Ana içeriğe geç

İş Kurma Ve Girişimcilik

Başaramayanlar

BaşlatankordelyaliTarih23/07/2009 01:17:40Yorum13

İlk mesaj
Yeni Üye19 yazı
Çoğu forumlarda hep güzel iş fikirlerine denk geliyoruz yada başarılı insanlardan kesitler veriyoruz. Bizler küçük sermayeyle birşeyler yapmaya çalışan yeni mezun yada ufak bi sermayesi olupta ne yapacağını bilmeyen kişileriz.

Aslında benim bu yazıyı yazmamdaki amaç hep iyi fikirler başarılı girişimciler var, peki hiç yok mu aranızda ben denedim de başarılı olmadım diyenler? İnanıyorum ki iş hayatında çok kötü tecrübeleri olupta bizlerle paylaşmak isteyecek arkadaşlarında burda var olduğuna.

Lütfen paylaşın

Yerleşim Türkiye / İzmirMeslek Diğer
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
13 yorum
Üye2311 yazı
Hayat başarısızlıklarla,inişler çıkışlarla doludur,sadece paran olur dostun olmaz,gerçek bir sevgili bulamazsın,yada bir dahisindir ama insanlar seni anlamaz,bir şeye sahip olmak isterken bir sürü şey kaybedersin,burda sanırım tartı önemli, ne getiriyor ne ***ürüyor,inanın sadece düşük ücrete çalışıp küçük şeylerle mutlu olanlarda var,bunlar işte o tartıyı dengede ***ürebilenler,o yüzden başarı ve başarısızlık göreceli bir kavram,her başarı başarısızlıkların cesetlerinin üstüne dikilen bir bayrak tır aslında,ama o bayrak pek ala bir gün yerinden indirilebilinir....Saygılarımla..

Yerleşim Türkiye / AntalyaMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye91 yazı
Biz 2009 başlarında Koniks'ten bir arkadaşın yaptığını ve yapılabileceğini yazdığı "Portakal Suyu" işine girdik. Makinemizi aldık. Standımızı yaptırdık. Şişeler, bardaklar, pipetler önlükler vs. aklınıza ne gelirse yaptırdık. Fakat tezgahı açtığımız dükkanın Zabıta ile yaşadığı sorunlar nedeniyle pek verim alamadık ve maalesef tam otomatik portakal makinemizi zararına satmak zorunda kaldık. Tezgah hala elimizde. Başaramadık, belkide belediye ile konuşmamız gerekiyordu ama şevkimiz kırıldı.

Saygılar.
İş, güç...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ticaret
Yeni Üye19 yazı


arkadaşlar sadece 2 yorummu hiç kimsenin kötü bir iş tecrübesi yokmu allah aşkına en azından bir ortaklık örneği
yada başarısız bir girişimcilik örneği inanın yazacaklarınız burada birçok kişiyi aynı hatayı yapmaktan alıkoyacaktır ve yön verecektir. siz anlatınki biz aynı hataları yapmayalım.

Yerleşim Türkiye / YzmirMeslek Di?er
Yeni Üye91 yazı
Başarıyı herkes kabullenir, başarısızlığı asla...
İş, güç...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ticaret
Üye105 yazı
Sondan başa doğru düşünün IBM örneği gibi.
oktay

Yerleşim Türkiye / Baty KaradenizMeslek Saty? / Pazarlama
Üye105 yazı
40 yıllık hayatımda şunu öğrendim.1-senin senden başka dostun yok.2-kimseye güvenme 3-akrabanla iş yapma 4- en kötü günlerin bile geçici olduğuna inan. 5-sakın iflas etme 6-herkese sırrını açma 7-ağzından çıkana dikkat et 8-ölsen de açım deme 9-dua et 10-musibet de sabrını,karını,dostunu dene 11-herkesten akıl al ama kendi bildiğini yap 12-bir işe gireceksen akrabana çevrene güvenerek sermayesiz başlama.13-cebinde paran yoksa bile milyarın var gibi davran 14-dürüst ol.15-sakın ölü yatırım yapma .16-çevreni geniş tut musibet günlerinde lazım olacak. 17-fakirlere yardım et 18-borçlulara esneklik ver gerekirse borçlarını sil.19-dininden taviz verme 20-prensiplerinden taviz verme 21-istisnasız kimseyle belgesiz iş yapma.22-kesinlikle kredi kartı kullanma .........
oktay

Yerleşim Türkiye / Baty KaradenizMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye17 yazı
Başarısızlık ve başarısız olmak,

Aslında sadece ticari hayatta olmuyor arkadaşlar. Hayatın her alanında başarılar kadar başarısızlıklar ve başarısız olmakta var. önemli olan bunlarda ne dersler çıkarabildiğimiz ve nasıl bir seçim yaptığımızla alakalı. Bazen okurum, duyarım insanlardan Başarı için çok çalışmak ve sabretmek lazım. Başarılı kişi ve kurumların hayatında Şans diye bir faktör yoktur diye. Aslında söylediklerinin doğruluk payı yok değil, ama ŞANS'ta bir faktördür başarı için.

