Ana içeriğe geç

Diğer Konular

Kelin İlacı Olsa. . .

BaşlataniturkmenTarih30/03/2005 16:33:28Yorum1

İlk mesaj
Üye406 yazı
ABD Terörü İçinde Barındırıyor
ABD uluslararası platformda terörü bir gerekçe ve araç olarak kullanırken kendi içinde en büyük terörü barındırmaktadır. Üstelik kendi içinde barındırdığı terör herhangi bir ideolojik yanı olmayan "öldürme hobisi"nden ve şiddet yoluyla çıkar elde etme amacıyla kurulan örgütlerin sergilediği insanlık dışı vahşetten ibarettir.
ABD en gelişmiş şiddet metotlarının uygulamaya konduğu bir ülkedir. İstatistiklere göre Amerika'da her iki dakikada bir adam öldürülmektedir. Amerikalıların yılda 650.000 vakada silah kullandıkları tahmin ediliyor. Bu ise her hafta 12.500 hayatın tehdit edilmesi anlamına geliyor. 1989 Mayıs'ının ilk haftasında Amerika'da tam 464 kişi silahla öldürüldü. Time dergisinin haberine göre bunların en genci 2, en yaşlısı ise 87 yaşındaydı. Amerika'nın son yıllarda işlenen cinayetlerde yılda ortalama 30.000 kurban verdiği tespit edildi. Bu ülkede cinayetler yılda ortalama % 2.9 oranında bir artış kaydetmektedir............

Yerleşim Türkiye / KayseriMeslek Satış / Pazarlama
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
1 yorum
Üye406 yazı
TÜRK -İSLAM ÜLKÜSÜ AMA NASIL????????
Atabaş Paşa, Emekli Korgeneral Merhum Atıf Erçıkan’ın 1960’ların başında Washington’daki NATO Askeri Komite karargahında görev yaparken tanık olduğu ve kendisine aktardığı bir anısını gazetelere gönderdiği bir mektupla kamuoyu ile paylaştı.

Emekli Tümgeneral İlhan Atabaş, 1960’larda Amerika’nın NATO’da müttefiki olan Türkiye’ye dost görünürken diğer taraftan da hasmane bir tutum içerisine girdiğine dikkat çekti.

“Rusya dağılınca onbeş onaltı kadar yeni devlet ortaya çıkacak. Bu devletler...



İşte 50 yıllık sır:

“Rusya dağılınca onbeş onaltı kadar yeni devlet ortaya çıkacak. Bu devletler, Batı’da Türkiye ile birleşirse Hitler Almanyası’ndan daha tehlikeli bir kuvvet Batılıların karşısına çıkar.”


Atabaş Paşa, Emekli Korgeneral Merhum Atıf Erçıkan’ın 1960’ların başında Washington’daki NATO Askeri Komite karargahında görev yaparken tanık olduğu ve kendisine aktardığı bir anısını gazetelere gönderdiği bir mektupla kamuoyu ile paylaştı.

“Atıf Erçıkan çok zeki, intikal sürati fazla, ingilizcesi çok iyi, milli duyguları kuvvetli bir subaydır” diyen İlhan Atabaş, sözkonusu mektubunda, “Kendisini 1961’de bu görevden Erzurum’a 3. Ordu İstihbarat Başkanlığı’na atandığı zaman tanıdım. Sonra Tümgeneral iken Brükselde 1969-1970 yıllarında beraber çalıştık. Korgenerallikten emekli olduktan sonra 1980’de evine, eşimle birlikte yaptığım bir nezaket ziyaretinde bu olayı Erçıkan’dan bizzat dinledim. Benden başka da bu olayı kendisinden dinleyen veya bu kadar teferruatı ile hatırlayan şu anda hayatta başka kimse yok” ifadelerine yer verdi.

