak kullanılması konusu değil, iletişim kurmak, araştırma yapmak için yabancı bir dilin gerekliliğini belirtmek istedim. Yoksa tüm yazışmalarımızda güzel Türkçemizi kullanmaya teknolojik terimlerin Türkçe karşılıklarını kullanmaya dikkat etmeliyiz. En basit örnek email yerine eposta kullanıyorum. Bunun yanı sıra yazımdaki yanlışları bana iletebilirsiniz)

10. Soru sorun. Büyüklerin, öğretim üyelerinin, tecrübeli insanların fikirlerini dikkatle dinleyin, analiz edin, hem onları hem kendinizi sorgulayın: Nedensellik konusunda kafa yorun. Her yapılanı doğru kabul etmeyin. Sorgulayın. Soru sorduğunuzda emin olun ki ya gerçek sebebini öğrenirsiniz ya da bunun doğru yöntemi olmadığını anlarsınız. Öğrencilerde genellikle protest bir duruş vardır. Sorgulamaya başladıktan sonra dik kafalalılık, inatlaşma, doğru bildiğini sanma, araştırmadan eksik sallama, araştırma yöntemlerini bilmeme, istatistik kelimesine bile yaklaşmamışlık en sık rastlanana sıfatlardır. Öğrenciyseniz ilk olarak dinlemeyi ve dinlediklerinizi hazmetmeyi öğrenin. Bu emme basma tulumba gibi başınızı sallamanız anlamına gelmediği gibi sürekli itiraz etmek anlamında gelmiyor. Bu iki ucun arasında doğruyu bulacaksınız. İş dünyasından önemli kişilerle iletişimde olursanız onlar size önemli kararlarınızda koçluk yapabilirler. Öğretim görevlileriyle sadece ders notları konusunda değil öğrenmek istediğiniz temalarda konuşursanız size yol gösterirler. Bu tecrübeli insanları dileyin, size çoğu yardım etmek istiyor. Küçümseme, hor görme, suçlama, bahane üretmeyi unutun. Onları dinleyin, not alın, araştırın, öğrenin ve soru sorun. Bu döngü çok zordur. Bunu başarabilirseniz mezun olursunuz.

Kaynak, Yazar: Burak Büyükdemir

Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Bilgisayar-Bilişim
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
3 yorum
Yeni Üye14 yazı
bir öğrenci olarak çok beğendim tavsiyeleri teşkekkür ederim saygılar

Yerleşim Türkiye / SivasMeslek Ö?renci
Üye191 yazı
sn dt_turan paylaşımınız için tşkler...
ancak bir kaç noktaya değinmek istedim Ben bu sene mezun oldum ve öğrenciler bunların birçoğunu yapmak istemez.Üniversitede zaten sabah okula gidilir akşam gelinir çalışmaya vakit olmaz okuldan gelince çalışsa ozaman okula gitmesinin bi anlamı olmaz yorgunluktan kendini derslere veremez ha bu bir mazeretmi hayır çalışmak isteyen adam sadece hafta sonları bi iş bularak çalışabilir biz arkadaşlarla öle yapıyoduk gerekten iyi para kazanıyoduk.Staj yapın yazmışsınız malesef ülkemizde stajerleri ne olarak görüyolar bilmiyorum ama gerçekten kolay değil.Ben şuna inanıyorum liseyle birlikte 3 farklı yerde staj yaptım yanlış anlaşılmasın amelelikten başka bişi yapmadım orda kural şudur çalışanlara göre stajerler onların rakibidir onların işi öğrenmemesi için git şu pcyi temizle şu evrağı bilgi işleme ***ür gibi başından uzaklaştırır bu bir gerçektir arkadaşlar.Okul zamanı sadece hafta sonu çalışılır yazın onada fırsat kalmaz çünkü birçok öğrencinin birden fazla zayıfı olur ve birçok üniversitede ya okuluyla staj aynı anda yapılamıyo malesef neyse son bir konuya daha değinmek istiyorum yazılım grafik işiyle uğraşın demişssiniz yazılım grafik malesef okadar kolay değil yapsanız bile asla emeğinizin karşılığını alamassınız bakınız r10.nete birçok genç proğramcı grafiker asla emeğinin karşılığını alamıyor para kazanmayı bırakın iş bulamıyorlar malesef hayatın gerçekleri bunlar amacım yazınızı eleştirmek değildi sadece fikrimi sölemek istedim iyi çalışmalar
ALIENWARE

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye1 yazı


arkadaşlar turkiyenın sartlarına baktıgımda hıc bır ısın guvencesı yok sadece kişi kendısının guvencesı olabılır. bunuda hernekadar okul hayatındakı basarıları etkılesede en onemlısı gecmısınde edındıgı acı tecrubelerdır. aragonun yazdıgı bazı noktalara katılıyorum. stajerken ayak ıslerının yaptırıldıgı konusunda ornegın. ama su da var o ayak ısını yaptıktan sonra esas ıslerı ogrenmek ıcın caba arcayan kısıde kendı basınada olsa ogrenır. daha sonra mutlaka o ogrendıgı bır noktada ısıne yarıyacaktır. ama sunu bılır sunu soylerım kendımızın guvencesı yıne kendımızız.

unıverste yıllarımda bendegezdım tozdum butunlemelere kaldım okulumu uzattım ama bunları yaparken erasmus projesı ıcın yapılan sınavı kazanarak yurt dısında egıtım aldım. gerı geldıgımde o ayak ıslerınıde yaptım mezun olur olmazda staj yaptıgım yerde ıse basladım. artık getır gotur ıslerı yapmıyorum. otelı mudur ıle beraber ıdare edıyorum.

demem o dur kı; nekadar gereksız oldugunu dusunursenız dusunun yaptıgınız ısı hakkı ıle yapın ve o ısı herzaman bır tecrube olucagını dusunerek yapın. nekadar olumsuz sey yasarsanız ılerısı ıcın okadar artı olacaktır tabı bundan ders cıkarta bılene
DAHA IYI OLANA KADAR EN IYISI OL . . .

Yerleşim Türkiye / AmasyaMeslek Turizm