Çok çalışmak ve sabretmek

Evet bunlar önemli unsurlardır. ama tek başlarına yeterli olmadığı durumlarda vardır. Yeni mezun olan yada ticari faaliyetlere yeni atılan arkadaşlar dışarıdan baktıklarında gördükleri gelir sirkülasyonundan, çevreden edindikleri izlenimlerden ( ki bunun için gözlemleme yeteneklerini geliştirmeleri gerekiyor) düşündükleri iş konusunda birazda acele ederek tam araştırmadan ve profesyonel destek almadan yola çıkmaları sonucunda zarar etmeleri neredeyse kesindir. ( bu konuda da danışmanlık ve eğitim hizmetlerinin satın alma maliyetlerinin yüksek olması ve nakdi paraya endeksli olması da ayrı bir handikaptır.)

Bana göre bunlar kadar önemli olan bir diğer unsur da ülkemizde ilk öğretimden üniversitelere kadar uzanan süreçte verilen Eğitimin kalitesinin diğer ülke ve bölgelere göre çoook düşük olmasıdır. Buralarda sadece önermelere dayalı bir eğitim verilmektedir. Sonuçta bilgisayar programcılığını billmeden yetkinlik kazanan Tekniker! programcılar, Saha pazarlama tecrübesinden nasibini almamış (Tekniker) pazarlamacılar. Muhasebe, Finansman, Yönetim ve organizasyon konusunda ansiklopedik bilgiye sahip işletme bölümü mezunu, teorik yetkinliğini kanıtlamış mezunlar var aramızda arkadaşlar.

Gerek üniversitelerde gerekse mesleki eğitim veren liselerde öğrenim gören arkadaşlar mesleki formasyonları için olmazsa olmazlar arasında yer alan stajlarını bir eziyet, zulüm, bedava hamallık olarak görmektedirler. Çevremde çeşitli rüşvetlerle kağıt üzerinde staj yapan onlarca böyle örnek var arkadaşlar.

Ne iş yapacak olursak olalım öncelikle o işle ilgili ortam ve koşulları sadece dışarıdan değil içeridende görmemiz, o havayı teneffüs etmemiz lazım. bunun içinde o işin stajerliğini, çıraklığını belki de rezilliğini çekmemiz lazım ki avantajları kadar dezavantajlarını da görebilelim.

Gerek mesleki eğitim veren okullar gerekse üniversiteler akademik kimliklerinin kendilerine verdiği statülerini bir kenara ko**** yada daha güzeli bir arada kullanarak Sanayi işbirliklerine daha fazla önem vermeleri gerekmektedir.

ve gelelim esas konumuza başarısızlıklarımıza

Ben Bilişim sektöründe faaliyetlerine devam eden birisiyim. ve hemen hemen 90'lı yıllardan beri de bu işi yapıyorum. iki kez bu işi yapmama kararı aldım ve ara verdim. Birincisinde insanlara hayır diyemekten dolayı hem yaptığım işin gelirleri düşmeye başlamıştı. Hemde insanların beni gerekli gereksiz oyaladıkları fikrine kapılmış olmamdan kaynaklanmaktaydı. Ödeme yapması gereken insanlar ödemelerini öteliyorlar ve çok çeşitli mazeretler sunuyorlardı bunlar içinde bense her seferinde Peki diyerek verdiğim hizmetleri en iyi şekilde verebilmenin yollarını araştıyor mesleki konularda kendimde ve birlikte çalıştığım arkadaşların bu yönlerini tamamlayabilmek için mesleki konuları, yayınları ve organizasyonları elimden geldiğince takip etmeye çalışıyordum. Ama yukarıda da bahsettiğim gibi sadece ürün ve hizmetlerden dolayı değil bu ve bunun gibi konulardan dolayıda ister istemez geri dönüşü olmayan harcamalarınız oluyor. Mesleki bilgi ve edinimleriniz ne kadar müşteri lehine artmış olsa da bunu özellikle ürün bazlı satışlarda kazanca dönüştürme şansınız azalıyor.Sınırlarınızı iyi koymadığınızda ise giderler ile gelirler arasındaki denge bozuluyor. Sonuçta para kazanmak için yaptığınız iş, kazandırmanın ötesinde kaybettirmeye başlıyor.

