İlk mesaj
İş Dünyası
Türkiye, Ekonomi, Siyaset Ve Halk
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
21 yorumH
Üye2981 yazı
01/05/2009 : 20:53:32#1
Web sitesi
Alıntı
Önce, sosyal devlet, tarifinizi bir daha gözden geçirsek nasıl olur acaba, ? Devletin, halkın kendisini ilgilendiren konularda, hizmetini görecek memurlar topluluğu, olduğunu hatırla****, başlayalım. Bu oluşum, işsize iş bulmakla yükümlüdür. Yani devlet işsize iş bulmakla yükümlüdür. Ve insanca geçinebileceği bir ücretle, iş bulmakla mükelleftir. Eğer gecikir de bulamazsa , bu gecikme süresince , makul bir ödeme yapar , yurtdaşına, ve buna sırt üstü yatana bakmak değil, vazifesini, yapmak denir. Sırt üstü yatmasını istemiyorsun, ki istememen gerekir, o zaman vazifeni yapıp, insanca yaşayacağı, bir ücretle iş bulmak zorundasın.
Madem, işci ücretleri çok yüksek , ne güzel, niye üzülüyorsunuz, iş yerimi kaybettim diye, bir işe girin çalışın, ve o yüksek ücretle bey gibi çalışın.(:
Bunları söylememin , nedeni, sizi tamamen haksız bulduğumdan değil, olayların, farklı bir bakış açısı da olduğunu hatırlatmak için. Sistem önce birilerine , daha iyi davranıyor, okumasına, sermaye tedarik etmesine, ve siyasilerle bir arada olabilmesine ve ortadaki pastadan iyi pay alabilmesine, fırsat veriyor. Kişi bu arada diğerlerinden kendini farklı görmeye, ve elde ettiklerini hak ettiğini düşünmeye, ve'' ben neymişim be'' kendini farklı ve daha yetenekli, ve daha çalışkan, becerikli vs görmeye başlıyor. Ama sistem , kendisinden başka yeni gözdeler , yaratmaya başlayıp, o kişileri gözden çıkarmaya görsün , işte bunalım ve neden soruları başlar, ve tabii kendinden başka her şeyi ve her kesi suçlamaya başlar.
Halbuki , sadece birtek suçlu vardır. Onu bulursa kişi problemi çözer. Az önce bahs ettiğim , bir düzen vardı ya herşey onun emrettiği gibi oldu. Hata kişi, başarıları kendinden bilip, başarısızlığın nedenini başka yerde aramasıdır. Doğrusu, hem kazançta , hem kayıpta, şuçlu veya başarılı aynı olmalıydı. Allah yardımcımız olsun
ismail karagülle
K
Üye204 yazı
*"Allah, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; *
*yeryüzündeki kötü insanlar ise, kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanirlar."*
Hayat'ın kendisi risktir.
Krizler bazıları için fırsattır.
gıda,tekstil,emlak
*yeryüzündeki kötü insanlar ise, kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanirlar."*
Hayat'ın kendisi risktir.
Krizler bazıları için fırsattır.
gıda,tekstil,emlak
H
Üye2981 yazı
02/05/2009 : 13:25:48#3
Web sitesi
Alıntı
Türkiye cumhuriyeti
1)demokratik ; Sivil toplum örgütleri, ve her türlü muhalefet yalnız demokrasilerde vardır. çydd ,ve ulusalcı ve anti amerikancı, akp muhalifleri nerede,(bulamadınızsa silivriye bakın)
2) laik; Devleti, laiklik karşıtı hareketlerin odağı olduğu mahkemece saptanmış bir parti yönetiyor.
3)sosyal ; seçimler de gördükki sosyal devletle, sadaka veren devlet kavramları birbirine karıştırıldı
4)hukuk ; kaç dalga olduğu ve ne kadar süreceği belli olmayan, polis ve savcı dedi ise suçludur. fikri yerleşti , sadece, hukuk devletinde bulunan, masuniyet karinesinin hiçe sayılması ile, hukuk devleti, büyük yara almış.
ANAYASANIN DEĞİŞTİRİLEMEZ VE DEĞİŞMESİ TEKLİF DAHİ EDİLEMEZ İLKELERİ
ne hale getirildi?
ismail karagülle
H
Üye2981 yazı
02/05/2009 : 13:29:44#4
Web sitesi
Alıntı
| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - kiran tam da bu yazıyı okumadan yarım saat önce şaka gibi bir haber izledim,yüzyılın şakası olabilirdi ama gerçek! Hatay da hızla yükselen -hız rekorları kıran-bir avukat çok iyi! savunmalar yaptığından olacak! artık adalet bakanı... Siyaset bu kadar da etkileyici olmamalı,dolandırıcıların hamileri bu kadar hızlı yükselememeli,herhalde biz böyle istiyoruz millet olarak ,çalışan üreten cezalandırılsın,yalakalıktan kaypaklıktan başka özelliği olmayanlarda ülke yönetiminde yetkili olsun..trajikomik hem de çok... |
Süleyman Demirel, de hükümet kuracağı zaman, bankalara ,en çok borcu bulunan ve başı dertde olan, Cavit Çağları, bankalardan sorumlu devlet bakanı yapmıştı.(bizde adet olmuş)
ismail karagülle
I
Yeni Üye10 yazı
Değerli arkadaşlar
Dünkü yazımda bazı arkadaşlarımız sanırım beni yanlış anladı. ben devlet ihtiyacı olana yardım etmesin demiyorum. eğer insan elden ayaktan düşkün değil ise bu yardımlara ön şart olarak insanın en az asgari ücretle çalışması gerektiği şartının getirilmesini savunuyorum.
malesef ülkemizde bu yardımlarla geçinen ve hiç bvir iş yapmayan o kadar çok insan var ki şaşarsınız **
bir anımı anlatmak istiyorum
çok yoğun işlerimizin olduğu bir dönemde 4-5 aylığına dolgun ücretle ek vardiya kurmaya karar verdik. bunuda ankara akyurt civarındaki köylerde ki işe ihtiyacı olan arkadaşlarımızla çalışalım diye karra aldık.
