Bir yerde, gördüğüm bu konu ile ilgili yazıyı aşağıya kopyalıyorum.
Yarın Dünya Basın Özgürlüğü Günü’dür. Ama ülkemizde, gönül rahatlığıyla ve özgürce bir kutlamadan söz edebilmek mümkün değildir. Çünkü ülkemiz medyası, çeşitli baskıların tehdidi altındadır.
Medyada değişik görüşlerin olması demokrasinin doğası gereğidir. Ama medyamız, bu doğasının dışında görülmemiş bir bölünmüşlük yaşamaktadır.
Bu bölünmüşlükte AKP İktidarı’nın çok ağır etkisi vardır. İktidarın başı olan Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, medyaya açık bir baskı uygulamaktadır.
Hiçbir eleştiriye tahammül edemeyen Sayın Başbakan birçok gazeteci hakkında dava açarken, neredeyse isim vererek bazı gazetelerin okunmaması için çağrıda da bulunmaktadır.
Medyanın bir bölümü de yine iktidar tarafından çeşitli gerekçelerle ekonomik baskı altında tutulmaktadır.
Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde medyamızın bu tür tehditler altında varlığını sürdürmesi, medya mensuplarını kutlama duygusundan uzaklaştırmaktadır.
Medya mensupları, uzun yıllardır örgütlenme özgürlüğünden de yoksun bırakılmıştır. Birkaçının dışında medyamızda sendikal faaliyetlere izin verilmemektedir. Bu, medyanın en önemli sorunlarının başında gelmektedir. Hemen herkese hak arama çağrısı yapan medya, kendi hakkını aramada ne yazık ki özgür hareket edememektedir.
Medyamızın, hem içinden hem de dışından kaynaklanan daha birçok sorunu vardır. Dolayısıyla bu sorunlar, medyada hem kurum sahiplerine, hem de çalışanlarına özgür hareket edebilme olanağı vermemektedir.
Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde medyamızın bütün sorunlarından kurtulması ve gerçekten özgür bir sürece girmesini diliyoruz.
Yazı ,güzel , fakat iktidarı eleştiren kısmı bazı arkadaşların , hoşuna gitmeyebilir. Öyle olursa, görmezden geliverin lütfen. Zira bazılarınında sadece o kısım hoşuna gidebilir .
KUTLU OLSUN.
ismail karagülle