97 -98 yıllarına geldiğimizde internet kullanımı günlük hayatımızda aktif olarak yerini çoktan almıştı. Yaptığımız iş gereği donanım bazlı üretici olma gibi bir lüksümüz bulunmamaktadır (BİLGİSAYAR için) .İnternet ile birlikte bir çok distribütör ve toptancılardan alım yaparak satış işlemi gerçekleştiren arkadaşımızın karşına bölgesel rakiplerinin yanında birde ulusal rakipler çıktı. Burada da en kötüsü distribütör ve toptancıların yada büyük grupların desteklediği sanal ortamda son kullanıcıya satış yapan e-ticaret siteleri 90lı yıllardaki karlılığımızı ne yazık ki oldukça aşağılara düşürdü.

98de birde evlilik planlarını hayata geçirmiş olmam nedeniyle ( o dönemde müşterilerimiz ülkenin bir çokk yerine dağılmış konumda idi.) öncelikle karlılığı olmayan müşterileri elemeye başladım. sonrasında da evlendiğimde gün içerisinde gidip gelebileceğim ve sorunlarını halledebileceğim müşterilerle çalışmaya devam ettim. Hem artan rekabet koşulları hemde müşteri sayısındaki azalmadan kaynaklanan ciro kayıpları birde üstüne eldeki müşterilerin ödemelerde çıkardığı sorunlar nedeniyle oturup düşündüğümde ortaya iki şey çıktı.

1. Teknik bilimler, mesleki deneyim tecrübe ve bilgi konusunda belirli bir düzeyin üzerindeydim.
2. Sosyal bilimler yani pazarlama, satış, Ticari insan ilişkilerinin sosyal boyutu konusunda da teknik bilimlerdekinin aksine bir o kadar başarısızdım ki.

Tespit etmiş olduğum bu iki konu hakkında özellikle sosyal bilimler konusunda ne yapmalıydım. Bunun için önce eşim, ailem ve çevremdeki güvendiğim insanlarla bunun çözümü konusunda defalarca konuştuk. Eşim ile ortak aldığımız karar neticesinde ( Sonuçta onunda hayatı etkilenecekti aldığımız karardan)

Öncelikle kendime 3 yıl süre tanıdım. ve süreyi 1 ay sonrasında başlattım.

1. İşimi bıraktım ve işyerimi kapattım.
2. Aldığım teknik eğitiminlerin dışında, işletme yönetimi ve ticaret konusunda da üniversite eğitimi almam gerektiğine karar verdim. ( 5. kez üniversite sınava girdim )
3. Pazarlama ve insan ilişkileri konusunda eksiklerimi giderebilmek için pazarlama odaklı bir işe girmem gerekiyordu, ama benim öyle çoook uzun zamanım yoktu. ( Bu yüzden pazarlama konusunda 2 sektörde karar kıldım. ilki Sigorta satışı, ikincisi ise reklam satışı idi ve ben ikincisi tercih ettim. )
4. Bu 3 yıllık dönem içerisinde pazarlama, halkla ilişkiler, satış, motivasyon, liderlik, zaman yönetimi, takım ruhu vs vs katılabileceğim tüm kurs ve seminerlere eldeki imkanlar dahilinde katılmaya çalıştım ve katıldım.
5. içinde bulunduğum grubun yaşadığı ekonomik kriz ( TSMF bankasına el koydu.) nedeniyle bu işten 11 ayın sonunda ayrıldım.

ama bu dönemde aklıma hep biz bir şeyler ( Yaptığım işin reklamcılık olması nedeniyle) hatta soyut şeyler satıyoruz ama karşımızdaki insanlarda almamaya çalışıyorlar :)

Bunun neden böyle olduğunu merak ettiğimden ayrıldığım periyotta bir arkadaşımın aracılığı ile hiç alakam olmayan bir sektör olan TEKSTİL sektöründe satın alma pozisyonunda işe başladım. Burada da öncelikli hedefim tekstil sektörünü öğrenmek değil satın alım sürecinin neden satın almama üzerine kurulu olduğunu öğrenmekti. :) )

Aslında her ne kadar amacım tekstili öğrenmek olmasa da hoşuma gitmedi desem yalan olur.