çünkü vardiya saatleri geceye denk geliyordu.
köy köy gezdik kış günü inanırmısınız muhtarlar aracılığı ile duyuru yaptyırdık. köylere gittiğimizde insanlar bişr anda etrafımıza toplanıyorlardı. ama iş için değil. valilikten belediyeden yardım geldi diye. insanlar kış günü evde yatmayı çalışmaya tercih ettiler.
bakınız bu tip suistimaller sanayiyi türkiye de köreltir. bu ülke aktif çalışacak gücünü genç nesli tembelleştişrir ise sanayi diye bir şey kalmaz. yanlışmıyım
her insan bulunduğu yerden bakıyor olaya ben birazdaha objektif olmaya çalışıyorum. gerçekten şu anda işsizim. işsizlik ne demek çok iyi anlıyorıum. 20 yıl boyunca üretim yap yönelt vergi öde ve oturacak evin ailen dahi kalmasın. lakin mücadele ediyorum iş arıyorum internetten yurt dışına ürün ihraç etmeye çalışıyorum. ama gidipte siyasetin kölesi olup 3 kilo buklgura 5 lt yağa köle olmuyorum..
lütfen beni yanlış anlamayın bu ülkede dengeler bozuldu. tek sadaka kültürü oluşturulduğu için değil. her yönden. bu ülkede artık üretene çalışana nerde ise akıl hastası gözüyle bakıyorlar. bunuda şu andaki siyasi mekanizma körüklüyor.
çünkü işlerine geliyor. halk kafasını sıkıntılarından kaldıramıyor. durum berbat 5 tane esnaf cebinden 200 tl para çıkartamıyor. bu durumda hükümet halkı zaptırap altında tutmayı daha rahat beceriyor.
bakınuız arkadaşlar 2001 krizinde yine iş yapıyordum. zarar da gördüm hükümet açıklamış olduğu çıpalı kur politikasındanm bir gündde çark etti. yani taahhüt ettiğini inkar etti. bir çok insan bu krizde zarar gördü. lakin 3 -4 ay gibi kısa birt sürede dengeler tekrar yerine oturdu fiyatlar yükseldiş dehşet bir enflasyonist ortam oldu. ama ticxarette de üretim dedde para vardı. hareket vardı. insanlar bu hareket sayesinde işlerine devam eti ve zaman içerisinde yaralarını sardı.
burda ise olay farklı durgunluk var. ve bu durgunluğu hükümet görmezden geliyor. saçma sapan örnekler veriyor. örnek tav diyor. örnek ihsan kalkavan diyor. onların işleri iyi diyor. doğru yatırım yapın diyor.
arkadaşlar burda bir avuç insandan değil 85 milyonluk bir ülkeden bahsediyoryuz.
hükümete yakın bir avuç inmsanın o yada bu şekilde işleri iyi olabilir. ya geneli.geneli ne olacak bunu bilen var mı
Dünkü yazımda bazı arkadaşlarımız sanırım beni yanlış anladı. ben devlet ihtiyacı olana yardım etmesin demiyorum. eğer insan elden ayaktan düşkün değil ise bu yardımlara ön şart olarak insanın en az asgari ücretle çalışması gerektiği şartının getirilmesini savunuyorum.
malesef ülkemizde bu yardımlarla geçinen ve hiç bvir iş yapmayan o kadar çok insan var ki şaşarsınız **
bir anımı anlatmak istiyorum
çok yoğun işlerimizin olduğu bir dönemde 4-5 aylığına dolgun ücretle ek vardiya kurmaya karar verdik. bunuda ankara akyurt civarındaki köylerde ki işe ihtiyacı olan arkadaşlarımızla çalışalım diye karra aldık.
çünkü vardiya saatleri geceye denk geliyordu.
köy köy gezdik kış günü inanırmısınız muhtarlar aracılığı ile duyuru yaptyırdık. köylere gittiğimizde insanlar bişr anda etrafımıza toplanıyorlardı. ama iş için değil. valilikten belediyeden yardım geldi diye. insanlar kış günü evde yatmayı çalışmaya tercih ettiler.
bakınız bu tip suistimaller sanayiyi türkiye de köreltir. bu ülke aktif çalışacak gücünü genç nesli tembelleştişrir ise sanayi diye bir şey kalmaz. yanlışmıyım
her insan bulunduğu yerden bakıyor olaya ben birazdaha objektif olmaya çalışıyorum. gerçekten şu anda işsizim. işsizlik ne demek çok iyi anlıyorıum. 20 yıl boyunca üretim yap yönelt vergi öde ve oturacak evin ailen dahi kalmasın. lakin mücadele ediyorum iş arıyorum internetten yurt dışına ürün ihraç etmeye çalışıyorum. ama gidipte siyasetin kölesi olup 3 kilo buklgura 5 lt yağa köle olmuyorum..
lütfen beni yanlış anlamayın bu ülkede dengeler bozuldu. tek sadaka kültürü oluşturulduğu için değil. her yönden. bu ülkede artık üretene çalışana nerde ise akıl hastası gözüyle bakıyorlar. bunuda şu andaki siyasi mekanizma körüklüyor.