1950’de Kore’ye asker göndererek NATO’ya giren Türkiye, sonraki dönemlerde de müttfekliğin gereği olan sorumluluklarını yerine getirdi. Hatta bu nedenle Doğu ve Batı sınırlarında komşusu olan SSCB’nin doğrudan hedefi haline bile geldi. Ancak Atabaş Paşa’nın aktardığı bir olay, Amerika ve İngiltere’nin bir müttefike yakışır bir tutum içinde olmadığını gözler önüne seriyor.

Olay 1961’de Washington’daki NATO Askeri Komite Karargahı’nda meydana geldi. Kurmay Albay Atıf Erçıkan karargahta görev yapan Türk subaylarından biriydi. Karargah Kurmay Başkanlığı’nda yapılan bir görev değişimi Erçıkan’ın aklından bile geçirmediği bir olayla karşılaşmasına neden oldu. Olay şöyle gelişti: Yeni Kurmay Başkanı Fransız general, karargahtaki müttefik kuvvetleri temsil eden proje subaylarını topla**** kendisine tevdi edilen proje dosyalarını dağıtıyor. Erçıkan’a verilen dosya’nın ilginç bir başlığı vardır, “Sovyetler Birliği’ne Karşı Uygulanacak Psikolojik Harp Harekatı.” Kurmay Albay Erçıkan, son derece önemli bir başlığı içeren dosyanın kendisine tevdi edilmesinden son derece mutluydu.

Atıf Erçıkan, dosyayı okumaya fırsat bulamadan, biri Amerikalı diğeri İngiliz 2 albay hışımla odaya giriyor. Neye uğradığını anlamayan Erçıkan şaşkındır. Albaylar, “Kurmay başkanı bu dosyayı sana yanlışlıkla vermiş, onu geri istiyor” derler. Erçıkan dosyanın kapağını bile açmamıştır. Albaylara, itiraz ederek, “‘Kurmay Başkanı bu dosyayı yanlışlıkla değil, bilerek verdi. Size vermem” diyor. Ağız dalaşı devam ederken albaylardan birisi dosyayı masanın üzerinden almak ister. Erçıkan, pes etmez. Daha çevik davranarak dosyayı kaparak çekmeceye kilitler.

İşte bu esnada Albaylar, daha da sertleşerek bir müttefike yakışmayan sözler sarfediyorlar. İşin açıkçası, Erçıkan ölümle tehdit edilir.

Albayların, “Bu dosyanın gizlilik derecesini biliyor musun?” sorusuna Erçıkan, “NATO’daki en yüksek gizlilik derecesi olan ‘Cosmic top secret’dir’ diyerek karşılık veriyor. Subayların verdiği cevap ise Erçıkan’ı şok edecek niteliktedir. Subaylar, Erçıkan’a “Hayır, burada ondan daha yüksek gizlilik derecesi vardır. Adı Vagram’dır. Bu dosyadan değil bir bilgi dışarı sızdırmak, bir kelimeyi dahi sızdırırsan bilki ölürsün” diyorlar. Erçıkan dosyanın ciddiyetini anlıyor, ancak pes etmeyerek, “Dosyayı okuduktan sonra kendi Genelkurmay Başkanıma arz ederim, başka kimseye söylemem” diyor. Subaylar tehditlerden de bir netice alamayacaklarını anladıklarından odayı terkediyorlar. Bir skandal sayılması gereken bu olay bu kadarla da bitmiyor. Amerikan ve İngiliz subaylarının işi ölümle tehdite kadar vardırmaların anlamı dosyanın içeriğinde mevcuttu. Atıf Erçıkan, asıl şoku dosyayı okurken yaşıyor.