Bu pozisyonda da çalıştığım süre içerisinde aslında insanların satın almamak için değil, en uygun ürünü en uygun şartlarda
almak olduğunu yaşa**** öğrendim.

bu dönemde bilgi ve tecrübe birikimi olarak olarak çok şey kazandım...

Aynı dönemde çok şeyde kaybettim. Öncelikle 3 yıl bu şekilde çalışma ve yaşama kararını birlikte karar vererek aldığım eşim ile aramızda sorunlar çıktı ve ayrıldım. Boşanma periyodunun uzun sürmesi ve sonucunun ekonomik olarak beni zorlaması ve borçlandırması nedeniyle ciddi ekonomik kayıplarım oldu.

ve güzel bir şey yaparak 30 yaşında askere gittim. :)

O döneme kadar olan 5 yıl içerisinde aldığım en güzel karardı belki de bu.

Yorucu, uykusuz ama bir o kadar da çevresel sorun ve sıkıntılardan uzakta güzel bir askerlik döneminin sonunda 2006 yılında doğup büyüdüğüm şehir yerine ( askere gitme kararı almamda ayrıldığım eşimin babasının Maliyede yetkin bir pozisyonda bulunması ve konumunu - bana göre kötüye kullanarak - dolaylı olarak sürekli tacizde bulunması nedeniyle) bir başka şehirde devam etme kararı aldım.

Şubat 2006 ile birlikte, sokaklarının bile tam olarak bilmediğim bir şehirde , hayatıma ikinci bir başlangıç yaptım. Şu an yaiadığım şehir ve çevresinde bulunan bir kaç şehirde ticari faaliyetlerimi sürdürmeye çalışıyorum. Sürdürmeye çalışıyorum diyorum çünkü, bu arada tekrar evlendim ve yine boşanıyorum. Dolayısıyla talepler nedeni ile yine tam performansla ticari faaliyetlerimi sürdüremiyorum.

Aldığım kararlardan pişmanmıyım?

Kesinlikle hayır.

Çünkü hayatımın kontrolü hala bende

Ticari olarak şu an üzerinde çalıştığım 3 farklı proje mevcut ve mümkün olduğu kadar birbirlerinne karıştırmadan sürdürmeye ve sonuçlandırmaya çalışıyorum. Zaman zaman sıkıntılar yaşasam da 2 tanesi araştırma aşamasını geçti ve uygulama noktasına geldi. Öncelikli olan, GSM teknolojileri üzerine olan 1 Ağustos itibari ile tanıtım ve lansmanları yapılacak. Şu an personel seçimi ve alt yapı eksiklerini tamamlama aşamasındayız. Diğer ikisi ise bu projenin devamında hayata geçirilecek olanlar, çevremde bu projeleri paylaştığım insanların deyimiyle B ve C planları...


Biraz uzattım evet.


Ama dediğim gibi sadece eğitim, bilgi, çok çalışmak, sabretmek tek başlarına bir anlam ifade etmiyor. DOĞRU YERDE, DOĞRU ZAMANDA VE DOĞRU İNSANLARLA BİR ARADA OLABİLMEK EN ÖNEMLİLERİ. Burada da ŞANS faktörü ile tecrübe ve birikimlerin karmasında DOĞRU olanları seçmeye çalışmalıyız.

Eğer istediklerimize ulaşmak için nelerden vazgeçeceğimizi bilirsek ve bunu kabullenebilirsek sanırım başarılı oluyoruz. Ben bunu biraz geç anladım.

Ama kesinlikle pişman da değilim. Bu benim ve benimle birlikte bunu seçenlerin tercihi

Başarılı mıyım? yoksa başarısızmıyım siz karar verin?