çünkü işlerine geliyor. halk kafasını sıkıntılarından kaldıramıyor. durum berbat 5 tane esnaf cebinden 200 tl para çıkartamıyor. bu durumda hükümet halkı zaptırap altında tutmayı daha rahat beceriyor.
bakınuız arkadaşlar 2001 krizinde yine iş yapıyordum. zarar da gördüm hükümet açıklamış olduğu çıpalı kur politikasındanm bir gündde çark etti. yani taahhüt ettiğini inkar etti. bir çok insan bu krizde zarar gördü. lakin 3 -4 ay gibi kısa birt sürede dengeler tekrar yerine oturdu fiyatlar yükseldiş dehşet bir enflasyonist ortam oldu. ama ticxarette de üretim dedde para vardı. hareket vardı. insanlar bu hareket sayesinde işlerine devam eti ve zaman içerisinde yaralarını sardı.
burda ise olay farklı durgunluk var. ve bu durgunluğu hükümet görmezden geliyor. saçma sapan örnekler veriyor. örnek tav diyor. örnek ihsan kalkavan diyor. onların işleri iyi diyor. doğru yatırım yapın diyor.
arkadaşlar burda bir avuç insandan değil 85 milyonluk bir ülkeden bahsediyoryuz.
hükümete yakın bir avuç inmsanın o yada bu şekilde işleri iyi olabilir. ya geneli.geneli ne olacak bunu bilen var mı
K
Üye164 yazı
Türkiyede sadece rant peşinde koşanlar başa gelmektedir, her hükümet bir şeyleri rant için yapar bu aşılırsa abicim çalışan gerçek hakkını alır ki bu da imkansız. Osamanlı kültürü kaybolmuş bir millet haline geldik malesef
E.koparan
T
Üye195 yazı
Ben de huy huya katılıyorum.
Bende üretim işine başlamak üzere olan bir insan olarak yazıyorum bunları. İnannın kaç yılımı hayalimdeki üretim işini kurabilmek için araştırmalarla geçirdim. Bütün hayalim ihsanturgut beyin anlatımındaki gibi fabrikamın çalıştığı ve malları şöyle karşıma dizdiğim günü görebilmek.
Ama benim farkım o noktadan sonra başarıda başarısızlıkta benim olacağını kabul etmiş olmak. Etrafımda başta ailem de olmak üzere o kadar çok yapma etme diyen varki. En zoruda bunlara göğüs germek.
Gelelim bence yapılan hatalara. Nedense takip ettiğim bir çok üretici firma ya iç piyasaya yada ihracata yöneliyor. İkisini bir arada ***ürmek veya bir taraftan kazandığını diğer tarafa yatırım yapmak işine gelmiyor. Bir tarafta tatlı ve kolay kazanç görünce diğer taraf ihmal ediliyor.
Talebin çok üzerinde arz yapabilecek üretim tesisinin açılması. Tabi bu sektörden sektöre değişir ama bence üretim planlaması tek vardiyayla sınırlı makina ekipmanla başlayıp. Daha sonra işin seyrine göre vardiya sayısı ve daha sonrada makina ekipman artırılarak yapılmalı.
Devletle iş yapmamak. Rahmetli Sabancının nasihatları arasındada vardır kesinlikle devlet işi yapmayın diye. Bu çok doğru bir söz çünkü devletle yapılan işin ne maliyeti belli oluyor ne de muhatabı. Ya avantacıları mennun etmek için fiyatlarınızı artırmak yada karınızdan fedakarlıkta bulunmak zorundasınız. Ondan sonra bir kadro ekip yönetim değişiminde araki muhatap bulasın. Şunu iyi bilinki iş yaptığınız kurumun muhatap olduğunuz bütün personelinin gözü sizin cebinizdeki paradadır.
Büyümeyi de planlı bir şekilde zamana bırakmak. Ben şimdiden kendi sektörümün gerçeklerini bilerek bir yıllık satış rakamı belirledim. Bunda en büyük etken sermayemdi tabiki. Mümkün olduğu kadar bunun dışına çıkmayacam. İşi kurmadaki şevkim, açlığım, hırsım, telaşım büyümede olmayacak. çünkü büyümeninde zamana yayılanının en sağlıklı olan büyüme olduğunu gördüm. Hızlı ve çabuk olan büyüme değil şişme oluyor ve ya aynı hızla iniyor yada patlıyor.
Bende üretim işine başlamak üzere olan bir insan olarak yazıyorum bunları. İnannın kaç yılımı hayalimdeki üretim işini kurabilmek için araştırmalarla geçirdim. Bütün hayalim ihsanturgut beyin anlatımındaki gibi fabrikamın çalıştığı ve malları şöyle karşıma dizdiğim günü görebilmek.
Ama benim farkım o noktadan sonra başarıda başarısızlıkta benim olacağını kabul etmiş olmak. Etrafımda başta ailem de olmak üzere o kadar çok yapma etme diyen varki. En zoruda bunlara göğüs germek.
Gelelim bence yapılan hatalara. Nedense takip ettiğim bir çok üretici firma ya iç piyasaya yada ihracata yöneliyor. İkisini bir arada ***ürmek veya bir taraftan kazandığını diğer tarafa yatırım yapmak işine gelmiyor. Bir tarafta tatlı ve kolay kazanç görünce diğer taraf ihmal ediliyor.