Atıf Erçıkan’ı şok eden “Sovyetler Birliği’ne Karşı Uygulanacak Psikolojik Harp Harekatı” başlıklı dosyada Türkiye ile ilgili ilginç ibareler yer alıyordu. Sovyet Rejimi’nin merkezi otoritesini çökertmeyi amaçladığı belirtilen dosyada, psikolojik harp vasıtaları zikrediliyordu. Psikolojik harbin hedef kitleleri ise Ruslar dışındaki halklardı. Bu halkların büyük bir kısmı ise Türk’tü. Dosyanın sonundaki bölümde merkezi otorite çöktüğü zaman ortaya çıkacak manzara tasvir ediliyordu. Buna göre Rusya’dan başka onbeş onaltı kadar yeni devlet ortaya çıkacaktı. Peki bu durumda nasıl bir manzara ortaya çıkacaktı? Bu bölümde, meydana gelecek yeni devletlerden 5-6 tanesinin Türk devleti olacağı belirtilerek mealen şöyle deniliyordu: “Bunların işgal ettikleri coğrafya stratejik yönden çok değerli ve tabii kaynakları bakımından da çok zengindir. Bu devletler, Batı’daki Türkiye Cumhuriyeti ile birleşirse o zaman Hitler Almanyası’ndan veya Stalin Rusyası’ndan daha tehlikeli bir kuvvet Batılıların karşısına çıkar.”

Korgeneral Atıf Erçıkan, 12 Mart 1971’deki darbenin önemli isimlerinden biriydi. Kamuoyunda ‘9 Martçılar’ olarak bilinen ve amaçları BAAS tipi solcu bir rejim kurmak olan sivil-asker karışımı cuntanın içine sızan subaylardan biriydi. Sivil kanadın lideri Doğan Avcıoğlu, asker kanadın lideri ise Emekli orgeneral Cemal Madanoğlu idi. 12 Mart’ta emekli edilen Tümgeneral Celil Gürkan da cuntanın önemli isimlerinden biriydi. Korgeneral Atıf Erçıkan 9 Mart’ta darbe yapmayı planlayan askeri cuntaya, İstanbul İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Mahir Kaynak ise sivil kanada sızmıştı. Kaynak, Madanoğlu’nun en güvendiği isimlerden biriydi. Erçıkan’ın adı cunta toplantılarında Erçil Bey olarak anılıyordu. Org. Muhsin Batur’un şifre adı ‘Yavuz Bey”, Org. Faruk Gürler’in ise ‘Selim Bey’di. Cuntayı ilk deşifre eden isim de Erçil Bey, yani Atıf Erçıkan’dı. Erçıkan, cuntanın Ankara’da Emek Mahallesi’nde yaptığı toplantıyı gizlice teybe almıştı.

Türkiye’ye karşı tedbir almış!

Dosya daha da ilginç bir şekilde, “Böyle bir tehlikeyi yaratmamak, Türkiye ile Doğu Türklerini birleştirmemek için alınacak tedbirler nelerdir?” sorusu ile sona eriyordu. NATO karargahını altüst eden dosyanın sırrı buydu. Atabaş Paşa, mektubunda Amerika ve İngiltere’nin yeni Türk devletleri ile Türkiye’nin birleşmesine mani olmanın gerektiğini 1960’larda tespit ettiklerini ve çeşitli tedbirler aldıklarını belirtiyor. Atabaş Paşa’ya göre bu tedbirler, Türkiye ile Doğu Türklüğü arasında tampon devletler kurmak,Türkiye’nin lider devlet olmasına mani teşkil edecek siyasi ve ekonomik tedbirleri uygulamak.
*** 2010 lı yıllarda dünyadaki en büyük güçler Rusya-abd -çin -hindistan gibi ekonomiler olacak ancak bunlara alternartif en büyük ve hatta tehlikeli ! güç vatanının üzerinde oynana oyunların farkına varmış türk birliği dünyada 320 milyon türk var. yani amerikanın nüfüsundan fazla.Bizi kendi vatanımıza sahip çıkartmıyorlarki çeçenistanı-türkistanı koruyabilelim.
Orta asya devletlerinde olan bunca halkın devrimi neden bu sıralar bu kadar yoğun birşeylerin zeminimi hazırlanıyor. hiç bir şeyi tesadüdfle açıklayamazsınız heralde.....

Yerleşim Türkiye / KayseriMeslek Saty? / Pazarlama