Yerleşim Türkiye / AfyonkarahisarMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye51 yazı
gemileri yaktım sana çok içten katılıyorum..evet arkadaşlar bende bi başarısızlık öykülerimle bu sohbete katılamak istiyorum öykülerimle dedim evet gerçekten benim için çok fazla belkide şans faktörü de diyebiliriz.10 yıllık dış ticaret hayatımda nice başarılı ve nice başarısızlıklarla sonuçlanan girişimlerim oldu ama en kötüsüde 2000 li yıllar da moskova ya yolladığım yüklü miktarlardaki meyve ihracatımda yaşadım..iznik ve salihlide 2000 ton civarı bi meyve alışım oldu bahçeleri ***ürü denilen şekilde aldık başlangıçta çok büyük bi operasyon du bizim için sürekli tırları sevk ediyoruz 1 hafta sonra parası geliyo filan derken bi anda 200 yıldır yağmayan kar temmuz ayında moskovaya yağdı ve pazar fiyatları düşmeye başladı yani benim yoladığım bütün kamyonlar her geçen gün zarar ederek gidiyordu o işte çok ciddi bi zararım oldu :) sonra bi gün romanya da hurda olduğunu söylediler evet vardı gitti ama ne yazık ki sadece orda yaptığım masrafla geri döndüm ama evet başardım da 1 sene öncesine kadar aylık 5.000 ton hurda getiren bi işim varsı gayet de güzel gidiyordu ama ne yazık ki şu an fiyatlar dibe indi bizde ne yazıkki beklemedeyiz aklıma daha nice başarısızlıklarım geliyo ama insan bazen kendine bile dürüst olamıyo ama kaybettiklerim çektiklerimi bir ben bi allah biliyo o nedenle ben şans faktörüne inanırım ama tabiki de insanın gelen şansa da hazırlıklı olması da gerekiyo :))

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ythalat / Yhracat
Üye2311 yazı
Kardeşler iyi dans edebilirsiniz de buz da dans ayrı bir meziyet gerektirir,bizde yıllardır KURTLARLA DANS filmini çekiyoruz...Genel de sektörel bazda başarısızlıklar kişisel değildir,o yüzden onu bence karıştırmayın,bu savaşta galipsiniz ama hiç kaybınız olmamalı yada bir çephede bile geri çekilmeyeceksiniz diye bir şeye benzer imkansızdır...Sonuçta hayat devam ediyorsa sağlığınız yerindeyse bu ne demektir hala savaşa devam edebilirsiniz...Saygılarımla

Yerleşim Türkiye / AntalyaMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye19 yazı
ontech sana katılıyorum çıraklığını yapmadığın işin patronu olamazssın

Yerleşim Türkiye / YzmirMeslek Di?er
Yeni Üye91 yazı
Benim yazımdan sonra tecrübelerini yazan arkadaşları okudukça. Benim hakikaten çok küçük bir işten başladığım ve (benim dışımda mekanın zabıtayla sorunu nedeniyle zarar ettiğimi göz önünde bulundurarak) en ufak bir sebepten hevesimi kaybettiğim ve aslında kaybetmemem gerektiğini çıkarıyorum bu yazılanlardan. Ben 18 yıldır reklam sektöründe tasarımcılık yapıyorum, bir ara osmanbeyde ajans açtım, ajans sektörü kötüye gidiyordu, semt avantajını kullanmak isteyip emlakçılar odasından sertifikamı (ki ilk sınavda alıverdim :) ) sertifikamı alıp emlakçılığa başladım. Fakat sanırım çok şanssızım ve emlak sektörü de çöktü. Sonra bir işe girdim ve hala çalışıyorum. Bu portakal işini de çalışmaya devam ettiğim halde yürütmeye çalıştık fakat yazdığım gibi başarılı olamadık. Ama kafamda ticaretle ilgili projelerim var en azından kendi işimin patronu olmayı ve nekadar çalışırsam okadar fazla kazanmayı düşünüyorum. Zira çalıştığım firma batmak üzere ve zam konusunda 2 senedir bir netice alamadım. 5.5 veya 6 ay sonra bir çocuğum olacak eşim hamile bu durum da biraz düşündürüyor ve tam olarak cesaretli davranamıyorum. Ama ticaret yapmak arzum hiç bitmiyor ve bitmeyecek... :)
İş, güç...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ticaret
Üye2311 yazı
Aman kardeş bitmesin ,aslında her şeye gelir ve gider dengesinde eğer başkasının yanında çalışıyor yaşam standartınızdan memnunsanız,diyelin harcamalarınız 1200tl,geliriniz aylık 1500 tl bu zamanda çalışmak en hayırlısı,ama gideriniz gelirinizden fazla ise ilk ek iş olayına bakmak lazım,yani memurluk yapıp üstüne mesai saatleri dışında taksicilik yapan ve böylece 2 çocuğunu üniversitede okutan bir sürü insan tanıdım..Ha bu ek işlede olmadı işte o zaman muhakkak bir iş yapmak farz oluyor tabii işletmeciliğinize güveniyorsanız,dikkatli iseniz...Çaresizlik çare değildir...Saygılarımla..

Yerleşim Türkiye / AntalyaMeslek Saty? / Pazarlama