Talebin çok üzerinde arz yapabilecek üretim tesisinin açılması. Tabi bu sektörden sektöre değişir ama bence üretim planlaması tek vardiyayla sınırlı makina ekipmanla başlayıp. Daha sonra işin seyrine göre vardiya sayısı ve daha sonrada makina ekipman artırılarak yapılmalı.
Devletle iş yapmamak. Rahmetli Sabancının nasihatları arasındada vardır kesinlikle devlet işi yapmayın diye. Bu çok doğru bir söz çünkü devletle yapılan işin ne maliyeti belli oluyor ne de muhatabı. Ya avantacıları mennun etmek için fiyatlarınızı artırmak yada karınızdan fedakarlıkta bulunmak zorundasınız. Ondan sonra bir kadro ekip yönetim değişiminde araki muhatap bulasın. Şunu iyi bilinki iş yaptığınız kurumun muhatap olduğunuz bütün personelinin gözü sizin cebinizdeki paradadır.
Büyümeyi de planlı bir şekilde zamana bırakmak. Ben şimdiden kendi sektörümün gerçeklerini bilerek bir yıllık satış rakamı belirledim. Bunda en büyük etken sermayemdi tabiki. Mümkün olduğu kadar bunun dışına çıkmayacam. İşi kurmadaki şevkim, açlığım, hırsım, telaşım büyümede olmayacak. çünkü büyümeninde zamana yayılanının en sağlıklı olan büyüme olduğunu gördüm. Hızlı ve çabuk olan büyüme değil şişme oluyor ve ya aynı hızla iniyor yada patlıyor.
H
Üye2981 yazı
02/05/2009 : 14:57:58#8
Web sitesi
Alıntı
Bir insan, hayatta defalarca düşüp kalkabilir.AMA başkaları tarafından itildiğini iddia etmediği sürece gerçekten başarısız sayılmaz.
Çünki , kendisine ben ne yapmadım diye soracak ve yeni teşebbüsünde, daha doğruları yapacak ve sonunda hatalarından ders almayı becerebildiği için, başarılı olacaktır.( nasibinde varsa)
Çünki , kendisine ben ne yapmadım diye soracak ve yeni teşebbüsünde, daha doğruları yapacak ve sonunda hatalarından ders almayı becerebildiği için, başarılı olacaktır.( nasibinde varsa)
ismail karagülle
K
Üye162 yazı
benim düşüncem bir devlette yaşayan kişiler üretime geçmeden tüketime, hizmete gecerse her zaman işler kötü gider
mesala şöyle diyim biraz açıyım bir iki örnek vereyim bir tekstil fabrikası deger bir tüketim magzemesi olan işe girerse neler olur
gıdadan daha çok para kazandı diyelim öylede olacaktır bu deviri baz aldıgımızda ama ilerisi felaket olacak örnek bu kiş hatkında az çalıştıgın bir tez var ne dedik gıdadan para kazandı baktı tekstilden getirisi daha çok tekstili bıraktı çalışan sayısına bak 1000 kişi işsiz kaldı
gıda işliyor tek bir kişi ve ekibi 100 kişiyle işi ilerliyor bu arada 900 işsizi unutmayalım devam işçiler tabi piyasa belli iş bulamıyor devlet sag olsun maaaşa bağlamış allahtan o var. fabrika sahibinin işi yürüyor hala ve yürürde eger bu durum böyle giderse o 900 kişi devletin sagladıgı imkanlar bitince ne olacak tam ortalıkta kalacak eger diyorum devlet burada bir şey yapmazsa günler azalıyor ilerimiz felaket olabilir ac insan ne yapmazki
ha bu arada ben sırf işten çıkanların üzerinde şöyle düşünüyorum ülkemizde krizin başlamasının nedenine bakarmısınız bu kişiler yani 900 kişi üstüne elbise almıyor ayakkabı almıyor v.s sırf tekstilden ilerlemek istiyorum süzlerime belli bir geliri giden bu 900 kişi zorunlu ihtiyaç harici alış veriş yapmamakta zorunlu oluyor bir yandan gıda sektörü zayıflıyor çünkü alım gücü azalıyor kişilerin zaten üstüne hiç elbise almıyor tekstil bu durumda battı diger tekstil sektörlerinede ğeçmiş olsun bunların yanında atolyeler terziler dikimciler ütücüler makinacılar hepsi çöktü yani hizmet sektörüne kayan oldugu sürece ülke çökmeye mahkum sırf bu 900 kişi üzerinden misal verdim kaç işsiz olmuştur kaç sektörün batışına bu dedigim 900 kişi sebep olmuştur düşünün.ayrıca bu 900 kişinin sebep oldugu sektörler yani sırf bu iş kolundan kaç işsiz ortaya döküldü tahmin edebiliyordur herkez
burda suçlu kim
herkez suçlu
devletin işleyiş politikasıda( doları seviyeleyememiş vs.)
işverende( başka arayışlara girmiş) ama kazanmıştır
mesala şöyle diyim biraz açıyım bir iki örnek vereyim bir tekstil fabrikası deger bir tüketim magzemesi olan işe girerse neler olur
gıdadan daha çok para kazandı diyelim öylede olacaktır bu deviri baz aldıgımızda ama ilerisi felaket olacak örnek bu kiş hatkında az çalıştıgın bir tez var ne dedik gıdadan para kazandı baktı tekstilden getirisi daha çok tekstili bıraktı çalışan sayısına bak 1000 kişi işsiz kaldı
gıda işliyor tek bir kişi ve ekibi 100 kişiyle işi ilerliyor bu arada 900 işsizi unutmayalım devam işçiler tabi piyasa belli iş bulamıyor devlet sag olsun maaaşa bağlamış allahtan o var. fabrika sahibinin işi yürüyor hala ve yürürde eger bu durum böyle giderse o 900 kişi devletin sagladıgı imkanlar bitince ne olacak tam ortalıkta kalacak eger diyorum devlet burada bir şey yapmazsa günler azalıyor ilerimiz felaket olabilir ac insan ne yapmazki
ha bu arada ben sırf işten çıkanların üzerinde şöyle düşünüyorum ülkemizde krizin başlamasının nedenine bakarmısınız bu kişiler yani 900 kişi üstüne elbise almıyor ayakkabı almıyor v.s sırf tekstilden ilerlemek istiyorum süzlerime belli bir geliri giden bu 900 kişi zorunlu ihtiyaç harici alış veriş yapmamakta zorunlu oluyor bir yandan gıda sektörü zayıflıyor çünkü alım gücü azalıyor kişilerin zaten üstüne hiç elbise almıyor tekstil bu durumda battı diger tekstil sektörlerinede ğeçmiş olsun bunların yanında atolyeler terziler dikimciler ütücüler makinacılar hepsi çöktü yani hizmet sektörüne kayan oldugu sürece ülke çökmeye mahkum sırf bu 900 kişi üzerinden misal verdim kaç işsiz olmuştur kaç sektörün batışına bu dedigim 900 kişi sebep olmuştur düşünün.ayrıca bu 900 kişinin sebep oldugu sektörler yani sırf bu iş kolundan kaç işsiz ortaya döküldü tahmin edebiliyordur herkez
burda suçlu kim
herkez suçlu
devletin işleyiş politikasıda( doları seviyeleyememiş vs.)
işverende( başka arayışlara girmiş) ama kazanmıştır
BİLGİ PAYLAŞILDIKCA ANLAM KAZANIR.
H
Üye2981 yazı
03/05/2009 : 16:20:11#10
Web sitesi
Alıntı
--------------------------------------------------------------------------------
Değerli arkadaşlar
Dünkü yazımda bazı arkadaşlarımız sanırım beni yanlış anladı. ben devlet ihtiyacı olana yardım etmesin demiyorum. eğer insan elden ayaktan düşkün değil ise bu yardımlara ön şart olarak insanın en az asgari ücretle çalışması gerektiği şartının getirilmesini savunuyorum.
malesef ülkemizde bu yardımlarla geçinen ve hiç bvir iş yapmayan o kadar çok insan var ki şaşarsınız **
bir anımı anlatmak istiyorum
çok yoğun işlerimizin olduğu bir dönemde 4-5 aylığına dolgun ücretle ek vardiya kurmaya karar verdik. bunuda ankara akyurt civarındaki köylerde ki işe ihtiyacı olan arkadaşlarımızla çalışalım diye karra aldık.
çünkü vardiya saatleri geceye denk geliyordu.
köy köy gezdik kış günü inanırmısınız muhtarlar aracılığı ile duyuru yaptyırdık. köylere gittiğimizde insanlar bişr anda etrafımıza toplanıyorlardı. ama iş için değil. valilikten belediyeden yardım geldi diye. insanlar kış günü evde yatmayı çalışmaya tercih ettiler.
bakınız bu tip suistimaller sanayiyi türkiye de köreltir. bu ülke aktif çalışacak gücünü genç nesli tembelleştişrir ise sanayi diye bir şey kalmaz. yanlışmıyım
Olaya yaklaşımı, azıcık irdeleyeli. Size sanayi üretimi işçisi lazım, siz ne yapıyorsunuz.? sanayi işçisi ihtiyacınızı,'' o da yapar canım ne olacak '' düşüncesi ile, alışık olmadığı çalışma şartları önerisi ile köylüye gidiyorsunuz.
Problem , şurada bence , Köylü, henüz yıllardır, çifçi olamamış, siz ona alışkanlıklarından bir günde vaz geç ve benim işimi yap diyorsunuz. O bir insan, yaşama alışkanlıkları var , yanlış doğru , ama var , nesiller boyu oluşmuş , oluşturulmuş alışkanlıklar. Akşam olunca yıllardır siz anlamasınız da yapmaya alıştığı şeyler var.
Siz diyorsunuz , bırak bu alışkanlıkları, gel gece fabrikaya,,,,Açlığa zaten talimli, gelmez. Sizin , bizim anlayamadığımız ataletleri var.
Bakın AB kriterlerine koymuşlar, köylü nufusun azaltılması gerek , kentli, nufus oranı artırılmalı diye. O kişi köyde oturuyor ise o adamı , kentli yapamazsan , fabrika işçiside yapamazsın , önce kentli olacak, talepleri kentli gibi olacak ve o zaman , katlanmak zorunda kalacak. Fabrikada çalışma şartlarına. Ve o zaman vaz geçecek, iş yaparken sigarasını içmekten, gece hanımının yanında uyumaktan vaz geçecek, yatsı namazından çıkıp, arkadaşları ile kahvede pişpirik oynamaktan, ve ya gece bostan beklerken ay ışığında sigarasını tüttürmekten, özgürce türkü söylemekten, ıslık çalmaktan çalışırken , yere tükürmekten, özgürce terlemekten ve kimse o na ter kokuyorsun demiyecek.
Bir resim çizmek istedim. Nedenlere cevap olsun diye . Çok basit gibi görünen , bir problem o kadar da kolay olamıyor bazen. İşçi bulmak bile zor olabiliyor. Dünya kadar işsiz varken.
ismail karagülle
T
Üye195 yazı
O zaman ne yapmak gerekiyor işsizim diye yırtınanlara üzülmemek lazım.
Aslında bence devlet bir envanter yapmalı. Aile envanteri . Aslında bu kadar geniş bir yapısı olan devlet için çok basit bir olay.
Bence bir ülkeyi yönetmek bence neyin var neyin yok bilmekten geçer. Evet aile envanteri demiştim her aileyi kayıt altına alacaksın ve bu aile kaç kişidir ne yer geliri nerdendir evi varmıdır arabası varmıdır bunun gibi. Ondan sonra bu aileler için tesbit ettiği minumum bir yaşam standardı belirleyerek bu standardın altındaki aileleri yukarı çekmeye çalışacak.
Tabi devlet halkına yardım edecek ama bu yardım çeşitli kriterlere bağlı olacak. Mesela yaş olabilir sakatlık olabilir bunun gibi. Mesela bir evde yaşlı bir teyzeyle amca var 2 tanede aslan gibi genç oğlu var bunlara yardım etmeyeceksin. Çocuklarına iş imkanı göstereceksin. Akşamları bakıyoruz hep acındırma haberleri. Peki kardeşim sen bu yaşına kadar ne yaptın diye hiç soran yok.
Gecekondular yıkılır millet feryat figan sanki haklılarmış gibi. Ben yıllarca çalışacam herşeyimden artıracam anam ağlayacak bir ev sahibi olmak için. Millet çıksın gelsin boş bulduğu bir yeri çevirsin biriside çıksın oy uğruna tapu vesin al sana ev.
Aslında her meselenin çözümü var ama istemek lazım. Mesela huy huy arkadaş bir köyden eleman aramışta bulamamış. Keşke gitseydi o köyün bağlı olduğu kaymakama durumu anlatsaydı. Ve deseydi işte milletin durumu sana yardım için gelenlere yardım etmeyin gidin çalışın diye veya biraz daha abartıp olayı bir medya kuruluşuyla beraber gezseydi köyleri. Belki ozaman tembelliğimizin farkına varırdı millet.
Aslında bence devlet bir envanter yapmalı. Aile envanteri . Aslında bu kadar geniş bir yapısı olan devlet için çok basit bir olay.
Bence bir ülkeyi yönetmek bence neyin var neyin yok bilmekten geçer. Evet aile envanteri demiştim her aileyi kayıt altına alacaksın ve bu aile kaç kişidir ne yer geliri nerdendir evi varmıdır arabası varmıdır bunun gibi. Ondan sonra bu aileler için tesbit ettiği minumum bir yaşam standardı belirleyerek bu standardın altındaki aileleri yukarı çekmeye çalışacak.
Tabi devlet halkına yardım edecek ama bu yardım çeşitli kriterlere bağlı olacak. Mesela yaş olabilir sakatlık olabilir bunun gibi. Mesela bir evde yaşlı bir teyzeyle amca var 2 tanede aslan gibi genç oğlu var bunlara yardım etmeyeceksin. Çocuklarına iş imkanı göstereceksin. Akşamları bakıyoruz hep acındırma haberleri. Peki kardeşim sen bu yaşına kadar ne yaptın diye hiç soran yok.
Gecekondular yıkılır millet feryat figan sanki haklılarmış gibi. Ben yıllarca çalışacam herşeyimden artıracam anam ağlayacak bir ev sahibi olmak için. Millet çıksın gelsin boş bulduğu bir yeri çevirsin biriside çıksın oy uğruna tapu vesin al sana ev.
Aslında her meselenin çözümü var ama istemek lazım. Mesela huy huy arkadaş bir köyden eleman aramışta bulamamış. Keşke gitseydi o köyün bağlı olduğu kaymakama durumu anlatsaydı. Ve deseydi işte milletin durumu sana yardım için gelenlere yardım etmeyin gidin çalışın diye veya biraz daha abartıp olayı bir medya kuruluşuyla beraber gezseydi köyleri. Belki ozaman tembelliğimizin farkına varırdı millet.
H
Üye2981 yazı
03/05/2009 : 22:35:30#12
Web sitesi
Alıntı
Tırpan, elemen arayıp bulamayan ben değilim. Uzun bir alıntı ve cevaptı. Devlet planlama, diye bir kuruluşumuz var. Dediğin, tespitleri, yapıp kime yardım, edilir. Kime, kurs verilir. Bunları , planlar. Anadolu da, halk eğitim merkezleri, bir takım kurslar tertip ediyorlar. Ve bir iş yapmak istediğiniz de eğer bu kursu bitirmişseniz, size , kolaylıklar sağlanıyor. Arıcılıktan tutun da bilgisayar kurslarına kadar . Mesela arıcılık kursunu bitirip , ilçe ziraat, da kayda alındınızsa arıcılıkla ilgili, teşvik ve desteklemeleri alıyorsunuz. Aynı şeyler hayvancılık, yem bitkileri yetiştiriciliği, kümes hayvancılığı , süt inekçiliği vs konularında da yapılıyor. Arkadaşlar, köye gidip bu işleri bilenleri bulursunuz. Ama köyde sanayi işçisi arasanız zor bulursunuz. Zira köyde yaşıyan adam, sanayide çalışmaya hazır değil . Ve bu çok normal. Yukarıda ben bunu izah ettim. Siz niye bir kaç yoksula verilen paraya taktınız , o paraların çok fazlası hortumcuların, vs nin cebine gidiyor. Var sayalım, ki çocuğu var. Ve çalışmıyor, veya istediği işi bulamıyor. Yani çare olarak , o halda babasının fakir fukara yardımı almasını engelleyelim mi? Siz geçici işçi bulamadınız diye Türkiye de aslında işsizlik yok. Tembel köylü var. Demek mi ? istiyorsunuz. Bence bu konu , doğru tahlil yapma istikametinden oldukça saptı. Fikirlerimizi bir daha gözden geçirmeliyiz. Ve kendi başarılarımızın , veya başarısızlığımızın tek sahibi kendimiz olduğunu, kabul edelim ve tedbirlerimizi alarak, bir dahaki işimize öyle girelim.
ismail karagülle
K
Üye164 yazı
huyhuy arkadaşım haklısın kendimizi gözden geçirmeliyiz fakat devlet bazı şeylerin ithalatını kısıtlamalı veya engellemeli mesela köylerde, inek çiftliklerinde süt üretiliyor ve düşük fiyata alıcılara satılıyor nedeni neyb biliyor musunuz dışarıdan süt tozu ithal edilmesi ülkemizde bunun kaynagı üreticileri varken niye buna izin veriliyor hem inek çiftlikleri için destek veriyorsun halka hemde kazanmasına engel oluyorsun öyle değil mi? hep rant meselesi
E.koparan
H
Üye2981 yazı
03/05/2009 : 23:45:57#14
Web sitesi
Alıntı
koparan45
Çok önemli bir tespit, Ve o kadar haklısınız ki , Tam bağımsızlık, demek, ekonomik bağımsızlığı da içerir. Ama borçlu ülke , tam bağımsız değildir. Ekonomik kararlarını , ülkesinin, ve yurtdaşının, ÇİFÇİsinin, sanayicisinin, menfaatine uygun olarak alabilemez. Borçludur ve alacaklısı ne derse onu yapar.
Çifçiye, inek verir. İnek yurt dışından gelir, ama , ineğin sütünü satamaz. Zira ineği verenden bir şekilde süt tozu da alır. Bankaya borçlanır ve ödeyemez. Durum bu ,
Nasıl kurtuluruz, bundan diye sakın sorma, cevap vermeye kalkarım, başımıza iş açarız. Ne dediğimi zaten anlamışsınızdır.
Çok önemli bir tespit, Ve o kadar haklısınız ki , Tam bağımsızlık, demek, ekonomik bağımsızlığı da içerir. Ama borçlu ülke , tam bağımsız değildir. Ekonomik kararlarını , ülkesinin, ve yurtdaşının, ÇİFÇİsinin, sanayicisinin, menfaatine uygun olarak alabilemez. Borçludur ve alacaklısı ne derse onu yapar.
Çifçiye, inek verir. İnek yurt dışından gelir, ama , ineğin sütünü satamaz. Zira ineği verenden bir şekilde süt tozu da alır. Bankaya borçlanır ve ödeyemez. Durum bu ,
Nasıl kurtuluruz, bundan diye sakın sorma, cevap vermeye kalkarım, başımıza iş açarız. Ne dediğimi zaten anlamışsınızdır.
ismail karagülle
K
Üye162 yazı
YAZIMI İNCELİYEN ANLAR ÜRETİM YAPMADAN, HİZMET SEKTÖRÜNE GEÇİŞ VAR
BU ŞEKİL GİDERSE DÜZELMEZ AMA BU ORTAMDAN KAR EDENLERDE YOK DEGİL VAR AMA ACIKLAYAMAM O KONU ÜZERİNDE İŞ KURMAYA ÇALIŞIYORUM
BU ŞEKİL GİDERSE DÜZELMEZ AMA BU ORTAMDAN KAR EDENLERDE YOK DEGİL VAR AMA ACIKLAYAMAM O KONU ÜZERİNDE İŞ KURMAYA ÇALIŞIYORUM
BİLGİ PAYLAŞILDIKCA ANLAM KAZANIR.
K
Üye164 yazı
:))) anladım. İşte bunların aşılması gerekli değil mi mercimeği bile dışarıdan alıyoruz bildiğim kadarı ile utanmasak fındıgı da za üreten bi yerlerden bulup bize satacaklar bence politikalar saglam uygulanmıyor anca çıkılıp işte davos mavos bizim halkta kahraman ilan ediyor diğer tarafına hiç bakmıyor
E.koparan
K
Üye162 yazı
ARKADAŞIM KOPARAN SUÇUN ASLI DEVLET DEGİL ASIL SUÇLU BİLİNÇSİZ BİZLERİZ
ÜSTEKİ YAZIMDAN ŞU SONUÇU DÜŞÜNEN OLSAYDI BÖYLE OLMUYACAKTI
YANİ İLK YAZIMDAN
EGER TEKSTİLDE DEVAM EDİPTE GIDAYADA EL ATSAYDI SORUN YOKTU
SORUNU BAŞLATAN AZ KİŞİ YANİ İŞVEREN
BİRİNDEN AZ GELSİN DİGERİNDEN ÇOK KAZANIYIM ZİHNİYETİNE GİTMEMİŞ
İNAN ÇOK SONUÇ ÇIKARIRIM AMA PAYLAŞMAK İSTEMİYORUM PAYLAŞIRSAM BEN İŞİ KURAMAM
CEBİMDEKİ PARAYI SORARSAN= 0
ŞÖYLE DEVAM EDİYİM CEBİME İŞVEREN TARAFINDAN EMEGİM KARŞILIGI PARA KOYDUGUN İŞ YERİNİ KAPATIRSAN
PARA SANA NASIL GERİ DÖNECEK BU KİŞİYE VERDİGİN PARAYI GERİ ALACAK SEKTÖRDE DEVAM EDERSEN KAZANIRSIN.
İŞCİNİN CEBİNE PARAYI KOYDUGUN SEKTÖRÜ AZ KAR EDİYORUM DİYE KAPATIRSAN İŞTE BU ZİHNİYET YANLIŞ TABİ BU BENİM KÜÇÜK BİR DÜŞÜNCEM
DEVLETE GELİRSEK DIŞ BORÇ KAÇINILMAZ BİR GERÇEK NEYSE DEVAM ETMEYİM BAKARSIN KAPIM ÇALINIR BİR GÜN
ÜSTEKİ YAZIMDAN ŞU SONUÇU DÜŞÜNEN OLSAYDI BÖYLE OLMUYACAKTI
YANİ İLK YAZIMDAN
EGER TEKSTİLDE DEVAM EDİPTE GIDAYADA EL ATSAYDI SORUN YOKTU
SORUNU BAŞLATAN AZ KİŞİ YANİ İŞVEREN
BİRİNDEN AZ GELSİN DİGERİNDEN ÇOK KAZANIYIM ZİHNİYETİNE GİTMEMİŞ
İNAN ÇOK SONUÇ ÇIKARIRIM AMA PAYLAŞMAK İSTEMİYORUM PAYLAŞIRSAM BEN İŞİ KURAMAM
CEBİMDEKİ PARAYI SORARSAN= 0
ŞÖYLE DEVAM EDİYİM CEBİME İŞVEREN TARAFINDAN EMEGİM KARŞILIGI PARA KOYDUGUN İŞ YERİNİ KAPATIRSAN
PARA SANA NASIL GERİ DÖNECEK BU KİŞİYE VERDİGİN PARAYI GERİ ALACAK SEKTÖRDE DEVAM EDERSEN KAZANIRSIN.
İŞCİNİN CEBİNE PARAYI KOYDUGUN SEKTÖRÜ AZ KAR EDİYORUM DİYE KAPATIRSAN İŞTE BU ZİHNİYET YANLIŞ TABİ BU BENİM KÜÇÜK BİR DÜŞÜNCEM
DEVLETE GELİRSEK DIŞ BORÇ KAÇINILMAZ BİR GERÇEK NEYSE DEVAM ETMEYİM BAKARSIN KAPIM ÇALINIR BİR GÜN
BİLGİ PAYLAŞILDIKCA ANLAM KAZANIR.
K
Üye164 yazı
Kayserili arkadaşım elbette kar eden işe yöneleceksin fakat kar eden işte bilgin yok ise sana maliyeti fazla olur birde bilgi azlığı eklenirse bence zararında kaçınılmaz olur. benım örneğimden hareket edersek bir çiftçiye bildiği işi veriyorsun yanı inek mesela bu adamı başka bir işe yönlerndiremezsin ki burada yine devlet çıkıyor suçlu gideceksin biliçlendireceksin çiftçiyi
E.koparan
K
Üye162 yazı
KAR EDEN İŞTEKİ BİLGİYİ BU SİTELERDEN KOLAYLIKLA BULURLAR İŞİ BİLİPTE FİNANSSI OLMUYAN BİRİSİYLE İŞ YAPARSA O DEDİGİN SORUNUN ORTADAN KALDIRIYOR AYRICA PARA GÜÇTÜR ARGE ÇALIŞMASIYLA GAYET KARLI BİR GIDA SEKTÖRÜNDE İŞ YAPAR DEVLETE EL ATMAYIM DİYORUM AMA ZORLANIYORUM DEVLET ÇEŞİTLİ DESTEKLER VERİYOR ASLINDA MALDA VERİYOR ARSADA ÇİFÇİLİGİ DÜŞÜNÜYORSAN ÖZEL MESAJ AT SANA ÇİFÇİLİKTE KARLI İŞİ DİYİM KÖYLÜYÜDE BİLİNÇLENDİRİRİYOR AMA AH ŞU DIŞ BORÇLARDAN DOLAYI MEÇBURİ ALIM YAPMAYI ENGELLEYEBİLSE ONUNDA SUÇU BU , BEN DEVLETTE SUÇ YOK DEMİYORUM SADECE ÖNCE SUÇLU BİZİZ
BİLGİ PAYLAŞILDIKCA ANLAM KAZANIR.
K
Üye164 yazı
Hakalısın herşeyi veriyor ödeme kolaylığıda sağlıyor fakat geri alımı ucuz yapıor süt örneğin toz olarak dışarıdan geliyor ve çiftçinin üretiiği ise ucuza gidiyor
E.koparan
K
Üye162 yazı
KOPARAN ARKADAŞIM HEM FİKİRİZ SENİNLE DEDİMYA DEVLETTEDE VAR ODA MALUM DIŞ BORÇLAR YÜZÜNDEN MECBUR ALIM YAPIYOR
BİLGİ PAYLAŞILDIKCA ANLAM KAZANIR.
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz